Prof. Dr. Sinsi
|
Yılmaz Özdil Kaleminden Makalaler
ÖNCE kendisini "kedi" olarak çizen karikatüristi çizdi 
Sonra biraz mesafeli, biraz alaycı dili yüzünden Ahmet Hakan’ı çizdi  
"Yarı biat" asla ve kat’a kabul edilemezdi, bu yüzden Ahmet Taşgetiren’i çizdi 
Aykırı çıkışlara zinhar tahammül edilemezdi, bu yüzden Ali Bulaç’ı çizdi  
"Başbakan ticaret yapamaz" meselesini kovalayıp sonuç alan Sedat Ergin’i çizdi 
"Bazen övüyorsun ama niye bazen yeriyorsun" dedi ve Ertuğrul Özkök’ü çizdi  
Ne olduysa oldu, Fatih Altaylı’yı çizdi  
Hepimizin gözü önünde yekten Uğur Dündar’ı çizdi  
İsmet Berkan’ı çizdi, Cüneyt Ülsever’i çizdi, Fikret Bila’yı çizdi  
"Hasan Abi" dediği Hasan Cemal’in "Yanlış yapıyorsun Başbakan" yazılarına öfkelendi, "abi" falan dinlemeden Hasan Cemal’i çizdi  
Sonra baktı, böyle tek tek çizerek olmayacak  
"En iyisi ben bu işi en baştan halledeyim" diyerek, tuttu Aydın Doğan’ı çizdi  
Durmadı 
Akşam Gazetesi’nin bir manşetini beğenmedi, "Gazeteni kapat" diye kükreyerek Mehmet Emin Karamehmet’i çizdi  
* * *
Bekir Coşkun, zaten "çizik yemişler cemiyeti"nin fahri başkanıydı  
Oktay Ekşi, Hıncal Uluç, Yılmaz Özdil, Tufan Türenç, Yalçın Doğan ve Yalçın Bayer de fahri üye 
Peki ya Fehmi Koru’ya ne demeli?
Her yazar bir gün kaçınılmaz olarak çiziği tadacak idi  
Ve gün geldi, "Ne güzel! Başbakan, Doğan Grubu’nu çiziyor" diye sevindirik olan Fehmi Koru da çiziğin en hasından yiyiverdi  
Bakmayın siz öyle gül gibi geçinip gittiklerine, Nazlı Ilıcak’ın bile isminin üstünde her daim belli belirsiz bir çizik vardı  
Gayet dostane ilişkiler kurmuşlardı ama "Paşa’sının Başbakan’ı" manşetinden sonra Taraf Gazetesi’ni de çiziverdi  
Başka?
Yeni Şafak yazarlarına kafayı taktı:
Hakan Albayrak’ı çizdi  Akif Emre’yi çizdi  Salih Tuna’yı çizdi  İbrahim Karagül’ü çizdi  
Çoktandır uçakta göremiyoruz, galiba Cengiz Çandar’ı da çizdi  
Star Gazetesi’nin iki as yazarına, yani Mehmet Altan’a ve Eser Karakaş’a hiç güvenmedi, "çizik kılıcı"nı üstlerinde her daim sallandırdı  
O kadar abarttı ki "çizik atma" olayını  
O kadar dikkatli ve o kadar rikkatli olmasına rağmen Sabah Gazetesi’ni bile arada çizdiği oldu 
* * *
Çizdi  Çizdi  Çizdi  
Ve geride hiç çizmedikleri kaldı  
Mesela Vakit Gazetesi’nin en müptezel yazarı Hasan Karakaya ile acilen müşahede altına alınması gereken Ankara Temsilcisi Serdar Arseven kaldı  
Mesela "Majestelerinin karikatüristi" Salih Memecan kaldı  
Mesela Emre Aköz ile muhterem zevceleri Nur Çintay A adlı "nedime hanım" kaldı  
Hadi hakkını yemeyelim:
Kısa sürede gösterdiği olağanüstü performansla sanırım Akif Beki de "ömür boyu çizik yemeyecekler" şerefini hak etmiştir
Ölmeden önce yapılacak on şey
BİR: Sürekli ertelediğimiz bir şeyi yapmak, yani öteden beri kafamızı bozan bir herife tokadı basıp kaçmak  
İKİ: Herkes sizin Teşvikiye Camii’nde hüznü ve neşeyi aynı anda içinde barındıran hayli özenti bir cenaze töreniyle son yolculuğunuza uğurlanmak istediğinizi zannederken  "Beni Fatih Camii’nden kaldırın" diye "son bir şaka" yapmak 
ÜÇ: Niagara Şelalesi’ne gidip nehirler üzerindeki köprülerde Marilyn Monroe ablayı hayal etmek  
DÖRT: Önce kovulmayı gerektirecek her türlü hareketi çekip, kovulunca da "Beni kovamazsınız, çünkü ben istifa ediyorum" demek  
BEŞ: Önce Murat Karayılan’la röportaj yapıp, ardından da "Ahmet Hakan söyle bakalım, Murat Karayılan’la neden görüştün?" başlıklı sekiz yazı yazmak  
ALTI: Reha Muhtar, Zahid Akman ya da Kamer Genç’le bir süre görüşüp, "İyi ki göçüp gidiyorum bu dünyadan" duygusuyla dopdolu olmak  
YEDİ: Üzerinde "Hepsi şakaydı" yazan bir not bırakmak  
SEKİZ: Çeşme’de Mustafa Denizli ile buluşup en efendi ve en janti bir şekilde şampiyonluk kutlaması yapmak  
DOKUZ: Birkaç arkadaş, AKP il ve ilçe örgütlerinin önünde toplanıp "AKP  AKP  " diye edepsizce bağırıp kaçmak 
ON: Düşünülecek, taşınılacak ve en az 15 alternatif mayın temizleme yöntemi bulunarak Başbakan Erdoğan sinir edilecek 
|