|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tarihte Kurulan Türk Devletleri
Timuroğulları
Timur Han'ın Çin’e giderken vefat etmesiyle, ülke, oğulları ve torunları arasında bölüşüldü
Timur Hanın torunu şehzade Halil Sultan bin Mîrânşah, 1409 yılına kadar merkezde hakimiyet kurdu Timur Hanın oğlu Şahruh, önce Horasan’a, 1409’dan sonra da Semerkand’a Büyük Timurlu hükümdarı oldu Mîrânşah, Batı İran ve Irak’ı ele geçirdi Fakat Şahruh, 1420’de bütün Timurlu ülkesinin hakimi olup, Hindistan ve Çin’de ismen hükümdardı Şahruh’un 1447’de vefatıyla taht mücadelesini, oğlu, Semerkand hakimi, Uluğ Bey kazandı
Uluğ Bey, hükümdarlığı yanında ilme ve fenne çok hizmet etti Uluğ Bey, oğlu Abdüllatîf tarafından, 1449’da öldürüldü Abdüllatîf, Timurlu ülkesine hakim olup, 1450 yılına kadar hükümdarlık yaptı Abdüllatîf, otoriter idaresine rağmen, tasavvuf ehline iyi davrandı 1450’de suikastla öldürülmesiyle, yerine, Şahruh’un torunu Abdullah bin İbrahim hükümdar oldu Abdullah Mirza, 1451’de tahtından indirilip, yerine Ebû Said bin Muhammed, Timurlu hükümdarı oldu Ebû Said’in hükümdarlığı uzun sürüp, ülkede istikrar sağlandı
Ebû Said, Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmed Handan sonra, devrin en güçlü hükümdarıydı Ubeydullah-ı Ahrâr’ın sohbetinde bulunup, duasını alırdı Ebû Said, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’a karşı, Karakoyunlu Hasan Ali’ye yardım seferine çıktı İaşe ve levazımının ele geçirilmesiyle, zor duruma düştü İkmalin olmaması ve orduda kaçakların bulunması sebebiyle zayıflayıp, 1469’da Türkmenlere esir düştü
Timurluların sonuncu uzun ömürlü hükümdarı, Hüseyin Baykara’dır Herat ve bütün Horasan üzerinde hüküm süren Hüseyin Baykara (1470-1505) zamanında, Timurlu kültürü, en parlak devrini yaşadı Ülkenin Özbekler de denilen Şeybânîler'in hakimiyetine geçmesiyle, Timurlu hânedanı sona erdi
Timurlu Devleti, teşkilât itibariyle Moğol-Türk-Fars ve İslâm müesseselerinin sentezleşmesinden meydana geliyordu İdarî ve askerî teşkilâtı, Türkleşmiş Moğol vasıflarını taşıyordu Fars’a hakim olduklarından, devletin maliyesinde İranlı kâtipler çoğunluktaydı Timurlular, Orta Asya ve İran’da Sünnîliğin hâmisiydiler Timurlular, bozkır karakteri de taşıyan, son büyük Müslüman hânedandır Devletin başında, Timur Han neslinden bir han bulunurdu Timurlu şehzadeleri, yarı müstakil veya müstakil eyaletlerde vazife yapardı Eyaletlerdeki şehzadeler, çok büyük kuvvetlere sahiptiler Bu durum, taht mücadelelerine de sebep oluyordu
Geniş yetkileri bulunan bu emîrler, askeri topluyor, ordunun nizam ve inzibatıyla uğraşıyor, ganimeti paylaştırıyor, hükümdar önünde resmi geçit yaptırıyordu Timurlu ordusu; hükümdarların hassa alayından başka, kendilerine suyurgallar (bir nevi iktâ) verilen askerlerden meydana geliyordu Tavacılara, askeri toplama emri verilince, askerin tespit edilen yer ve zamanda bulunmaları mecburiydi Savaşlarda, fillerden de istifade ediliyordu Timur Hanın başarılarının sırrı, son derece disiplinli ve düzenli bir orduya sahip olmasından kaynaklanır Savaşlarda başarı gösterenlere “suyurgallar” ihsan etti Bir nevi iktâ sistemi olan “Suyurgal” teşkilâtı, Timurlu ordusuna asker hazırlıyordu Timurlularda, büyük devlet dîvânı karakterinde “dîvân-ı buzurg-ı emâret, dîvân-ı emâret-i tavâciyân” denilen Tavacı Dîvânı vardı Bu dîvân, Türkleşmiş Moğollardan meydana gelen ordunun işlerine baktığı için “Türk dîvânı” denilmesi dikkat çekicidir Türk dîvânı, genelkurmay başkanlığı mahiyetindeydi Üyelerine “emir-i tavacı” veya “dîvân beyi” denirdi
