Yalnız Mesajı Göster

Diyanet Tarafından Bazı Sorulara Verilmiş Cevaplar..

Eski 10-10-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Diyanet Tarafından Bazı Sorulara Verilmiş Cevaplar..



57- Namaz borcu olan kimselerin, sünnet yerine kaza namazı kılmaları mı,
yoksa sünnetleri terketmemeleri mi daha iyidir?
Hanefi mezhebine göre, üzerinde namaz borcu olan kimselerin, kaza namazı kılmaları beş vakit namazın farzlarından önce ve sonra kılınmakta olan revatib sünnetleri ile, teravih, duha ve tesbih namazı gibi kılınması hakkında Rasulüllah (SAV)'in emir ve tavsiyesi olan namazlar müstesna- diğer nafile namazları kılmalarından efdaldir Yani üzerinde namaz borcu olanlar, üzerimde kaza namazım var diye revatip olan sünnetleri terketmezler Hem bu sünnetleri eda ederler, hem de fırsat buldukça vaktinde kılamadıkları namazları kaza ederler
Rasulüllah (SAV) bir hadis-i şeriflerinde:
"Kutun kıyamet günü ilk hesaba çekileceği konu, farz namaztardır Eğer bu tamamsa işi kolaylaşmıştır Aksi hatde, "bakın bakalım, nafileden, bir şeyi var mı?" denir Nafile ile farz eksikleri tamamlanır"buyurmuştur
Malikî, Şafiî ve Hanbeli mezheplerine göre ise namaz borcu olan kimselerin sabah namazının sünneti dışında, revatip'ten olsun, olmasın, nafile namaz ile meşgul olmaları uygun değildir Bir an önce borçlarını kaza etmeleri gerekir
58- Kaza namazlarının her namazın arkasında kılınması şart mıdır?
Kazaya kalmış farz ve vacip bütün namazlar kerahet vakitlerinin dışında her zaman kılınabilir Bunlar için belirli bir vakit yoktur Ancak, düzenli bir şekilde namaz borçlarını tamamlamak için, kaza namazlarını vakit namazlarının peşinden kılmayı prensip haline getirmek güzel bir hare-kettir
59- Kaza namazını emreden ayet ve hadisler var mıdır?
Namazları vaktinde kılmak farz olduğu gibi vaktinde kılınamayan farz namazların kazası farz; vacip namazların kazası ise vaciptir Kur'an-ı Kerim'de geçen "namazı kılın" emri, edaya şamil olduğu gibi kaza namazlarına da şamildir Çünkü emredilen bir şey, eda veya kaza edilmedikçe yerine getirilmiş olmadığından zimmetten sakıt olmaz Bu emir, Kur'an-ı Kerim'in yüz küsür yerin-de geçmektedir Bu itibarla kaza namazları Kur'an'da yoktur demek yanlıştır Ayrıca bu konuda bir çok hadis-i şerif vardır Peygamber (SAV) Efendimiz; "Uyku veya unutkanlık sebebiyle namazını vaktinde kılamayan, hatırladığı zaman hemen kılsın" buyurmuştur Asrı saadetten beri de buna muhalefet eden hiçbir kimse bulunmamıştır Şu halde namazların kaza edilmesi kitap, sünnet ve icma-i ümmetle sabittir
60- İkamet ettiği yerle işyeri arası (90) kilometreden fazla olsa,
her gün gidip gelse bu kişi yolda ve işyerinde devamlı seferi mi olur?
Bir kimse ikamet ettiği yerden en az 90 km uzağındaki iş yerine her gün gidip geliyorsa o kimse için her iki yer de Vatan-ı aslî sayılır Her iki yerde de namazlarını, dört rek'at olarak kılar Bu iki yer arasındaki yolculuk esnasında ise dört rek'atlı farzları iki rek'at olarak kılar
61- Seferilikte veya yeraltında madende çalı-şan bir kimse cem-i takdim veya cem-i tehir yapabilir mi?
