|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlı İmparatorluğu Döneminde Önemli Kişiler - Kronolojik Sıralama

Düzmece Mustafa
Yıldırım'ın oğullarından biri olan Mustafa Çelebi, babasının mirasını ele geçirmek için 15 yüzyılın başlarında önemli bir ayaklanmaya sebep olmuştur Kardeşi Çelebi Mehmed ve yeğeni İkinci Murad'a başkaldırdığı için adına Düzmece Mustafa denilmiştir
Düzmece Mustafa, Ankara savaşına Hamitili ve Teke sancağı kuvvetleriyle katılıp Osmanlı ordusunun merkezinde yer almıştır Savaş sırasında tutsak edilen Düzmece Mustafa, Semerkant'a götürüldü 1405'de Timur'un ölümüyle serbest kaldı ve Anadolu'ya döndü Anadolu'da saltanat hakkı için bazı beyliklerden destek gördü 1416'da Eflak'a geçip Rumeli'de de bazı komutan ve beylere yakınlık sağladı Selanik çevresinde üzerine gönderilen kuvvetlere yenilen Düzmece Mustafa, veziri Cüneyt Beyle birlikte Selanik'e sığındı
Bizansla anlaşan Çelebi Mehmed, Düzmece Mustafa'yı Limni adasında hapsettirdi Çelebi Mehmed'in ölümünden sonra Bizans İmparatoru tarafından serbest bırakılan Düzmece Mustafa, beraberindeki kuvvetlerle birlikte Gelibolu'ya geçti Sultan İkinci Murad'ın kuvvetlerine yenildikten sonra kaçan Mustafa, Adamları tarafından Osmanlı soyundan gelmediği gerekçesiyle Edirne Kalesinde asılarak idam edildi

Ebussuud Efendi
Ebussuud efendi, uzun yıllar Osmanlı'ya şeyhülislamlık yapmış din bilginlerindendir Özellikle dinde yobazlaşmaya karşı fetvalarıyla tanınır, 20'den fazla eseri vardır

Edward VII
İngiltere, İrlanda Kralı ve Hindistan İmparatoru olan VII Edward, 1841 yılında doğdu 1901 yılında tahta çıktı Silik kişiliğine rağmen, devlet yönetiminde kabiliyetli olduğunu gösterdi Dış politikada kendinden önceki siyasal geleneği yıkarak, sonradan üçlü anlaşma olarak nitelendirilecek olan Rusya ve Fransa ile yakınlaşma politikası izledi 1910 yılında öldü
Emir Buhari
Emir Buhari Buhara'da doğdu Nakşibendiyye tekkesinin büyük kişilerinden Mahmud-ı Fağnevi'nin torunu olan Emir Ahmed-i Buhari, ilk tahsilini Buhara'da tamamladıktan sonra Semerkant'ta dönemin en ünlü mutasavvıfı Ubeydullah Ahrar'a intisap etti Ahrar dergahında Anadolu'dan buraya gelmiş olan Abdullah-ı İlahi ile tanıştı Anadolu'ya dönme hazırlığı yapan Abdullah-ı ilahi ile gitmek üzere, şeyhinden izin aldı Abdullah-ı İlahi memleketi olan Kütahya'nın Simav ilçesine yerleşince, Emir Buhari'de oraya yerleşti Bir süre sonra hacca gitmek üzere yola çıktı Kudüs'te Mescid-i Aksa'nın yanındaki odalardan birinde otururken, vakıf imkanlarından faydalanmayı kabul etmeyip kitaplarla uğraşarak geçimini sağladı Bir yıl sonra Simav'a döndü Abdullah-ı İlahi'den izin alarak İstanbul'a gitti Emir Buhari, İstanbul'da ilk olarak Şeyh Vefa Tekkesine gitti
