|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tayfun Harekâtı (Veya Moskova Meydan Muharebesi)
Güney kesimde
Beş piyade tümeni, iki süvari tümeni ve bir tank tugayından oluşan bir Sovyet kuvveti 3 Kasım'da güneyden Yefremov üzerinden Tula yönünde taarruza girişti Alman 53 kolordusu ile bu birlikler arasında 13 Kasım'a kadar süren çatışmalar oldu Alman kuvvetleri sonunda bir tank tugayıyla takviye edilerek Kızıl Ordu birliklerini geri attı
General Guderian 23 Kasım'da Merkez Ordular Grubu Karargahı'na giderek Mareşal Bock'la görüştü Emrindeki orduya verilen görevin değiştirilmesini, taarruz emrinin iptal edilmesini ve kış koşullarına uygun mevzilerde savunmaya çekilmesine (taktik tertipleniş) izin verilmesini istedi Bu talepler Mareşal tarafından telefonla OKW'ye hemen bildirildi Ancak Kara Kuvvetleri Komutanı taarruza devam edilmesini emretti Hemen ertesi gün Venev, 24 Kasım'da 24 Panzer Kolordusu tarafından aldı [87] Ancak 17 Ekim'de büyük kısmı Bryansk dolaylarında imha edilmiş olan Sovyet 50 Ordusu 299 Piyade Tümeni, 31 Süvari Tümeni, 108 Tank Tugayı ile bazı bağlı birliklerle takviye edilmiş halde, 24 Panzer Kolordusuna taarruz etmek üzere bölgeye yaklaşmaya başlamıştır Bu durum 2 Panzer Ordusu için yeni bir bunalım oluşturmaktadır
Güneyde Tula civarında savaş, General Guderian'ın 2 Panzer Ordusu'nun kenti kuşatma amacıyla 18 Kasım'da taarruza geçmesiyle yeniden başladı Wehrmacht kuvvetleri o güne kadarki çatışmalarda son derece yıpranmıştı ve halen kışlık giysiler cepheye ulaşmamıştı Sonuç olarak Alman kuvvetleri günde 5 - 10 km ilerleme şansına sahip olabildi General Guderian için bu yetersiz bir ilerlemeydi Ayrıca Tula yakınlarında mevzideki Sovyet 49 Ordu ve 50 Ordu, Alman panzer kuvvetlerinin kanatlarına saldırdı Bu kanat saldırısı sonrasında Alman ilerleyişi daha da yavaşladı Ancak General Guderian, kuvvetlerini yıldız biçimi yayarak taarruzunu sürdürdü ve 22 Kasım 1941 tarihinde Stalinogorsk'u ele geçirdi ve bu kesimde savunmada olan bir Sovyet piyade tümenini kuşattı Panzerler 26 Kasım'da, Oka Nehri üzerinde, Moskova'nın 115 km güneyinde ve başkente ulaşan önemli bir karayolu üzerinde bulunan Kaşira'ya yaklaşmıştı Kızıl Ordu tepkisi, ertesi gün başlatılan şiddetli bir karşı taarruz oldu General Belov komutasındaki 2 Süvari Kolordusu alelacele bir araya getirilmiş birliklerle (173 Piyade Tümeni, 9 Tank Tugayı, iki bağımsız tank taburu, eğitim ve milis unsurları ) desteklenerek harekâta girişti ve Alman ilerlemesini Kaşira yakınlarında durdurdu
Tula'nın alınması için genel bir taarruz planlandı İkmal malzemesi sıkıntısının rahatlatılabilmesi için Tula'ya ulaşan ulaşım hatlarına ve kentin havaalanına şiddetle gereksinim duyulmaktadır Taarruz, 27 Kasım'da başlamak üzere iç ve dış kıskaçlarla bir kanatlardan kuşatma manevrası olarak planlanmıştır 24 Panzer Kolordusu kuzeyden ve doğudan, 43 Panzer Kolordusu batıdan, 53 Kolordu Moskova yaklaşımını öretecek biçimde kuzeyden, 47 Panzer Kolordusu da