Hac mevsiminde Arafat'da öğle vaktinde öğle ile ikindi namazlarını Müzdelife'de yatsı vaktinde akşam ile yatsıyı cem etmenin dışında, Hanefi mezhebinde cem-i takdim veya tehir yapmak caiz değildir Şafii mezhebinde ise sefer halinde cem-i takdim ve cem-i tehir caiz görülmüştür Gerektiğinde Şafiî mezhebindeki ictihatla amel edilebilir
62- Cuma namazı misafire farz mıdır? Misafir kişi cuma namazı kıldırabilir mi?
Cuma namazının farz olmasının şartlarından biri de mukim olmaktır Dinen misafir sayılan kimselere cuma namazı farz değildir Ancak, kıldık-ları takdirde farz olarak sahih olur ve ayrıca öğle namazını kılmaları gerekmez
Misafir olan bir kimse, cuma namazında mukim olan cemaate imam olabilir Üzerine cuma namazı farz olmayan kimseler cuma namazını kıldıkları takdirde üzerlerinden o günün farz olan öğle namazı sakıt olur
63- Cuma günü imam minberde iken camiye gelen kimse, cumanın ilk sünnetine başlayacak mı?
Cuma günü imamın minbere çıkmasından itiba-ren, hutbeyi bitirinceye kadar, namaz kılmak, konuşmak, konuşana sus demek, selam alıp vermek, Kur'an okumak, tesbih çekmek, dua edene "amin" aksırana "yerhamukallah" demek caiz değildir
Camiye, imam minbere çıktıktan sonra gelenler, oturup ezanı ve hutbeyi dinlemeli, cumanın ilk sünnetini farzdan sonra kılmalıdırlar
64- Türkiye Darü'l-İslam mıdır? Bazı kimseler Türkiye'de cuma namazı kılınmaz diyorlar ne dersiniz?
İslamî hükümlerin açıkça icra edildiği veya Müslümanların İslamî hükümleri icra imkanına sahip olduğu ülkelere "darü'l-İslam"; bunun aksi olan ülkelere de "darü'l-harb" denir Nüfusunun ekserisi Müslüman olan ülkeler de "Darü'1-Harp" sayılmaz
Ayrıca; nüfusunun tamamı veya çoğunluğu Müslüman olmasa bile, islamî hükümlerin icra edilebildiği memleketler "darü'l-İslam" sayılır Bu itibarla, Türkiye "darü'l-İslam"dır; "Darü'1-harb" değildir Aksini iddia dinî hükümlere aykırıdır, insafsızlıktır Bu itibarla Türkiye'de cuma namazının kılınması farzdır
65- Kilisede namaz kılınabilir mi?
Zaruret bulunmadıkça kilisede namaz kılmak mekruhtur Ancak namaz kılınacak uygun başka bir yer bulunamadığı takdirde, temiz olmak kaydıyle orada namaz kılınmasında dinen bir sakınca yoktur Kilise, Havra vb gayri müslimlere ait ibadet yerleri satın alınarak veya başka yollarla cami haline getirilirse mescit hükmünü alır Artık o yerde namaz kılmakta hiçbir sakınca kalmaz
66- Pijama ve sabahlık ile kılınan namaz caiz midir?
Setr-ü avrete riayet etmek ve temiz olmak şartı ile ev kıyafeti olan pijama ve sabahlıkla namaz kılmak caizdir
67- Kısa kollu gömlekle, dar pantolonla namaz kılmak caiz midir?
a) Erkeklerin uzun kollu gömlekle kollarını sıva-yarak namaz kılmaiarı mekruh ise de kısa kollu gömlekle namaz kılmaları mekruh değildir
b)Tesettürü sağlayan temiz her elbise ile namaz kılmak caizdir Ancak uzuvlar belli olacak şekilde dar pantofonla namaz kılmak mekruhtur
68- Namaz içinde bazıları el hareketi göz hareketi yaparlar, elbiseleriyle oynarlar
Böyle kılınan namaz kabuf olur mu?
