Konu
:
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
Yalnız Mesajı Göster
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
10-09-2012
#
18
Prof. Dr. Sinsi
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
Malazgirt Savaşı (Malazgirt Zaferi)
Türklere Anadolu’yu kazandıran Selçuklu-Bizans Savaşı
Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Alparslan ile Bizans İmparatoru Romen Diyojen kuvvetleri arasında 26 Ağustos 1071 tarihinde Doğu Anadolu’da Malazgirt Ovasında meydana geldi
Bu muharebe dinî millî siyasî askerî neticeleri ve Türk-İslâm tarihinin en büyük zaferlerinden biri olması bakımından önemlidir
Selçuklu Türkleri Malazgirt Meydan Muharebesinden yıllar önce Anadolu içlerine gazâ akınları tertip ettiler
Bu akınlarda Anadolu’nun Türklerin yerleşmesine müsait coğrafî hususiyet ve zenginliklere sahip olduğu tespit edildi
Selçuklu Türklerinin Anadolu’ya akınları Bizans Devletini telaşlandırdı
Akıncıların bu gazâlarında Anadolu ahalisine terör ve tahribattan ziyade adaletle muamelesi zalimleri ortadan kaldırmaları can mal ırz emniyetini sağlamaları bölge halkının Selçuklu idaresini gönülden tercih etmelerine yol açtı
Doğu hududundaki hadiseleri dikkatle takip eden Bizanslı idareciler; ülkelerinin bütünlüğü ve devletin bekası için tedbir almaya başladılar
Bizans’ın ancak meşhur tarihi entrikalarla yüzyıllardan beri Anadolu’da hakimiyetini koruyabilmesi zulme varan sıkı tedbirleri halka kötü muamelesi yerli ahalinin Türklerin idaresini tercih etmelerini daha da kolaylaştırdı
Bizans İmparatoru Romanos Diogenes (Romen Diyojen) iyi bir cengâverdi
Fakat hanedan mensubu değildi
Askerlik bilgisi tecrübe ve cesareti dul Bizans İmparatoriçesi Eudoxie’nin dikkatini çektiğinden diğer aday ve teklifleri reddederek 1068’de Diyojen’i tercih etmesine sebep oldu
Hanedan dışından bir şahsın Bizans İmparatorluğuna getirilmesi üzerine asiller iktidara karşı cephe aldılar
Ülke içindeki muhalefeti tasfiye etmekle meşgul olan Diyojen zekâ ve tecrübesine inandığı şahısları devlet kadrolarında vazifelendirip Bizans’ın doğu hududundaki hadiseleri de dikkatle takip ettirdi
Ani ve Kars’ı zaptederek Ani’nin askerî mevkilerini tahrip eden Selçuklulara karşı tahta çıkışından 1071 yılına kadar her yıl sefere çıktı
1068’de Pozantı’ya 1069’da Palu’ya kadar geldi
1070’te de Kayseri’ye ordu gönderdi
Bu seferlerle Bizans ordusunun muharebe kabiliyeti ve tecrübesi arttırılıp disiplinli olması sağlandı
Selçuklu akınlarının Ege Denizine Marmara’ya kadar uzanması ve 1071’de Şiî-Fâtımî Devletinin İslâm ülkeleri ve Abbasî Halifeliği için tehlike arz etmesi üzerine Mısır Seferine çıkan Selçuklu Sultanı Suriye’de bulunuyordu
Türklerin Suriye topraklarındaki harekâtını haber alan Bizans İmparatoru Diyojen doğuya hareket etti
Hareketinden önce verdiği nutukta azmini şöyle belirtiyordu: “Doğu hudutlarımızda büyük bir İslâm tehlikesi belirmiştir
Bu tehlikeyi büyümeden ortadan kaldırmalıyız
Ordunun başında; bu tehlikeyi kesin olarak kaldırmaya gidiyorum
”
Romen Diyojen 13 Mart 1071’de İstanbul’dan 200 000’den ziyade Frank Norman Slav Gürcü Abaza Ermeni ve Rumeli’de yaşayan İslâm dînini kabul etmemiş Peçenek ve Uz Türklerinden de ücretli asker alarak Anadolu’ya geçti
Bütün kaynaklarını seferber ederek hazırladığı ordusuna güvenen Diyojen Bizanslılara büyük zaferle dönmeyi vaad ediyordu
Sivas’a gelen Diyojen bu bölgedeki Ermeni Prensleri ile ahalisini toptan öldürttü
Ermenilerin mallarını askerlerine yağma ettirdi
Sivas’tan hareket etmeden önce generalleri ile harp meclisi kurdu
Bu harp meclisinde muharebenin alınacak karar plan ve hedefi tayin edilecekti
Gerçi Diyojen’in plan ve hedefi kafasında çizilmişti
Bu Türklerin Anadolu’ya bir daha akın yapmamalarını sağlayacak bir plandı
İran’ın içlerine ilerleyecek Türkleri daha da doğuya sürecek başşehirlerini zaptedecekti
İmparator yalnız Anadolu’yu elinde bulundurmak ve Türkleri yok etmek değil bütün İslâm ülkelerini de almaya karar vermişti
Horasan Rey Irak-ı Acem ve Arap Suriye valiliklerini komutanlarına vermeyi tasarlamış ve hattâ vaad etmişti
İstilâ edeceği İslâm ülkelerindeki camilerin yerine kiliseler açmayı ve bu suretle İslâm dinini ortadan kaldırmayı da aklına koymuştu
Harp meclisinde generallerden takip edilmesini lüzumlu gördükleri tekliflerin ortaya konmasını istedi
Sivas’taki harp meclisinde yapılacak harekâtın plan ve hedefi hakkında iki ana teklif ortaya çıktı
Birincisi; Bizans ordusunun en bilgili ve tecrübeli komutanlarından Rumeli ordusu kumandanı General Nikefor Bryennes ile iyi bir stratejist ve tecrübeli bir komutan olan Türk asıllı general Magistors Tarkhal'dan (Jozeph Tarhchaniotes) geldi
Bu iki general hudut boylarındaki tecrübelerine dayanarak Türklere karşı çok ihtiyatlı harekâta girişmeyi tavsiye edip ordunun Erzurum’a kadar ilerleyerek burada Türk ordusunu muharebeye zorlayacak ve kışkırtacak bir tertibin alınmasını bu suretle muharebenin kendi toprakları içinde yapılarak lojistik desteğin kolaylaştırılmasını ve Türklerin istifadesine yarayacak her türlü maddî imkânların tahrip edilmesini teklif ettiler
Bu teklife karşılık İmparator’a hoş görünmek isteyen ikinci teklif sahibi muhalif generaller ise hedefin daha derin olmasını ve ordunun vakit kaybetmeden Erzurum’a varıp İran’a yönelmesini ve Türk ordusu ile nerede rastlanırsa orada daha ziyade Türk ülkeleri içinde harp edilerek yok edilmesini teklif edip birincileri korkaklıkla itham ettiler
Bu son teklif esasen Bizans İmparatoru’nun planına uygun düştüğünden ordunun doğuya hareketini emretti
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul