10-09-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Serçenin Avciya Nasihati
Avcinin biri kus avlamak için tuzak kurmustu
Tuzaga küçük bir kus yakalandi
Minik kusu eline aldi
Hayret!
Minik kus konusuyordu
Minik kus:
- "Ey büyük efendi! Sen birçok koyunlar, sigirlar, develer yedin
Onlarin etlerinden bile doymadin ki, benim etimle mi doyacaksin?
Ben senin disinin kovugunu bile dolduramam
Sayet beni saliverecek olursan, sana üç ögüt verecegim
Bu ögütlerden ilkini senin elindeyken, ikincisini su damin üstünde,
üçüncüsünü ise agacin üstünde söyleyecegim
Bu üç ögüdümü tutacak olursan, ömür boyu mutlu olursun " dedi
Avci bu teklifi begendi
Zaten eti olmayan bu küçük kusla nasil doyacakti ki? Kusun ögüdü belki ise yarardi
Avci:
- "Peki, söyle bakalim" dedi
Minik kus:
- "Elindeyken verecegim ögüt sudur:
(Olmayacak seye, kim söylerse söylesin inanma) "
Kus, bu birinci ögüdünden sonra avcinin elinden karsidaki damin üstüne kondu
- "Ikince ögüdüm:
(Geçmis gitmis seyler için üzülme Bir sey senden gittikten sonra onun hasretini çekme) "
Kus, ikinci ögüdüne devam etti:
"Benim karnimda on dirhem agirliginda çok degerli bir inci vardi
O inci seni de, çocuklarini da zengin ederdi
O inci senindi ama, kismetin degilmis
Öyle bir inci kaçirdin ki, dünyada esi benzeri yoktu " dedi
Avci, bu sözleri isitince:
"Eyvah! Ben kendi elimle kendime yazik ettim Elimdeki talih kusunu kaçirdim
Ah benim akilsiz kafam" diye üzülmeye, aglamaya ve dövünmeye basladi
Kus, avcinin bu halini görünce:
- "Be aptal adam! Biraz önce ben sana ne ögüt verdim?
Su haline bir bak Inci elinden gittiyse ne üzülüyorsun?
Ben sana geçen bir seye üzülme demedim mi?
Sözümü anlamadin mi?
Sonra sana ´Olmayacak bir söze sakin inanma´ diye ilk ögüdümü verdim
On dirhemlik inciyi duyunca aklin basindan gitti
Benim üç dirhem gelmeyecegimi bildigin halde, nasil içimde on dirhemlik inci bulunabilir?" dedi
Avci, kusun uyarisini dinleyince, akli basina geldi
- "Hayir, güzel ve akilli kus!
Su üçüncü ögüdünü de söyle, öyle git " dedi
Minik kus, üçüncü ögüdünü vermek için damdan agacin üstüne siçradi ve avciya alayli bir tavirla:
- "Allah Allah! Ilk iki ögüdümü çok iyi tuttun da üçüncüsünü mü tutacaksin?"
diyerek tamahkar avcinin haline güldü ve gögün maviliklerine dogru uçtu gitti 
Uykuya dalmis bilgisiz kisiye ögüt vermek, çorak yere tohum saçmaktir
Abdallik ve bilgisizlik yirtigi yama kabul etmez
Ey ögütcü, ona hikmet tohumunu saçmadan önce, onu yamasiz, yirtiksiz hale getir
|
|
|
|