|
Prof. Dr. Sinsi
|
Orhun Abideleri !!
Güney yüzü
[1] Kiyik yiyü tabışğan yiyü olurur ertimiz Budun boğuzı tok erti Yağımız tegre ocuk teg erti, biz isig ertimiz Anca olurur erkli Oğuzdındın körüg kelti
[1] Geyik yiyerek, tavşan yiyerek oturuyorduk Milletin boğazı tok idi Düşmanımız etrafta ocak gibi idi, biz ateş idik Öylece oturur iken Oğuzdan casus geldi
[2] Körüg sabi antağ: Tokuz Oğuz budun üze kağan olurtı tir Tabğaçğaru Kum serigünüg ıdmış Kıtariyğaru Torigra Esimig ıdmış Sab anca ıdmış: Azkıriya Türk [budun?]
[2] Casusun sözü şöyle: Dokuz Oğuz milletinin üzerine kağan oturdu der Çine doğru Ku'yu, generali göndermiş Kıtaya doğru Tongra Esimi göndermiş, sözü şöyle göndermiş: Azıcık Türk milleü
[3] yonyur ermiş, kağanı alp ermiş ayğuçısı bilge ermiş, ol iki kişi bar erser sini Tabğaçığ ölürteçi tir men, örigre Kıtariyığ ölürteçi tir men, bini Oğuzuğ
[3] vuruyormuş; kağanı cesur imiş; müşaviri bilici "niş; o iki kişi var olursa seni, Çini öldürecek derim; doğuda Kıtayı öldürecek derim; beni, Oğuzu
[4] ölürteçi ök tir men, Tabğaç biridin yan teg, Kıtariy örigdin yan teg, ben yırıdınta yan tegeyin, Türk Sir budun yirinte idi yorımazun, usar idi yok kılalım3
[4] da öldürecek derim; Çin, güney taraftan hücum et; ben kuzey taraftan hücum edeyim; Türk Sir illeti, yerinde hiç yürümesin; mümkünse hep yok edelim derim
[5] tir men 01 sabığ eşidip tün udısıkım kelmedi küntüz olursıkım kelmedi Anda ötrü kağanıma ötüntüm Anca ötüntüm: Tabğaç Oğuz Kıtariy bu üçegü kabışar
[5] O sözü işitip gece uyuyacağım gelmedi, gündüz oturacağım gelmedi Ondan sonra kağanıma arz ettim Şöyle arz ettim: Çin, Oğuz, Kıtay bu üçü birleşirse
[6] kaltaçı biz Öz içi taşın tutmış teg biz Yuyka erkli tupulğalı ucuz ermiş, yinçge erklig üzgeli ucuz Yuyka kalın bolsar tupulğuluk alp ermiş Yinçge
[6] kala kalacağız Kendi içi dıştan tutulmuş gibiyiz Yufka olanın delinmesi kolay imiş, ince olanı kırmak kolay Yufka kalın olsa delinmesi zor imiş İnce
[7] yoğun bolsar üzgülük alp ermiş Örigre Kıtariy-da biriye Tabğaçda kurıya kundınta yırıya Oğuzda iki üç birig sümüz kelteçimiz bar mu ne? Anca ötündüm
[7] yoğun olsa kırmak zor imiş Doğuda Kıtaydan, güneyde Cinden, batıda batılılardan, kuzeyde Oğuzdan iki üç bin askerimiz, geleceğimiz var mı acaba? Böyle arz ettim
[8] Kağanım [ben] özüm Bilge Tonyukuk ötüntük ötünçümün eşidü birti Köriglürigçe uduz tidi Kök Örigüg yoğuru Ötüken yışğaru uduztum İrigek kölükün Toğlada Oğuz kelti
[8] Kağanım benim kendimin Bilge Tonyukukun arz ettiği maruzatımı işiti verdi Gönlünce sevk et didi Kök Öngü çiğneyerek Ötüken ormanına doğru sevk ettim İnek, yük hayvanı ile Toglada
[9] [Süsi üç birig] ermiş Biz iki birig ertimiz Sürigüşdümüz Terigri yarlıkadı, yariydımız Ögüzke tüşdi Yariyduk yolta yime ölti kök Anda ötrü Oğuz kopun kelti
[9] Oğuz geldi Askeri üç bin imiş Biz iki bin idik Savaştık Tanrı lütfetti, dağıttık Nehire düştü Dağıttığımız, yolda yine öldü hep Ondan sonra °ğuz tamamiyle geldi
[10] Türk budunuğ Ötüken yirke ben özüm bilge Tonyukuk Ötüken yirig konmış tiyin eşidip biriyeki budun kurıyakı yırıyakı öriğreki budun kelti
[10] Türk milletini Ötüken yerine, ben kendim Bilge Tonyukuk Ötüken yerine konmuş diye işitip 'üneydeki millet, batıdaki, kuzeydeki, doğudaki miI1et geldi
Doğu Yüzü
[1] İki birig ertimiz [İki] süm[üz b]oldı Türk budun k[ılınğa]lı Türk kağan olurğalı Şantung balık[k]a taluy ögüzke tegmiş yok ermiş Kağanıma ötünüp sü iltdim
[1] İki bin idik İki ordumuz oldu Türk milleti kılmalı, Türk kağanı oturalı Şantug şehrine, denize ulaşmış olan yok imiş Kağanıma arz edip ordu gönderdim
[2] Şantung balıkka taluy ögüzke tegürtim Üç otuz balık sıdı Usın bunda ıtu yurtda yatu kalur erti Tabğaç kağan yağımız erti On Ok kağanı yağımız erti
[2] Şantung şehrine, denize ulaştırdım Yirmi üç şehir zaptetti Uykusunu burda terk edip, yurtta yatıp kalırdı Çin kağanı düşmanımız idi On Ok kağanı düşmanımız idi
[3] Artjukı Kırkız] küç[lüg kağan yağımız] boldı Ol üç kağan ögleşip Altun Yış üze kabışalım timiş Anca ögleşmiş: Örigre Türk kağanğaru sülelim timiş Arigaru sülemeser kaçan [n]erîg erser ol bizni,
[3] Fazla olarak Kırgızın kuvvetli kağanı düşmanımız oldu O üç kağan akıl akıla verip Altun ormanı üstünde buluşalım demiş Şöyle akıl akıla vermişler: Doğuda Türk kağanına karşı ordu sevk edelim Ona karşı ordu sevk etmezsek, ne zaman bir şey olsa o bizi
[4] [kağanı alp ermiş] ayğuçısı bilge ermiş, kaçan [n]erig erser ölürteçi kök Üçegün kabışıp sülelim, idi yok kılalım1 timiş Türgiş kağan anca timiş: Bening budunum anda erür timiş
[4] kağanı kahraman imiş, müşaviri bilici imiş ne zaman bir şey olsa öldürecektir Her üçümüz buluşup ordu sevk edelim, tamamiyle yok edelim demiş Türgiş kağanı şöyle demiş: Benim milletim ordadır demiş
[5] [Türk budunı yime] bulğanç
[timi]ş, Oğuzı yime tarkınç ol timiş Ol sabin eşidip tün yime udısıkım kelmez erti, kün yime olursıkım kelmez erti Anda sakındıma [5] Türk milleti yine karışıklık içindedir demiş Oğuzu yine sıkıntıdadır demiş Bu sözü işitip gece yine uyuyacağım gelmiyordu, gündüz yine oturacağım gelmiyordu O zaman düşündüm, t"]
[6] [İlk Kırkızk]a sü
[les]er [yig er]miş tidim-Kögmen yolı bir ermiş Tumış tiyin eşidip bu yolun yorısar yaramaçı tidim Yirçi tiledim Çölgi Az en bultum
[6] İlk olarak Kırgıza ordu sevk etsek iyi olur tedim Kögmenin yolu bir imiş Kapanmış diye P«p, bu yol ile yürürsek uygun olmayacak dedim Kılavuz aradım Çöllü Az kavminden bir er buldum
[7] Eşit[t]im: Az yir y[olı?] Anı b[irle   er]miş, bir at orukı ermiş, anın barmış Arigar aytıp bir atlığ barmış tiyin ol yolun yorısar unç tidim Sakındım Kağanıma
[7] İşittim: Az ülkesinin yolu Anı boyunca   imiş, bir at yolu imiş, onunla gitmiş Ona söyleyip, bir atlı gitmiş diye o yolla yürürsek mümkün olacak dedim Düşündüm, kağanıma
Kuzey Yüzü
[1] ötündüm Sü yorıtdım At altın tidim Ak Ter-mil keçe oğurkalatdım At üze birtüre kanğ sökdiim Yukaru at yete yadağın ığaç tutunu ağturdum Örigreki er
[1] Arz ettim Asker yürüttüm Attan aşağı dedim Ak Termili geçip sırtlattım At üzerine bindirip karı söktüm Yukarıya, atı yedeğe alarak, yaya olarak, ağaca tutunarak çıkarttım: Öndeki er
[2] yoğuru [ıdıp] ı bar baş aşdımız Yubulu inti-miz On tünke yantaki tuğ ebirü bardımız Yirçi yir yarigılıp boğuzlandı Burigadıp kağan yelü kör timiş
[2] çigneyi verip, ağaç olan tepeyi aştık Yuvarlanarak indik On gecede dağdaki engeli dolanıp gittik Kılavuz yeri şaşırıp boğazlandı Bunalıp kağan dört nala koşturu ver demiş
[3] Anı subk[a] bard[ımız] Ol sub kodı bardımız Aşanğalı tüşürtümüz Atığ ika bayur ertimiz Kün yime tün yime yelü bardımız Kırkızığ uka bas-dımız
[3] Anı suyuna vardık O sudan aşağıya gittik Yemek yemek için attan indirdik Atı ağaca bağlıyorduk Gündüz de gece de dört nala koşturup gittik Kırgızı uykuda bastık
[4] [Usın] sürigügün açdımız Kanı süsi tirilmiş-Süngüşdümüz, sançdımız Kanın ölürtümüz Ka-ğanka Kırkız budunı içikdi, yükünti Yariydımız, Kögmen yışığ ebirü keltimiz
[4] Uykusunu mızrak ile açtık Hanı, ordusu toplanmış Savaştık, mızrakladık Hanını öldürdük, bağana Kırgız kavmi teslim oldu, baş eğdi Geri döndük, Kögmen ormanını dolanıp geldik
[5] Kırkızda yandımız Türgiş kağanda körüg kelti Sabi anteg: Örigdin kağanğaru sü yorılım timiş; yorımasar bizni, kağanı alp ermiş ayğuçısı bilge ermiş, kaçan [n]erig erser
[5] Kırgızdan döndük Türgiş kağanından casus 8eldi Sözü şöyle: Doğuda kağana karşı ordu yürütelim demiş Yürütmezsek, bizi kağanı kahraman lmiŞ, müşaviri bilici imiş ne zaman bir şey olsa
[6] bizni ölürteçi kök timiş Türgiş kağanı taşıkmış tidi On Ok budunı kalışız taşıkmış tir Tabğaç süsi bar ermiş 01 sabığ eşidip kağanım ben ebgerü tüşeyin tidi
[6] bizi öldürecektir demiş Türgiş kağanı dışarı çıkmış dedi On Ok milleti eksiksiz dışarı çıkmış der Çin ordusu var imiş O sözü işitip kağanım, ben eve ineyim dedi
[7] Katun yok bolmış erti Anı yoğlatayın tidi Sii barırfg tidi, Altun yışda olururig tidi Sü başı İnel Kağan Tarduş şad barzun tidi Bilge Tonyukukka barfga aydı
[7] Hatun yok olmuştu Ona yas töreni yaptırayım dedi Ordu, gidin dedi Altun ormanında oturun dedi Ordu başı İnel Kağan, Tarduş şadı gitsin dedi Bilge Tonyukuka, bana şöyle dedi:
[8] Bu siig ilt tidi Kıyınığ körîglürigçe ay, Ben sarîga ne ayayın tidi Kelir erser kür ökülür, kelmez erser tılığ sabığ alı olur tidi Altun yışda olurtumuz
[8] Bu orduyu sevk et dedi Cezayı gönlünce söyle Ben sana ne söyleyeyim dedi Gelirse hile toparlanır, gelmezse haberciyi, sözü alarak otur dedi Altun ormanında oturduk
[9] Üç körüg kişi kelti Sabi bir: Kağan sü taşıkdı, On Ok süsi kalışız taşıkdı tir Yarış yazıda tirilelim timiş 01 sabığ eşidip kağanğaru ol sabığ itim Kanda yan sabığ yana
[9] Üç casus geldi Sözü bir: Kağan ordu çıkardı, On Ok ordusu eksiksiz dışarı çıktı der Yarış ovasında toplanalım demiş O sözü işitip, kağana o sözü ilettim Han tarafından söz dönüp
[10] kelti Olururig tiyin timiş Yelme karğu edgüti urğıl, basıtma timiş Bög[ü] Kağan barigaru anca yıdmış Apa tarkanğaru içre sab ıdmış: Bilge Tonyukuk ariyığ ol, üz ol, arigılur
[10] geldi Oturun diye söylemiş Keşif kolunu, nöbet işini çok iyi tertip et, baskın yaptırma demiş Bögü Kağan bana böyle haber göndermiş Apa Tarkana gizli haber göndermiş: Bilge Tonyukuk kötüdür, kindardır, şaşırır
[11] Sü yorılım tideçi, unamarîg Ol sabığ eşidip süyorıtdım Altun yışığ yolsuzun aşdımız Irtiş ögüzüg keçigsizin keçdimiz Tün katdımız Bolçuka tarig öntürü tegdimiz
[11] Orduyu yürütelim diyecek, kabul etmeyin O sözü işitip orduyu yürüttüm Altun ormanını yol almaksızın aştık İrtiş nehrini geçit olmaksızın geçtik Geceyi gündüze kattık Bolçuya şafak sökerken ulaştık
|