Konu
:
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
Yalnız Mesajı Göster
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
10-10-2012
#
54
Prof. Dr. Sinsi
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
Haçova Savaşı (Haçova Zaferi)
Sultan Üçüncü Mehmed Han kumandasındaki Osmanlı ordusunun Avusturya Arşidükü Maksimilyan’ın kumanda ettiği Alman Macar İspanyol Leh Çek Slovak İtalyan Hollanda ve Belçika ordularına karşı kazandığı kesin zafer
1595 yılında Sultan Üçüncü Mehmed Han (1595-1603) tahta geçtiği zaman Osmanlı kuvvetleri Avusturya ve Alman kuvvetleri karşısında arka arkaya mağlubiyetler alıyordu
Bilhassa Estergon’un düşman eline düşmesi bütün yurtta derin bir üzüntüye yol açmıştı
Boğdan ve Eflâk’ta durum tamamen Osmanlılar aleyhine olduğu gibi Osmanlılara ait olan İbrahil Kili Silistre Yergöği Rusçuk Akkirman ve Varna da elden gitmek üzereydi
Bu sebeple Sultan Üçüncü Mehmed Han hocası Sâdeddin Efendinin de tavsiyesiyle bizzat Avusturya seferine çıktı
Kanunî Sultan Süleyman Hanın ölümünden 30 yıl geçtiği halde hiçbir padişah ordusuna bizzat başkomutanlık etmemişti
21 Haziran 1596’da kapıkulu ocaklarıyla beraber hareket eden Sultan Üçüncü Mehmed Han 11 Ekim 1596’da Eğri Kalesini teslim aldı
Kale muhafazasına Anadolu Beylerbeyi Lala Mehmed Paşa'yı bırakarak kendisi Macarların Kereşdeş dedikleri Haçova’ya geldi
Osmanlı ordusu Haçova’ya geldiği zaman burada imparatorun kardeşi Arşidük Maksimilyan’ın kuvvetleriyle karşılaştı
Arşidük’ün kumandası altında gerek Alman Macar ve gerekse diğer devlet ve milletlerden toplanmış büyük bir ordu vardı
Kırım Hanı Gazi Giray’ın biraderi Fetih Giray ile gönderdiği Tatar kuvvetlerinin de birlikte bulunduğu Osmanlı ordusu 100
000 kişi civarındayken düşman ordusu 300
000 kişiye yaklaşıyordu
Düşman kuvvetlerinin Osmanlı ordusuna âni baskın yapmasından endişe edildiğinden Cafer Paşa kumandasında on beş bin kişilik bir öncü kuvveti gönderildi
Cafer Paşa bu kuvvetin azlığından bahisle sonucun kötü olabileceğini bildirdi
Fakat Sadrazam İbrahim Paşaya dinletemedi
Aslında düşman Cafer Paşanın tahmininden de çoktu
Cafer Paşa aldığı emri yerine getirmek için düşman üzerine korkusuzca baskın yaptı
Ancak elindeki 15 000 kişilik kuvvet muazzam düşman kuvveti karşısında eriyordu
Cafer Paşa; “Alnımızın yazısı bu imiş” diyerek korkusuzca ve yüz döndürmeden çarpışıyordu
Rumeli Beylerbeyi kuvvetleriyle geri çekildi
Muharebeden çekilmeyen Cafer Paşayı ise yanındaki tecrübeli hudut komutanları zorlukla savaş alanından uzaklaştırdılar
Bütün ağırlık ve toplar düşman eline geçti
Karşılaşılan bu hezimet dolayısıyla son derece üzülen Sultan Üçüncü Mehmed Han derhal harp meclisini topladı ve ne suretle hareket edeceğine dair ordu görüşmesi yapıldı
Padişahın kumandayı veziriâzama bırakıp geri çekilmesinin uygun olacağı düşüncesine karşı Hoca Sâdeddin Efendi:
