Yalnız Mesajı Göster

Entomoloji Ders Notları

Eski 10-10-2012   #8
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Entomoloji Ders Notları



Species : Leptopsylla segnis

Farelerde görülen pire türüdür Genal ve pronotal tarak vardır Ayrıca alında küçük ve az sayıda dikenden ibaret bir alın tarağı bulunur

Familya: Ceratophyllidae

Bu ailenin bazı türlerinde frontal çıkıntı vardır Gözler genellikle mevcuttur Küçük memelilerle, kuşlarda bulunurlar

Species : Ceratopyllus gallinae

Erginleri 2 -3 mm uzunluğunda, vücutları uzunca ve genel olarak renkleri esmerdir Baş yuvarlak olup, genal tarak yoktur Pronotal tarak bulunur ve 12 diken taşırlar Kanatlılarda ve özellikle de tavuklarda bulunurlar Kuş piresi yada Avrupa kanatlı piresi olarak adlandırılırlar Kanatlılarda şiddetli yaralanmalara neden olurlar

Species: Ceratopyllus columbae

Güvercin piresi olarak adlandırılır Özellikleri C galhnae'ye benzer

Species : Nosopsyllus fasciatgs

Fare ve sıçanlarda bulunur Avrupa rat piresi olarak adlandırılır Ancak diğer hayvanlardan da kan emebilirler Genal tarak yoktur Pronotal tarak vardır ve 8 dikenlidir Gözleri iyi gelişmiştir

Pirelerin Yaptığı Zararlar: Erişkin pireler mutlak süratle kan emerler Bunun ıçınde buldukları her konak üzerine giderler Bunların her canlıdan kan emmeleri hastalık etkenlerini bu canlılar arasında nakletmelerine sebep olurlar Pireler fare ve sıçanlarda bulunan veba etkenlerini kan emmeleri esnasında alırlar Pire tarafından alınan bu etkenler pirenin midesinde çoğalırlar Bu pirelerin insanlara gelip kan emmeleri esnasında bu etkenleri onlara aktarırlar Aynca fare ve rat pireleri fare tifüsu etkeni olan Rickettsiya typhı’yı taşırlar Tavşan piresi myxomatosis virusunu, köpek piresi Dipyhdium caninum'u, yine köpek ve kedi pireleri Dipetalonema reconditum,Dirofilaria immilis, insan pireleri Hymenolepis nana'yı naklederler Pireler ayrıca Tularemi'yi mekanik olarak naklederler Pirelerin zararlı etkilerini sıralayacak olursak;

Yukarıda anlatıldığı gibi hastalık etkenlerine vektörlük veya arakonaklık yapmaları,

Bazı pire türleri konaklarına traumatik (yaralayıcı) olarak etki yapmaları, Konaklarından kan emmeleri sonucu soyucu -sömürücü etki yapmaları,

AIlerjik etkilerinin olması Özellikle köpeklerde bu tip etkiler sıkça görülmektedir

Konaklarını huzursuz etmeleri,

Deride irrtasyon sonucu kaşıntı, dermatitis ve ürtikerlere neden olmaları,

Deride tünel açan pire türleri deri altına yerleşerek, kaşıntı, şiddetli ağrı ve bulunduğu yerde irinleşmelere sebep olmaları gibi etkileri vardır

Pirelere karşı mücadelede insektisitler bir hafta ara ile iki kez uygulanmalıdır Mücadelede insan ve hayvan meskenlerinde pirenin yumurta ve larvaları toprakta bulunduğundan, eğer meskenler toprak zeminli ise buralara insectisitler püskürtülür, toz şeklinde olanlar ise serpilirler Hayvanlar üzerinde bulunan pireler için insectisitler solüsyon halinde ise püskürtülür veya banyo edilir Toz halinde ise hayvanların tüyleri arasına serpilirler BHC'li ve organik fosforlu ilaçlar tercih edilir Fenol bileşikleri ve BHC'li ilaçlar kedilerde kullanılmaz Pire allerjisine karşı kortikosteroidler kullanılır Organik fosforlulardan dichlorvos, sentetik pyretroidlerden permethrin, organik klorlulardan ise lindan kullanılabilir Ancak lindan kediler için toksiktir Pirelerde kontrol amacıyla kedi ve köpeklerde dichlorvos ve diazinon ihtiva eden tasmalar kullanılabilir Fire enfestasyonlarının kontrolündeki başarı barınaklar ve meskenlerde özellikle yataklarda yapılacak ilaçlamaya ve temizlik işlemlerine bağlıdır Son yıllarda bu amaçla methoprene aerosol kontrol amacıyla kullanılmaktadır Bu ilaç pire larvalarının bulunabileceği yataklık, halı, kilim gibi yerlere uygulanır Larvalar tarafından alınan ilaç etkisini pupa döneminde gösterir İlaç pupalardan erişkin formların çıkışını önleyerek kontrolü sağlarKanatlılarda pire mücadelesinde ise malathion ve carbaryl kullanılabilir Bu ilaçlar toz ve özellikle Echidnophaga enfestasyonlarında solüsyon şeklinde uygulanır Korunma için kanatlı bannaklarında altlıklar uzaklaştırılır ve yakılır Barınaklar (kümesIer) % 1 ronnel solüsyonu ile 14 gün aralıklarla iki defa ilaçlanmalıdır

