09-11-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kimya Çalışması - Porselen Ve Seramik - Porselen Ve Seramik Dönem Çalışması
TÜRKİYEDE SERAMİK SANATININ GELİŞMESİ
Türkiye’de Modern Seramik Sanatı bu alandaki endüstriyel gelişmelere de paralel olarak 1950 sonrasında gelişim göstermiştir Seramik sanatçıları, geleneksel Anadolu çömlekçilik ve çiniciliğinin bu gelişim üzerinde veri kaynağı olarak etkisi büyüktür
Anadolu üzerinde ilk ortaya çıkışı binlerce yıl öncesine dayanan seramik sanatı çağlarca kullanım alanı bulmuş süslemede de etkili olmuş başarılı bir sanat dalı olarak gelişim göstermiştir Günümüzde ise seramik sanatı çok farklı biçimlerde kendini göstermeye devam etmektedir Teknolojik gelişmeler sonucu ortadan kalkmaya yüz tutan halk çömlekçiliği de halen varlığını zor koşullar altında da olsa sürdürmektedir
Çağdaş faaliyetler izlenerek, sanatsal seramik biçimleri oluşturmaya yönelik ilk özel faaliyetlerden birini, Füreyya Koral’ın kurduğu görülür Füreyya Koral, seramik işine bir hobi olarak başlamış fakat geçen süre içinde teknik araştırmaların yanı sıra “form” deneylerini arttırarak öbür seramik sanatçılarına örnek olan bir gelişme içine girmiştir Sanatçı gerek duvar panoları olsun, gerekse porselen yapımına kadar uzanan sır ve pişirme teknikleriyle oluşturduğu objeler, seramik malzemesine başarılı ve ustaca yaklaştığını göstermektedir
Türkiye’de seramiğin geleneksellikten çıkıp, işlevsel yönünü endüstriye bırakarak sanat yapılarında özgün eser olarak kullanılması bir sanat dili olarak ortaya çıkması çok kolay gerçekleşmez Çünkü seramik sanatına kap ve mimari süsleme olarak bakılması bunu gerektirir Seramik sanatına özgün bir sanat dili olarak bakmak sanat kültürü ve eğitiminin artması sonucu gerçekleşmiştir Bu konuda sanatçıların özverili çalışmaları da çok büyük başarı sağlamıştır
İlk dönemlerde seramik sanatının anlaşılması ve yorumlaması zor olmuştur Seramik özgün bir sanat dili oluşturmak yolunda işlevselliğinin dışında tek başına bir anlam ifade ederek soyut formlara dönüşme olanağı da bulmuştur Bu soyut formların anlaşılamaması var olmasını ve üretimini engellememiştir Bu durumda izleyicinin bu sanata yabanı olması sorunu, sanatın kültürlenmenin dışında özel bir duyarlılık olduğunun kabul edilmesiyle aşılabilir olması söz konusudur Bugün Türkiye’de seramik ve seramik heykel sanatı güzel sanatlarla uğraşan kurumların ve insanların artması ile belirli bir düzeye gelmeye çalışmaktadır ve bazı olumsuzluklara rağmen varlığını figüratif ve genelde soyut eserler olarak sürdürmeye devam ettirmektedir Günümüzde sanatçının yeni biçimler yaratma düşüncesi ne yaptıkları soyut seramik heykeller özgün biçim ifadesinin yanı sıra, bilgi, deney ve yeteneklerinin pekiştirilmesi ile ortaya konulmalıdır Sadi Diren seramiğin sanat olmasını sağlayan nedenleri yüzeysel ve hacimsel konuların iç içe olması resim ve heykel kurallarını kapsaması, tekniğin ustaca kullanılmasına bağlar
Seramiğin geniş uygulama olanağı araştırdığı aşamalar birbirini izlemiştir Mimari yapıların iç ve dış yüzeylerine benzeyen seramik özellikle otel, banka gibi farklı işlevlere yönelen yapılarda karşımıza çıkmaktadır Jale Yılmabaşer, Hamiyet Çolakoğlu, Bingül Başarır gibi seramik sanatçıları, bu yolda uğraş verenlerdir Tanıtım sorununa özel bir önemle eğilen Jale Yılmabaşer’ın “form” ve motif uyumunu araştıran çalışmalar yaptığı da görülmektedir
