Konu
:
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
Yalnız Mesajı Göster
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
10-09-2012
#
30
Prof. Dr. Sinsi
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
İstanbul'un Fethi
Osmanlı sultanlarından İkinci Mehmed Hanın 29 Mayıs 1453’te Bizans İmparatorluğunun başşehrini alması
Türk-İslâm mefkûresinde çok önemli bir yer işgal eden İstanbul’un fethi İslâmiyet'le birlikte ortaya çıkan mukaddes bir ideal bir kızıl elma yani yüce bir gayedir
Bu ulvî gaye uğruna önce Araplar sonra da Türkler İstanbul surları önünde seve seve can verdiler ve şehadet mertebesine kavuştular
İstanbul 1453 tarihine kadar birçok defalar çeşitli millet devlet ve topluluklar tarafından kuşatılıp işgal edildi
Peygamber efendimizin; “İstanbul muhakkak fethedilecektir
Bu fethi yapacak hükümdar ne güzel hükümdar ve onun askerleri ne güzel askerlerdir” hadîs-i şerîfi bütün İslâm hükümdar ve kumandanlarının bu şehri fethetmek arzu ve gayretlerini harekete geçiriyordu
Müslümanlar “Feth-i Mübîn”i gerçekleştirmek için pek çok teşebbüste bulundular
Onuncu yüzyılda en son ve mütekâmil din olan İslâmiyet'i büyük topluluklar hâlinde kabul eden Türkler aynı şevk ve imanla İstanbul’un fethini ulvî bir gaye olarak benimsediler
Danişmendnâme’deki gazâ menkıbeleri ve kahramanlık destanlarını okuyarak maneviyatlarını yükselten Türkler askerî ve siyasî harekâtlar için hazırlanıyorlardı
On birinci yüzyıldan itibaren Anadolu’ya yapılan Selçuklu akınlarının hedefi İstanbul yolunu tutmaktı
1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu’ya yerleşen Türkler iki yıl sonra Marmara Denizinden başka Boğaziçi’nin Anadolu sahillerine kadar bütün yerlere hakim olup İstanbul’u tehdide başladılar
Bizanslılar Papa dahil bütün Hıristiyan devletlerden Türk-İslâm fütuhatına karşı her türlü yardım talebinde bulundular
On birinci yüzyılın sonlarında Papalığın öncülüğünde Hıristiyanlığın mukaddes beldelerini Müslümanlardan kurtarmak ve Türkleri Anadolu’dan atmak için yapılan Haçlı seferleri İstanbul’un fethini geciktirdi
Osman Gazi (1281-1326) tarafından kurulan Osmanlı Devleti hükümdar ve askerleri hadîs-i şerîflerle müjdelenen ulvî gayeyi gerçekleştirmek şerefine mazhar olmak arzusuyla faaliyetlerde bulundular
Osman Gâzinin ölüm döşeğinde oğlu Orhan Gazi'ye; “İstanbul’u al gülzâr et” diyerek vasiyette bulunması İstanbul’un gönlünde nasıl yer ettiğini göstermesi bakımından pek mânidardır
İstanbul fethinin “ilâhî bir vaad” olduğu inancını taşıyan Osmanlılar ısrarla bunun üzerinde durdular
1391’de Sultan Yıldırım Bayezid Han (1386-1402) şehri kuşattı
Abluka şeklinde devam eden bu kuşatma İstanbul’da bir Türk garnizonu mahallesi cami mahkeme kurulması ve kadı (hakim) bulundurulması ile her sene on bin altın haraç verilmesi şartıyla kaldırıldı
Bu şartlardan bazılarının Osmanlıların kuşatmayı kaldırmasından sonra Bizanslılar tarafından yerine getirilmemesi üzerine İstanbul 1395’te tekrar kuşatıldı
Haçlıların Niğbolu’ya gelmesi sebebiyle bu kuşatma gevşetildi
Yıldırım Bayezid Han 1396 Niğbolu Zaferi sonunda Bizanslıların Haçlılardan yardım almasını önlemek için Karadeniz sahilindeki Şile’yi zaptedip Boğaziçi’nde Anadolu (Güzelce) Hisarını yaptırdı
Şehrin teslimini isteyen Bayezid Han isteği kabul edilmeyince kuşatmayı tekrar şiddetlendirdi
1397’de başlayan bu kuşatma neticesinde Bizanslılar eski antlaşma şartlarını yerine getirmeyi kabul ettiler
Yıldırım Bayezid Hanın son kuşatması 1400’de başlayıp Timur Han'ın (1370-1405) Osmanlı hududuna girmesiyle son buldu
1411’de Şehzade Musa Çelebi’nin şiddetli hücum ve top ateşleriyle başlayan İstanbul kuşatması Bizans entrikası neticesinde kaldırıldı
1422 yılında Osmanlı Sultanı İkinci Murad Han (1421-1451) tarafından dört ay kadar süren çok şiddetli taarruzların yapıldığı kuşatmada her türlü savaş taktiği ve zamanın teknik imkânları kullanıldı
Mihaloğlu Mehmed Bey'in 10
000 akıncı ile başlattığı kuşatmaya İkinci Murad Han büyük bir orduyla katıldı
Marmara’dan Haliç’e kadar bütün kara surlarının kuşatıldığı bu seferde Murad Han Topkapı ile Edirnekapı üzerinde taarruzlarını sıklaştırdı
Surlara yakın kalın tahtalardan üzeri topraklarla örtülen siperler yapıldı
Surların yüksekliğinde demir tekerlekli vasıtalarla hareket ettirilen ahşap yapılı yürüyen kuleler ile surlara yaklaşıldı
Kuvvetli topçu atışları ve lağım kazılmak suretiyle bütün imkânlar seferber edilerek kuşatma devam ettirildi
İstanbul’un düşmesi an meselesi hâline geldi
Bizanslılar kadını erkeği dahil bütün ahali ile şehri savundular
Meşhur Bizans entrikası tatbik edilerek Anadolu’da Osmanlı’ya karşı ittifak tesis edilince iki düşmanla uğraşmanın güçlüğünden kuşatma kaldırıldı
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul