|
Prof. Dr. Sinsi
|
Roma İmparatorluğu...
Teknoloji
Roma toplumu hiç bir zaman bir sanayi ekonomisi geliştirmemiş, genel bir ekonomik ilerleme kuramı da oluşturmamıştır Sanayi yatırımı içim gerekli mali olanaklardan yoksundu; verimlilik ve tüketici talebi gibi kavramlara da sahip değildi Bu Romalıların teknik yaratıcılık bakımından yetersiz oldukları ya da özel bir gereksinimin bilincine varıldığı zaman bu teknik buluşu uygulamayı başaramadıkları anl!!!!! gelmez Örneğin askeri teknolojide, gülle atma ve kuşatma savaşı yüksek bir etkinlik düzeyine ulaşmıştır Romalılar şaşırtıcı tiyatro efektleri sağlıyabiliyorlardı; yapım ve suyun yönlendirişmesindeki başarıları için söz söylemek gereksizdir Bununla birlikte, imalat, küçük ölçütte, sanayiden çok zanaat düzeyinde sürdürülüyordu
Sanayi teknolojisi geliştirmekteki bu başarısızlık, kimi zaman, makineleşme yoluyla emek maliyetlerini düşürmek için itici gücü ortadan öne sürülen köleliğin varlığına yorulmaktadır Bundan başka şeylerin de sözkonusu olduğu açıktır Birçok toplumlarda kölelik yoktu; ama sanayileşememişlerdir Bundan Başka Roma İmparatorluğunda, üzellikle büyük kentlerde, çok kez bir artı işgücü vardı Daha az nüfuslu bölgelerde olduğu gibi, gerek duyulduğunda , işgücünden ekonomi yapma güdüsü vardı
Bazı pratik sınırlamalar vardı Eski toplum ileri bir metalurji tekniğinden yoksundu Mekanik araç-gerçleri tahtadan yapılmış olup enerjiyle çalışan makinelerin dayandığı baskıları taşıyacak biçimde donatılmamıştı
Roma’da Siyasal Düşünüş
a Polybios
Polybios, karma anayasa ile ilgili görüşlerini, bir devletin içten dıştan gelecek yıkımlarla iki yoldan çökebileceğini söyleyerek başlatır Bunlardan, dıştan gelecek yıkımların bir yasası yoktu, içten gelebilecek yıkımların bir yasası vardır; yönetimlerin dolaşımı yasasını bilirsek olacakları önceden kestirebiliriz Demirin doğal bir biçimde pasa döüşmesi gibi, her anayasanın içinde doğal olarak onu içten içe kemirecek bir kötülük mutlaka vardır Genel olarak söylenirse, bozulmanın nedeni, artan refah sonucunda, vatandaşların devlet görevlerine geçtiklerinde kendilerini doğru ölçüyü aşan tutkulara kaptırmalarıdır Özel olarak açıklamak gerekirse, bozulmaların nedeni monarşinin özünde mutlakçılığın, aristokrasinin özünde oligarşinin, demokrasinin özünde de yasa tanımayan bir vahşet ve şiddet eğiliminin bulunmasıdır
Polybios’a göre bozulma, evrensel ve kesin bir yasadır Dolayısıyla hiç bir devlet yönetim biçimi kendini ondan tümüyle kurtaramaz Ama bir yönetim biçimi vardır ki, bozulmayı önleyemese bile, çöküşü geciktirebilir Bu karma anayasa, karma yönetim biçimidir Bozulma yöneticilerin kendilerini ölçüyü aşan tutkulara kaptırmalarından doğuyorsa, siyasal güç birbirlerine bu fırsaı vermeyecek, birbirlerini denetleyecek biçimde çeşitli kurumlara ya da kişilere dağıtılırsa, bozulma azaltılabilir
Polybios bu sonucu kafasından değil, tarihten çıkarmıştır Tarihin en kararlı yönetimi olan Sparta yönetiminin kurumlarını incelemiştir Ona göre Spartalılar, anayasayı hazırlarken, siyasal gücü çift kral, yaşlılar meclisi ve halk arasında bölüştürmüştür Romalılar ise bunu, akıl yoluyla değil, tarihlerinde uzun savaşımlar sonucunda gerçekleştirerekSparta anayasasına benzer bir anayasaya sahip olmuşlardır
Roma anayasasında da egemenlik, siyasal güç, konsüller, Senato ve halk arasında paylaştırılmıştır Bu karma anayasa monarşik öğeyi konsüller, aristokratik öğeyi Senato, demokratik öğeyi halk temsil eder
Polybios Roma’nın karma anayasasının bozulmaya en az elverişli bir anayasa olmakla birlikte, onun da genel bozulma yasasından kurtulamıyacağını söyler
Bozulmanın başlamasına yola açana etmenlerle ilgili olarak Polybios, halkın ağır basması eğilimine karşı duyduğu tasaları dile getirir Karma anayasanın bozulması eğillimlerinin yavaşlatılması için, bütün kötülüklerin kaynağı olan “halkı kışkırtma” tutumundan kaçınılmasını ve Roma’nın fetihlerini sürdürmesini öğütler
Polybios’un önemli siyasal düşüncelerinden birisi de, siyasal ideoloji olarak dinin işlevi konusundadır Roma devletini birarada tutan başlıca öğenin tanrılara karşı duyulan korku olduğunu söyleyen Polybios sıradan halkın bu yolla denetlenbileceğini söyleyerek, tanrılara inanaların değil, asıl buna inanmanın aptallık olacağını söyleyenlerin aptalca düşündüklerini belirtip, dinin işlevini açıklamış olur
b Cicero
Cicero yönetim biçimlerinin özürlerini sayarken, demokrasinin özürünün, sıradan her vatandaşa siyasal haklar tanındığı için, bu yönetimin eşitlik anlayışınının, siyasal hakların herkesin yeteneğine göre dağıtılması gerektiği doğru eşitlik anlayığına uymayışı olduğunu söyler Demokrasilerde bireyin yaşamanın ve servetinin halkın elinde olduğunu belirtir Sonra “en engin denizin, en kudretli alevin bile küstah halk yığınından dah kolay zaptedilebileceğini” söyler Giderek tüm iktidar kitlede olursa, o topluma devlet bile denemeyeğini söylemekten kendini alamaz Demokrasinin bozulmuş biçiminin ise yığının tiranlığı olacağını öne sürer
Karma olmayan yönetimlerin hem iyi , hem kötü yanlarının bulunduğu söyleyip, hiçbirinin yetkin bir yönetim biçimi olarak görmeyen Cicero, bunların iyi yanlarını bir araya toplayacak yetkin bir yönetimi araştırmaya kalkışır
“Böylece ben, monarkların uyruklarına karşı duydukları sevgiden dolayı krallığı, akıl vermedeki bilgelikten dolayı aristokrasiyi, özgürlüünden dolayı demokrasi yeğliyorum  Bir kez, bir kamu devletinde, egemen ve monark niteliğinde bir öğre olmamalıdır İkincisi, bazı yetkiler aristokrasiye ayrılmalıdır Üçüncüsü, belli bir takım konular kara ver yargılama için halka bırakılmalıdır ”
