|
Prof. Dr. Sinsi
|
Nutuk...Tamamı..
SEÇİMLER SIRASINDA BAZI YERLERDEKİ BÜYÜK HÜKÜMET MEMURLARININ ÇIKARDIKLARI GÜÇLÜKLER
Saygıdeğer Efendiler, 19 Mart 1920 tarihli talimat gereğince, memleketin her tarafında seçimler, sür' atle ve ciddiyetle vapılmaya başlandı Yalnız, bazı yerlerde kararsızlık ve direnmeler görüldü Bunlar dan bazıları kısa, bazıları uzunca bir süre bu kararsızlık ve direnmelerinde ısrar ettiler Ancak sonunda, bütün seçim bölgelerinin milletvekilleri, Büyük Millet Meclisi'nde, bütün milletin ve memleketin temsilcisi olarak hazır bulundular Kararsızlık ve direnme gösterenbazı yerler şunlardı: Dersim, Malatya, Elâzığ, Konya, Diyarbakır, Trabzon  Efendiler, gerçek durumu belirtmiş olmak için şunu da açıklamalıyım ki, kararsızlik ve direniş gösteren bu seçim hölgelerinin halkı değildir Belki o tarihte, o bölgelerde bulunan sivil idare âmirleridir Halk, gerçeği anlaranlamaz, derhal milletin ortak isteğine katılmakta asla kararsızlık göstermemiştir
Şimdi Efendiler, yeniden inkılâbın tabiî sonuçlarından sayılan olaylardan bazılarına temas edelim:
SAMSUN'DAKİ SUBAYLAR ARASINDA SÖZDE PADİŞAH TARAFTARLIĞI VARMIŞ
3'ncü Kolordu Komutanı Selâhattin Bey' den aldığım 29 Mart 1920 tarihli bir şifrede, "Sam sun'da bulunan 15' inci Tümen'in maneviyatının bo zuk olduğundan ve sözde, subaylar arasında Padişahtaraftarlığı bulunduğundan" söz ediliyordu "Subaylar, Padişâh aleyhindeverilecek emirleri yerine getirmeyeceklerini komutanlarına bildirmişler Baskı yapılırsa, görevlerini terketmeleri ihtimali varmış İstanbul'dan gelen yolculardan ve gazebelerden, işgalin ikinci günü, elkonmuş olan binaların hepsinin boşaltıldığı, Salih Paşa' nın yerinde olduğu, ÂyânMeclisi'nin görevine devam ettiği ve son cuma selâmlığında, Harbiye veBahriye Nâzırları da hazır bulunarak, gerekli törenin eskiden olduğu gibiyapıldığı anlaşılmış  " "Şu duruma göre, İstanbul'da bir hükûmet varken, bu hükûmetin haberi olmadan yapılan işler nedir?" diyorlarmış Subayların bu düşünce ve davra nışlarını bildiren 15' inci Tümen Komutanı görüşleri ileri sürüyordu: "Burada bir subayı hapsetmenin olağanüstübir durum yaratması düşünülemez Ancak, bundan yararlanarak Anadolu üzerine yürümek gibi olaylar meydana gelecektir İzmir cephesinde Kuvayı Milliye'ye nasıl hizmet gördürüldüğünü bilemiyorum Zannederim, bunlar para ile çalıştırılmaktaymış Bir savaş çıktığında, bütün halka maaşverilemeyeceği meydanda olduğundan, Kııva-yı Milliye adı altındaki mevcut kuvvetten orada da hiçbir kuvvet kalmayacağına eminim Ordu birliklerine gelince, şimdiden firar olayları başlamıştır Parasızlık böyle devamettikçe ve İstanbul'da merkezî hükûmet bulundukça subaylardan bileşüphe ederim " Bundan başka, 3' üncü Kolordu Komutanı SellattinBey, vermiş olduğumuz talimat gereğince, Amasya'ya gelen kontrol memuru Forbes adındaki yüzbaşıyı tutuklamış Samsun'a bir İngilizteınsilcisi yüzbaşı gelmiş Sellahattin Beye, Yüzbaşı Forbes'in bir dakika bile geçirilmeden Samsun'a gönderilmesini yazmış; aksitakdirde, Selâhattin Beyin sorulu olacağını ilâve etmiş Bukonudaki düşüncemi soran Selâhattin Beye, vereceği cevap hakkın da şu tavsiyede bulundum: " Forbesi tutuklayan ben değilim; hükûmet merkezleri, Ateşkes Anlaşması'na ve insanlığa aykırı olarakişgal adilen millettir Bu bakımdan serbest bırakılmasını da ancak millet yapabilir " Buna rağmen, bu Forbes memleketten çıkarılmaklayetinilmiş, tutuklanmamıştır
Bolu Mutasarrıfı Haydar Bey'in 9 Nisan 1920 tarihli kısa birşifresinden, Adapazarı ile Hendek arasında bulunan ve Çatalköprü denilen yerdeki köprülerle Mudurnu Suyu köprüsünün Kuva-yı Milliye'ninaleyhinde olanlar tarafından tahrip edildiği anlaşıldı
Bolu ve dolaylarının Komutanı Mahmut Nedim Beyin, Düzce'den yazdığı 9 Nisan 1920 tarihli şifresindeıı de, 8 Nisanda Adapazarı'nda Kuva-yı Milliye aleyhine gösteriler yapıldığı, Hendek ile Adapazarı arasında telgraf ve telefon hatlarının kesildiği, Düzce Abazalarındantarafsız kalanların da muhaliflere katılmak üzere hareket ettikleri anlaşıldı Hendek ile Adapazarı arasında, Mudurnu Suyu üzerindeki büyükköprünün tahribi dolayısıyla ulaşımın kesilmiş oLduğu da anlaşılıyordu Bu bilgiler üzerine, Gevye'de bulunan 24' üncü Tümen Komutanı Mahmut Bey'in dikkati çekildi
Nevşehir'de de, Nevşehir Kaymakamı Nedim Bey'in başkanlığında Teâlî-i İslâm Cemiyeti'nin bir şubesi kurulmuş Verilen rapordacemiyetin en bozguncu üyelerinden sekiz kişinin Niğde'ye gönderildiğibildiriliyordu Bu cemiyetin üyeleri, "Padişah'tan başka hiçbir kuvvet tanımayız Kuva-yı Milliye'yi dağıtmak için mal ve can bakımından bütün kuvvetlerimizi feda etmeye yemin ettik" diyorlarmış Her gece toplantıyapıyorlarmış İleri gelenleri, Niğde'deki Tümen Komutanı'nın gönderdiğibir müfreze ile tutuklanmış
|