“Bu büyük bir iştir
Hasan Paşa İbrahim Paşa ve gayrisi ile olur biter iş değildir; bizzat saadetlü padişahın askere baş olup gitmesi lâzımdır” dedi
Ertesi sabah (26 Ekim) iki tarafın kuvvetleri harp vaziyeti alıp birbirine yanaştı
Osmanlı ordusunun merkezinde Üçüncü Sultan Mehmed Han vardı
Başının üzerinde sancak-ı şerîf dalgalanıyordu
Padişahın sağında vezirler solunda kadıaskerler (kazaskerler) ile Hocası Sâdeddin Efendi bulunmakta idi
Sol kolda Anadolu Karaman Halep Maraş eyaletleri ve sağ kolda Rumeli ve Temeşvar beylerbeyleri kuvvetleri vardı
Muharebenin başlamasıyla birlikte düşman birlikleri Padişahın bulunduğu merkez kısmını sardılar
Düşman ateşi tehlikesine düşen Padişah otağına çekilerek sırtına Peygamber efendimizin hırka-i şerîfini giyip eline mızrağını aldı
Sağ koldaki Rumeli Beylerbeyi Hasan Paşanın kuvvetleri dağıldı
Böylece düşman kuvveti ordunun içine daldı
Yağmaya başladı
Düşman Türk cephane sandıklarının üzerine çıkmış dans ediyordu
Vaziyet tehlikeli bir hâl almıştı
Yerinden kıpırdamadığı halde bu durumu bizzat gören Sultan Mehmed Han yanında bulunan hocası Sâdeddin Efendiye; “Efendi şimdiden sonra ne yapmamız gerek?” diye sorunca metanetini kaybetmeyen Hoca Efendi:
“Pâdişâhım lâzım olan yerinizde sebat ve karar etmektir
Cengin hâli budur
Ecdâdınız zamanında olan tabur muhârebeleri çoğunlukla böyle vâki olmuştur
Mûcizât-ı Muhammedî ile inşâallahü teâlâ fırsat ve nusret ehl-i İslâmındır
Hâtırınızı hoş tutun” dedi
Artık panik başlamış ve düşman kuvvetleri çadırlar arasına kadar girmiş ordugâhı zaptetmişlerdi
Düşmanın böyle çadırlar arasına girdiğini gören at oğlanı (yani seyis) aşçı deveci katırcı karakollukçu denilen hademe grubu bu çadırları zapteden düşman üzerine kazma kürek balta ve odun gibi şeylerle hücuma geçerken aynı zamanda “Düşman kaçıyor!” diye bağırarak askerleri geri döndürmeyi başardılar
Bu sırada ön kol kumandanı Cağalazâde de gizlendiği pusudan çıkarak süvarileriyle hücuma geçti ve Osmanlı ordusunun sağ kolunu bozmuş olan yirmi bin düşmanı bataklıklara sokarak imha etti
Bu hengâmede Sultan Üçüncü Mehmed Hanı dimdik atının üzerinde Hoca Efendiyi de onun yanıbaşında atının gemlerini tutmuş gören akıncılar ve Kırım atlıları zaferi kazandığını sanan düşmana dehşetli bir darbe indirdiler
Düşmanın elli bin kadarı öldürüldü
Böylece kaybolmuş sayılan Haçova Savaşı büyük bir zaferle neticelendi
On bin duka altın ile beraber en güzel Alman toplarının yüzde doksan beşi ele geçti
Haçova Meydan Muharebesinde Osmanlı ordusu Mohaç’tan sonra en büyük imha hareketini gerçekleştirmiştir
Tarihçi Hammer bu savaş için; “Hoca Sâdeddin’in cesaret ve tesiriyle kazanılan Mohaç ve Çaldıran’la mukayese edilen parlak zafer
” diye bahsetmektedir
Sultan Üçüncü Mehmed Han bu seferin sonunda “Eğri Fatihi” unvanını almıştır
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul