Yalnız Mesajı Göster

Osmanlı İmparatorluğu'nda Cemiyetler

Eski 10-11-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlı İmparatorluğu'nda Cemiyetler







Yeşil ordu cemiyeti
1920 yılında Anadolu'da kurulmuş siyasi askeri örgüt

Gizli bir dernek olmakla birlikte halk arasında yayılan söylentiler dolayısıyla oldukça ünlüdür İttihat ve Terakki Örgütü'nün pan-İslamizm (yayılmacı-islamcılık) kisvesi altında ya da onun yanı sıra I Dünya Savaşı'nın başından beri gütmeye çalıştığı Pan-Turanist (yayılmacı-türkçülük) politikası için kurulduğu söylentileri dışında İslamiyetin kutsal rengi olan yeşili kullanması ve Sovyet devriminden sonra, eski Çarlık Rusya'sının çeşitli Müslüman uluslarındaki Bolşeviklerce simge olarak kullanılması İslamcılığına yorulmuştur

Yeşil Ordu Cemiyeti gerçekte 1920 Mayıs ayında ortaya çıkmıştır O sıralar, İstanbul'un tutucu çevreleri Ulusal Kurtuluş Hareketi'ni bolşeviklikle suçlayarak "kafir" saydırmaya çalışıyorlardı Bu yüzden, Anadolu'da halk kitleleri ve özellikle askerler önünde temize çıkmak ve bolşevikliğin İslamlığın uygulamasından başka bir şey olmadığını söyleyerek, Sovyetlerle yapılması zorunlu işbirliğine elverişli bir ortam hazırlanması amacıyla, kurulmuştur Bu cemiyetin genel merkez üyeleri: Şeyh Servet (Akdağ), Dr Adnan (Adıvar), Hakkı Behiç, Yunus Nadi gibi kemalistlerdir Yeşil Ordu Nizamnamesi İslami-Komünist renkteydi Yeşil Ordu'nun asıl gücü Çerkes Ethem'in eline geçince Mustafa Kemal bu örgütü dağıtmaya çalışmış ama başarılı olamamıştır Çerkes Ethem çevresindekilere kimi zaman komunizmin tek kurtuluş olduğunu söylüyor ve 1920 Ağustosu sonlarına doğru Eskişehir'de Arif Oruç tarafından kurulan Seyyare Yeni Dünya adlı günlük bir İslam-Bolşevik Gazetesi çıkarıyor Bu gazetenin logosunda "Dünyanın Fukara-i Kesibesi Birleşiniz" sözü Sovyet Müslümanlarından esinleniyor



Üsküdar Musikî Cemiyeti
Türk Sanat Müziğine önemli isimler yetiştirmiş kuruluş
1918 yılında, I Ordu Muhabere Başmüfettişi Miralay Hacı Reşit Beyin oğlu Atâ Bey ve Şevket Bey tarafından "Anadolu Musiki Cemiyeti" adı altında, İmrahor'da eski nikâh dairesinin yerinde ahşap konakta kurulmuştur 1919 yılı başlarından itibaren bu topluluk, telgrafçı Atâ Bey, Türkmenzade Osman Bey, Sakallı Selâhattin Bey, Hafız Mehmet Bey, Selâhattin Şair Tal'at Bey, Udi Sami Bey, Avukat Besim Şerif Bey, Mabeyinci Hafız Mehmet Bey, Selâhattin Pınar gibi isimlerin yönetiminde Darü'l-Feyz-i Musiki Cem'iyeti adı altında faaliyetlerini sürdürmüştür

Cemiyetin ikinci binası Ahmediye'de Dişçi Hamdi Bey'in konağı ve eski "Halk Fırkası" binasıdır Cemiyetin ismi Cumhuriyetin ilanıyla "Üsküdar Musiki Cemiyeti" olarak değişmiştir



İstihlası Vatan Cemiyeti
Manisa’da kurulmuş olup Ege’de öncü müdafaa-i hukuk cemiyetlerinden biridir Daha sonra 19 Mart Kongresi ile İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti ile birleşmiştir



İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti
Mondros Mütarekesi'nin (30 Ekim 1918) imzalanmasından sonra, Anadolu'da kurulan ilk direniş örgütü
Kasım 1918'de İzmir'in önde gelen tüccarları Moralızade Halit ve Nail Beyler ile arkadaşlarınca kuruldu Ama İttihat ve Terakki'nin güçlü olduğu merkezlerden biri olan İzmir'de Mondros Mütarekesi'nin hemen ardından örgütlenmeye gidilmesi sakıncalı bulunabileceği için, kuruluş bildirgesi ancak 1 Aralık'ta vilayete verilebildi Örgütün etkin bir yapıya kavuşması, Nurettin Paşa'nın İzmir'e vali olarak atanmasından sonra gerçekleşti Ocak 1919'da bu dönemde kurulmuş bir başka örgüt olan Heyet-i İlmiye'yle birleşti

İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti, daha çok diplomatik etkinliklere ağırlık verdi İlk iş olarak İstanbul'a bir kurul gönderildi ve Sadrazam Tevfik Paşa ve İtilaf Devletleri yüksek komiserleri ile ilişki kurulmaya çalışıldı Amaç, Paris Barış Konferansı'na (1919) katılma olanağını elde ederek büyük devletleri ikna etmek ve İzmir'in Yunanlılarca işgalini önlemeye çalışmaktı İzmir'den İstanbul'a gönderilen kurula yalnızca öteki devletlerin saf dışı bırakmaya çalıştıkları İtalya'nın yüksek komiseri Kont Sforza yakınlık gösterdi; kurul, İzmir'in yakında Yunanlılarca işgal edileceğini de ondan öğrendi Bu arada sağlanan bir İtalyan gemisiyle Avrupa'ya bir yolculuk hazırlıklarına girişildiyse de, örgüt içinde patlak veren bir anlaşmazlık nedeniyle bu yolculuktan vazgeçildi
Yunan işgalinin yaklaşması ve bu konudaki söylentilerin artık gizlenemez duruma gelmesi üzerine, İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti Mart 1919'da bir kongre düzenledi Çevre kent ve kasabalardan delegelerin de katıldığı bu kongrede İzmir'in nüfusunun çoğunluğunu Türklerin oluşturduğunu hatırlatan ve işgal söylentilerini kınayan bir uyarı bildirisi hazırlandı ve bu bildiri Barış Konferansı'nın toplandığı Paris'e iletildi Örgüt çalışmalarını Haziran 1919'a değin İzmir'de sürdürdü



Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Ağustos 1919 tarihinde, Erzurum merkezli kurulmuştur Elazığ'da da şubesi vardır Bu cemiyet, önce İstanbul’da kurulmuş olan Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyetine bağlı olarak açılmış, daha sonra Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı ile İstanbul’dan ayrılmış, doğuda müdafaa-i hukuk akımını temsil ederek Mustafa Kemal’in sevk ve idaresinde güçlenmiş, bütün memlekete yayılacak bir program hazırlamıştır Ayrıca bu dernek Erzurum kongresini toplayarak tüm yurdun savunulmasını kararlaştırmıştır

Alıntı Yaparak Cevapla