Yalnız Mesajı Göster

Filozoflar// Yaşamlari Ve Savunduklari Düşünceleri

Eski 10-09-2012   #50
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Filozoflar// Yaşamlari Ve Savunduklari Düşünceleri



Tam adı Ebu Yusuf b İshak el-Kindi?dir Meşşai ekolünün ilk kurucusu ve İslam toplumu içinde ilk Arap filozof unvanı alan el-Kindi, soylu bir ailenin çocuğu olarak Küfe şehrinde doğdu Güney Arabistan?ın en büyük kabilelerinden birinin lideri olan dedesi Eş?as, İslam?ı kabul edip Hz Peygamberin ashabı arasına katılmış, daha sonra kabilesinin ileri gelenleriyle birlikte Küfe?ye yerleşmiştir Kindi ailesi İslam öncesinde olduğu gibi İslam döneminde de hem Emevi hem de Abbasi hilafetinde önemli devlet görevlerinde bulunmuştur Babası İshak b Es-Sabbah (ö808), Abbasi halifeleri Mehdi, Hadi ve Harun Reşit zamanlarında yıllarca küfe valiliği yapması ailesinin önemli bir mevkie sahip olduğunu gösterir Atalarının da İslam dini öncesi aynı şekilde devlet görevlerinde bulunduğu nakledilir

Kindi?nin doğumu net bir şekilde tarih olarak tespiti mümkün olmamıştır O dönemde insanların doğum tarihlerinde genellikle tereddütler ve hatalar vardır Çünkü doğan çocukların kütüklerini sağlam bir şekilde düzenleyecek teşkilat ve düzen henüz mevcut değildi Bu yüzden Kindi?nin de tarihi net olarak belirlenememiştir Bu dönemin genel özelliklerine ve çelişen olaylara bakılarak sonradan önemli olan şahsiyetlerin doğum tarihleri bulunmaya çalışılır İşte Kindi için de böyle bir düşünceden hareketle babasının öldüğü yıl ile 830 yılında ?beytü?l-hikme? kadrosunda önemli bir şahsiyet ile ilgili tarihler ve filozofun kendi eserlerini incelendiğinde onun, 801 gibi bir tarihte doğmuş olabileceği daha muhtemel bir sonuçtur

Kindi?nin tıpkı doğum tarihi gibi eğitimiyle ilgilide kapsamlı bilgiye sahip değiliz Ancak onun ilk gençlik yıllarını Barsa ve Küfe? de geçirdiğini yine ilk tahsil hayatını, okuma-yazma, Kur?an, dil gibi konularda ders aldığı, felsefi ve akli ilimler için Bağdat?a gittiği bilinmektedir Bilim ve felsefe sahasındaki şöhretinden dolayı Mu?tasım, Kindi?yi saraya davet etmiştir Çalışmalarını kolaylaştırmak için adına bir kütüphane açmış ve aynı zamanda oğlu Ahmet?in hocalığını kendisine vermiştir Mütevekkil zamanına kadar sarayda kalan ve halifelerden yardım gören kindi, bu halifenin başa geçmesiyle saraydan uzaklaştırılmıştır ve itibarını kaybetmiştir Buna sebep olarak, Musa bŞakir?in meşhur bilimci ve matematikçi olarak tanınan iki oğlu, Ahmet ve Muhammed?in çağdaşları Kindi?nin ününü çekemedikleri için, Mu?tezile karşıtı bir siyaset güden Mütevekkil?e onun Mu?tezileye mensup olduğunu ihbar etmelerini gösterirler Halife onu dövdürtür ve kütüphanesine el koyar Ancak iftiranın mahiyeti daha sonra anlaşılır ve kütüphanesine iade edilir

Böylece Kindi gözden düşmüş, hayatının son yirmi yılını saraydan uzak geçirmek zorunda kalmıştır Bu durum, onun Mu?tezileden sayılmasından değil, onlar gibi akla öncelik vermesinden ve ilk kez İslam toplumunda felsefe diye bir bilgi ve düşünce türünün temsilcisi olmasından dolayı kaynaklanıyordu

Kindi, zeki olmasından ve özellikle sarayda halifelerin yanında saygı görüyor olmasından dolayı ortaya çıkan kıskançlık sonucu zaman zaman iftiralara uğramıştır fakat bunların pek çoğundan zekiliği sayesinde kurtulmuştur

İslam medeniyetinde, kelimenin gerçek anlamıyla ilk filozof ve bu sıfata layık olan kimse Kindi?dir Bu sebepten ötürü ve Arap olduğu için de kendisine ?feylesufu?l-Arap?(Arapların filozofu) lakabı verilmiştir Felsefe ve bilimin çeşitli dallarında kendini yetiştiren Kindi, yüksek bir ilmi şahsiyete sahiptir Felsefe ve bilime birçok yeni katkıları olmuştur; bunun için düşünce tarihçisi Geremino Gardano Kindi?yi insanlığın on iki harikasından biri sayar İslam âlemine olduğu kadar, eserlerinin İbraniceye ve Latinceye çevrilmesiyle, Batı âlemine de bir filozof ve bilimci olarak büyük tesir etmiştir

Kindi ilk İslam filozofu olmanın verdiği zorlukla bir takım yeni fikir ve düşünce öne sürerken korkmuş ve bunların pek çoğunu içinde saklamıştır Zaman zaman gerek öğrencilerine gerekse diğer insanların sorduğu sorulara yazılı olarak cevap verirken hep bu korku içinde ?ilk felsefe üzerine? adlı eserinde özellikle belirtme ve konuları anlamayan insanların hücum ve iftiralarından çekindiği için bir takım konular hakkında derinlemesine yazmayacağını belirtmektedir

Kindi?nin adını duyuran ve onun ilmi şahsiyeti ortaya koyan asıl olay Abbasi halifelerinden Me?mun?un 830 yılında kurduğu beytü?l-hikme adlı tercüme okulunda görev alması ve felsefi eserlerin tercüme ve yorumlamada bulunmasıdır Kindi bu görevde iken bizzat kendisi tercüman olarak hakkında ve tercüme yapılan diller olan Grekçe, Süryanice, Farsça ve Soğutça bildiği hakkında tam bir bilgiye sahip değiliz Ancak şu bir gerçektir ki, gerek kendisi tercüme yapmış olsun ve gerekse kitapları başkasına tercüme yaptırmış olsun, yaptığı yorumlardan ve verdiği izahlardan da anlaşılacağı üzere Kindi, bu konuları kendi kafasına yerli yerine oturtmuş ve bu konular hakkında etraflı ve doyurucu yorumlar kaleme almıştırYani sadece tercüme yaparak yetinmemiş, kendinden sonra gelen filozofların önünde onları aydınlatan bir ışık olmuş ve konulara İslami bir bakış açısı kazandırmıştır

Kindi?nin büyüdüğü, yaşadığı döneme bakılınca sükun ve huzurun bulunmadığı, iç karışıklık ve çekişmelerin had safhada olduğu bir dönemdir Kendisi de bu olaylara tanık olmuştur mutlaka Muhtemelen ibn Mukafa?nın saray entrikası ile öldürülüşünü duymuş olmalı ki, bazı yazdığı risalelerde halkın söylemediği ve açıklayamadığı pek çok konunun olduğunu, insanların bu konuları anlamasının mümkün olmadığını yazar Aslında böyle dönemler verimli ve ilmi gelişmeler için elverişli dönemler değildir Kindi bu siyasi olaylardan az çok etkilenmiştir Ancak Kindi?yi etkileyen esas olay, tarihe ? mihne devri ? diye geçen pek çok âlimin ölümüne ve eziyet sebep olan Kur?an?ın yaratık olup olmadığı konusudur Yani ?Halku?l-kur?an? olayı

Bu dönemden Mütevekkil dönemine kadar devam eden Mutezile?nin hadis ve selef âlimlerine ve Müslüman halka karşı yürütülen sindirme hareketi ve kur?an?ın mahlûk olduğuna dair iddianın son derece acımasız bir şekilde sürdürüldüğü dönem olmuştur Özellikle devlet desteğini arkasına alan Mu?tezile, Kur?an?ın yaratık(mahlûk) olmadığına inanan insanlara karşı başta halife olmak üzere kılıçlarını kullanmaktan ve kan akıtmaktan geri kalmamışlardır Pek çok hadis âlimi zindanlara atılmış ve işkenceler görmüştür Ahmet b Hanbel bu görüşe karşı en çok mücadele eden ve Kur?an?ın mahlûk olduğuna inanan insanların zındık olduklarını söylemesi bütün dikkatleri üzerine çekmiş ve hapse atılmıştır Daha sonra da ölmüştür

İşte bütün bu siyasi ve dini olaylar Kindi?nin hayatında da etkili olmuştur Daha sonraki yıllarda Kindi?nin mutezile olduğuna dair rivayetlerin olması, onun yaşadığı dönemden nedenli etkilendiğinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir Özellikle son derece önemli âlimlerin Mutezile?ye karşı çıkmalarının sonu başlarına gelenleri gördükten sonra, kendi halinde görüşlerini ortaya koyan, daha çok felsefeyle uğraşan bir insan olarak hayatını sürdürmüştür

Alıntı Yaparak Cevapla