Evrenoszade Ahmet Bey'in daveti üzerine Vardar Yenicesi'ne gitti 1477'den itibaren irşad faaliyetine başlayan Emir Buhari, Nakşibendiyye tarikatını İstanbul'da yayan ilk mutasavvıf olma özelliğini kazanmış oldu Fatih Camii'nin batısında oturan Emir Buhari'nin taleplerinin artması üzerine Sultan İkinci Bayezid, bir mescidle dervişler için özel hücreler yaptırarak, burasını Nakşibendi tekkesine dönüştürdü Emir Buhari 1516 yılında vefat etti

Enver Paşa
Enver Paşa 1880 yılında İstanbul'da doğdu Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi'nde öğrenim gördü Harp Okulu'nu 1899'da piyade teğmeni olarak bitirdikten sonra, 1903'te kurmay yüzbaşı olarak Harp Akademisi'nden mezun oldu Selanik'teki üçüncü ordunun emrine girdi 1906'da binbaşı oldu İttihat ve Terakki Cemiyeti kurucuları arasına katıldı Bu topluluk içinde tutunup, kendini sevdirdi
II Meşrutiyet'in ilan edilmesinde önemli rol oynadı Makedonya Genel Müfettişliği ve Berlin Ateşemiliterliği gibi görevlerde bulundu 31 Mart olayında Hareket Ordusu'na katıldı İşkodra mutasarrıfı ve cephe komutanı olarak İtalyan saldırısına başarıyla karşı koyan Enver Paşa, 1912'de yarbay oldu 23 Ocak 1913'te İttihat ve Terakki tarafından düzenlenen Babıali baskınına katıldı
Sadrazam Kamil Paşa'nın istifasını sağladı Böylece İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin iktidarı ele geçirmesinden sonra, Edirne'nin kurtarılmasında önemli rol oynadı Bu başarısından sonra albaylığa, ardından da tuğgeneralliğe yükselen Enver Paşa, 1914'te de Sait Halim Paşa hükümetinde Harbiye Nazırı oldu Şehzade Süleyman'ın kızı ile evlendi Orduda bazı düzenlemeler yapan Enver Paşa, Fransız modeli yerine Alman stilini uyguladı Birinci Dünya Savaşı'na Almanların yanında katılmamızda etkin rol oynayanlar arasındaydı
Dünya Savaşının Osmanlı İmparatorluğu'nun yenilgisi ile sonuçlanmasından sonra, İttihat ve Terakki partili arkadaşlarıyla birlikte önce Odessa'ya, oradan da Berlin'e gitti; daha sonra Rusya'ya geçti Anadolu'daki Milli Mücadele hareketine katılmak istediyse de kabul edilmedi 1920 Eylülünde Bakü'de Doğu Ulusları toplantısına katıldı ve Batum'da Türkiye Şuraları Partisi'ni kurarak Türkistan'ı kurtarma hareketini başlattı Ancak Rus kuvvetleri karşısında başarılı olamadı 4 Ağustos 1922'de Tacikistan'da, Belcivan yakınlarında bir çarpışmada öldü ve Çeğen köyüne defnedildi

Ertuğrul Gazi
Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Beyin babası Ertuğrul Gazi hakkında bilinenler, kesin olmamakla birlikte, Oğuzların Kayı boyuna mensup olduğu bilinmektedir Oğuz boyundan biri olan Kayılar'a mensup Ertuğrul Gazi'nin ataları, Anadolu'nun ilk fethi sırasında Sultan Tuğrul Bey ve Alparslan'ın emirlerinin maiyetinde, önce Ahlat bölgesine gelmişler, Anadolu'ya yapılan seferlere katılmışlardı Ahlat'ın Eyyubiler'in eline geçmesinden sonra, Mardin yöresine yerleşen Ertuğrul Gazi'nin babası Gündüz Alp'in içlerinde yer aldığı Türkmenler, Moğolların Mardin ve çevresini yağmalamasından sonra, bu bölgeden ayrılarak Anadolu içlerine doğru ilerlediler
