|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmalıda İsyanlar (Tüm İsyanlar Özet)
Mora isyanı
Mora isyanı ( 1821) Mora Yarımadasında yaşayan Yunanlıların Osmanlı Devleti'ne karşı giriştikleri isyandır Bu isyan Osmanlı Devleti tarafından bastırılmış olmasına karşılık, Avrupa devletlerinin Osmanlı Devletinin iç işlerine karışması sonucunda Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanmasına neden olmuştur Böylece Osmanlı Devleti'nde ilk kez bir millet bir isyan sonrasında bağımsızlığını kazanmış ve bu durum Osmanlı'daki diğer ulusları da etkileyecek ve Osmanlı Devleti'nin parçalanması hızlanacaktır
Patrona Halil İsyanı
Patrona Halil İsyanı 28 Eylül 1730 tarihinde Patrona Halil’in önderliğinde İstanbul’da çıkarılan isyân Lâle Devrindeki idari, sosyal ıslahat ve mimari yeniliklere askeriyenin de ilave edilmesi,yeniçerileri telaşlandırdı İran’a sefer hazırlığı içinde bulunulması, yeni tarzda kurulacakAsakir-i nizamiyye ordusu için Fransa’dan uzmanlar getirtilerekÜsküdar’da bir kışla kurdurulması, bozulmaya yüz tutmuş yeniçerileri ve yenilikleri yanlış anlayanları veOsmanlı Hanedanı düşmanlarını harekete geçirdi
Tarihte Lale devri olarak bilinen döneme son veren isyan hareketi Patrona isyanını hazirlayan çesitli; siyasî, ekonomik, sosyal ve idâri sebepler vardir Merkezde sadrâzam Nevsehirli Dâmâd ibrahim Pasa'ya karsi olan devlet adamlari, bilhassa devlet içerisinde yapilan idarî ve sosyal islâhatlarin askerî teskîlât içerisinde de yapilacagini öne sürerek, yeniçeri ocagini isyana tesvik ediyorlardi Bu arada uzun süren ve Lâle devri denilen sulh devresinde istanbul'u güzellestirmek amaci ile girisilen saray, konak, yali ve bahçe gibi insâatlari da, lüks ve israftan sayarak halki kiskirtmaktan geri durmuyorlardi
Son olarak 1723 iran seferinin baslangiçta muvaffakiyetli neticeler alinmasina ragmen, sonradan Osmanli Devleti aleyhine dönmesi ve bozgun haberlerinin istanbul'a gelmesi üzerine, yeniçeriler ile birlikte istanbul halki ve esnafinin da ibrahim Pasa idaresine karsi hosnutsuzluk belirtmeleri, isyan için firsat kollayanlari harekete geçirdi Bunlarin basinda Patrona lakabiyla taninan ve o târihe kadar ufak tefek disiplinsizlikleri yaninda, Nis ve Vidin'de meydana gelen yeniçeri ayaklanmalarina katilarak dâima menfî davranislarda bulunan ve kapdân-i derya Abdi Pasa'nin tavassutuyla idamdan kurtulan, Halil adinda bir serseri gelmekteydi Patrona Halil, etrafinda topladigi istanbul'daki gayr-i Türk serseri takimindan meydana gelen avânesi ile isyan hazirliklarina basladi Bu arada sultan üçüncü Ahmed Han, bizzat iran seferine çikmak üzere Üsküdar'a geçmis bulunuyordu
Nitekim Pâdisâh'in istanbul' dan ayrilmasini firsat bilen Patrona Halil, Muslu Pasa, Ali Usta, Kara Yilan, Emir Ali, Çinar Ahmed, Oduncu Mehmed, Laz Mustafa, Tursucu ismail Gavur Ali, Cigerci Ramazan gibi âsîlerle 28 Eylül 1730 Persembe günü isyan etti isyani Bâyezîd'de baslatan âsîler, esnafdan, dükkânlarini kapayip kendilerine katilmalarini istediler Patrona Halil, daha sonra bir mikdâr âsiyle Aga kapisina gitti Yeniçeri agasi Hasan Aga, üç yüz kisi ile karsi koydu ise de tutunamayip geri çekildi Yeniçeri agasinin geri çekilmesi, âsîleri cesaretlendirdi ve Aga kapisindaki ve baska hapishanelerdeki mahkûmlari serbest birakip, kendilerine kattilar Sipâhî çarsisi ve Bit pazarinda bulduklari silâhlari yagma ederek, Saraçhâne'yi kapattilar
Istanbul kaymakami Mustafa Pasa, isyani haber alir almaz, hâdiselerden Pâdisâh'i haberdâr etti Sultan Ahmed Han ve devlet adamlari istanbul'a geldiler ise de, Lâle devrinin sulh, sükûn ve huzuruna alisan devlet adamlarinin isyani bastirmak için uzun müzâkereler ile vakit geçirmeleri, âsîlerin iyice kuvvetlenmesine sebeb oldu Asîler ikinci gün bir liste yapip kirk bir kisinin kendilerine teslim edilmesini istediler Listede; sadrâzam Dâmâd ibrahim Pasa, kapdân-i derya ve istanbul kaymakami Mustafa Pasa, sadâret kethüdasi Mehmed Pasa, seyhülislâm Abdullah Efendi ile otuz yedi kisinin isimleri vardir Sultan Ahmed Han, âsîlerin istedigi sahislari vazifeden alip, istanbul'dan uzaklastirarak, hâdiselerin önüne geçmek istedi