Yalnız Mesajı Göster

Pontos Sorunu...

Eski 10-06-2012   #8
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Pontos Sorunu...



Merkez Ordusu Komutanlığı, Temmuz ve Ağustos aylarında Batı Cephesi'nin büyük ihtiyaç duyduğu birlikleri göndermeye çalıştığı için sürgüne gönderme yavaşladı Sakarya Savaşı'nda Yunanlıların yenilgi ile geri çekilmeleri üzerine Pontos’a karşı esas harekat başlatıldı “Bu sırada hem dağlardaki Rum çetelerine karşı harekat gerçekleştiriliyor hem de sürgün işleri artan bir hızla devam ediyordu Bu devrede gönderilen sürgünler arasında kadın, çocuk ve ihtiyarlar da vardı Sürgün Kararnamesinde bunların gönderilmesi ile ilgili bir hüküm olmamasına rağmen, Nurettin Paşa tarafından bu karara varılmıştı Bu hususta, yetkili makamlar hiçbir tepki göstermemişlerdir Nurettin Paşa'ya göre; Memleketimizdeki Rumlar bir yılandır ve bu yılanların zehirleri kadınlardır Kadınlar, Pontusçuluk emeli güden erkeklerine fikren, bedenen ve malca yardım etmişlerdir Ayrıca İstiklal Mahkemesi'ne verilenler arasında eşkıyaya yataklık, cinayete teşvik ve muhbirlik yapmakla suçlanan kadınlar da vardır Bu yüzden kadınlara da erkeklerle aynı şeyi yaptıklarını belirten Nurettin Paşa, ihtiyarların tehciriyle ilgili olarak da, şöyle demektedir: Gümenez'de ihtiyardır diye sevk edilmeyen 65 yaşındaki bir Rum, Alaçam kıyılarında dolaşan Yunan torpidosuna bayrak sallamış, onlar da bir sandalla kıyıya çıkmışlardır Yetişen kuvvetler Yunanlıları sahilden püskürtmüşlerdi! İhtiyar, Kel Nikola da bayrak salladığı yerde astırılmıştır Nurettin Paşa'ya göre bunlar Rumların kadın, erkek, çocuk-yaşlı tehcirleri için haklı gerekçelerdir Anlaşılıyor ki, Rum unsuru arasında devlet olma fikri kuvvetli bir biçimde yer edinmiştir Bu yüzden çetecilere dayanak olabilecek hiçbir unsur bırakmamak yolu tutulmuştur”[74]

Pontus Harekatı'nın devam ettiği sırada, TBMM'de yapılan görüşmelerde, Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa'nın kanunsuz uygulamalar yaptığı, başarısızlık gösterdiği şeklinde iddialarla 3 Kasım 1921'de, Merkez Ordusu Komutanlığı'ndan alınır Bir süre sonra 8 Şubat 1922'de Merkez ordusu da lağvedilerek, Pontos harekatını yürütme görevi Dahiliye Vekaleti kontrolünde, 10 Fırka'ya bırakılır Bu fırkanın komutanlığına da Cemil Cahit Bey (Gen Toydemir) tayin edilir İnsan ve silah bakımından daha da kuvvetlendirilen birlikler, yıllar süren bu sorunu 1923'ün Şubat ayında tamamen bitirirler[75]

Pontos’taki gerilla hareketi için sonun başlangıcı aslında Aralık 1920 dır Ermeni hareketinin bütünüyle ezilmesiyle Kemalistler, Bolşeviklerle dirsek temasına girerler Bir yandan Sovyetlerden Kemalistlere akan yardım, diğer yandan İngiltere-Sovyetler, Sovyetler-Türkiye ve İngiltere ile Bekir Sami arasında 16 Mart 1921 tarihinde imzalanan anlaşmayla Pontus hareketinin kaderi çizilmiş olur İngiltere, Sovyetlerle arasında ki Türkiye’yi bir tampon devlet olarak var olmasını desteklemektedir Bu tarihten sonra İngilizler tarafsızlığını ilan ederler Basta Yunan devleti olmak üzere Pontos da kaderine terk edilir Dönemin reel politiği –bir anlamda detant diyebiliriz- Pontos hareketinin sonunu belirleyen koşullardır Lozan antlaşmasının imzalanmasından sonra kalan son gerilla birlikleri de dağlardan Karadeniz sahillerine inerek gemilerle ya Yunanistan’a ya da Rusya ya doğru kaçtılar Yunan ordusunun Anadolu’daki yenilgisinden bir yıl sonra bile Pontus dağlarında çarpışan gerillalar mevcuttur

Pontus Merkez Birliğinin 1922 yılında Atina da hesapladığı istatistiklere Gore 1914 ile 1922 arası Pontos Jenosidinde toplam 303238 kişi hayatini kaybetmiştir Bunlardan 232556 kişi birinci dünya savası esnasında yani 1914 ile 1918 arasında katledilmişlerdi Ağustosta Yunan cephesinin çökmesinden 1924 baharına kadar ise çoğunluğu çocuk ve kadınların oluşturduğu 50000 kişi daha katledilir[76]

G Valavanis ise Pontus un insan kaybının 1924 yılına kadar 353000 olduğunu açıklamaktadır

BİTTTİİİİİİİİİİİİİİİ

Alıntı Yaparak Cevapla