Gündüz Alp idaresindeki Kayılar da batıya göç ederek önce Erzurum yakınlarındaki Pasinler ovasına, Sürmeliçukur'a yerleştiler Kayılar'ın Pasinler'e gelmesinden kısa bir süre sonra Gündüz Alp hastalanarak vefat etti ve yerine oğlu Ertuğrul Gazi aşiretin başına geçti Moğol saldırılarının bu bölgede de hissedilmesinden sonra Ertuğrul Gazi kardeşi Dündar Bey ile birlikte batıya hareket etti Sivas yakınlarına gelip konakladığında burada Selçuklu ordusu ile Moğolların savaştığını ve Selçuklu ordusunun bozulmak üzere olduğunu gördü Ertuğrul Gazi Selçuklu ordusuna yardım edince savaşın seyri değişti ve savaşı Selçuklar kazandı Alaaddin Keykubad, Ertuğrul Gazi'ye yardımlarından dolayı iltifatlarda bulunarak hi'lat giydirdi
Selçuklu ülkesinde yaşamak için göç ettiklerini öğrenince, Ankara yakınlarındaki Karacadağ ve çevresini ona verdi Ertuğrul Gazi bir süre Karacadağ'da kaldıktan sonra, Bizans sınırlarına kadar gelerek Söğüt dolaylarına, Aşağı Sakarya havzasına yerleşti Burada Bizans sınırlarındaki kasaba ve köylere akınlar düzenlemeye başladı Selçuklu ordusuyla İznik Rum İmparatoruna bağlı birlikler arasında bugünkü Pazaryeri ile Bozüyük arasındaki Ermeniderbendi denilen yerde yapılan savaşı, Selçuklular Ertuğrul Gazi'nin yardımlarıyla kazanınca, Alaaddin Keykubad ödül olarak Eskişehir ve çevresini Ertuğrul Gaziye verdi
Bu başarıdan sonra Karacahisar'ı da ele geçiren Ertuğrul Gazi, Söğüt üzerine yürüdü ve burayı fethetti Söğüt'ü yurt olarak tutan Ertuğrul Gazi, Bizans sınırlarına saldırılar düzenlediği gibi dostluk ilişkileri de geliştirdi Söğüt'e yerleşmiş Kayı aşireti her geçen gün biraz daha kuvvetlenerek büyüdü Oldukça yaşlanan Ertuğrul Gazi yerine oğlu Osman Beyi bıraktı ve doksan yaşında vefat etti Türbesi Bilecik ili Söğüt ilçesinin 1 km doğusunda bulunmaktadır

Esad Efendi
(Şeyhülislam)
Hocazade Esad Efendi Osmanlı şeyhülislamlarındandır 1570 yılında İstanbul'da doğdu Eğitimini babasından ve Molla Tevfik Gialni'den aldığı derslerle tamamladıktan sonra, mülazim oldu ve 1588'de haseki payesini aldı Ardından Ocak 1590'da Süleymaniye medreselerine ve Temmuz 1593'te Darülhadise tayin edildi Daha sonra kadılık görevine geçerek Edirne kadısı oldu Babasının saraydaki nüfuzu sayesinde kısa sürede yükseldi
Kazaskerliğe getirilen Esad Efendi, babasının şeyhülislamlığı sırasında İstanbul kadısı oldu Şubat 1604- Ocak 1605 ve Haziran 1606- Nisan 1608 tarihlerinde iki kez Rumeli kazaskerliğine getirildi Hacca gittikten sonra vefat eden ağabeyi Mehmed Efendinin yerine 2 Temmuz 1615'de şeyhülislam oldu
Sultan Birinci Ahmed'in vefatından sonra kardeşi Sultan Birinci Mustafa'nın tahta geçmesinde önemli rol oynadı Kendisinden önce amcasının tahta çıkmasında oynadığı rol dolayısıyla, Sultan İkinci Osman'ın (Genç) düşmanlığını kazandı Genç Osman padişah olunca onun yetkilerini kısıtladı Şeyhülislamların sefere çıkması adet olmadığı halde, Genç Osman'la beraber Hotin seferine katıldı Sultan Genç Osman'ın, kızıyla evlenmek istemesine karşı çıktıysa da daha sonra bunu kabul etti Bu akrabalık bile padişahla şeyhülislam arasındaki soğukluğu gidermedi