Namaz kılan insan Allah huzurunda bulunuyor demektir Namazla ilgisi olmayan ve namazı ıslaha
yönelik olmayan bazı hareketler namazı bozar Şöyle ki:
a)Namaz içinde yapılan hareketi karşıdan gören birisi o hareketi yapanın namazda olmadığı kanaatına varırsa -buna "amel-i kesîr" denir ki- bu hareketi yapan kişinin namazı bozulmuş olur Namaz kılarken yerden bir taş alıp kuşa atmak gibi
b) Eğer namaz kılanın bir hareketi, karşıdan bakıldığında onun namazda olduğu kanaatını doğuruyorsa -sözgelimi dizine batacak bir taşı tek eliyle bir kenara atması gibi- buna "amel-i kalîl" denir ki namazı bozmaz Ancak, zaruret olmadıkça, amel-i kalîl sayılan şeylerin yapılması da mekruhtur
Namaz içinde mekruh olabilecek abes hare-ketlerden sakınılmalıdır Namazı mekruh olarak eda etmiş olan kimsenin, vakit ve fırsat varsa namazı yeniden kılması uygun olur Eğer vakit ve fırsat yoksa; kerahetle eda edilmiş sayılır; kaza edilmesi gerekmez
69- Namaz kılarken kaç rek'at kıldığını unutan bir kimse bu hususta ne yapabilir?
Bir kimse namaz kılarken kaç rek'at kıldığı (kaçıncı rek'atte olduğu) hususunda şüpheye düşerse ve bu hal ilk defa başına geliyorsa namazı yeniden kılar Böyle sık sık şüpheye düşen kimse ise kanaatına (yani galip zannına) göre hareket eder, yeniden kılması gerekmez Mesela; öğle namazını kılarken, üç mü kıldım, dört rek'at mı kıldım diye şüphe edip de üç rek'at kılmış oldu-ğuna hüküm verirse, ihtiyaten bir rek'at daha ilave eder Bu husustaki tereddüt ve düşüncesinden dolayı da sehiv secdesi yapar Ayağa kalktıktan sonra dört rek'at kıldığına hükmettiği takdirde oturur teşehhüt ve selamdan sonra sehiv secdelerini yapar Kaç rek'at kıldığına karar veremediği zaman az olanı alır Bu durumda bir rek'at daha kılar Ancak tereddüt ettiği rek'atın, dördüncü rek'at olması ihtimalini dikkate alarak, oturup teşehhüd yapar Ettehiyyatü'yü okuduktan sonra, kalkıp bir rek'at daha kılar Namazın sonunda sehiv secdelerini yapar
70- Mezar nakli hangi ahvalde caizdir?
Vefat eden bir kimseyi, bulunduğu yerdeki kabristanlardan birine defnetmek müstehaptır Günümüz imkanlarına göre cesedin kokma tehlikesi yoksa ve taşınabilir bir durumda ise daha defnedilmeden başka bir kabristana veya başka bir memlekete götürülüp gömülmesinde bir beis yoktur Fakat cenaze gömüldükten sonra, bir zaruret olmadıkça kabri açılamaz ve başka yere nakledilemez Ancak şu durumlarda kabrin nakli mümkündür
a) Ölü, başkasına ait bir yere defnedilmiş olur ve mülk sahibi buna razı olmazsa,
b)Yol geçmesi ve benzeri sebeplerle, o yer kabristan olmaktan çıkarsa,
c) Kabri su basması tehlikesi varsa, nakli caizdir
71-Yurtdışından Türkiye'ye cenaze nakli caiz midir?
Yurtdışında vefat eden bir Müslümanın cenazesinin Türkiye'ye nakledilmesinde bir sakınca yoktur Ancak bir Müslümanın vefat ettiği yerde Müslümanlara ait mezarlık bulunduğu takdirde onun oraya defnedilmesi daha uygundur
72- Yurtdışında ölenlerin orada gömülmeleri günah mıdır?
