|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türkiye’Yi İlgilendiren (Sadece Devletlerin Üye Olduğu) Uluslararası Örgütler
G – 7 (Group of Seven) Ülkeleri
Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD’den oluşmaktadır
1975 yılındaki ilk zirve, ABD dolarının altın standardından ayrılması, petrol fiyatındaki aşırı yükseliş ve artan enflasyon ve işsizlik gibi sorunların yol açtığı 1970’li yılların başında dünyada yaşanan krize karşı önde gelen batılı sanayileşmiş ülkelerin tepkilerini koordine etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir 1977’den bu yana Avrupa Birliği’nin temsilcileri de zirvelere katılmışlardır Rusya da 1991 yılından beri her zirveye davet edilmiştir ABD başkanı Bill Clinton’un Denver zirvesini Sekizler Zirvesi olarak belirlemek suretiyle Rusya’nın resmen katılımını tanımaya yönelik girişimine rağmen, Rusya henüz G-7’nin tam üyesi olarak düşünülmemekte ve tüm zirve toplantılarına katılmamaktadır
G-7; büyük boyutlara ulaşan ekonomik gücünün verdiği üstünlükle uluslararası finansal ve ticari kurumları doğrudan etkilemektedir G -7 liderlerince alınan kararlar; Dünya Bankası, IMF, OECD, DTÖ (WHO) ve NATO gibi uluslararası kuruluşların politikalarının yönlendirilmesinde son derece önemli rol oynamaktadır G-7’nin bu kuruluşlar gibi devamlı personeli, merkezi, faaliyetlerini yürütmek için belirlenmiş kuralları ve resmi veya yasal gücü olmamasına rağmen bu sayılan kuruluşlar üzerinde önemli bir etkisi vardır Bu etki G-7’nin ekonomik gücünün büyüklüğünden kaynaklanmaktadır 1999 yılında 7 üye ülkenin toplam 19,7 trilyon dolar olan GSYİH’ları dünya ülkeleri toplam GSYİH’sının yüzde 65’ini oluşturmaktaydı Ayrıca, ABD, Fransa, İngiltere gibi G-7 ülkelerinin pek çoğu da uluslararası ilişkilerde stratejik öneme sahip ülkeler olarak genel kabul görmüşlerdir
G-7 zirvelerinin amacı:
• Hükümetler arası işbirliğini güçlendirmek;
• Karşılıklı anlayışı geliştirmek;
• Uluslararası örgütlerin faaliyetlerini canlandırmak;
• Gelecekte karşılaşılabilecek önemli sorunların çözümü için ortak çaba sarf etmek;
• Gelişmekte olan ülkelere yönelik daha kapsamlı işbirliği girişimlerini başlatmak;
• Zirvelerde alınan kararların uygulanmasını ve verimliliğini değerlendirmek;
• Dünya para ve ticaret sistemlerinin işleyişini geliştirmek;
• Daha güvenli, sağlıklı, modern ve zengin, özgür ve huzurlu bir dünya yaratmak için birlikte çaba sarf etmek;
• Uluslararası uyuşmazlıkları çözme ve önlemedeki kapasitesini güçlendirmek suretiyle Birleşmiş Milletleri yeniden canlandırmak için işbirliği yapmaktır
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (Organisation for Economic Co-operation and Development) “OECD” Ülkeleri
Avusturya, Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, Almanya, Yunanistan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye, İngiltere, ABD, Avustralya, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Macaristan, Japonya, Meksika, Yeni Zelanda, Polonya, Slovakya, Güney Kore
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü bazen de İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı şeklinde adlandırılan OECD, 14 Aralık 1960 tarihinde imzalanan Paris Sözleşmesi’ne dayanılarak kurulmuştur ve savaş yıkıntıları içindeki Avrupa’nın Marshall Planı çerçevesinde yeniden yapılandırılması amacıyla 1948 yılında kurulan Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün (OEEC) doğrudan mirasçısıdır Örgütün tüzüğe bağlanmış amaçları şunlardır:
