10-09-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
'' Kaçıncı El'sin Sevgili ''
'
Söze nerden başlayacağımı bilemiyorum 
Yazmakta zorlandığım o kadar çok şey var ki;
Ve bunların hepsi canımı fazlasıyla acıtmakta 
Keşke en az bir 50 sene önce dünyaya gelseydim 
Keşke bugün varLık içinde yaşayacağıma geçmişte yokLuk içinde yaşasaydım 
O zaman elimdekilerin, Yanımdakilerin,hayatımdakilerin değerini daha iyi anlayabilirdim
Medeniyet huzur vermiyor Arkadaş,
Yozlaştırıyor insanı
Kişi herşeyden uzak oluyor  
Ve en çok ta geçmişinden 
Benliğinden 
90'lı yılları az buçuk hatırlıyorum
O zamanlar son demini yaşıyordu güzel günler,
Bir Komşu ziyareti vardı,
Annem hergün başka bir komşu ziyaretindeydi 
Onlar aralarında muhabbet ederdi,
Biz çocuklar aramızda evcilik oynardık
Ve mutlaka küçük bir oyuncak için kavga ederdik birbirimizle 
Babamızın işten gelceği saati sabırsızlıkla beklerdik,
Çünkü mutlaka yiyecek güzel birşeyler getirirdi eve,
O bizi nasıl sevindirceğini çok iyi bilirdi 
Paylaşımcıydık biz,
Kendimizden öte mutlaka arkadaşımızı düşünürdük 
Yediğimiz Meybuzun mutlaka yarısını;
Şimdilerde nerde olduğunu bile bilmediğimiz Çocukluk arkadaşımıza bırakırdık 
Biz kozlarımızı kavgayla değil;
Sokak arasındaki futbol maçlarında paylaşırdık  
Ve içimi en çok acıtanlardan biri 'Aşk'ın düştüğü durum 
İlk okul Beşinci sınıf öğrencisi bile,
Muhabbet ortamında Sevgilisini öptüğünü, ellediğini, kokladığını anlatıyor 
Herkesin aklında tek bir düşünce 
'Sevgilim olsun' 
Ve amaç %90 oranında aynı 'tek gecelik aşk' 
Benim en büyük korkum;
Sevceğim kişinin geçmişinden 
Kaç kilometre Aşk yaktığından 
Kaç 'kaza' geçirdiğinden 
Şimdi hepimiz bunun korkusu içindeyiz 
Ve dışa vurmasakta içten içe soruyoruz sevdiğimize 
'' Sen kaçıncı elsin sevgili ? '' // EsaRet !
Yazan : Erdal Başıbüyük 'EsaRet'
|
|
|
|