doğudan hareket edecektir 27 Kasım'da 24 Panzer Kolordusu'nun 10 Motorize Piyade Tümeni, Michailov'a ulaştıktan sonra plan gereği bir müfreze çıkararak Raisan-Kolomna demiryolu hattını tahrip etmeliydi Ancak bölgedeki Kızıl Ordu savunması bunu engelledi İki gün sonra Tümen, Sovyet karşı taarruzuyla Skopin'i tahlliye etti Tula'nın alınmasının gecikmesi üzerine 28 Kasım'da OKW General Guderian'ı uyardı uyarı, 30 Kasım'da yinelendi Yine de Guderian kuvvetleri 30 Kasım'da Tula'nın 6 km kadar güneyine ulaşılmıştı Devam eden taarruzlarla 3 Aralık'ta Tula-Moskova yolu kesildi 4 Panzer Tümeni 4 Aralık'ta Tula-Serpuçov yoluna ulaştı Bu kesimde ulaşılan en ileri noktadır Ancak aynı gün yapılan keşifler Sovyet kuvvetlerinin bu bölgeye iki yandan saldırı hazırlığında olduğunu göstermektedir 4 Aralık'ta Sovyet avcı uçaklarından fırsat bulunabildiği kadarıyla yapılan hava keşiflerinde Kaşira'dan güneye de bazı Kızıl Ordu birliklerinin hareket halinde olduğu görüldü 5 Aralık'ta 43 Kolordu taarruzu ilerleme sağlayamadı Kuzeyden gelen Kızıl Ordu taarruzları da 24 Panzer Ordusu'nu hareket edemez hale getirdi Aynı gün kuzeyde 4 Ordu savunmaya geçti Kuzeyden gelen Kızıl Ordu taarruzlarının sol kanada ve geriye yönelmesi üzerine General Guderian da 4 Aralık akşamı savunmaya çekilme kararı aldı Böylece Moskova'nın güney yaklaşımı Kızıl Ordu açısından emniyete alınmış oldu Tula, siperlerdeki asker ve sivillerden oluşan kararlı savunmacılar tarafından elde tutuldu ve korundu Alman taarruzunun güney kesiminde Moskova'ya daha fazla yaklaşılamadı
General Guderian anılarında "Moskova taarruzu başarısız oldu… Biz düşmanın gücünü, onun büyüklüğünü ve iklimi hafife aldık " Birliklerimi 5 Aralık'ta durdurdum, aksi halde bir felaket kaçınılmaz olacaktı " diye yazmaktadır
Guderian, kuvvetlerinin halihazırda bulundukları hatlarda savunma yapmanın olanaksız olduğunu düşünmektedir Toprak donmuş olduğu için siper kazılamıyor, açıkta savunma yapmak ise olanaksız görünüyordu Bu durumda arazi yapısının savunmaya uygun olduğu ve önceden hazırlanmış mevzilerin bulunduğu Susha-Oka hattına çekilmeye karar vermiştir Buradaki mevziler, Ekim ayında hazırlanmıştı Guderian emrindeki 24 Panzer Kolordusu belirli bir plana göre geri çekildi Ancak bu sırada 53 Ordu kesiminde Kızıl Ordu taarruzları devam ediyordu Diğer taraftan 47 Panzer Kolordusu 7 Aralık gecesi Michailov'dan geri atıldı Bu çatışmalarda 10 Motorize Piyade Tümeni ağır kayıplara uğradı Bu çekilmeler sırasında Kızıl Ordu taarruzları da devam etmiştir 95 Piyade Tümeni'nin bir bölümünü 9 Aralık'ta kuşattı 47 Panzer Kolordusu güneybatı yönünde geri çekilme emri aldı 2 Ordu cephesine yönelen taarruzlar da belirli bir gelişme göstermekteydi Guderian, 43 Kolordu bölgesindeki gediği kapatabilmek için 4 Ordu'dan bir piyade tümeni istemek zorunda kaldı Aralık ortalarında Kızıl Ordu taarruzları 2 Panzer Ordusu cephesinde artık 40 km llik bir gedik oluşturmuştu 24 Panzer Kolordusu ile 43 Kolordu arasındaki bu gediği kendi kuvvetleriyle kapatma olanağı yoktu 14 Aralık'ta Roslavl'da OKW Başkomutanı Mareşal Brauchitsch, von Kluge ve Guderian arasında yapılan toplantıda 2 Ordu'nun Guderian emrine verilmesi ve 2 Panzer Ordusu'nun Suşa - Oka hattına çekilmesi onaylandı 14 Aralık'ta bir gün önce 2 Ordu cephesinde ortaya çıkan bir Kızıl Ordu girmesi ilerleme sağladı ve 45 Panzer Tümeni'ni kuşatıp çok sayıda zayihat verdirdi Hitler, 16 Aralık gecesi Guderian'la yaptığı telefon görüşmesinde geri çekilmeme emri verildi, ama geri çekilme başlamıştı Noel'de, 24 Aralık gecesi daha kuzeydeki 53 Ordu mevzileri bir Kızıl Ordu taarruzuyla yarıldı ve Guderian'ın 10 Mekanize Piyade Tümeni'nin bir kısmı Cern'de kuşatıldı Her ne kadar bu kuvvetler ertesi gün çekilmeyi başardılarsa da olay von Kluge ile şiddetli bir tartışmaya neden oldu von Kluge'nin talebi üzerine Hitler, Guderian'ı 26 Aralık sabahı görevden aldı General Guderian Tayfun Harekâtı'nın sonucunu çok özlü olarak ifade etmektedir,
« İki ay içinde durum tersine döndü »
Sovyet karşı taarruzları
Taarruzun başarısız olmasına karşın Alman istihbaratı, Kızıl Ordu'nun hiç ihtiyat birliği olmadığını bildirmektedir Dolayısıyla Alman kuvvetleri için bir karşı taarruza uğrama riski olmadığı hesaplanıyordu Bu değerlendirme yanlıştı Stalin, Sibirya'dan ve Uzakdoğu'dan bazı birlikleri bölgeye getirmişti Japonya'da faaliyet gösteren istihbaratçı Richard Sorge'den, Japonya'nın Sovyetler Birliği'ne saldırmayacağı yönünde gelen istihbarata güveniyordu Kızıl Ordu Aralık ayı başlarında 58 tümenlik bir ihtiyat kuvvetini bölgeye getirmişti General Jukov ve General Vasilevski'nin önerdiği taarruz, bu tarihlerde Stalin tarafından kabul edildi Ancak operasyon yapabilecek Sovyet kuvvetleri bu yeni ihtiyat kuvvetleriyle bile 1 100 000 kişilik bir kuvvete ulaşmıştı ve karşılarındaki Mihver kuvvetlere göre hafif bir sayısal üstünlük sağlayabilmişlerdi Yine de kuvvetlerin taarruz bölgeleri dikkatlice belirlenip bu birkaç taarruz bölgesinde bire iki sayısal üstünlük sağlandı Kızıl Ordu karşı taarruzu, Kalinin Cephesi tarafından 5 Aralık 1941 günü başlatıldı İki gün içinde, ilerleme sınırlı da olsa, Krasnaya Polyana ile birlikte Moskova'nın yakın çevresindeki birkaç kent geri alındı
Hitler, tüm cephe savunma durumuna geçileceğini bildiren 39 Sayılı Emri [109] 8 Aralık 1941 tarihinde imzaladı Hitler'in bu emri tüm generallerinin gözünde bir felaketler dizisinin başlangıcı olacaktı Tüm Alman gerenralleri, Merkez Ordular Grubu'nun güvenli bir kış hattında ancak tutunabileceğini, bu yüzden derhal Moskova önlerinden çekilmek gerektiğini düşünüyorlardı Hitler, tüm generallerine karşı çıktı ve
« Ordu tek bir adım bile ricat etmeyecek Herkes olduğu yerde duracak ve savaşacak »
emrini verdi
Hitler, kontrollü bile olsa geri çekilmenin kısa sürede kontrolsüz bir genel ricata dönüşebileceğini hesap etmişti Napolyon Bonapart ordularının (Grande Armée) 1812'deki felaketinin (Napolyon'un Rusya Seferi) tekrarından kaçınmak istiyordu Olayların devamı generallerini değil O'nu haklı çıkardı General Kurt von Tippelskirch tarafından Liddell Hart'a anlatılanlar, "Bir kara ve demiryollarının merkezi olan kentleri tuttuk ve buraların etrafını tahkim ederek -bu Hitler'in fikriydi- sıkıca savunmayı başardık Durum kurtulmuştu " şeklindedir
Ancak Alman birlikleri bulundukları yerleşimde sağlam bir savunma düzeni kuramadılar ve hatlarını pekiştirmek için geri çekilmek zorunda kaldılar Aynı gün General Guderian, General Hans Schmidt ve General Wolfram von Richthoven ile yaptığı görüşmeden bahsetmektedir Her üç general de hali hazırdaki cephe hattının tutulamayacak olduğu konusunda görüş birliği içindedir General Halder ve General von Kluge 14 Aralık'ta, Hitler'in onayı olmaksızın Oka Nehri batısında sınırlı bir geri çekilme için onay verdiler Hitler, 20 Aralık'ta üst rütbeli subaylarıyla yaptığı bir toplantıda geri çekilme emrini iptal etti ve her karşı toprağın savunulacağı emrini verdi Donmuş toprakta siper kazmanın neredeyse olanaksız olduğu belirtildiğinde ise I Dünya Savaşı sırasında obüslerle siper açtıklarını, bugün de aynısını yapmalarını emretti General Guderian, soğuk nedeniyle ortaya çıkan kayıpların muharebe kayıplarından fazla olduğunu, kışlık malzemenin, ulaşım sorunları yüzünden Polonya'da bekletildiğine işaret ederek durumu protesto etti
Bu arada Kızıl Ordu karşı taarruzları devam ediyordu Kuzeyde Klin 15 Aralık 1941'de, Kalinin 16 Aralık 1941'de Sovyet birliklerince geri alındı ve Kalinin Cephesi kuvvetleri batı yönünde ilerlemeye devam ettiler Cephe Komutanı General Konev, Alman Merkez Ordular Grubu'nu kuşatma için bir girişimde bulunduysa da sert bir direnmeyle karşılaşarak Rijev yakınlarında durmak zorunda kaldı Bu kesimde Sovyet cephe hattında oluşan çıkıntı 1943 yılına kadar sabit kalmıştır Güneyde de taarruz aynı derecede iyi gelişti Güneybatı Cephesi kuvvetleri 16 Aralık 1941 tarihinde Tula'yı geri aldılar Hitler'in, durumu "kurtarmak" için tek umut olarak gördüğü Luftwaffe takviye edildi Almanya'dan yeni savaş uçakları getirtilirken kuşatılan birliklere havadan ikmal sağlayabilmek için Luftflotte 4'e bağlı 102 Junkers Ju 52 nakliye uçağını Doğu Cephesi'ne getirildi
Bu bir son dakika çabası oldu ve işe yaradı Alman hava kuvvetleri Merkez Ordular Grubu'nun genel bir çöküşe sürüklenmesini önledi Luftwaffe'nin yoğun çabasına karşın Sovyet hava üstünlüğü, Kızıl Ordu'nun Moskova'daki galibiyetinde önemli rol oynadı Luftwaffe 17 - 22 Aralık tarihleri arasında Tula civarında 299 motorlu araç ve 23 tank imha etmiştir Bu darbeler Kızıl Ordu'nun Alman ordularını izlemesini bir hayli güçleştirmiştir Merkezde Kızıl Ordu ilerlemesi daha yavaş oldu Sovyet birlikleri Naro-Fominsk'i ancak 26 Aralık'ta, Kaluga'yı 28 Aralıkta ve Maloyaroslavets'i on gün süren sert çatışmaların ardından 2 Ocak'ta geri aldı Sovyet ihtiyatlarının da cephede kullanılmasıyla ve cepheye yeni ihtiyat getirilemeyince Kızıl Ordu ileri hareketi 7 Ocak 1942 günü