• Finansal istikrarın eşzamanlı olarak korunduğu üye ülkelerde ve hem de özellikle gelişmekte olan ülkelerde halkın yaşam standardının iyileştirilmesi, sürekli ve dengeli ekonomik gelişim sağlayan politikaya destek ve yardım, işsizliğin ortadan kaldırılması;
• Ekonomik genişleme politikasının uyandırılması ve sosyo-ekonomik eşgüdümlü gelişmenin desteklenmesi;
• Uluslararası yükümlülüklere uygun olarak çok taraflı ve ülkeler arasında ayrım gözetmeyen dünya ticaretinin geliştirilmesine destek verilmesi
• OECD’ye üye veya bu örgüte üyelik talebinde bulunan ülkeler, sosyo-politik ve ekonomik yaşamda, aşağıda belirtilen üç ilkeyi vazgeçilmez değerler olarak benimsemişlerdir:
• Demokrasi;
• İnsan haklarına ve yurttaş özgürlüğüne bağlılık;
Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması (The North American Free Trade Agreement) “NAFTA” Ülkeleri
Kanada, ABD ve Meksika
1 Ocak 1994’te yürürlüğe giren NAFTA kapsamında, söz konusu üç ülke arasındaki ticaret ve yatırımlar liberalize edilmiş, ilk kez yabancı şirketlere, anlaşma ülkelerini uluslararası tahkim kurullarında tek taraflı olarak dava etme hakkı tanınmıştır 1994-2001 yıllarında yatırımcıların ABD, Kanada ve Meksika hükümetlerine karşı açtığı yüzlerce tahkim davası bulunmakta olup; bu davaların hemen hepsinde yatırımcılar kazanmış, devletler ise kaybetmiştir
Asya Kaplanları (Asian Tigers) Ülkeleri
Tayvan, Singapur, Hong Kong ve Güney Kore ekonomilerini kasteder
Ayrıca Asya’nın Dört Küçük Ejderhası (Asia’s Four Little Dragons) olarak da bilinirler Bu ülkeler ve bölgeler, 1960 ve 1990 yılları arasında yüksek büyüme oranları ve hızlı endüstrileşmeleriyle bilinirler 21 yüzyılda, Asya'nın Kaplanları olarak bilinen bu ülkeler gelişmiş ülkeler kategorisine son derece yaklaşmışlardır Bu dört ülkenin ekonomik politikalarındaki hedefler Japonya ve Çin ile aynı karakterdedir Üyelerin ve bölgenin ortak özellikleri şöyledir:
• Zenginleşmiş endüstrileşmiş ülkelere ihracata odaklanmak
• Zenginleşmiş endüstrileşmiş ülkelerle ticaret dengesi
• Onyıllarca iki haneli büyüme rakamları
• Önceki yıllarda demokratik olmayan ve otoriter sayılabilecek rejimlere sahip olmaları
• Yüksek Amerikan sermayesi
• Yüksek oranda ekonomik özgürlük
Bu ülkeler 1997 finansal krizinden büyük oranda etkilenmişlerdir Tayvan’da bu kriz sınırlı kalırken, Güney Kore bu krizde adeta sarsılmıştır Ayrıca bu ülkelerin borsaları ve bonoları aşırı değerlidir Yatırımcılar bu durumdan memnun değillerdir
Dünya Ticaret Örgütü “DTÖ” (World Trade Organization “WTO”) Ülkeleri
151 üyesi bulunmaktadır Antigua ve Barbuda, Angola, Antigua and Barbuda (Barbados), Arjantin, Ermenistan, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Bahreyn, Bangladeş, Barbados, Belçika, Belize, Benin, Bolivya, Botsvana, Brezilya, Brunei, Bulgaristan, Burkina Faso, Burundi, Kamboçya, Kamerun, Kanada, Orta Afrika Cumhuriyeti, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Çad, Fildişi Sahilleri, Küba, Hırvatistan, Kıbrıs (GKRY), Çek Cumhuriyeti, Çin, Kongo, Danimarka, Cibuti, Dominik, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, Mısır, El Salvador, Estonya, Fiji, Finlandiya, Fransa, Gabon, Gambiya, Almanya, Gana, Yunanistan, Grenada, Guatemala, Gine, Yeni Gine, Guyana, Gürcistan, Haiti, Honduras, Hong Kong, Macaristan, İzlanda, Hindistan, Endonezya, İrlanda, İsrail, İtalya, Jamaika, Japonya, Ürdün, Kenya, Kırgızistan, Kore Cumhuriyeti, Kuveyt, Ürdün, Lesoto, Liechtenstein, Litvanya, Lüksemburg, Makau, Madagaskar, Makedonya, Malavi, Malezya, Maldivler, Mali, Malta, Moritanya, Mauritus, Meksika, Moldova, Moğolistan, Fas, Mozambik, Myanmar, Namibya, Nepal, Hollanda, Yeni