Yalnız Mesajı Göster

İstanbul'daki Sarnıçlar

Eski 10-11-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İstanbul'daki Sarnıçlar







Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı İstanbuldaki en büyük kapalı sarnıçtır Ayasofya binasının batısındaki küçük binadan girilir Sütun ormanı görünümündeki mekanın tavanı tuğla örülü, çapraz tonozludur Zamanında civardaki bir bazilikadan dolayı bu isimle anılmıştır



Tarihi

Civardaki saraylara su sağlamak için I Justinyen (527-565) devrinde yapılmıştır Sarnıç, 143 metre uzunluk ve 65 metre genişliğiyle toplam 9800 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır 28 x 12 sıralı sütunların toplamı 336 adet olup, sütun başlıkları genellikle İyon ve Korent üslupları taşımaktadır Ancak az sayıda işlenmeden bırakılmış Dor sitili başlıklara da rastlanmaktadır Sarnıç, 4 metre kalınlıkta, pişmiş tuğladan yapılan duvarla çevrelenmiş ve su yalıtımı amacıyla özel bir harçla sıvanmıştır

Zamanında su seviyesi mevsimlere göre değişen sarnıcın, doğu duvarındaki değişik seviyelerdeki borular vasıtasıyla dışarıya su verilmiştir Su seviyelerinin bıraktığı izler, sütunlarda görülebilir Sarnıcın su gereksinimi, şehrin 19 km kuzeyindeki Belgrad Ormanları'ndan imparator Jüstinyen (Justinianus) tarafından yaptırılan su kemerleriyle karşılanmıştır

1984'de büyük tamirat sırasında zemin temizliği yapılmış, 1 metreden fazla çamur temizlendiğinde orijinal tuğla taban ve 2 sütun altında Medusa kafalı mermer bloklar ortaya çıkarılmıştır İnşa edilen yol sayesinde de sarnıç içini dolaşmak mümkün olmuştur Sarnıçta zaman zaman konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenlenmektedir



Medusa başlı sütunlar

Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında kaide olarak kullanılan iki Medusa başı Roma çağı heykeltraşlık sanatının örneklerindendir 4 yüzyıla ait bu başların hangi yapıdan alınarak buraya getirildiği konusunda kesin bir bilgi olmamakla birlikte genç Roma Çağı'na ait antik bir yapıdan sökülerek buraya getirldiği ve sarnıcın inşasında salt sütun kaidesi olarak ihtiyaç olduğu için kullanıldığı görüşü araştırmacılar arasında genel kabul görmektedir(Başka bir görüşe göre de Medusa başlarının birinin yan birinin ise ters cevrilmiş olmasının sebebi olarak çoktanrılı dinden tektanrılı dine geçiş döneminde bunu bir tür anlatım gibi değerlendirmek mümkündür)

Bir söyleyişe göre Medusa başının ters konulmasının nedeni ona bakanların taş olmasıdır Bir başka açıklamaya göre Jüstinyen Arap ordusunun İstanbul'a doğru yola çıktığını duyduğunda hızla bu sarnıcın yapılma emrini vermiştir Bu durumda Arap ordusu kenti kuşatmadan önce sarnıcı hızla yapmaya çalışan Bizanslılar için iç dekorasyondan ziyade sarnıcın hızla tamamlanması önem taşıyordu Bu yüzden, sütun kaidesi olarak kullanılan taşların düz ya da ters veya yatık kullanılmasının estetik değerinden ziyade inşa değeri, yani yapının bir an önce inşa edilmesi, tamamlanması önem taşımaktaydıama efsaneler ve paganizim buna farklı anlamlar yüklemiştir

Alıntı Yaparak Cevapla