10-06-2012
|
#5
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlı - Türkçe Sözlük A Harfi.
âbrîz (F ) [ 1 [آبریز tuvalet 2 ıbrık
âbşâr (F ) [ آبشار ] çağlayan
abûs (A ) [ عبوس ] somurtkan
âbühava (F -A ) [ آب و هوا ] iklim
âbzih (F ) [ 1 [آبزه su kaynağı 2 gözyaşı
âc (A ) [ عاج ] fildişi
âc (F ) [ آج ] ılgın ağacı
acâib (A ) [ عجائب ] tuhaf, ilginç, acaip
acâleten (A ) [ عجالة ] alelacele
aceb (A ) [ 1 [عجب tuhaflık 2 acaba
acebâ (A ) [ عجبا ] acaba
acele (A ) [ عجله ] acele
aceleten (A ) [ عجلة ] çarçabuk, alelacele
acem (A ) [ 1 [عجم arap olmayan 2 İranlı, acem
acemaşîran (A ) [ عجم عشيران ] Türk mûsikisinde bir makam
acemce (A -T ) Farsça
acemî (A ) [ 1 [عجمی deneyimsiz, acemi 2 İranlı
acemistan (A -F ) [ عجمستان ] İran
acemiyân (A -F ) [ 1 [عجميان deneyimsizler 2 İranlılar
aceze (A ) [ عجزه ] düşkünler, âcizler
acîb (A ) [ عجيب ] tuhaf, acayip, ilginç
acîbe (A ) [ عجيبه ] şaşılacak şey
âcil (A ) [ عاجل ] acil
âcilen (A ) [ عاجلا ] derhal, acil olarak
acîn (A ) [ عجين ] macun, yoğurulmuş
âciz (A ) [ 1 [عاجز aciz 2 ben
âcizâne (A -F ) [ 1 [عاجزانه acizce 2 alçakgönüllüce
âcizî (A -F ) [ عاجزی ] acizlik
âciziyyet (A ) [ عاجزیت ] acizlik
âcizleri (A -T ) bendeniz, ben
acûl (A ) [ عجول ] aceleci
acûlâne (A -F ) [ عجولانه ] acele acele
acûz (A ) [ 1 [عجوز kocakarı 2 cadı
acûze (A ) [ 1 [عجوزه kocakarı 2 cadı
âcür (F ) [ 1 [آجر tuğla 2 kiremit
acz (A ) [ عجز ] acizlik, çaresizlik, bir şey yapamama
âdâb (A ) [ 1 [آداب edepler, terbiyeler 2 yol yordam
adalât (A ) [ عضلات ] kaslar
adale (A ) [ 1[عضله kas 2 kaslar
adâlet (A ) [ عدالت ] adalet
adaletkâr (A -F ) [ عدالتکار ] adil, adaletli
âdât (A ) [ عادات ] âdetler, alışkanlıklar
adâvet (A ) [ عداوت ] düşmanlık
|
|
|
|