10-09-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ulu Orta --İbarahim Tenekeci..

ULU ORTA
düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı asker miyim neyim ben
ekleyip duruyorum sabahları akşama
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim hem de mayhoş elma tadında 
kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk, omzunun hizasına
çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle
budanan oğullar gibiyim, sessiz ve narin
nereye konsam geri sayım başlıyor kurcalıyor beni bir çırağın elleri
ah,unufak olsam ve desem ki
ağzın tat görmesin hayat kandırdın beni 
sorma, elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe 
kıl payı kaçırılmış bir şeyin bıraktığı ardında neyse oyum ben 
yaralı serçe, benim için dua et; gök bir kayalık gibi şimdi üstümde
Dr şükrü Öncüoğlu' ndan üç ayda bir reçete
acıyan bir şeyim ben buradan çok uzaklarda
ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla
çünkü nasıl bir şey biliyorum itin taştan korkması
bir yastık arıyorum kuş seslerinden
mühim değil sonrası 
sorma, yangın sönseydi suyla
denizler her akşam böyle yanmazdı 
yakar top oynayan melekler gördüm güneşle
ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
yolundaydı her şey, ben bile yolundaydım
ama kıyıya vardığımda
kendimi unuttuğumu anladım
karşı kıyıda 
şiirler söyledim belki duyarsın diye
çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
sana seslendim durdum bu küçücük odadan
acımı duy, sensin pusulam benim
ki dünya
silinmiş bir harita gibi yabancı bana
sorma, usulca uzandığında bir ceset oluyorsun
öpüldükçe şımaran 
İBRAHİM TENEKECİ
|
|
|
|