Seramik alanındaki uğraşları, eğitime katılma payı ile de orantılı bulunan Beril Anılanmert, Tülin Ayta, Fehmi Erdoğdu gibi sanatçılar ortak denebilecek bir araştırma disiplininin sonuçlarını, toprak malzemenin kolayca kabul edilebileceği doku ve kıvrımlar halinde karşımıza çıkmaktadır
1970 sonrası ve günümüze yakın dönemden birkaç sanatçı seçilerek seramik sanatı anlatımına örnek verilmiş olacaktır
ÜNAL CİMİT
Ünal Cimit 1934’de Karadeniz Ereğli’de doğmuştur Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü Halil Dikmen ve Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesinde üç yıl devam etmiştir 1976’da Güzel Sanatlar Akademisi Seramik Bölümünde alçı şekillendirme dersleri vermiştir Ünal Cimit sanatında Anadolu kültüründen oldukça etkilendiği ürünlerinde yüzeyleri zengin kılmak için toprak sır kullanmıştır Anadolu uygarlıklarından oldukça etkilenen sanatçı, Artemis çıkışlı bir dizi form üretmiştir Sonraki aşamada aynı çıkış noktasından hareketle soyut formlar yapmıştır Çalışmalarında kullandığı toprak sırları, onun sanatında ona karakteri veren önemli bir ayrıntıdır
JALE YILMABAŞER
1958 yılında Devlet tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Seramik Bölümüne girmiştir Öğrencilik yıllarında stajlarını Almanya Arzberg Schonwald porselen firmasında yapmıştır Öğrenciliği sonunda eğitim aldığı okulda araştırma görevlisi olmuştur Halen Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde öğretim üyeliğini sürdürmektedir Jale Yılmabaşer çağdaş Türk seramik sanatının önemli isimlerinden birisidir Yapıtlarında farklı teknikleri ve malzemeleri deneyerek sanatını zengin kılmış üretken bir sanatçıdır Yapıtları arasında en çok duvar seramiği bulunmaktadır Sanatçı çalışmalarını kumaşa ve resme de yansıtmaya çalışmıştır Çok renkli çalışmalarında fazla hacimsel zorlamalara gitmeden yüzeyde çizgi ve doku arayışları ile ürün vermiştir Duvar seramiklerinin getirdiği bir alışkanlıkla üç boyutlu işlerinde de alçak rölyef ve yoğun çizgisel anlatımı kullanmıştır Derinlemesine şekillendirilmeyen formlar, yüzeyde çizgi ile yapılan anlatım ve alçak rölyef sanatçıya zaman kazandırmıştır Tabaklarında eliyle şekil verdiği ana yapı üzerinde dekor ve renk uygulamaları görülmektedir Seramiklerinde oldukça farklı düzeyler yakalama çabasındadır Daha çok hazır sırları kullanarak seramikleri oldukça kalabalık farklı sır ve renkler ile zenginleştirmektedir
BERİL ANILANMERT
1942’de İzmir’de doğmuştur 1968 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Seramik Bölümünü bitirmiştir Japonya’da pek çok bölgede seramik sanatı üzerine incelemeler yapmıştır Sanatçı halen Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır
Beril Anılanmert’in sanatçının çıkış noktası doğa ve doğanın sonsuz devinimi olmuştur Sanatçı bir dönem Anadolu İslam Çağındaki kap benzemelerini çağdaş bir yoruma ulaştırmak yolunda çalışmıştır Üç boyutlu formların yanı sıra duvar tabakları da yapmaktadır Çalışmalarında doğanın, devingen serbest organik kıvrımlarıyla çatışan bir geometri oluşturarak doğadaki yaşama bir göndergede bulunmaktadır Sanatçının çıkış noktasını oluşturan doğa, tabaklarının bezemesinde çalışma süreleri ile tabak yüzeyine aktarılmıştır Bazı organik form kıvrımlarını tabak yüzeyine alçak bir rölyef oluşturacak şekilde yerleştirdiği çalışmalarda görülmektedir
Görüldüğü gibi sanatçıların üslubunun oluşumunda pek çok etken rol oynamış, sanatçılar farklı kaynakları kendilerine çıkış noktası olarak almışlar başarılı çalışmaları ile seramik sanatının gelişimine katkıda bulunmuşlardır
|
|
|
|