Yalnız Mesajı Göster

Sevdanın Son Kerem'i | Abdülkadir Budak

Eski 10-09-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Sevdanın Son Kerem'i | Abdülkadir Budak



SEVDANIN SON KEREM'İ

Yanlış düşler içinde dalgın dalgın yürüyen

Başını çarpıp kanatan arasıra gerceğe

İki de bir karıştıran ağaçta

Bir dal mı olduğunu yoksa yaprak mı

Yoksamaya çalışan alaycı bir ormanı

Sensin toz kumaşlı giysiyi seven

İnce bir uğultunun küçük kardeşi

Sevdanın son Kerem'ine benzeyen

Seni bir yerlerden ısırıyor gözleri

Antika eşya gibisin aşkın seri salonunda

Görkemli gösterilerin yapay oyuncuları

Tükrük üretmeye alışkın ağızlarca

Bilgiç laflar ediyorlar karşında

Konuşsun susmayı beceremeyen

Sen dinle üstünü kül örtmüş ateş

Sevdanın son Kerem'ine benzeyen

Eskimiş öykülerde kimlik arıyor değilim

Yazıyorum acıyla, yanlış yorumluyorlar

Yaralı hayvan gibi soluyup iç çekerek

Pazarlığa giriştiğini söylüyorum aşkların

Geçmişi özlediğimi sanıp aldanıyorlar

Anımsat onlara n'olur gömleğinin deseni

Yazdığımın aynası, ikiz kardeşim benim

Göster yaz sıcağında üşüyen yüreğimi

Üstüme yorgan getir, koklamaya bir çiçek

Otur şöyle yanıma duygularıma benzeyen

Yenik düşmüş gibiyim aşkın tartışmasında

Yeniden onar beni ve beni haklı çıkar

Taşlanmayı göze alan antika

Süte su katanları kargışlama işini

Unutursam anımsat, dalgın bir adamım ben

Ey yüksek yapıların alçakgönüllü temeli

Sevdanın son Kerem'ine benzeyen

Abdülkadir Budak

Alıntı Yaparak Cevapla