Zelanda, Nikaragua, Nijer, Nijerya, Norveç, Umman, Pakistan, Panama, Papua Yeni Gine, Paraguay, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz, Katar, Romanya, Raunda, Saint Kitts and Nevis, Saint Lucia, St Vincent ve Grenadalar, Suudi Arabistan, Senegal, Sierra Leone, Singapur, Slovakya, Slovenya, Solomon Adaları, Güney Afrika, İspanya, Sri Lanka, Surinam, Swaziland, İsveç, İsviçre, Tanzanya, Tayland, Togo, Tonga, Trinidad ve Tobago, Tunus, Türkiye, Uganda, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, ABD, Uruguay, Venezuella, Vietnam, Zambiya, Zimbabve
Gözlemci Üyeler: Afganistan, Cezayir, Andora, Azerbaycan, Bahama, Belarus (Beyaz Rusya), Bhutan, Bosna-Hersek, Cape Verde, Comoros, Akvador Ginesi, Etiopya, Vatikan, İran, Irak, Kazakistan, Lao People’s Democratic Republic, Lübnan, Liberya, Libya, Karadağ, Rusya Federasyonu, Samoa, Sao Tomé and Principe, Sırbistan, Seyşel Adaları, Sudan, Tacikistan, Ukrayna, Özbekistan, Vanuatu, Yemen
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), çok taraflı ticaret sisteminin yasal ve kurumsal organıdır DTÖ, hükümetlerin iç ticaret yasalarını ve düzenlemelerini nasıl yapacakları hususunda yasal bir çerçeve ortaya koymaktadır ve toplu görüşmeler ve müzakereler yoluyla ülkeler arasında ticari ilişkilerin geliştirildiği bir platformdur 1 Ocak 1995’te kurulmuştur Uruguay Round’a taraf olan ülkeler 15 Aralık 1993’te görüşmeleri tamamlamış ve Fas’ın Marakeş kentinde Nisan 1994’te “Nihai Karar” bakanlar tarafından imzalanmıştır 15 Nisan 1994’te ilan edilen Marakeş Deklarasyonu, Uruguay Roundu görüşmelerini onaylamış ve Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) altında gerçekleştirilen yedi görüşmenin “dünya ekonomisini güçlendirdiği ve daha fazla ticaret, yatırım, istihdam ve gelir artışı sağladığı”nı ilan etmiştir DTÖ, Uruguay Roundu görüşmelerinin şekillendiği ve bir anlaşmadır ve GATT’ın devamıdır
DTÖ, sadece üyelik açısından (1994 sonunda 128 üye) GATT’tan fazla değil, aynı zamanda, uygulandığı ticari faaliyetler ve ticaret politikalar açısından da daha geniş bir alanı kapsamaktadır GATT, sadece mal ticaretini kapsarken, DTÖ mal, hizmetler ve fikri mülkiyet hakları olarak da bilinen “fikir ticaretini” de kapsamaktadır
DTÖ’nün esas fonksiyonları; topyekün olarak DTÖ’ye oluşturan çok taraflı ticaret görüşmelerini yönetmek ve uygulamak, çok taraflı ticaret görüşmelerinde bir forum olarak görev yapmak, ticari anlaşmazlıklarına çözüm aramak, milli ticaret politikalarını denetlemek ve bu amaçlarla global ekonomik politika yapımında görevli uluslararası kuruluşlarla işbirliğine gitmektir
DTÖ anlaşması, tarımdan tekstil ve konfeksiyona, hizmetlerden fikri mülkiyet hakları kurallarına kadar, değişik alanlarda 29 ayrı metinden oluşmaktadır Bunlara ilave olarak DTÖ üyelerine ilave sorumluluklar ve taahhütler yükleyen, ilave 25 deklarasyon, karar ve anlaşma da bulunmaktadır DTÖ kuralları geleneksel olarak hassas sektörler olarak kabul edilen tarım malları ticareti ve tekstil ve konfeksiyon ürünlerini de kapsamaktadır Tarım da kabul edilen kurallar piyasaya giriş şartlarını, yerli üretimi destekleme kurallarını, ihracat teşvik uygulamalarını ve gıda güvenliği, bitki ve hayvan sağlığı kurallarını içermektedir Tekstil ve konfeksiyonda yeni kurallar Çok Elyaflılar Anlaşması’ndan sonra 10 yıllık bir geçiş dönemi ile DTÖ kurallarına dahil olacaktır
