Yalnız Mesajı Göster

Entomoloji Ders Notları

Eski 10-10-2012   #14
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Entomoloji Ders Notları



Yukarıda anlatılan biyolojik gelişme genel olarak görülen bir gelişme şeklidir Ancak lxodidae ailesindeki kene türlerinin kullandıkları konak sayılarına göre bu biyolojik gelişme değişmektedir Sert keneler gelişmelerinde kullandıkları konak sayısına göre 3 grupta toplanırlar

1- Bir konaklı keneler

Eğer kene biyolojik gelişmesini bir konakta tamamlıyorsa bu kenelere bir konaklı keneler denir Kenenin kan emmiş doymuş dişisi (döllenmiş ) konağı terkeder toprağa düşer, yumurtlar ve sonra ölür Uygun ısıda yumurtalar içinde embiryo gelişir ve 3 çift bacaklı larva halini alır Bu larvalar beyaz renkli yumurta kabuğundan dışarı çıkarak etrafta bulunan otlar üzerine tırmanırlar Bunlar toplu iğne başının ¼’ü büyüklüğündedirler Larvalar arka iki çift bacaklarını otlara salarlar ve ön bir çift bacaklarını ise havada sallarlar Bu civardan geçmekte olan konaklara tutunurlar ve doyuncaya kadar konaktan kan emerler Bu durumda toplu iğne başı büyüklüğünde ve gri bir görünüm kazanırlar Hypostomlarını deriden çekerler ve konağın üzerinden ayrılmaksızın gömlek değiştirme evresine girerler Bu safhada larvanın üzerindeki deri beyazlaşır ve onun vücudunun içinde nymph meydana gelir Nympler larvanın üstderisi olan kabuğu açarak dışarı çıkarlar Nympler şekil bakımından erişkinlere benzerler ancak genital organlar gelişmemiştir Bu nymph 'lerde üzerinde bulundukları aynı konaktan tekrar kan emmeye başlarlar Doyduklarında küçük bir saçma tanesi şeklindedirler Bunlarda hypostomlarını deriden çekerler ve bulundukları konağı terketmeden bulundukları yerde gömlek değiştirme safhasına geçerler Nymplerin üzerini örten deri bir kabuk şeklini alır ve onun içinde de erişkin kene şekillenir Erkek ve dişi olarak şekillenen bu keneler nymphin gömlek şeklini almış üst derisini açarak dışarı çıkarlar Yine aynı konaktan kan emmeye başlarlar Kan emme esnasında kopulasyon olur, dişiler doyuncaya kadar kan emdikten soma konağı terkederek toprağa düşer, yumurtlar ve ölürler Yani bu tip kenelerde kene yumurta hariç bütün yaşam dönemlerini aynı konak üzerinde geçirir Aç larva olarak tutunduğu konaktan doymuş dişiler olarak ayrılırlar Tüm gömlek değiştirmeler konak üzerinde olur Örneğin; Boophilus annulatus ve Boophilus decoloratus türleri bir konaklı kenelerdir

2-) İki konaklı keneler

Bu tür keneler biyolojik evrimini tamamlayabilmesi için iki konak kullanır Bu konaklar aynı veya ayrı türler olabilir Konak üzerinde kan emmiş ve doymuş olan dişiler toprağa düşer yumurtlar ve ölürler Yumurtadan çıkan larvalar oradan geçmekte olan 1 konak bir canlının üzerine tutunurlar Doyuncaya kadar kan emerler ve hypostomlarını geriye çekerek, aynı konak üzerinde gömlek değiştirirler ve nymph olurlar Aç olan bu nymphler aynı konaktan kan emerler ve doyduktan sonra toprağa düşerler Toprakta gömlek değiştiren nymphlerden erişkinler oluşur Aç olan erişkin keneler bu yörede bulunan 2 bir konağa tutunurlar, kan emerler ve doyduktan sonra kopulasyon olur Döllenmiş dişiler bu konağı terkeder toprağa düşer ve yumurtladıktan sonra ölürler Yani aç larva olarak tutunduğu konaktan doymuş nymph olarak ayrılır İlk gömlek değiştirme 1 konakta, 2 gömlek değiştirme toprakta olur Örnek: Hyalomma türleri, Rhipicephalus everts;ve Rhicephalus bursa türleri iki konaklı kenelerdir

3-) Üç konaklı keneler

Bu tip keneler gelişmelerini tamamlayabiImek için üç konağa ihtiyaç duyarlar Yumurtadan çıkan larvalar 1 konağa tutunurlar Bunlar kan emer ve doyduktan sonra toprağa düşerler Toprakta gömlek deyiştirdikten sonra aç nymphler oluşur Bu aç nymphler kan emmek üzere 2 bir ayrı veya ayrı konağa tutunurlar Kan emip doyan nymphler konağı terkeder ve toprağa düşerler Toprakta gömlek değiştirdikten sonra aç erişkinler oluşur Aç erişkin keneler kan emmek için 3 bir aynı veya ayrı konağa tutunurlar Kan emerler, doyarlar ve çiftleştikten sonra dişiler toprağa düşer yumurtlar ve ölürler Yani her gelişme döneminde ayrı bir konaktan beslenirler ve her gömlek değiştirme olayı toprakta olur Örneğin; lxodes ricinus, Rhipicephalus appendiculatus, Haemaphysalis ve Dermacentor türleri gelişmeleinde üç konak kullanırlar

Ixodidae ailesine bağlı olarak bulunan kene cinsleri şunlardır Genus: Ixodes Genus: Haemaphysalis Genus: Boophilus Genus: Dermacentor Genus: Hyalomma Genus: Amblyomma Genus: Rhipicephalus

Genus: Ixodes Ixodes 'lerin palpleri ve hypostomları uzundur Anal oluk belirgin ve anüsü önden kuşatır Scutum nakışlı değildir Göz ve feston bulunmaz Erkeklerin ventral yüzü birbirinden belirgin sınırlarla ayrılmış 7 alandan oluşur Palpleri uzun raket şeklinde ve üzerinde kıllar bulunur Bu cinste bulunan türler; lxodes ricinus, lxodes hexagonus, I pilosus, l persulcatus ve l rubicundus'dur Bunlardan en önemli olan tür I ricunus olup, çoğunlukla sığır ve koyunlardan kan emerler Avrupa'da ve Türkiye'de yaygındır ve üç konaklı kenedir Özellikle ılıman ve rutubetli iklim bölgelerinde bulunur

Ixodes ricinus türü konağından kan emerek verdiği zararın yanısıra Babesia bovis, Babesia divergens'i sığırlara, Anaplasma ovis'i koyunlara ve Babesia canis'i köpeklere bulaştınrlar

Aynca Louping-ill virusuna, Rusya ilkbahar yaz encephalitisine ve Coxiella burnettii'ye vektörlük yapmaktadırlar

Genus:Boophilus

Bunların ağız organelleri kısadır Palpleri kısa ve çıkıntılı olup, hipostoma eşit yada kısadır Göz ve çift anal plakları vardır Festonları bulunmaz Boophilus cinsinde bulunan türler; Boophilus annulatus, B decoloratus, B calcaratus ve B microplus' dur Bunlardan ülkemizde en yaygın olarak görülen tür B annulatus'dur Tek konaklı kenedir ve genellikle sığırlardan kan emerler Sığırların önemli kan protzoonlarından olan Babesia bigemia, B bovis, Anaplasma marginale, Acentrale ve Borrelia theileri (spirochaetosis)'ye vektörlük yaparlar

Genus: Hyalomma

Hyalomma'ların ağız organelleri uzundur Palpleri uzun olup, 2 palp segmenti çok uzundur Göz, anal ve subanal plaklar vardır Scutum koyu renklidir ve nakışIı değildir Festonlar düzensizdir ve bir bölümü birbiriyle kaynaşmıştır Bu cinste bulunan önemli türler; Hyalomma anatolicum excavatum, H anatolicum anatolicum, H marginatum ve H detritum' dur Yurdumuzda görülmektedirler ve yaygın kene türleridir İki konaklı keneler olup, ruminant ve tektırnaklılardan kan emmerler bunlar konaklarına Theileia annulata, Theileria parva, Tdispar, Babesia caballi, Bequi, Coxiella burnetii (Q humması etkeni), Rickettsia bovis ve Rickettsia canari'yi naklederler

Genus: Rhipicephalus

Palpleri ve hypostomları kısadır Göz ve anal plakları vardır Anal oluk belirgindir Basis capituli dışa doğru çıkıntılıdır Bu cinsteki türler feston taşırlar Bulunan önemli türler; Rhipicephalus bursa, R sanguineus ve R appendiculatus' dur Bulardan R bursa çoğunlukla koyunlardan kan emerler Bu tür Babesia ovis, Theileria ovis, Babesia bovis, Babesia equi, B caballi, Anaplasma marginale, Rickettsia avina, Coxiella bumetii ve koyunlarda Nairobi hastalığı virusunu konaklarına bulaştırır R bursa türü gelişmelerini iki konakta tamamlarlar R sanguineus türü ise genellikle köpeklerden kan emer ve üç konaklı kene olup, ülkemizde yaygındır Babesia canis, Bvogeli, Hepatozoon canis, Pasteurella tularensis, Rickettsia, Coxiella ve Borrelia türlerine vektölük yaparlar Rappendiculatus ise Afrikanın tropikal bölgelerinde yaygındır ve sığırlardan kan emerek bunlara Theileria parva'yı taşırlar Ayrıca Tmutans, B bigemina ve Hepatozoon canis'e vektörlük yaparlar Bu üç türden ayrı olarak Rhipicephalus capensis ve R everisi türleri de bulunmaktadır

Genus: Haemophysalis

Palpleri kısa ve 2 palp segmenti basis capituliden daha geniştir İkinci palp segmenti uzunluğuna oranla iki misli daha geniştir Göz ve anal plakları bulunmaz Anal oluk belirgin değildir yada bulunmaz Anal oluk anüsü arkadan kuşatır Feston taşırlar Üç konaklı kenelerdir Bu cinse bağlı olarak Haemaphysalis punctata, H parva, H longicornis ve H leachi türleri vardır H punctata ve H longicornis ruminantlardan kan emerler Bunlar B bigemina, B motasi, Anaplasma marginale, Anaplasma centrale ve Theileria türlerini naklederler H leachi türü ise köpeklerden kan emer Sarı köpek kenesi adını alır Köpeklere B canis, Coxiella bumetii ve Rickettsia conori ' yi bulaştırırlar

Genus: Dermacentor

Bu cinsteki kene türlerinin palpleri kısa ve basis capitulinin hizasındadır Palpleri geniştir Gözleri vardır, anal plakları yoktur Scutumları renkli ve nakışlıdır Bu cinse bağlı türlerin çoğunluğu üç konaklıdır Genellikle tektırnaklılardan ve köpeklerden kan emerler Bulunan türler; Dermacentor andersoni, D reticulatus, D, marginatus, D niveus, D occidentalis ve D variabilis'dir Bunlardan D marginatus ve D reticulatus ülkemizde yaygındır Bu türler Babesia caballi, B equi ve B canis'e vektörlük yaparlar

Genus: Amblyomma

Palpleri uzun ve hipostomları kalındır Gözleri vardır ve anal plakları yoktur Scutumlarının üzeri nakışlıdır Festonları vardır ve bunlar arasında kaynaşma yoktur Türkiyede görülen türü Amblyomma variegatum'dur Üç konaklı kenedir Sığırlara Theileria mutans'ı bulaştırır Bu cinse bağlı olarak A americanum, A hebraeum ve A maculatum türleride bulunur

Ixodidae ailesine bağlı olarak bulunan bu cinslerden başka sürüngenlerde bulunan Aponomma ve evcil ve yabani hayvanlarda bulunan Rhipicentor cinsleride bulunmaktadır

Familya: Argasidae

Bu ailedeki keneler mesken keneleri olarak bilinirler Mesken keneleri ahır, ağıl ve kümesIerde bulunur ve buraya giren hayvanlardan kan emerler Genel morfolojik ve biyolojik özellikleri yönünden mera kenelerine benzerler Ancak bazı farklılıklarda vardırIxodidae ailesi ile aralarındaki bu farklılıklar verilerek mesken kenelerin özellikleri anlatılacaktır

Alıntı Yaparak Cevapla