Cenazeyi öldüğü yere defin etmek, menduptur Bundan maksat öldüğü yerin mezarlığıdır Cenazeyi defnetmezden önce başka yere nakletmek de caizdir Definden sonra kabrinden çıkararak nakil ise kesin zaruret olmadıkça mutlak suretle caiz değildir
Bu itibarla; yurtdışında ötenlerin, bulundukları yerde bir Müslüman kabristanı varsa, orada defnedilmeleri uygun olur Şayet Müslüman kabristanı yoksa Hıristiyan mezarlığında Müslümanlar için ayrılmış olan bölüme defnedilmeleri mümkün olduğu gibi, Türkiye'ye nakledilmeleri de caizdir
73- Cenaze yıkanmadan ölünün yanında Kur'an okumanın hükmü nedir?
Ölü yıkanmadan yanında Kur'an okumak mekruhtur Ancak başka bir odada okunmasında
bir sakınca yoktur Yıkandıktan sonra, yanında da
okunabilir
74- Ölünün ağzında bulunan altın dişierini sökmek caiz midir?
Ölümünden sonra, bir kimsenin ağzındaki sabit yani çıkarılıp takılmayan dişlerin sökülmesi caiz değildir
75- Cenazenin tabutla defnedilmesi doğru mudur?
Cenazenin tabutsuz olarak defnedilmesi esas-tır Ancak kabrin zemini rutubetli veya yumuşak olduğu takdirde cenaze tabut ile defnedilebilir Fakat böyle olmayınca tabut ile defin mekruhtur
76- Namaz kılmayan kimselerin cenaze namazlarını kılmakla mükellef miyiz?
Peygamberimiz Hz Muhammed (SAV)'in insanlığa tebliği ve hayatında tatbik ettiği dinî hükümlerin doğru ve gerçek olduğunu kabul eden ve ben Müslüman’ım diyen herkes, bazı ibadetlerde kusurlu bile olsa, dinden olduğu kesinlikle bilinen bir hükmü inkar etmedikçe Müslüman’dır, bu itibarla, günahkar da olsa her Müslüman’ın cenaze namazı kılınır
77- Tanımadığımız, musallaya konan her cenazenin, namazı kılınabilir mi?
Cenaze namazı kılabilmek için gerekli şartlardan birisi de o cenazenin Müslüman olmasıdır Kendisinin veya ebeveyninden birisinin veyahutta yaşadığı çevrenin Müslüman olmasıyla mezkür cenazenin de -zahiren- Müslüman olduğuna hükmedilir Sözünü ettiğimiz şartlar muvacehesinde, cenazesi musallaya konulmuş olan kişinin Müslüman olmadığına dair kesin bir bilgi bulunmadığı takdirde o kişinin Müslüman sayılmasında ve cenaze namazının kılınmasında bir sakınca yoktur
78- İntihar etmek günah mıdır? İntihar edenin cenaze namazı kılınır mı?
İntihar, büyük günahlardandır Başkasının canı-na kıymak, katil olmaktan farkı yoktur, hatta daha kötüdür Ancak bunu helal saymadıkça intihar eden kişi İslam dininden çıkmış olmaz Dinden çıkmayı gerektiren bir davranışta bulunmamış olan, her Müslümanın cenaze namazı kılınır
79- Düşük olan bir çocuğa nasıl bîr muamele gerekir?
Hilkati tamamlanmadan düşen bir çocuk, bir bez parçasına sarılarak defnedilir Yıkanması, usülüne göre kefenlenmesi ve cenaze namazı kılınması gerekmez
Doğduktan sonra ölen bir çocuğa isim verilir Cenazesi yıkanır, usülüne göre kefenlenir ve namazı kılınarak defnedilir Böyle olmayınca yani ölü olarak doğmuş ise, yıkanıp bir beze sarılarak defnedilir; fakat namazı kılınmaz
80- Bir Müslümanın cenazesi gayr-ı müslim çocuklarına bırakılır mı?
Vefat eden bir Müslümanın cenazesi, Müslüman olan velisi veya akrabası tarafından kaldırılır Eğer- sözkonusu cenazenin bütün akrabası gayr-i Müslim ise; cenaze hiçbirine verilmez, onun techizi, tekfîni ve cenaze namazı kılınarak defni, Müslüman toplumu üzerine farz-ı kifayedir
81- Musallada ölüye yapılan "Helal olsun" sözü ile bütün alacaklar da helal edilmiş olur mu?