Vezirlige silâhdâr Mehmed Pasa tâyin edildi Seyhülislâmin öldürülmesi dînen caiz olmadigina dâir ulemânin fetva vermesi üzerine, âsîler seyhülislâmin öldürülmesinden vazgeçtiler Ancak diger üç vezîrin basini istemede ayak direttiler Pâdisâh, âsîlerin istegine bas egmek mecburiyetinde kaldi Dâmâd ibrahim Pasa, âsîlerin eline geçince, Kaymakam Mustafa ve Mehmed pasalarla beraber hunharca öldürüldü Pek çok hayir ve hasenat, saheser mîmârî ve ilmî eserlerin bânîsi Nevsehirli Dâmâd ibrahim Pasa'nin öldürülmesiyle, âsîler daha da simararak kendilerince tâyinler yaptirip gittikçe cesaretlendiler, ilk önce sadâkatle bagliliklarini ve Pâdisâh'dan hosnûd olduklarini bildiren âsîler, asil niyetlerini ortaya koyarak sultan üçüncü Ahmed Han'in hal'ini istemeye basladilar Sultan üçüncü Ahmed Han, tahttan çekilmedikçe âsilerin isteklerinin tükenmeyecegini anlayinca, isyanin önüne geçmek ümidiyle, kardesinin oglu sehzade Mahmûd adina saltanattan feragat etti 1/2 Ekim 1730 gecesi velîahd sehzâde Mahmûd, Osmanli sultâni oldu
Birinci Mahmud, üçüncü Ahmed Han'in feragati ve âsîlerin arzulariyla Osmanli sultâni oldugu zaman, hâkimiyet tamamen âsilerin elinde idi Asilerin reisi Patrona Halil ve avânesi devletin önemli mevkilerine kendi taraftarlarını getirtmişti Asiler, istediklerini yapiyorlardı ve Sultan Mahmûd, buna mâni olmak için Patrona Halîl ve adamlarini ortadan kaldirmaya karar verdi Âsilerin devlet kadrosuna tâyin ettiklerini vazifeden alip, onlari istanbul'dan uzaklastirma çârelerini araştırdı Birinci Mahmûd Han, asileri ortadan kaldirabilecek devlet adamlarını dikkat çekmeden önemli yerlere getirdi Sonra Patrona Halil'e Rumeli beylerbeyligi rütbesini verdi ve hil'at giymek için geldigi Revân köskünde, on yedinci bölük agasi Halîl Aga'ya boğdurttu Dışarıda bekleyen asi elebaşları da; "Hil'at giydirilecektir" denilerek birer birer içeri aliındı ve hepsi öldürüldü (15 Kasim 1730) Böylece istanbul'da asayisi yeniden te' min eden sultan birinci Mahmûd, devlet otoritesini kuvvetlendirdi
Patrona Halil İsyanı Sonrası
İsyancı asiler daha önceki devirden elde kalan en önemli binaların bulunduğu Saadabat'daki köşkleri yakıp kule döndürmeyi arzu etmekteydiler Fakat I Mahmud bu yangına izin vermedi Ama yine de buraların yıkılmalarına engel olamadı
I Mahmud ayaklanmayı ortaya çıkartan elebaşılarını birer görevle İstanbul'dan uzaklaştırmayı denedi Patrona Halil Yeniçeri Ağası tarafından yapılan 10 bin altın maaşla nerede isterse vali olması teklifini retedip; amacının mal, mülk ve ünvan edinmek olmadığını ve bozuk düzeni kaldırmak ana hedefi olduğunu belirtti Güvenilir adamları aracılığıyla I Mahmut, Kapıkulu asker ocaklarındaki isyancıları ve Patrona Halil etrafındaki kalabalığı kendi safina çekmekde biraz başarı kazandı Patrona Halil, Şeyhülislam ve kazaskerin kefil olmaları ile, bu yoldaşlarının ayrılmasını kabul etti
Fakat yine bir ay boyunca Patrona sık sık Etmeydanı karargahından ayrılıp silahlı olarak Sultan'ın huzuruna çıkıp istek ve önerilerde bulunmakta ve ayrıca çarşı pazarda denetimde bulunmaktaydı Kasım 1730 ortasında (çoğu Arnavut asıllı olan) Patrona Halil erkanı ile kapıkulu askerleri arasında, özellikle Patrona Halil erkanına sağlanan ayrıcalıklardan doğan hoşnutsuzluk dolayısıyla, uyuşmazliklar başladı Bunu önlemek için Patrona Halil Sadaret Kaymakamı görevini yüklenmek istediğini Sultan'a bildirdi Bunun zararını anlayan Sultan hemen Kaptan-ı Derya Canım Hoca Mehmed Paşa'ya bir plan hazırlatıp uygulamaya koydu 23 Kasım'da genel gündemli bir Divan-Hümayun toplantısı hazırlanıp Patrona Halil ve bütün erkanı bu toplantıya çağrıldı Burada 25 Kasım'da bir gizli toplantı yapılması kararlaştırıldı Bu gizli toplantiya gelen Patrona, erkanı ve muhafızlerı birbirinden ayrıldı Silahlarından arındırılan Patrona Halil ve erkanı Sünnet Odası'ndan alinarak bir baskınla öldürüldüler Dışarıda bekleyen muhafızlar ise birer ikişer ayrı ayrı idam edildiler Endurun avlusu ve Sofay-i Hümayun bir savaş meydanı sonunan döndü Patrona, erkanı ve mufahızlarının kelleleri ve cesatleri Saray'dan arabalarla çıkarılınca zorba kalabalıkları da hemen dağıtıldı
|