Konu
:
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
Yalnız Mesajı Göster
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
10-10-2012
#
80
Prof. Dr. Sinsi
Türk Tarihindeki Bütün Savaşlar, Seferler Ve Antlaşmalar...
Barış antlaşması için yapılan görüşmeler ise Paris'te devam etmekteydi
Müttefiklerin hazırladıkları barış Osmanlı İmparatorluğu'nu tamamen parçalamakta geriye kalan Türklere küçük bir toprak parçasını bile çok görmekteydi
Batı Anadolu'da Yunan işgali Bizans hayallerini gerçekleştirerek boyutlar alarak bir ilhaka dönüşürken bütün Trakya Yunanistan'a bırakılıyordu
Doğuda bir Ermenistan kurulması öngörülüyor güney ve güneybatıda Fransız ve İtalyan nüfuz bölgeleri oluşturuluyordu
Boğazlar bölgesi özel ve müstakil bir idareye bırakılmaktaydı
Doğudaki Kürtlerin antlaşmanın imzalanmasından bir yıl sonra ayrı bir devlet kurmak istemeleri halinde buna İngiliz mandaterliğinde olmak kaydıyla izin verilmesi karar altına alınıyordu
Bu gibi şartlarıyla gerçek bir ölüm fermanı olan bu barış antlaşması 22 Temmuz 1922'de toplanan Saltanat Şûrâsı'nda görüşüldü
Müttefiklerin İstanbul'u Yunan işgaline terk edecekleri tehditleri ve genel ümitsizlik hali içinde barış antlaşmasının Osmanlı delegeleri tarafından imzalanmasına (10 Ağustos 1920 Paris/Sevr Antlaşması) razı olundu
Ancak padişah tarafından tasdik olunmadı
Antlaşmayı sadece Yunanistan parlamentosu tasdik etti
Barış antlaşmasına rağmen Yunanlılar Batı Anadolu'daki ileri harekât ve işgallerine kanlı bir şekilde devam ettiler
23 Nisan 1920'de Ankara'da açılan Büyük Millet Meclisi 19 Ağustos'taki tarihî toplantısında Sevr Antlaşmasını kabul eden Saltanat Şûrâsı âzalarını ve antlaşmaya imza koyan delegeleri "vatan haini" olarak ilan etti ve antlaşmayı tanımadığını bütün dünyaya bildirdi
Doğuda Ermenilerin tecavüzleri Kâzım Karabekir Paşa kumandasındaki kuvvetlerle önlenmeye; batıdaki Yunan ilerlemeleri dağınık millî güçlerin birleştirilmesi ve nizamî bir ordu kurulması faaliyetleriyle kuvvet bulacak olan Batı Cephesi Kumandanlığı'nın teşkili ile (Ali Fuad Cebesoy İsmet İnönü) durdurulmaya çalışıldı
Ermenilerle sürdürülen savaş nihayet zaferle sonuçlandırıldı
Yapılan Gümrü Antlaşması'yla (2/3 Aralık 1920) "Doksanüç Harbi" kayıpları geri alınarak Ermeni hayallerine bir son verildi
Sovyetlerle yapılan dostluk antlaşmasıyla (16 Mart 1921) Ankara hükümeti durumunu kuvvetlendirdi
Müttefiklerin barış şartlarını hafifletme teşebbüsleri belirmeye başladı
Bu doğrultuda toplanan Londra Konferansı (Şubat 1921) Anadolu için söz söyleme hakkının Ankara hükümetinde olduğunun kabullenilmesi yolunda önemli bir adım sayılır
O sırada Yunan kuvvetlerine karşı kazanılan II
İnönü zaferi milletin "makûs talihi"nin de değişmekte olduğunun da işareti olarak kabul edilir (31 Mart 1921
Anadolu'nun kurtuluşuna gidecek olan yolun Yunan kuvvetlerinin denize dökülmesiyle açılacağı artık anlaşılmaktaydı
Mustafa Kemal Paşa idaresindeki Sakarya Meydan Savaşı (3 Eylül 1921) Ankara'ya kadar yaklaşan Yunan kuvvetlerine ağır bir darbe vurdu
Zafer Fransa ile müstakil bir barış yapılmasını sağladı (20 Eylül 1921)
Sevr yırtılmaya başlamıştı
Mustafa Kemal Paşa'nın "başkumandanlık" yetkileriyle donatılmış olarak son hesaplaşmaya hazırladığı millî kuvvetler nihayet "Büyük Taarruz"u başlattılar (27 Ağustos 1922)
30 Ağustos'ta Yunan kuvvetleri ağır bir mağlûbiyete uğratılarak dağıtıldı ve Yunan başkumandanı esir alındı
Türk kuvvetleri büyük bir zafer kazanarak Batı Anadolu'yu Yunan işgal kuvvetlerinden temizleyip İzmir'e girdiler (9 Eylül 1922)
Büyük zafer İstanbul'da helecanla takip edildi ve pek çokları için beklenmedik bir gelişme olarak şaşkınlıkla karşılandı
Yunan kuvvetlerinin imhası Yunanistan'ın arkasındaki esas güç olan İngiltere'yi harekete geçirmiş ve ateşkes için başvurular artmaya başlamıştı
Mudanya Mütarekesi fazla bir zorlukla karşılaşılmadan Anadolu ve Trakya'nın boşaltılması neticesini temin etti (11 Ekim 1922)
Düşman askerleri geldikleri gibi çekilip gitmeye başladılar
Son Osmanlı sadrazamı Tevfik Paşa'nın Ankara hükümetiyle barışma teşebbüsleri kabul görmedi
Müttefiklerin Lozan'da yapılacak barış görüşmelerine İstanbul hükümetini de davet etmiş olmaları ve bunu kabul eden Tevfik Paşa'nın bu istikametteki faaliyetleri Ankara'da infialle karşılandı ve bazı acil ve tarihî kararların alınmasını kaçınılmaz kıldı
Bu konudaki tartışmalar saltanat müessesesinin varlığı üzerinde yoğunluk kazanarak nihayet 1 Kasım 1922'de saltanat ilga edildi
Tevfik Paşa istifa etti (4 Kasım 1922)
Sultan Vahideddin yeni bir sadrazam tayin etmemekle Ankara hükümetinin kararına boyun eğmiş oldu ve İstanbul'dan ayrılmak zorunda kaldı
Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi kendisini derhal hal ve ıskat edip Abdülmecid Efendi'yi halife seçti (16 Kasım 1922)
Lozan Barış Antlaşması (25 Temmuz 1923) ile İstiklâl Savaşı başarı ve zaferle sona erdirilmiştir
Cumhuriyet'in ilanı (29 Ekim 1923) ve Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın reisicumhur seçilmesiyle yeni devlet merkezi Ankara olan (13 Kasım 1923) bir Cumhuriyet haline geldiği gibi girişilecek köklü reformlar cümlesinden olarak hilâfet müessesesinin ilgası lüzumlu görüldüğünden bu tarihî müesseseye son verilerek (3 Mayıs 1924) son halife Abdülmecid Efendi ve bütün Osmanlı hânedanı mensupları da yurdu terke mecbur edildiler
Kaynak: Osmanlı Devleti ve Medeniyeti Tarihi Cilt 1 s
124-135
Ekmeleddin İhsanoğlu (Ed
) IRCICA İstanbul 1994
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul