10-10-2012
|
#129
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Nutuk...Tamamı..
ANADOLU'DA BULUNAN YABANCI SUBAYLARIN TUTUKLANMASI KARARI
Efendiler, yabancıların İstanbul'da saldırılarını artırarak nâzır veya milletvekillerinden bazılarını tutuklamaları ihtimaline karşı, Anadolu'da bulunan yabancı subaylann tutuklanmalarına karar verdim Bu kararımı ve buna göre tedbirler alınması gereğini, 22 Ocak 1920 tarihinde, Ankara, Konya, Sıvas ve Erzurum'daki kolordu komutanlarına "kişiye özel" olarak şifre ile emrettim (Belge: 226)
Efendiler, milletvekillerine yazdığım telgrafa, Vasıf, Rauf , Bekir Sami Beyler 'in ortak imzasıyla cevap geldi Bu cevapta: Meclis resmi olarak çalışmalara başlayınca, söz konusu mesele dolayısıyla kabine çekilecektir O zamana kadar durumun emniyeti bakımından kabinenin işbaşında kalması gerekir Siz, bir teşebbüste bulunmayınız ve müdahale etmeyiniz Emirlerinizi bize bildiriniz Görüşlerinizin her makam önünde gereği gibi savunulacağına güveniniz denilmekteydi (Belge: 227)
Ben, ne Hükûmet'e ne de Meclis'e birşey yazmamaya karar vermiş ve işi artık sayın milletvekili arkadaşlarımıza bırakmıştım (Belge: 228)
Efendiler, İstanbul'daki şahısların hareketlerini hangi tavsiyelere göre ayarladıklarını belirtebilmek için şu kısa bilgiyi arz edeyim:
Filân siyasî temsilci, çok namuslu ve doğru sözlü ve Türk dostuymuş muş Bu zat, çok içten ve dokunaklı bir dille demi ki "eğer Harbiye Nâzırı ile Cevat Paşa çekilmeseydiler, Harbiye Nezareti işgal edilecekti: Kuva-yı Milliye'nın gösterdiği suskunluk ve kararlı tutum, bazılarını çıldırtıyor Fakat acele etmeyin, ezilirsiniz Bana güvenin Hakaret varsa yapanlar utansın Belki daha başka delilikler olacaktır Fakat siz sakın delilik etmeyin "
İstanbul'daki şahıslar, abiz bu sözlerin samimiyetle söylendiğinden şüphe etmiyoruz diyorlardı (Belge: 229)
|
|
|
|