durmuştur Yine de bu karşı taarruzlarda Alman kuvvetleri Moskova önlerinden 100 - 250 km geri atılmış oldu Wehrmacht'ın yenilgisiyle sonuçlanan bu zafer, Kızıl Ordu ve siviller için son derece belirgin bir moral desteği sağladı Sovyetler Birliği'ni tek bir darbeyle yenilgiye uğratma girişiminin başarısız olması sonucu Almanya artık Doğu'da uzun sürecek bir mücadeleye hazır olmak zorunda idi Sonuç itibariyle Barbarossa Harekâtı başarısız olmuştu
Sonuçları
Moskova Muharebesi II Dünya Savaşı'nın en önemli muharebelerinden biridir Öncelikle, Sovyet birlikleri, başkentin ele geçirilmesini amaçlayan en tehlikeli ve yakın girişimi önlemişlerdi Bu muharebe ayrıca bir milyonun üzerindeki kayıplarıyla II Dünya Savaşı'nın en büyük muharebelerinden de biriydi Diğer açıdan, 1939'da savaşa giriştiklerinden bu yana Wehrmacht kuvvetleri ilk kez yenilgiye uğruyorlardı ve bu, çok geniş kapsamlı bir geri çekilmeyle sonuçlanıyordu Wehrmacht daha önce Eylül ayında Yelnya Muharebesi ve 1 Rostov Muharebesi sırasında geri çekilmek zorunda kalmıştı Fakat bu geri çekilmeler görece daha küçük çaplı ve daha sınırlı alanda çekilmelerdi
Ordularının Moskova'yı alamamalarından dolayı zaten öfkeli olan Hitler, bazı üst rütbeli subayları görevlerinden almıştır, bazı subaylar da çeşitli nedenlerle görevlerinden ayrıldılar
Hitler, Alman Kara Kuvvetleri Başkomutanı Mareşal Walther von Brauchitsch'i 19 Aralık 1941'de görevden alarak Başkomutanlığı şahsen üstlendi
Wilhelm von Leeb, Kuzey Ordular Grubu Komutanı
Fedor von Bock, Merkez Ordular Grubu Komutanı Resmi açıklamaya göre "sağlık nedenleriyle" görevden ayrıldı
Gerd von Rundstedt, Güney Ordular Komutanı Geri çekilme isteği Hitler tarafından onaylanmıyınca görevden alınmasını istedi, Hitler hemen kabul etti
General Heinz Guderian, 2 Panzer Ordusu Komutanı Hitler'in onayı olmadan birliklerini geri çekmeye başlaması zaten görevden alınması için yeterli bir nedendi Ancak görünürdeki esas neden Mareşal von Kluge ile çatışması oldu Görevden alınarak geri hizmete verildi
General Erich Hoepner, 4 Panzer Grubu Komutanı Hitler'in onayı olmadan bazı birliklerini geri çektiği için görevden alındı Ancak Moskova Taarruzu sırasında emrinde olduğu Mareşal von Kluge ile yaptığı bir telefon görüşmesinde "sivil önderlik" üzerine söyledikleri Hitler'e iletildi Sonuçta Hitler'in emriyle görevden alındı, rütbeleri söküldü ve üniforma giymesi yasaklandı, emekli maaşı hakkı iptal edildi ve ailesinin oturduğu lojmanı tahliye etmesi emredildi
Adolf Strauss, 9 Ordu Komutanı Sağlık durumu nedeniyle görevden ayrıldı
Hermann Geyer, 9 Kolordu Komutanı
Otto-Wilhelm Förster, 6 Kolordu Komutanı
Ludwig Köhler, 49 Dağ Kolordusu Komutanı 19 Aralık 1941'de kendi isteğiyle ayrıldı
Hans von Sponeck, 42 Kolordu Komutanı Güneyde Kırım Seferi sırasında emrindeki bir tümeni geri çekmesi dolayısıyla 29 Aralık'ta görevden alındı, yargılandı ve idama mahkum edildi
