Yalnız Mesajı Göster

Osmanlı Devleti'nin Rumeli'de Yerleşim Siyaseti

Eski 10-11-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlı Devleti'nin Rumeli'de Yerleşim Siyaseti



Saruhan Köylerinden Sag Kol'a Iskan

Sag Kol'daki köyler incelendiginde köy adlarının çogunun Saruhan Ilindekilerle aynı adı tasıdıgı görülmektedir Köy adlarını üç baslık altında toplamak mümkün olmaktadır Birincisi Saruhandakilerle aynı baba, dede ve seyhlerin adını tasıyanlar, ikincisi Saruhan Beyliginin ünlülerinin ve asiretlerin adını tasıyanlar ve son olarak çevre kosullarından ve su kaynaklarından etkilenerek konulan adlardır

A - Baba, dede ve seyhlerin adını tasıyan köyler: Pek çogu unutulmus veya bunlara Bulgarca ad verilmis olmasına ragmen, halen Sag kolda bulunan köy adları arasında baba, dede ve seyhlere adanmıs çok sayıda köy bulunmaktadır Kozluca Baba, Hüssam Dede, Mentes Baba, Sindel Baba, Pir Can Baba bunlar arasında sayılabilir Günümüzde hemen hemen hiç bir köyde tekke ve türbe izine tesadüf edilmemektedir Tekke Kozluca gibi "tekke" adını korumus olan köyler arasında bile, köylüler Tekke kelimesinin niçin korunmus oldugunu bilmemektedir

Bu köyler için pek çok örnek bulunmaktadır Bir kaza merkezi olan Kozluca, Tavsan Kozluca ve Tekke Kozluca Saruhan Ilinde bulunan Kozluca Baba'ya manevi olarak adanmıs yerlesim yerleriydi Yogun olarak Saruhanlıların iskan edildigi yerde; kaza merkezine bes ila on kilometre mesafede iki tane daha Kozluca köyünün bulunması Kozluca Baba ile manevi bagı olan yürüklerin yeni topraklarıyla daha kolay bütünlesmesini saglamıstır Kutsal saydıkları ve geldikleri yerleri kesin olarak belirterek sürgün ve göçün yıpratıcı ve yalnızlık duygusundan kurtulmuslardır Anadolu ve Rumeli Eyaletinde söz konusu kaza ve köylerden baska Kozluca Baba'ya adanmıs çok sayıda köy bulunmaktadır

Hüssam Dede köyüne ise Manisa'da Muradiye camii vakıfları arasında bulunan Hüssam Dede köyünden gelenler yerlestirilmistir Her iki köy de adını Hüssam Sah'tan almıstır Iskan tarihinde seyhlerin önemini göstermesi bakımından son derece dikkat çekici bir örnektir

Küçük Abdal tarafından kaleme alınan menakıbnameye göre Kalenderi seyhlerinden olan Otman Baba'nın asıl adı Hüssam Sah'tır Menakıbnameye göre Otman Baba H780 / 1378 tarihinde dogmustur Bazılarının Gani Baba, Hüssam Dede de dedikleri Hüssam Sah H883 / 1478'de yüz yasını geçtigi halde ölmüs, öldükten sonra hilafet "Ibrahim-i sani" de denilen Akyazılı Sultan'a geçmistir

Rivayete göre Otman Baba daha çok gençken, Timur'un Anadolu'yu istilası sırasında Anadolu'ya ayak basmıs, Germiyan ve Saruhan havalisinde uzun süre dolasmıs ve hatta II Mehmed'in sehzadeligindeki Manisa valiligi sırasında burada bulunmustur Yaz aylarında Gelibolu'dan Dobruca'ya kadar kasaba ve köylerde dolasarak kurban topladıgı bilinmektedir Otman Baba bazı yıllar kıs aylarını Varna'daki zaviyesinde geçiriyordu Bu zaviye; Hüssam Dede köyü ile komsu olan Batova köyünde bulunan ve daha sonra Akyazılı'nın adı ile anılacak olan zaviyedir Hüssam Dede ile ilgili bilgiler ısıgında Anadolu'dan Rumeli'ye göç incelendiginde, Rumeli'ye göçün XV yüzyılın ikinci yarısında da devam ettigi görülmektedir

Hüssam Dede ile iliskisi nedeniyle Akyazılı Sultan Tekkesine deginmek gerekmektedir Akyazılı Sultan Tekkesi, Kozluca Kazasının Hüssam Baba köyüne sınır olan Üsenli köyünden geçen Botova nehrinin olusturdugu vadinin yamacında yer almıstır

Evliya Çelebi 1652'de tekkeyi ziyaret ettigi zaman menakıb'den yararlanarak Akyazılı Sultan'ın hayatı, kisiligi ve tekke hakkında genis bilgi vermistir Akyazılı'nın Ahmed Yesevi'ye baglı ve Hacı Bektas Veli halifelerinden oldugunu, önce Bursa'ya daha sonra Rumeli'ye gittigini belirtmis, yüz yıl kadar yasadıktan sonra II Murad zamanında öldügünü kaydetmistir

Alıntı Yaparak Cevapla