10-10-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Âh Mine-L Aşk!...
Âh   mine’l-aşkı ve hâlâtihî -Ahraka kalbî bi-harârâtihî
Âh mine’l-aşkı ve hâlâtihî
Ahraka kalbî bi-harârâtihî
(Ah, aşkın elinden ve onun hallerinden; ateşiyle kalbimi yaktı yandırdı  )
Şeyh Galip
Seçilmiş ayda, kutlu günde, güzel saatte  
Bir övülmüş isim, saba yeli gibi merhametli, içten ve nüvazişkâr  
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır Hasretler ki âşıkların âvâzı kadar yanıktır, elbette onadır
Övgüler ki özlem sözlerince ateşli, ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep onadır
Duyuşlar ki kurtuluşun nuruyla nurlanmış yüzler gibi aydınlık, ve teselliler ki lale yanakların kadifesince yumuşak, anımsamalar ki şehitlerin "Allah! Allah!" nidası ardından atılışlarınca makbul, hep onadır, hep onadır
O ki Gül'dür, bütün mecburiyetler onadır
Bileli kendimi ben gönlümü âşık buldum
Gönüller ki Gül'e hasret! 
Az konuşmaya ve çok sükuta vurgun  
Serapa belagat ve fesahat pınarı  
Hatırımıza düştün hatırına düşür bizi
Sevdik seni, sevindir bizi
Uzaktayız yakınına vardır bizi; yandık pınarına kandır bizi
Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi serin kuyulardan; koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan Gözyaşı değil nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan! 
Geç kalmış aylara ve yıllara inat kadehinden içelim artık gül şarabını, çölde yitmiş çaylara ve yollara inat gerçeğinden seçelim şimdi gül serabını  
Gül sözleri edelim çok çok, ve gonca sükutu az az
Gül düşleri görelim gül gecelerinde, Gül'ün aşkını derelim gül hecelerinde Gözü sürmeli ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip Gönülleri yıkayalım gül suyuyla
Gönüldendir şikayet kimseden feryâdımız yoktur
Gönlüm ki Gül'e hasret  
Üçüncü halin imkansızlığında  
Ve kozanın amansız yırtılışında  
Cevher Gül'e düştü, mıknatıs bana, güzellik Gül'e, sevgi bana  
Güzeller güzelleri severmiş ve sadıklar sadıkları  
Güzelliğimi artır benim Gül'üm, ve arındır ayrık güzelliklerden sevgilerimi  
Senden yüzüne bakma lezzetini isterim ve titrerim vefadan sonra ayrılığına düşme dehşetiyle
Genişlet sana indirilene yaslanmakta sinemi, ve sade kıl sensiz düşüncelerden gönül ayinemi
Bir yankı ol, ses kat sesime; bir nazar kıl can ver nefesime
Düşümde ya hayalde gel, bitirdi gerçek beni; geldir bizi her halde gel ya yanına çek beni!
Gel Efendim!
Sen gelmeyince hatıra bilsen neler gelir  
|
|
|
|