Yalnız Mesajı Göster

Tüm Antlaşmalar

Eski 10-10-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tüm Antlaşmalar







Balkan Antantı (9 Şubat 1934)

Balkan Antantı’nın kurulma nedenleri:
- 1933’ten itibaren Almanya, İtalya ve Japonya’nın dünya barışını tehdit etmeye yönelik politika yapmaya başlamaları
- Hızlı silahlanma yarışı
- Almanya ve İtalya’nın Balkan topraklarına saldırma ihtimalleri

Balkan devletleri Almanya ve İtalya’nın sergilediği tehlikeli duruma karşın, aralarındaki ufak tefek anlaşmazlıkları bir kenara bırakarak birbirleriyle yakınlaşmaya başladılar Türkiye bir taraftan güvenlik tedbirlerini alırken, diğer taraftan da barışın korunması için büyük çaba göstermeye başlamıştı Bu gelişmeler üzerine, 1933 yılı Eylül ayında Türkiye ile Yunanistan arasında 10 yıllık dokunulmazlık anlaşması yapıldı

9 Şubat 1934’te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya’nın katılımı ile Atina’da Balkan Antantı imzalandı Balkan Antantı’na Arnavutluk İtalyan baskısından dolayı; Bulgaristan ise Makedonya konusunda Yunanistan ve Yugoslavya ile anlaşmazlık içerisinde olduğundan dolayı katılmadılar

Balkan Antantı’nın tarihi: 9 Şubat 1934

Balkan Antantı’na katılan devletler: Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya

Balkan Antantı’nda alınan kararlar
- İlgili devletler birbirlerinin bağımsızlığına saygılı davranacaklar
- Sınırlarını karşılıklı olarak garanti edecekler
- Birbirlerine danışmadan herhangi bir Balkan devletiyle bir siyasi antlaşma veya siyasi bir harekette bulunmayacaklar
- Ekonomik konularda karşılıklı çıkarları göz önünde bulundurmak şartıyla işbirliği yapmayı kabul edecekler

Balkan Antantı’nın Türkiye açısından önemi
Balkan Antantı ile Türkiye batı sınırlarını güvence altına almış ve Türkiye için Balkanlarda barış görüşmeleri başlamıştır

Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)

Boğazlar sorununun gelişim süreci
Türkler XIV yüzyıldan başlayarak Boğazlara egemen olmuşlardır Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar Boğazları başarılı bir şekilde savunmuşlar ve boğazlar üzerindeki egemenliğini yitirmemişlerdir

1918 yılı başında Ruslar savaştan çekilmişler ve Boğazlar üzerindeki iddialarından o zaman için vazgeçmişlerdir Ancak Osmanlı Devleti’de bir süre sonra savaşı kaybedince Mondros Ateşkes Antlaşması uyarınca tarihinde ilk kez Boğazları teslim etmek zorunda kalmıştır Anlaşma Devletleri, Boğazları işgal ederek ortak yönetimlerine almışlardır

Lozan’da Türk temsilcileri Boğazlar üzerindeki egemenliğimizin sınırsız olması için çok çalışmışlar ancak sorun tüm dünyayı ilgilendirdiği için bu konuda tam bir başarı elde edememişlerdir

Boğazlar sorununun çözümü
1933 yılından başlamak üzere, 1935 yılı sonlarına doğru dünyanın siyasal durumu tehlikeli bir yola girmişti İtalya’nın Akdeniz’deki istekleri ve hangi devlete ait olduğu bilinmeyen denizatlıların Marmara Denizi’nde görülmeye başlanması Türkiye’nin kaygılarının artmasına sebep oluyordu İtalya ve Almanya’nın tutumları, bu konuda İngilizleri ve Fransızları Türkiye’nin yanında olmaya kadar getirdi Sonuçta, İtalya dışında Lozan Barış Antlaşması’na imza atan devletler, Boğazlar sorununu tekrar görüşmeye razı oldular Balkan Antantı daimi konseyi de 4 Mayıs 1936’da Belgrat toplantısında Türkiye’nin kaygılarını haklı bulmuş ve destekleme kararı almıştır

İsviçre’nin Motrö (Montreux) kentinde yapılan Boğazlar Konferansı, 20 Temmuz 1936’da sözleşmenin imzalanması ile sonuçlandı Böylelikle Lozan’da Boğazlara konulan bütün sınırlamalar kaldırılmış oldu Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Büyük Önder Atatürk’ün barış yoluyla sağladığı bir zaferdir

