Yalnız Mesajı Göster

Türkiye'nin sesi çıkmayan açları

Eski 07-26-2006   #42
SinsiBekçi
Varsayılan

Türkiye'nin sesi çıkmayan açları



Yoksulların sesi hiç duyulmaz ki

Yıllardır alıştığımız adıyla Devlet İstatistik Kurumu DİE ya da yeni adıyla Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK'in yoksulluk araştırmasının sonuçları geçtiğimiz aylarda gazetelerde de yer aldı; ama Türkiye'de 20 milyona yakın insanın yoksulluk ve sınırının altında yaşadığını kime söylesem, "Olmaz öyle şey" diyerek burun kıvırıyor

Büyük kentlerdeki lüks otellerin konferans salonlarında düzenlenen seminerlerde iftiharla telâffuz edilen büyüme rakamları, ihracat artışları ve tek haneli rakamlara düşmüş enflasyon oranları, 5 bin dolara yaklaşan kişi başına GSMH'lar madalyonun sadece görünen ve "gösterilen" yüzü
Madalyonun diğer yüzünde ise Türkiye nüfusunun dörtte birini oluşturan aç ve yoksulumuz var

Her 77 kişiden 1'i aç

TÜİK'in yoksulluk araştırmasından derlediğim üstteki tablodan da görebileceğiniz gibi Türkiye'de her 4 kişiden 1'i yoksulluk sınırının altında, -inanması zor ama- her 77 kişiden 1'i de açlık sınırında yaşıyor! TÜİK'in araştırmasında açlık sınırı; günde kişi başına 1 doların altı (15 YTL), yoksulluk sınırı ise günde 43 doların altı (7 YTL) olarak hesaplanmış
909 bin vatandaşımızın "aç", 18 milyon vatandaşımızın "yoksul" tanımına girdiği günümüz Türkiyesi'nde etkili ve yetkili çevreler, iş dünyası, uzmanlar, aydınlar, ünlü ekonomistler, değerlendirmelerini acaba neden bu 18 milyonu hesaba katmadan yaparlar?
Yoksulluğu tanımlayan önemli özelliklerden biri de sesini duyuramamaktır Onlar medyamızda ya çarpıcı yoksulluk manzaralarıyla, ya kamyonlarla dağıtılan ekmekleri kapışırken, ya da bireysel hayırseverlik örneklerinin övülmesi çerçevesinde figüran olarak gündeme gelirler

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu Eşbaşkanı Prof Dr Ayşe Buğra'nın da altını çizdiği gibi "Türkiye'de medya ve kamuoyunun yoksullukla ilgilenme biçimi, sosyal politika taleplerine ve sosyal harcamalarla ilgili bir sorgulamaya dönüşebilecek nitelikte değil
Yoksulluk sosyal politika bağlamında, sosyal yardımlara ayrılan ya da ayrılmayan kamu kaynakları bağlamında tartışılmıyor Ve yoksulların bu konudaki tercihlerini ortaya koymaları beklenemeyeceğine göre -kimsenin de onlar adına konuşmadığı bir ortamda- Türkiye'de çağdaş bir sosyal yardım politikasının kurumsal yapısının güçlenmesi de maalesef pek kolay görünmüyor"

Büyük resmin içinde yok

Murat Belge'nin Radikal'deki yazısında altını çizdiği gibi işsizlik, yeni ekonomik düzenin kalıcı öğesiyse, yoksulluk pek çok sorun arasından sıyrılıp karşımızda heyulâ gibi dikiliyorsa ve sadece Türkiye'de değil, en zengin ülkeden en perişan olanına, günümüzün küresel dünyasında yoksulluk sorunundan nasibini almayan kalmamışsa

Belge, "Bu sorunun devamı karşısında sosyalistler bir şey yapmayacak da kim yapacak?" diye soruyor Ben gazetecisinden akademisyenine, işadamlarından siyasetçisine, ekonomistinden aydınına Türkiye üzerine düşündüğü iddiasında olan herkesi, yaptıkları değerlendirmelerde mutlaka 18 milyon yoksulumuzu da büyük resmin, makro dengelerin içine katmaları gerektiğini düşünüyorum

Alıntı Yaparak Cevapla