Malî meselelere “dîvân-ı mâl” bakardı Başkanına “Amîr-i dîvân-ı mâl” denirdi Burada İranlı kâtipler vazife yapar, bunlara “Nuvisandagân-ı Tacik” denirdi Moğol vergi usulünde toplanan “tamga” çiftçilerden, ticaret ve zanaat sahipleriyle, kısmen gümrükten alınırdı
Timurlu ülkelerinden Mâverâünnehir, Horasan ve İsfahan’da ziraat yapılırdı Osmanlılar, Memlûklar ve Bizanslılarla ticaret yaparlardı Semerkand, Herat, önemli ticaret merkezlerindendi Urtak adında ticarî teşkilâtları vardı Semerkand, Şiraz, Herat en önemli Timurlu şehirleri olup, hükümdarlar buralarda otururlardı
Timurlular; kültür, sanat ve mîmarlık alanında muhteşem eserler verdiler Bu eserlerin ihtişamına, batılılar da hayran olup, buna Timurlu rönesansı demişlerdir Eserleri hâlâ okunup faydalanılan âlimler yetişti Behâeddîn-i Buhârî, Alâüddîn-i Attâr, Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr, Seyyid Şerîf Cürcânî, Yâkûb-i Çerhî, Muhammed Pârisâ, Mevlânâ Sâdüddîn-i Kaşgârî, Nizâmeddîn-i Hâmûş, Ali bin Hüseyin, Abdullah-ı İlâhî, Abdullah-ı Semerkandî dahil, daha pek çok âlim ve tasavvuf ehli, Timurlular devrinde yaşayıp, yetişti Timurlu hanlarından iltifat ve himaye gördü
Molla Câmî’nin Şevâhid-ün-Nübüvve ve Nefehât isimli eserleri, Türkçe’ye de tercüme edildi Daha pek çok eseri olan Molla Câmî, aynı zamanda şeyhülislâm, âlim ve veliyyi kâmildi
Uluğ Bey, Timurlu hükümdarı ve hey’et (astronomi) âlimiydi Zîc-i Uluğî pek kıymetli olup, hâlâ faydalanılmaktadır Semerkand’da kurduğu rasathanenin araştırmaları ve âlimleri pek meşhurdu
Doğu Türkçesi olan Çağatayca'da meşhur eserler veren Ali Şîr Nevâî, Timurlulardan çok itibar görüp, devlet hizmetinde vazife aldı Nevâî’nin Türkçe, Farsça mukayeseli Muhâkemet-ül-Lügâteyn kitabı meşhur olup, büyük âlim Molla Câmî’nin Nefehât, Ferîdüddîn-i Attar’ın da Mantık-üt-Tayr eserlerini Türkçe'ye çevirdi Ali Şîr Nevâî’nin daha pek çok eseri vardır
Şah Nimetullah-i Velî, Kâsım-ı Envâr, Hâfız-ı Şirâzî, Kemâleddîn-i Binâî, Nişâpûrlu Kâtibî, Sekkâkî, Heratlı Lütfî, Abdullah Hâtifî şâir olup, Timurlular devrinde tasavvufî ve lirik şiirler söyleyip, yazdılar
Timurlu tarihçilerinden Hâfız-ı Ebrû, Abdürrezzak Semerkandî meşhur olup, eserleri devrin kaynaklarındandır Hâfız-ı Ebrû'nun, dört bölüm hâlinde on iki eserden meydana gelen Mecmuât-üt-Tevârih ve Abdürrezzak’ın umumî tarih mahiyetindeki Matla-üs-Sa’deyn adlı eseri vardır
Tabiat manzarası ressamı ve minyatürcü Kemaleddîn Behzâd, Timurlular devrinde yetişen meşhur sanatkârdır Behzâd, tabiat resimleriyle an’anevî minyatür unsurlarını birleştirerek, kitap süslemesine yeni bir çehre getirdi Mîmârî eserlerde yüksekliğe, süsleme ve renk zenginliğine önem verdiler Timurlu hanları, zaptettikleri beldelerin meşhur mîmar, usta, sanatkâr ve âlimlerini başşehre getirtip, güzide eser vermelerini temin ederlerdi Timurlu sarayları, cami, medrese, türbe ve dergâhları muhteşem olup, yeni üslupla çok zengin olarak inşâ edilmişti Semerkand’da Bibi Hanım Camii, Gûr-i Mîr, Şâh-ı Zinde Türbesi, Şirin Bike Ağa, Hasan Bike ve Çocuk Bike, Olcay ve Bibi Zeynep kabirleri, Meşhed’de Gevher Şad Camii, Mescid-i Şah, Anov’da Babür Camii, Herat’ta Medrese, Yesi’de Ahmed Yesevî Türbesi, Timurluların meşhur mîmarlık ve sanat eserlerindendir
|