Sultan Genç Osman'ın yenilik hareketlerine karşı büyük bir ayaklanma çıktı Bu isyan sırasında Şeyhülislam Esad Efendi asilerin istekleri doğrultusunda fetvalar verdi Ancak Sultan Birinci Mustafa'nın tekrar tahta çıkarılmasının uygun olmadığını söylemekten çekinmedi Genç Osman'ın öldürülmesiyle sonuçlanan olayları önleyemediği gibi, damadının cenazesine gitmeyerek görevinden istifa etti Bir yıl sonra, Sultan Dördüncü Murad zamanında ikinci kez şeyhülislamlığa getirildi Kemankeş Ali Paşa'nın Rumeli kazaskeri olan kayınpederi Bostancızade Mehmed Efendi'yi şeyhülislamlığa getirmek istediğini öğrenince, idamı için bir fetva yazmaktan geri durmadı Ancak bu fetva, İstanbul kadısı olan küçük kardeşi Salih Efendi tarafından imha edildi Bir yıl yedi ay sonra 22 Mayıs 1625'de vefat etti Üç dilde şiirleri ve Kaside-i Bürdeye tahmisi vardır

Esad Paşa
1862 yılında Yanya'da doğdu Harbiye'yi 1890 yılında kurmay yüzbaşı olarak bitirdi Almanya'ya gönderildi ve orada dört yıl staj yaptı Dönünce Goltz Paşa'nın yardımcılığına getirildi Osmanlı - Yunan Savaşı'nda (1879) Yanya Kolordusu kurmay heyetinde görev aldı Harbiye'de ders verdi III Kolordu komutan yardımcısı olarak gönderildiği Selanik'te İttihat ve Terakki'nin etkinliklerini önlemediği düşüncesiyle İstanbul'a çağrıldı Yıldız'da yargılandıysa da II Meşrutiyet'in ilanıyla affedildi 1911 yılında Gelibolu fırkası komutanlığına atandı Balkan Savaşı'na katıldı ve Yanya Kalesi'ndeki savunmasıyla ün yaptı Çanakkale Savaşı'nda Kuzey Grubu komutanıydı I Dünya Savaşı'ndan sonra Askeri okullar ve II Ordu müfettişliklerinde bulundu Salih Paşa kabinesinde kısa süre Bahriye Nazırı olarak görev yaptı Anılarının bir bölümü "Esat Paşa'nın Çanakkale Anıları" adıyla 1975 yılında yayımlandı 1952 yılında İstanbul'da öldü

Evliya Çelebi
Evliya Çelebi, 1611 yılında İstanbul'da doğdu Pirinç levhalar üzerine oyma işleyen sanatçı bir babanın oğludur Kanuni'nin Zigetvar seferinde, önemli hizmetleri olan babasının, çevresindeki kişilerin serüvenlerini hikaye ettikleri aile sohbetlerinde bulunan Evliya Çelebi, dünyayı gezip görme merak ve isteği duydu 20 yaşındayken İstanbul içinde gezerek gördüklerini kaleme aldı
Enderun'a girerek burada dört yıl yetişti ve sipahi oldu Sultan Dördüncü Murad'ın Revan Seferinden sonra saraya girdi Ancak kısa bir süre sonra saraydan ayrılarak ilk seyahati olan Bursa yolculuğuna çıktı Ardından İzmit, Trabzon ve Girit yolculuklarına çıkan Evliya Çelebi, 50 yıl boyunca Avusturya, Hicaz, Mısır, Sudan, Habeşistan, Dağıstan gibi ülkelerde dolaştı Bu gezilerinde önemli mektuplar götürmek ya da savaşa katılmak gibi çeşitli hizmetlerde bulundu Gördüklerini ve gözlemlerini Seyahatname eserinde tarih ve yer belirterek yazdı "Seyahatname" edebiyatımızın gezi türünden ilk ve en büyük eseridir Gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru bir anlatım içinde halkın anlayacağı şekilde yazılmış, yine halkın anlayacağı deyimler çokça kullanılmıştır
Evrenos Gazi
Evrenos Gazi, Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında ve Rumeli savaşlarında büyük yararlılıklar göstermiş bir Türk komutanıdır Osmanlıların Karesi topraklarını almasından sonra Osmanlı hizmetine giren Hacı İlbey, Gazi Fazıl ve Ece Bey gibi Karesi beyleri arasında Evrenos Gazi de bulunuyordu 1356'dan sonra Rumeli'de meydana getirilen ilk uçlardan birinin yönetimi de bu akıncı beyine verilmiştir Evrenos Bey yönetiminde bulunan toprakları başarıyla korumuş, yeni bölgeler kazanmış ve uç komutanlığını şehirden şehire, kaleden kaleye taşımıştır
Evrenos Gazi 1385 yılında Vezir Çandarlı Halil Paşayla birlikte ilk kez Makedonya seferine katıldı Bütün Vardar vadisi yanında Yenice, Üsküp, Manastır alındığı gibi Arnavutluk topraklarına girilerek, Ohri fethedildi İpsala, Gümülcine, Serez ve Üsküp'ten sonra Ergiri'yi de Osmanlı topraklarına kattı
Arnavutluk serhatliğine getirilen Evrenos Gazi, Yıldırım Bayezid ve Çelebi Mehmed dönemlerinde de önemli işler yaptı Askeri başarılarının yanında cami, imaret ve medrese gibi büyük eserler de yaptırmış, yüz yaşını aşkın olduğu halde Vardar Yenicesi'nde ölmüştür

Franz Joseph
Avusturya İmparatoru ve Macaristan Kralı Habsburg hakimiyetine son veren 1848 İhtilalinde, Avusturya İmparatoru Ferdinand, 18 yaşında yeğeni lehine tahttan çekildi Böylece Franz Joseph, Avusturya İmparatoru ve Macaristan Kralı oldu (1848)
Franz Joseph imparator olduğu zaman, imparatorluk karışıklıklar içinde çalkalanıyordu Çekler, İtalya'daki devletler ve Macarlar ayaklanmıştı Macarlar bir cumhuriyet kurmuşlardı Lombardiya ve Venedik'i Sardinya Kralı Şarl Albert işgal etmişti Franz Joseph, kısa zamanda bu ayaklanmaları bastırdı
1859 'dan 1866 'ya kadar, Sardinyalılar ve Prusyalılarla savaşmak zorunda kaldı 1866 Sadova'da Avusturya ordusu, Prusyalılara karşı yenildi Almanya'daki, üstünlüğünü kaybetti İtalya'daki Avusturya'ya bağlı hükümetler, İtalyan birliğine girdi Franz Joseph, bu durum karşısında, Macaristan'la Avusturya'nın birleştiğini, birbirlerine eşit iki krallık olduğunu ilan etmek zorunda kaldı (1867) Böylece ikili devlet kurulmuş oldu Bununla beraber Franz Joseph, imparatorluk içinde yaşayan milletlere temiz siyaseti, sempatisi ve cömertliği ile kendisini sevdirdi Fakat talihsiz oluşu, zaman zaman onu rahatsız etti Oğlu canına kıydı, karısı bir suikast sonucu öldü Almanya İmparatorluğu ile ittifak birliğini yaptı Avusturya veliahtı Franz Ferdinand'ın, Sırplar tarafından öldürümesi üzerine Sırbistan'a savaş ilan etti (1914) Böylece I Dünya Savaşı'nın çıkmasına sebep oldu Fakat bu savaşın dünyaya getirdiği felaketleri göremeden, savaşın çıkmasından iki sene sonra öldü
