09-11-2012
|
#15
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Beydeba - Beydeba Kimdir? Beydeba Eserleri - Beydeba Masalları - Beydeba Hikayeleri
Şahin Ve Kuzgun
Sevgi sessiz bir kuştur, uçar kalp denizinde…
Yıllar, belki yüzyıllar önceydi
Yemyeşil bir orman köyünde, garip bir derviş yaşardı Gece gündüz Allah’ a ibadette bulundu Derviş Bir parça ekmek bulursa yer, bir yudum su bulursa içerdi İçinde sonu gelmez istekler yoktu…
Bir gün ormana gitmişti
Kalın gövdeli tek ağaçlar…Kayaları delmiş incecik kökler…Çiçekler…Kelebekler…
Şırıl şırıl kaynayan pınarlar…
Bir yandan gizemli güzellikte kendisini yitirerek yürüyor, bir yandan da ;
“Allah ne güzel yaratmış”! diyerek duygularının ayaklandığını hissediyordu
Derken, bir şahin gördü, kalın ağacın gövdesinin çevresinde dönüp duruyordu Garip sesler çıkarıyordu
“Allah Allah, bu hayvanın bir derdi var galiba” diye söylendi Şahin ‘in gagasında et parçası vardı Derviş iyice meraklandı Kenara gizlendi Şahini izlemeye başladı Şahin bir süre ağacın çevresinde dolandı durdu Sonunda, ağaçtaki yuvaya kondu O da ne! Derviş baktı yuvada bir kuzgun var gözleri görmüyordu kuzgunun Tüyleri de dökülmüştü
“Zavallı kuzgun” Diye söylendi Derviş Hayvanın miskin haline çok acımıştı
Şahin, yuvaya konar konmaz gagasında ki et parçasını çöplerin üzerine koydu Kuzgun bağırıyordu Aceleyle et parçasını da küçük lokmalara böldü ve teker teker kuzguna yedirmeye başladı
Derviş beyninden vurulmuşa dönmüştü
“Nasıl olur!” Diyerek şaşkınlığını belirtti
Gözleri görmeyen miskin bir hayvanın yiyeceği bir yırtıcı kuşun eliyle kendisine gönderiliyordu
Ben de oturup beklesem Allah bana yiyecek gönderir diye orada beklemeye başladı
Gece oldu
Vakit bir hayli ilerledi Derviş hala bekliyordu
Sabah oldu Kuşlar cıvıldaşmaya başladı
Derviş bekliyordu Ne gelen vardı ne giden
Güneş ışıklarını çekti yeryüzünden
Karanlık bir perde çöktü
Ay ışıldadı
Yıldızlar göğün yüzünü lacivert bir kıra dönüştürdüler
Ay sessizce çekilde neden sonra
Gün tekrar gülümsedi
Aradan kaç gün geçti, bilinmez
Biz diyelim on siz deyin yirmi gün…Derviş beklemekten bıkmıştı Açlıktan da güçsüz düşmüştü
Aklı başına geldi neden sonra
“Çalışmayınca Allah bir şey vermiyor insana” diye düşündü
Neredeyse açlıktan ölecek gibiydi
Kalktı yiyecek aramaya koyuldu Tüccar öyküyü anlattı Oğullarına bu hikayeden çıkardığı dersten söz etti
Küçük oğlu çok etkilenmişti
- Öğütlerin çok güzel babacığım, dedi Ama benim bir sorum var Kazandığımız serveti nasıl koruyacağız?
Tüccar, küçük oğlunun sorusunu dinledi Bir süre düşündükten sonra:
- Kazandığımızdan fazla harcamamalıyız, dedi
- Doğru, dedi küçük oğlan
Babası devam etti:
- Elde ettiğimiz serveti iyi korumalıyız Sermayemizi daima bırakmalıyız Harcamalarımızı karımızdan yapmalıyız
- Böylece sermayemiz elimizden çıkmaz, dedi küçük oğlan,
- Elbette, dedi tüccar
Babanın aklına bir hikaye daha geldi Gerğinden fazla harcayan farenin hikayesiydi bu
- Anlatayım mı bu hikayeyi? diye sordu tüccar
Çocuklar:
- Çok iyi olur, dediler
Baba, hikayeyi anlatmaya başladı
|
|
|
|