Hakkını helal eden kişinin, ölenin üzerinde bulunduğunu bildiği hakları helal olur, Sözgelimi, bir başkasının hakkını zimmetine geçirmiş olan kişi öldüğü zaman, hak sahibi bundan haberdar olarak, kendi isteği ile hakkını helal ederse, ölen kişi bu sorumluluktan kurtulur Hak sahibi de sevap kazanır Fakat hak sahibi ölenin üzerinde bulunan bazı haklarından haberdar değilse, haber-dar olmadığı haklarını helal etmiş sayılmaz Ayrıca karz veya alım-satım gibi sebeplerle ölenin zimmetindeki borçlarının da, mirasının taksiminden önce terikesinden hak sahiplerine (alacaklılarına) ödenmesi gerekir
82- Kadınlar kabir ziyaretine gidebilir mi?
Kabir ziyareti hem erkek hem de kadın için müstehaptır Gerektiğinde, kadınlar da usulüne uyarak kabir ziyaretinde bulunabilirler
83- Almanya'da oruca başlayan bir kişi uçakla daha doğudaki veya daha batıdaki
bir ülkeye yolculuk yapsa iftarı nereye göre yapacaktır?
Bir yerde oruca başladıktan sonra, daha önce akşam olan doğudaki bir yere uçakla giden bir kimse gittiği yerdeki vakte göre orucunu açacaktır Eğer batıya gidecek olursa durum yine aynıdır Yani gittiği yerin vaktine uyarak orucunu açacaktır İftar vaktine yakın, uçakta yolculuğu devam ediyorsa, uçaktaki görüntüye göre güneş batmadıkça iftar edemez Çünkü orucun vakti, ikinci fecirden güneşin gurubuna kadar devam eder Yüksek bir yerde; mesela; yüksek bir minarede veya kulede bulunan kimse, güneşin gurubunu görmedikçe iftar edemez Aşağıda bulunanlar ise bulundukları yerin takvimine göre iftar ederler Uçaktakiler de, üzerinde bulundukları yerin saatini ölçü alamazlar; güneşin batmasını beklerler
84- Devamlı olarak uzun yola gidenler, namaz ve oruçları nasıl yerine getirmelidir?
İslam dini Ramazan ayında oruç tutamayan hasta ve yolcuların sonradan kaza etmelerini emreder Mazeret ne kadar devam ederse şerî ruhsat da o kadar devam eder Bu gibi kimseler bir sene veya on sene sonra, mazeretleri ortadan kalkınca, zamanında tutamadıkları Ramazan oruçlarını kaza ederler Cenab-ı Hak buyuruyor ki:
"Sizden bir kimse hasta veya yolcu olursa oruç tutmadığı günler sayısınca daha sonra diğer günlerde tutsun" (Bakara, 185)
Namaz ise yolculuk sebebiyle kazaya bırakılmaz Ancak seferi sayıldığı sürece dört rek'atlı farz namazlar iki rek'at olarak kılınır Devamlı olarak uzun yola giden kaptan ve sürücülerin durumu da aynıdır
85- Kalb hastalıkları olanlar ve hastaları günde 2-3 hap almak zorundadırlar
Bunların oruç tutmaları gerekli midir?
Hastalık, Ramazan'da oruç tutmamayı mübah kılan özürlerdendir Bir kimsenin oruç tuttuğu takdirde hastalanacağı, hasta ise hastalığının artacağı tıbben veya tecrübe ile sabit olursa oruç tutmayabilir İyi olunca da yalnız yediği günler sayısınca kaza etmesi gerekir Ayet-i Celilede; "Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde oruç tutar" buyrulmuştur (Bakara, 184)) Ömrü boyunca bu durumda hasta olan kişiler ise, her gün için bir fidye verirler Yoksul ve muhtaç kişilerin fidye vermeleri de gerekmez Dinimiz hiç kimseyi gücünün üstünde bir şeyle yükümlü kılmamıştır

Alıntı Yaparak Cevapla