Diptera Takımı (Sinekler = İkikanatlılar)

İnsecta sınıfının en önemli takımlarındandır Bu takımda bulunan artropodlar insecta sınıfının genel özelliklerini gösterir Yani vücut caput, thorax ve abdomene ayrılmıştır Diptera (di= iki, ptera= kanat) ların başlarında bir çift anten, bir çift petek göz, sokucu- emici, parçalayıcı veya yalayıcı -emici ağız organellerine sahiptir Erginlerinin mesothoraxlarından çıkan bir çift fonksiyonel kanatları vardır Arkadan çıkan kanatlar rudimenter olup, topuz şeklindedir ve denge organı görevini yaparlar Sinek uçarken dengeyi sağlar Bazı türlerinde ise ağız organelleri atrofiye olmuştur Böylece bunların beslenmeleri söz konusu değildir Topuz şeklinde olan ve dengeyi sağlayan kanatlara halter adı verilir Dişiler yumurta, larva veya pupa meydana getirerek çoğalırlar Yani dipteraların gelişmelerinde tam bir metamorfoz vardır Sokucu -emici olanlarda hortum (probiscic) iyi gelişmiştir ve çoğunlukla insan ve hayvanlardan kan emerler Kan emmeleri esnasında oluşturdukları anemi ve sokma yerlerindeki toksik etkiden dolayı kızarıklık ve kaşıntının yanısıra, bazı hastalık etkenlerini (bakteri, virus, protozoon, helminth gibi) canlılar arasında nakletmeleri ile önemlidirler Bu takımdaki bazı sinekler larvalarından dolayı önem taşırlar Çünkü bu sineklerin larvaları konaklarının iç ve dış paraziti olabilmektedirler yani myiasis oluşturmaktadırlar Dipteraların bazı türlerinin larva şekillerinin insan ve hayvanlarda hastalık oluşturmaları olayına myiasis adı verilir Myiasise neden olan türlerin erişkin şekillerinin hiçbir paraziter etkisi yoktur ve ömürleri çok kısadır

Diptera takımında insan ve hayvan sağlığı yönünden önemli olan üç alt takım bulunur Bunlar ;

Suborder (Alttakım) : Nematocera

Genellikle uzun vücutlu ve narin yapılı sivrisineklerdir Küçük sinekler olup, erişkinlerin antenleri baş ve thoraxdan daha uzundur Olgun sineklerin antenleri çok sayıda (8'den fazla) eklemden (segmentden) oluşmuştur Antenlerin üzerinde "arista" adı verilen üzeri tüylü bir kıl yoktur Kanatları pullu, kıllı yada parlaktır Kanat venleri birbiri ile kesişmez Ayakları çok uzun veya biraz uzuncadır Dişileri kan emerler Larvalarının baş kısmı iyi gelişmiştir Larvaların mandibulaları yatay olarak (horizantal) ısırır Larva ve pupaları obtektir ve suda yaşarlar Ayın zamanda hareketlidirler

Su border: Brachycera

Nematoceralara göre daha tıknaz yapılı ve kuvvetli yapılıdır İri sineklerdir Erişkinlerin antenleri thoraxdan kısa olup, 6'dan daha az segmentlidir Antenleri birbirinden farklı şekilleri olan segmentlerin birleşmesinden meydana gelmiştir Antenleri üzerinde (3 segment) bir arista bulunabilir Arista antenin ucuna doğru yer alır Karekteristik damarlanma görülen kanatlarda, kanat venlerinde kesişme görülür Dişileri kan emerler Larvalarında baş kapsülü kısmen yada tamamen körelmiştir Larvaları suda yaşar ve pupalarıda obtek olup, suda yaşarlar Larvaların mandibulaları vertical (dikey olarak) olarak ısırır

Suborder : Cyclorrhapha

Bu alttakımdaki türlerin erginleri tüylü ve çeşitli metalik renklere sahiptirler Kan emen türlerin dişi ve erkekleri kan emer Olgun sineklerin antenleri 3 segmentlidir ve aristalıdır Arista 3 segmentin dorsalinde yer alır Kurt benzeri olan larvalarında baş yoktur Bu tip larvalar hareketli olup, magot adını alırlar Pupa koarktat olup, hareketsizdir Larva ve pupa dönemleri toprakta geçer

Suborder : Nematocera

Bu alttakımda bulunan aileler şunlardır

Familya: Culicidae (Sivrisinekler)

Familya: Ceratopogonidae (= Heleidae, Acısinekler)

Familya: Simuliidae (= Melusinidae, Siyahsinekler, Körsinekler)

Familya: Psychodidae (Tatarcıklar)

Culicidae Ailesi (Sivrisinekler) Sivrisinekler yaz geceleri düşünülebilecek her yerde bulunan, özellikle ışıklar söndürüldükten sonra insanlardan kan emen ve vızıltısı ile insanları sürekli rahatsız eden insectlerdir Sivrisinekler 2 -10 mm uzunluğundadır Bu ailedeki artropodların vücutları; narin, başları küçük ve küreseldir Bacakları uzundur Vücutları genellikle silindirik yapıdadır Antenleri 14 -15 segmentden meydana gelmiştir ve erkeklerde tüylüdür Ağız organelleri uzun ve silindirik bir biçimde olup, sokmaya -emmeye elverişlidir Abdomen uzun yapılı ve thorax karekteristik olarak kama şeklindedir Kanatları uzun ve dar olup, kondukları zaman abdomen üzerinde düz katlanırlar

Culicidae ailesinde bulunan önemli sivrisinek cinsleri; Anopheles, Aedes, Culex, Mansonia ve Theobaldia' dır Bunlardan özellikle ilk üç tür önemlidir Sivrisinekler su kenarlarında çoğunlukla bulunurlar Durgun sularda, durgun deniz sularında larvaları gelişir Sivrisineklerin sadece dişileri insan ve hayvanlardan kan emerler Erkek sivrisineklerde alt ve üst çene (maksilla ve mandibula) kısalmış olduklarından konağın derisini delememekte ve kan emememektedirler Bunlar bitki artıklarından doku özsuyu emerek beslenirler

Sivrisineklerin biyolojisi

Dişi sivrisinekler yumurtalarını su yüzeyine veya suda yüzen bitki üzerlerine bırakırlar Yumurta bırakma şeklinde her türün kendine has özellikleri vardır Anopheles ve Aedes cinsindekiler yumurtalarını tek tek bıraktıkları halde, Culex cİnsindekiler yumurtalarını paketler halinde bırakırlar Bazı türler yumurtalarını temiz akarsulara, bir kısmı durgun su birikntilerine yada ağır akan su yollarına, hatta bazıları da deniz suyuna bırakırlar Culex cinsindekiler yumurtalarını foseptik sularına da bırakmaktadırlar Yumurtadan çıkan larvalar 10 -11 halkalı olup, kurtçuk şeklindedirler Larvalar aktif ve hareketli olup, bükülüp açılma şeklinde bulundukları su içinde hareket ederler Larvalar türlere göre değişmek üzere vücut halkalarında hava borusu taşırlar Bu hava deliklerini su yüzeyine doğru uzatırlar Anopheles'lerin larvaları vücutlarının son 3 -4 halkasında hava borusu taşıdıklarından içinde bulundukları suyun yüzeyine parelel dururlar Culex ve Aedes larvaları ise vücutlarının son halkasında hava borusu taşıdıklarından içinde bulundukları suyun yüzeyine dikey dururlar Larvalar 4 defa gömlek değiştirdikten sonra pupa safhasına girerler Pupa evresinde baş ve thorax yuvarlak kokon benzeri bir yapının içinde bulunurken abdomen serbest vaziyettedir Bu dönemde daha az aktiftirler Pupalardan çıkan erişkin sinekler, beslenmek amacı ile çoğaldıkları yerden birkaç kilometre ve hatta rüzgar ve değişik vasıtalarla çok daha uzağa gidebilirler Erişkin sivrisineklerin kondukları yüzeye duruş şekilleride farklıdır Anopheles'ler kondukları yüzeye eğik durdukları halde, Aedes ve Culex'ler paralel dururlar Yaşam süreleri sıcak bölgelerde 6 aydır Türkiye'de ise bu süre 1 -2 ay kadardır Culicidae'ler bitki özsularıyla ve şekerli suyla beslenebilirler Fakat dişiler yumurtlayabilmek için mutlaka bir miktar kan emmek zorundadırlar Dişi bireyler geceleyin ışığa doğru ve konakçısının vücut ısısına doğru yönelirler Gündüzleri ise karanlık ve kuytu köşelerde saklanırlar

Alıntı Yaparak Cevapla