10-10-2012
|
#15
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlı'dan Günümüze Kalan ... Tarihi Fıkralar
Suçlu ve Suçsuz
Bir kadı, bir gün şikayetçi ile şikayet edilenlerden hangisinin haklı, hangisinin haksız olduğunu kestirememiş ve her ikisini de falakaya yatırarak bir temiz dayak attıktan sonra:
- Oh, demiş , şimdi vicdanım rahat etti Çünkü bu suretle hangisi haksızsa elimden kurtulamadı
***************************
Vaktiyle Arabistan'da bir kadı bir dava için birini şahit olarak çağırtmış Adam Türkçe bilmezmiş Fasih bir söyleyişte Arapça izahat vermiş Kadı cahilmiş İfadeyi sonuna kadar dinledikten sonra, onu Kur'an okudu zannedip yanına oturtmuş ve uşaklara emir vermiş:
- Hafız efendiye bir kahve getirin
Hoşgeldine Kaldı
Vakti zamanında bir vilayette eşraftan birinin damadı bir bayram günü herkesten evvel el öpmeye gelmiş Kayınpedri yanına oturnuş Fakat ayan ve sair zevat tebrik için birer sökün etmeye başlamışlar Her yeni zat geldikçe:
- Hoşgeldin, şöyle buyur
Der ve damadına da:
- Sen biraz aşağıya çekil ağa otursun, emrini verirmiş
İş o hale gelmişki oturacak bir kişilik yer kalmamış Bunun üzerine damat bir hareket yaparak dışarı çıkmak arzusunu göstermiş Kayınpeder sormuş:
- Gidiyor musun?
- Ne yapalım efendim, işimiz bir hoşgeldine kalmış, demiş
Sahibi Çıkmazsa
Eskilerden "Hayali" adlı bir şair varmış Bu adam şunun bunun şiirlerinden çalmalar yaparak kendininkilerde kullanırmış Birgün arkadaşlarından birine şiirini okumuş, arkadaşı sormuş:
- Bu şiir filhakika senin mi?
Hayali latifeci imiş, şöyle demiş:
- Eğer sahibi çıkmazsa
|
|
|
|