Başkomutan Hitler, tüm askeri kararları kesin olarak üstlendi ve deneyimli Alman subaylarının çoğunu karşısına aldı Ayrıca Hitler, kendini savaş deneyimi çok az ya da olmayan bir subay kadrosuyla çevreledi General Guderian anılarında "Bu durum ilişkilerimizde, etkileri daha sonra da azalmayan bir soğukluk yarattı" diye yazmıştır Yine bu durum üst rütbeli subaylarının Hitler'e olan güvensizliğini arttırdı ve baskın askeri liderliği nedeniyle Alman avantajlarını belirgin biçimde zayıflattı Artık Almanya uzun sürecek bir yıpratma savaşı olasılığı ile karşı karşıyadır ve bu yıpratma savaşı, uzun dönemde kayıpları arttıracaktır Almanya'nın oğu Seferi olan Barbarossa Harekâtı, Mihver için acı bir yenildi olmuştu Her ne kadar bu yenilgi Almanya'nın ezilmesi değilse de, Sovyetler Birliği üzerinde kesin sonuçlu ve hızlı bir zafer kazanma umudunun sonuydu
Kızıl Ordu Alman kuvvetlerini Moskova'dan geri atmışsa da, cephe hattının halen başkente yakın olması dolayısıyla tehdit altında kabul edilmektedir Stalin, Moskova yönündeki hızlı Alman ilerlemesiyle doğal olarak telaşa kapılmıştı ve bir süre daha Moskova'yı birincil öncelikli görmeye devam etti İzleyen dönemde Sovyet karşı saldırıları Rijev çıkıntısını almayı başaramadı, Merkez Ordular Grubu'ndan birkaç tümen mevzileri tutmayı başarmıştı Doğrudan Moskova'ya yönelen Alman taarruzunun hemen ardından başlayan ve Rzhev - Syçevka - Vyazma bölgesine yönelik bir dizi Sovyet karşı taarruzu (Rzhev-Vyazma Stratejik Taarruz Harekâtı), her seferinde her iki taraf için de ağır kayıplarla yol açmıştır Sovyet hatlarındaki bu çıkıntı 1943 başlarından Wehrmacht kuvvetlerinin bölgede muharebeyi kesip geri alınmasıyla ortadan kalkmış ve tüm cephe batıya çekilmiştir Sovyet kayıpları değişik kaynaklarda 500 bin ile bir milyon arasında gösterilmektedir, Alman kayıpları ise 300 bin ile 450 bin arası Yine de Moskova cephesi 1943 yılı Ekim ayına kadar tam olarak güvende değildi Bu tarihte gerçekleşen 2 Smolensk Muharebesi sonunda Alman Merkez Ordular Grubu Smolensk köprübaşından ve yukarı Dinyeper'in batı kıyılarından tümüyle geri atılmıştır
Harekâtın başladığı 1941 Haziran'ından bu yana ilk kez Kızıl Ordu Alman kuvvetlerini durdurmuş ve geri sürmüştü Kızıl Ordu'nun elde ettiği sonuç Stalin'in artık kendine güvenmesine yol açtı ve taarruzları daha ileriye götürmeye karar verdi Kremlin'de 5 Ocak 1942 tarihinde yapılan bir toplantıda Stalin baharda bir genel taarruz planladığını açıklamıştır Bu taarruz eşzamanlı olarak Leningrad, Moskova ve güney Rusya'yı içine alacaktır Bu plan General Jukov'un itirazına karşın onaylandı Ancak Kızıl Ordu'nun yetersiz ihtiyatları ve Wehrmacht'ın taktik ustalığı, Rijev yakınlarında "Rijev kıyma makinesi" diye tanımlanan kanlı bir beraberliğe, İkinci Harkov Muharebesi'nde Kızıl Ordu'nun bir dizi yenilgisine, Demyansk girintisini ortadan kaldırmak için yapılan başarısız girişimlere ve Leningrad Kuşatması'nı kırma girişiminde General Vlaslov ordusunun kuşatılmasına yol açmıştır Sonuçta bu başarısızlıklar, 1942 yılı baharında cephenin güneyinde başarılı bir Alman saldırısına ve Stalingrad Muharebesi'ne varmıştır