Ferhat Paşa
Arnavut asıllı olan Ferhad Paşa, Enderun'da yetişip kapıcıbaşı, mirahur ve sonra yeniçeri ağası oldu 1584 yılından sonra, Rumeli valisi ve ardından İran seraskerliğine getirildi Başarılı hizmetlerinden dolayı kendisine vezirlik verildi İran savaşlarında galip gelerek imzaladığı antlaşmalarla meşhur oldu 1591 yılı sonlarında görevinden alındı Bir süre Sadaret Kaymakamlığı ve İkinci vezirlik yapan Ferhad Paşa, 1595 yılında ikinci defa sadrazam oldu Gayretli, akıllı, tedbirli ve cesur bir devlet adamı olan Ferhad Paşa, 1595 yılında vefat etti Eyüp'te kolluk karşısına defnedildi

Fethi Okyar
Devlet adamı ve Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurucusu Pirlepe'de doğdu İyi bir öğrenim gördü Vatan Hürriyet Cemiyeti'nde Mustafa Kemal ile beraber çalışdı 1908 da Paris'te ateşemiliter olan Fethi Bey, Trablusgarp Savaşı çıkınca Paris'ten ayrıldı, Afrika'da yapılan savaşlara katılmak üzere Trablusgarb'a geçti
1913'de İttihat ve Terakki Genel Merkezi'ne üye seçilmiş ve Genel Sekreter olmuştur Aynı yılın son aylarında Sofya'ya elçi olarak tayin edildi İzzet Paşanın kısa süren Sadrazamlığında Dahiliye Nazırı olarak görev alan Fethi Bey, Damat Ferit Paşa tarafından tutuklandı Bütün muhaliflerini ortadan kaldırmak isteyen Damat Ferit, Fethi Bey'i Enver, Cemal ve Talat Paşaların kaçmalarına göz yummakla suçlandırmış ve Malta'ya sürgüne göndermiştir Ancak tutuklanan İngilizler'le değiştirilmek suretiyle 1921 yılında Malta'dan kurtarıldı Büyük Millet Meclisi tarafından Büyük Taarruzda Dahiliye Nazırı olarak seçilen Fethi Bey, Roma, Paris ve Londra'ya giderek; Yunanlıların Anadolu'dan çekilmelerini sağlayacak bir barış için çalışmıştır Fethi Bey bu durumu, o sırada taarruz hazırlıklarını tamamlamak üzere bulunan Mustafa Kemal'e bir telgrafla birdirdi Daha sonra da Ankara'ya döndü Rauf Orbay'ın Başbakanlık görevinden ayrılması üzerine Başbakan seçildi (4 Ağustos 1923)
Cumhuriyetin ilanı sırasında yaşanan kabine buhranı üzerine Başbakanlıktan ayrıldı Mustafa Kemal'in Cumhuriyetin ilanına karar verdiği sırada, O'nun yanında bulunmuş ve Mecliste takip edilecek çalışma şeklini beraberce tespit etmişlerdir Fethi Bey, Cumhuriyetin ilanından sonra TBMM Başkanı seçildi Terakkiperver Fırkanın kurulmasından sonra, Başbakanlıktan ayrılan İsmet İnönü'nün yerine tekrar başbakanlığı seçilen Fethi Okyar, Şubat 1925'te başlayan Şeyh Sait İsyanı sırasında Başbakanlıktan ayrıldı
Büyükelçi olarak çalıştığı Paris'ten, 1930 yılında dinlenmek için yurda gelen Fethi Okyar'a Mustafa Kemal tarafından yeni bir parti kurması teklifi yapılması üzerine, Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu Fakat bu parti kapatıldı Mustafa Kemal'in ölümünden sonra da çalışmalarına devam eden Fethi Okyar, 12 Mart 1941'de Adliye Vekaleti görevinden ayrılmış ve birkaç yıl sonra 7 Mayıs 1943'de ölmüştür
|