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde alınan kararlar (20 Temmuz 1936)

Montrö Boğazlar Sözleşmesi Maddeleri
- Boğazlar komisyonu kaldırılıp görevleri tamamıyla Türk Devleti’ne bırakıldı
- Boğazlarda askersiz bölüm kaldırılarak, Türklerin buralarda diledikleri kadar asker bulundurmaları ve tahkimat yapmaları kabul edildi
- Savaş gemilerinin geçişi zaman ve ağırlık bakımından sınırlandırıldı
- Ticaret gemilerinin her iki yönde Boğazlardan geçişi serbest bırakıldı
- Türkiye savaşa girer veya bir savaş tehlikesi ile karşı karşıya kalırsa Boğazları istediği gibi açıp kapayabilme hakkına sahip oldu

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sonuçları ve önemi
-Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenlik hakkını sınırlayıcı hükümler kaldırılmış ve tam egemenlik sağlanmıştır
-Türk-Sovyet ilişkilerinde ayrılığın ilk adımı atılmıştır
-Boğazlarda asker bulundurmasına olanak sağlanması ile Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki durumu güçlendi
-Türkiye’nin uluslar arası platformdaki saygınlığı artmıştır

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin günümüzdeki durumu (önemi)
Montrö sözleşmesinin süresi dolduğu halde, taraflardan hiç birisi değişiklik önerisinde bulunmamıştır Bu nedenle günümüzde de geçerliliğini sürdüren bu sözleşme, dünya barışının en önemli dayanaklarından birini oluşturmaya devam etmektedir



Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)

Ateşkes görüşmeleri için Türkiye, İngiltere, Fransa ve İtalya temsilcileri Mudanya’da bir araya geldiler TBMM, ateşkes görüşmelerine Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) başkanlığında bir heyet gönderdi

Yunan temsilcileri Mudanya’ya gelmiş ancak, yakındaki bir gemiden yazılı olarak arada bir düşüncelerini iletmiştir Dolayısıyla Yunanistan ateşkes görüşmelerine katılmamış, görüşmelerde Yunanistan’ı İngiltere temsil etmiştir

Görüşmelerin ağırlık noktasını İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya’nın Türklere teslimi konuları oluşturmuştur İlke olarak bu yurt topraklarının Türk olduğu kabul edilmiştir

Uzun görüşmelerin sonucunda, alınan kararlar doğrultusunda 11 Ekim 1922’de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın maddeleri
- 14-15 Ekim gecesinden başlayarak Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki silahlı çatışmalar durdurulacaktır
- Yunanlılar Doğu Trakya’yı Meriç nehrinin sol kıyısına kadar 15 gün içinde boşaltacak ve bir ay sonra bu bölge Türk memurlara teslim edilecektir
- Barış yapılıncaya kadar her türlü karışıklığın önlenmesi için Meriç’in sağ kıyısında İtilaf Devletleri’nin askerleri bulunacaktır
- Barış anlaşması imzalanıncaya kadar Türk ordusu Çanakkale ve Kocaeli yarımadasında belirtilen çizgide duracak, Doğu Trakya’ya asker geçirmeyecektir
- Barışın sağlanmasına kadar TBMM Hükümeti 8000 jandarma erini Doğu Trakya’da tutabilecektir
- Boğazlar ve İstanbul TBMM Hükümeti’nin yönetimine bırakılacaktır
- Anlaşma Devletleri barış anlaşması imzalanıncaya kadar İstanbul’da kalacaktır

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın Önemi
- Kurtuluş Savaşı’nın sıcak savaş dönemi sona ermiş, diplomatik dönem başlamıştır
- Yeni bir silahlı çatışmaya girilmeden Doğu Trakya, Boğazlar ve İstanbul alınmıştır
- Anlaşma devletleri, Osmanlı Devleti’nin hukuken sona erdiğini kabul etmiştir
- Bu anlaşma imzalandıktan birkaç gün sonra, Yunanlıları Anadolu macerasına sürükleyen ve her iki ulusu birbirine düşüren İngiliz başbakanı görevinden ayrılmış ve bu olay İngiltere’de hükümet değişikliğine sebep olmuştur
- Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın öngördüğü düzen barışın kurulmasına kadar geçerlidir Bu nedenle kesin barışın sağlanabilmesi için yoğun çalışmalar içerisine girilmiştir
- Lozan Antlaşması’na zemin hazırlamıştır


Alıntı Yaparak Cevapla