10-06-2012
|
#13
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlı - Türkçe Sözlük A Harfi.
akab (A ) [ 1 [عقب arka, art 2 topuk, ökçe
akabât (A ) [ 1 [عقبات yokuşlar 2 tehlikeli anlar
akabe (A ) [ 1 [عقبه geçilmesi güç geçit 2 yokuş
akabinde (A -T ) ardından
akâid (A ) [ عقائد ] inançlar, akideler
akâmet (A ) [ 1 [عقامت verimsizlik, durgunlaştırma, aksatma 2 kısırlık
akar (A ) [ عقار ] kazanç sağlayan mülk
akarât (A ) [ عقرات ] kazanç sağlayan mülkler, akarlar
akbeh (A ) [ اقبح ] çok çirkin
akd (A ) [ 1 [عقد düğümleme, bağlama 2 nikah 3 kararlaştırma 4 kurma
akdâh (A ) [ اقداح ] kadehler
akdâm (A ) [ اقدام ] ayaklar
akdedilmek yapılmak, uygulanmak, icra edilmek
akdem (A ) [ اقدم ] önce, önceki
akdes (A ) [ اقدس ] en kutsal
akdetmek/ eylemek yapmak, uygulamak, icra etmek, imzalamak, antlaşma
yapmak, sözleşme yapmak
akıbet (A ) [ عاقبت ] son
âkıbetbîn (A -F ) [ عاقبت بين ] sonu gören, ileri görüşlü
âkıbetendîş (A -F ) [ عاقبت اندیش ] sonunu düşünen
âkıbetülemr (A ) [ عاقبت الامر ] sonunda
âkıl (A ) [ عاقل ] akıllı, akıl sahibi
akıl (A ) [ عقل ] akıl
âkılâne (A -F ) [ عاقل ] akıllıca
âkıle (A ) [ عاقله ] akıllı kadın
âkır (A ) [ 1 [عاقر kısır 2 verimsiz
âkid (A ) [ عاقد ] akit yapan
akîde (A ) [ عقيده ] inanç, akide
akîdefurûş (A -F ) [ عقيده فروش ] inanç tüccarı
akîk (A ) [ عقيق ] akik taşı
âkil (A ) [ آکل ] yiyen
akîm (A ) [ 1 [عقيم kısır 2 sonuçsuz
akim kalmak gerçekleşememek, sonuçsuz kalmak
akis (A ) [ عکس ] yansıma, aksetme, akis
akl (A ) [ عقل ] akıl
akl -ı bâliğ [ عقل بالغ ] ergin
akl -ı evvel [ عقل اول ] Tanrı
akl -ı küll [ 1 [عقل کل doğadaki genel uyum 2 Cebrail
akl -ı mücerred [ عقل مجرد ] soyut akıl
akl -ı selim [ عقل سليم ] sağduyu
aklâm (A ) [ 1 [اقلام kalemler 2 yazı gereçleri 3 devlet daireleri
aklen (A ) [ اقلا ] akılca
aklıselim (A -F ) [ عقل سليم ] sağduyu
|
|
|
|