Hizmetler ticaretindeki ilk anlaşma; üyelerin kapsamı, milli uygulamalar ve piyasaya giriş konularındaki yükümlülüklerinden bahsetmekte ve hizmetler ticaretinin daha da liberalleştirilmesi hususunda genel bir çerçeve çizmektedir Devam eden görüşmeler hali hazırda finansal hizmetlerde piyasaya giriş taahhütleri, temel iletişim sektörleri, deniz nakliyatı ve insanların sınırdan sınıra geçişi hakkındadır Görüşmelerde diğer bir ilk de fikri mülkiyet haklarının ticaretle ilgili yönüdür (TRIPS) Bu anlaşma, sadece telif hakları, patent hakları gibi yeni fikri mülkiyet haklarını dile getirmekle kalmamakta, ayrıca coğrafi işaretler, endüstri dizaynı, ticaret markaları ve ticaret sırları ve know-how (süreç bilgisi) haklarını da koruma altına almaktadır Mal ticaretinde DTÖ kuralları, anti-damping uygulamaları, teşvikler ve karşı uygulamalar, gümrük uygulamaları ve ithalat lisansı konularını da kapsamaktadır Kurallar, şayet bu uygulamalar gündeme geldiğinde ne gibi kuralların tatbik edileceğini de açıklamaktadır
Yukarıda değinilen anlaşmalarla pek çok basit ve temel ilkeler hep birlikte yeni çok taraflı ticaret sistemini meydana getirmektedir GATT’ın ana kuralları, üyeler arasında ve ithalat ile yerli üretim arasında ayırım yapmayı yasaklamaktadır Mesela Madde I “En Çok Kayırılan Ülke” (MFN) fıkrasında her hangi bir ülkenin bir ülkeye uyguladığı imtiyazın başka ülkelere uygulanandan daha az olamayacağı belirtilmektedir Ayırım yapmamanın bir diğer şekli de “ulusal muamele”dir ve mallar bir piyasaya girdiğinde en az yurt içinde üretilen mallar kadar kayırılabileceği belirtilmektedir
GATT’ın 1948’de kuruluşunu takiben ortalama tarife seviyesi toplam yedi görüşmeyle kademeli olarak indirilmiştir Uruguay Round bu başarılara bir yenisini eklemiştir Ortalama tarife seviyeleri önemli ölçüde düşerken genel bağlı tarife seviyeleri de önemli miktarda artmıştır Tarife indirimleri yoluyla piyasaya giriş taahhütleri Uruguay Round’unda toplam 22 500 sayfalık ulusal tarife listelerinde yer almaktadır
Pek çok kısımda beş yılda tamamlanacak olan tarife indirimleri gelişmiş ülkelerin sanayi ürünleri tarifelerinde toplam % 40’lık bir indirim sağlayan, ortalama % 6,3 olan tarifeleri, % 3,8’e indirmektedir ve gelişmekte olan ülkelerden yapılan sanayi ürünleri ithalatı değer olarak % 20’den % 44’e çıkaracaktır Tarife yapısının daha yüksek kısmında yer alan ve % 15’in üzerinde tarifeleri kapsayan tüm kaynaklardan gelişmiş ülkelere yapılan ithalat; % 7’den % 5’e ve gelişmekte olan ülkelerden yapılan ithalatta % 9’dan % 5’e düşmüştür
Anlaşmazlıkların çözümü sistemi, DTÖ’nün uluslararası ticaret sistemine güvenlik ve öngörü sağlayan bir unsurdur ve bu sistem sayesinde DTÖ üyeleri, uluslararası ticaret kurallarının aleyhlerine ihlali durumunda kendileri bir girişimde bulunmamakta, fakat çok taraflı anlaşmazlıkların çözümü sisteminin bu durumu çözmesini istemektedirler İlke olarak imtiyazlar, verilen cezaya konu sektörle aynı olan sektöre verilmelidir Şayet bu uygulanabilir değil veya etkin değilse, imtiyazlar anlaşmada yer alan farklı bir sektöre de verilebilir Her durumda DTÖ’nün Anlaşmazlıkların Çözümü Organı (DSB) kabul edilen tavsiyelerin ve kuralların uygulanmasını izlemekte ve her türlü anlaşmazlığa konu olan durum, tamamen ortadan kalkmadıkça gündeminde bulunmaya devam etmektedir
Diğer Önemli Örgütler
Birleşmiş Milletler “BM” (United Nations “UN”)
Bağlantısızlar Hareketi (Non Aligned Movement “NAM”) 100’ün üzerinde üyesi vardır Afrika Birliği (African Union “AU”): Afrika ülkelerinin tek çatı altında toplandığı kuruluştur 1963 yılında kurulmuş olup, 2002’de bu adı alan örgütün temel amacı Afrika ülkeleri arasında dayanışma ve işbirliğini artırmaktır Merkezi Addis Ababa’dır Fas hariç Afrika kıtasında bulunan tüm ülkeler bu birliğe üyedir
KAYNAK: TÜRKSAM
|