“Emperyalizm” sözcüğünü kullanmamakla birlikte, Cicero Roma emperyalizmi kuramının temellerini atmıştır Roma’nın eyaletlerinin Roma tarafından yönetilmelerinin buralarda yaşayanlar için yararlı olabileciğini, yararlı ise bu yönetimin adalete uygun sayılacağını ileri sürmüştür Rına yönetimi bu eyaletlerde yasaları çiğneyenleri önleyip, yasaların çiğnenmesine olanak vermediği için, yasaları egemen kılarak barışı ve düzeni sağlamaktadır Roma yönetimi altına girmeyen ülkelerde ise durum gittikçe kötüleşmektedir Bunlar Roma’nın yönetimi altına giseler kendileri için ne iyi olur Bu düşünce yolunda ileride, Roma yönetiminin barış ve düzen getireceği görüşüyle “Pax Roma” (Roma Barışı ) kavr!!!!! ulaşacaktır
Roma’nın Kara LekeleriRomalılar köle yakalarlardı İmparatorluktaki tüm zor işler köleler aracılığı ile görülürdü
Tarlalarda çalışırlar, lağımları temizler, varlıklı evlerde birer hizmetkar görevi görürlerdi
Tamamen bağlı oldukları sahiplerinin mallarıydı Birer hayvan gibi serbestçe alınıp satılabiliyor, cezalandırılabiliyorlardı Romalılar, Collesium’a ölümcül oyunları izlemek için gidiyorlardı Chaiot yarışları en az şiddet içeren oyun olmasına karşın sürücülerin bir çoğu yarışların sırasında yaralanmaktaydılar Daha korkunç eğlence için gladyatörin kendileriyle ya da vahşi hayvanlarla ölümcül dövüşlerini tercih ediyorlardı - Deli ve Acımasız İmparatorlar
Bazı Roma imparatorları deli idi En ünlüsü ise Nero’dur Nero dışında birçok imparator daha delidir Bazen iyi imparatorlar bile gücü ve otoriteyi sağlamak için acımasız kararlar vermek zorunda kalmıştır Örneğin deli imparator Caligula denizi fethettiğini kanıtlamak için lejyonlardan sahildeki tüm deniz kabuklarını toplatmıştır Nero ise anne ve babasını öldürtmüştür
Ünlü İmparatorlar
- Marius;
Gauis Marius, Roma ordusunu düzenleyen ve dünyadaki en etkili ordu haline getiren kişiydi O dönemde hiç bir güç lejyonlar karşısında duramıyordu Diğer illerden birçok insan Roma orudusuna hizmet ederek Roma vatandaşı olma hakkı kazandılar Marius deneyimli lejyonlara toprak bahşetmiştir Marius ayrıca bir çok askeri başarı sağlamıştır Böylece Roma ve İtalya kuzeyden gelen barbarların istilalarından korunmuştur
Julius Caeser hiç kuşkusuz Roma imparatorları arasında en ünlüsüdür Dehası sayesinde Gaulu işgal etmiştir Bu işgalin planları bugün bile generallerin eğitiminde kullanılmaktadır Ayrıca İngiltere ve Almanya’ya seferler düzenlemiştir Fakat Caeser’ın politik düşmanları onun bu gücünü elinden almak hiç bir zaman duraksamamışlardır Mısır kraliçesi Kleopatra’ya aşkından sonra takvimde de değişikliklerde bulunmuştur Bazı küçük değişikliklerle hala onun hazırlattığı takvimi kullanmaktayız Temmuz ayı (ingilizcede “July”) onun onuruna adanmıştır Augustus Roma’nın ilk imparatoru idi Gerçek adı, Octavian’dı fakat Senato büyük başarıları nedeniyle ona Augustus ismini bahşetmişti Yeni bir anayasa hazırlıyarak İmparatorluk mak!!!!! yerleşti Yollar, binalar ve su kemerleri yaptırdı Augustus sadece ilk değil belki de en iyi Roma İmparator idi Nero Roma tarihinin, en kötü şöhretli Roma impatorudur Nero’nun deli olduğu hiç su götürmez bir gerçektir Annesi, üvey babası olan imparator Claudius tarafından öldürülünce tahta geçti Hükümdarlığı süresince Roma’nın büyük bir kısmı Büyük Roma Yangını sonucunda yandı Yangından arta kalanları temizledikten sonra çok ihtişamlı bir saray yaptırdı Yangını kendi çıkardığına yönelik dedikoduları önlemek için kendini yaktı ve Hristiyanları suçlayarak onları aslanlara attı Trajan Roma imparatorları arasında en göze çarpan imparator diyebiliriz Onu hüküm sürdüğü dönemde imparatorluk en geniş sınırlarına kavuştu İmparatorlar arasında en savaşçı yönü ağır basan kişiydi Buna karşın senatoyla olan ilişkisi sırasında bilgeliği, saygısı ve alçakgönüllülüğü de yatsınamayacak özellikleriydi Trajan dönemimde yollar, limanlar inşaa edildi Ayrıca imparatorluk hazinesinden fakir ve çocuklara bir ödenek hazırlandı
Roma Dini
Roma İmparatorluğunun dini, diğer dinlerden bağımsız, fakat değişik dinlerin tören, tabu, batıl inanç ve törelerinin toparlanmasıyla oluşmuşur Romalılara göre din ruhsal bir olgudan çok, insanoğlu ile tanrı adını verdikleri çeşitli güçler arasında bir sözleşmeydi Bu dini bakış açısı, politik ve askeri bakımdan devlette önemli bir etki yaratırken diğer bir yandan da ailevi yaşamı da şekillendirmede önemi yatsınamayacak düzeydeydi
Romalı tanrı ve tanrıçalar, birkaç dini etkinin karışımı idi Birçoğu, Güney İtalya’daki Yunan kolonileri ile ortaya çıkarken , bir diğer kısmı ise Etrüks ve Latin kabileleri kanalı ile Roma dinine aktarıldı
M Ö 1yy’da Romalılar öyle bir duruma geldiler ki, bazen Romalılar taptıkları tanrı veya tanrıçanın neyi simgelediğini hatırlamaz oldular Örnek olarak tanrıça Furrina adına her yıl 25Temmuz’da festival düzenlemelerine karşın, Furrina’nın ne tanrısı olduğunu hatırlayacak kimse kalmamıştı
Roma Tanrıları
İsim
Kökeni
Karakteristikleri
Annona
Yıllık hasatın tanrısı
Apollo
Yunan
Sağlık ve kehanet tanrısı
Asclepius
Yunan
Sağlık tanrısı
Attis
Phrygian
Cybele’nin sevgilisi
Bacchus
Yunan’da Dionysos
Şarap tanrısı
Bellona
Savaş tanrıçası
Bona Dea
Kadın töreleri tanrıçası
Cardea
Ev halkı tanrıçası
Castor & Pollux (Dioscuri)
Yunan
Efsanevi iki kahraman
Ceres
Yunan’da Demeter
Tarım tanrısı
Consus
Tahıl ambarı tanrısı
Cybele
Phrygian
Doğa tanrısı
Diana
Yunan’da Artemisuni
Işık tanrıçası
Dis
Yunan’da Pluto
Yer altı tanrısı
Faunus
Yunan’da Pan
Bereket tanrısı
Flora
Çiçek ve bereket tanrısı
Forculus
Ev halkının kapı tanrısı
Fortuna ( Fors, Fors Fortuna)
İyi şans tanrıçaları
Genius
Koruyucu tanrı
Glaucus
Bir deniz tanrısı
Hercules
Yunan’da Herakles
Zafer ve ticari yatırım tanrısı
Hermes
Tüccar tanrısı
Isis
Mısır
Yeryüzü tanrıçası
Janus
Kapı (giriş) tanrısı
Juno
Yunan’da Hera
Kadın tanrıçası
Jupiter
Yunan’da Zeus
Tanrıların tanrısı
Juturna
Çeşmelerin tanrıçası
Lar
Ev halkının koruyucu tanrısı
Larvae (Lemures)
Ölü ruhları tanrısı
Liber
Bereket ve sarmaşık tanrısı
Libitina
Ölüm tanrıçası
Limentinus
Ev halkının eşik tanrısı
|