Tüm bunlara karşın Moskova Savunması, Mihver kuvvetlerin istilasına karşı direnmenin bir sembolü oldu Moskova zaferinin 20 yıldönümü olan 1965'de, savaşı anmak için kente "Kahraman Kent" unvanı verildi
Kayıplar
Moskova Muharebesi'nde her iki tarafın kayıpları konusu halen tartışmalıdır Farklı kaynaklar tarafların kayıpları konusunda farklı farlı rakamlar vermektedir Her şeyden önce "Moskova Muharebesi"'nin hangi tarihler arasında yer aldığı konusunda tarihçiler hemfikir değildir Çoğu tarihçi, muharebenin başlangıç tarihi olarak Tayfun Harekâtı'nın başlangıç tarihi olan 30 Eylül 1941 tarihini ya da bazı tarihçiler 2 Ekim 1941 tarihini kabul eder Neticede başlangıç tarihi konusunda belirgin bir anlaşmazlık söz konusu değildir Bununla birlikte Alman taarruzunun sonu için iki farklı tarih kabul edilmektedir Bazı siyasi - askeri tarihçiler (örneğin Erickson ve Glantz ) Rijev Taarruzu'nu ayrı bir harekât olarak değerlendirerek Moskova Muharebesi'nin dışında tutarlar Böylelikle Moskova Taarruzu'nun sonu, 7 Ocak 1942 tarihi olarak verilir Bu tahlilde kayıplar daha düşüktür Rijev ve Viyazma muharebelerini Moskova Muharebesi içinde değerlendiren bazı tarihçiler de 1942 Mayıs ayını esas alırlar Doğal olarak kayıplar daha yüksektir
Çeşitli kaynaklarda verilen rakamlarda bu bağlamda farklılık vardır John Erickson "Barbarossa: Mihver ve Müttefikler" adlı çalışmasında Sovyet kayıplarını 1941 Ekim - 1942 Ocak aralığında 653 924 olarak vermektedir David Glantz'ın kitabı "When Titans Clashed", yine Sovyet kayıplarını, savunma evresinde (kış taarruzlarının başladığı 7 Ocak 1942 tarihine kadar) 370 955 olarak verir 1973 - 1978 tarihleri arasında yayımlanmış olan Büyük Sovyet Ansiklopedisi, 1942 yılı Ocak ayı itibariyle Alman kayıplarını 400 bin olarak göstermektedir 1997 yılında yayımlanan Moskova Ansiklopedisi yazarları çeşitli kaynaklara dayanarak savunma evresinde Alman kayıplarını 145 bin, Sovyet kayıplarını 900 bin olarak vermektedir Aynı kaynak, Sovyet taarruzu sırasındaki (7 Ocak 1942 tarihine kadarki karşı taarruzlar) Alman kayıpları 103 bin, Sovyet kayıpları 380 bin olarak vermektedir Bu çerçevede 30 Eylül 1941 tarihine kadarki Alman kayıpları 248 bin, Sovyet kayıpları 650 bin, 7 Ocak 1942 tarihine kadarki Alman kayıpları 400 bin, Sovyet kayıpları 1 280 000 olarak alınabilir
Rakamlar bir yana, Moskova Muharebesi'nin savaşlar tarihi boyunca en kanlı savaşlardan biri olduğu ortadadır
Kültürel etkileri
İlgili edebi eserler
Bek, Aleksandr, Moskova Önlerinde, Oda Yayınları, 1999
Nazım Hikmet, Memleketimden İnsan Manzaraları adlı eserinin içindeki bir kısımda 1941 yılının Kasım ayında 316 Piyade Tümeni'ne mensup 28 Sovyet askerinin Volokolamsk - Moskova arasındaki yolda 18 Alman tankını imha etmelerini anlatır (Bu 28 askere aynı muharebelerde hayatını kaybeden komutanları General İvan Panfilov anısına panfilovtsy denilir )
Theodor Plievier, Moskau, 1952
|