Yalnız Mesajı Göster

Anadolu Medeniyetleri - Anadolu'da Kurulan Medeniyetler Nelerdir? Hangileridir?

Eski 09-11-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Anadolu Medeniyetleri - Anadolu'da Kurulan Medeniyetler Nelerdir? Hangileridir?



LİDYALILAR-Bilim ve Sanat

1 Lidya mimarisi oldukça gelişmiştir Pers Kralı I Daryus İran'da yaptırdığı sarayın yapımında Lidyalı taş ustalarından faydalanmıştır Sardes'teki kral mezarlarındaki taş işçiliği kusursuzdur

1 Lidyalılar altın işlemede ustaydılar Kuyumculu oldukça gelişmişti

2 Heykelcilikte Yunanlıların etkisinde kalmışlardı

3 Lidya'da ayrıca dokumacılık, çömlekçilik ve dericilik sanatları da ilerlemiştir

İYONYALILAR-Bilim ve Sanat

1 İyon medeniyeti her alanda Yunan medeniyetini etkilemiş ve bir anlamda Avrupa medeniyetinin temelini oluşturmuştur

Anadolu'da bilim faaliyetleri İyonya'da en yüksek noktasına ulaşmıştır

İyonya'da bilimin gelişmesinde etkili olan faktörler şunlardır:

a) Denizcilikle uğraşan İyon şehirlerinin zenginleşmesi

b) Uygarlıkların kesişme noktasında bulunması

c) Bilimle uğraşanların zenginler tarafından desteklenmesi

d) Ön Asya'dan gelen ticaret yollarının bitiş noktasında bulunması

e) Siyasi birliğin olmaması

2 Önemli bilim adamları arasında

a) Miletli Tales MÖ 28 Mayıs 585 tarihli güneş tutulmasını önceden hesaplayabilecek kadar matematik ve astronomi bilginiydi

b) Pisagor ilk kez dünyanın yuvarlak olduğunu ileri sürmüştür

c) İlk deneyi yapan Anaksimandes,

d) kilit ve anahtarı bulan Teodorus,

e) bilimsel manada ilk astronom olan Anaksogaros,

f) atom sözcüğünü bugünküne yakın bir biçimde ilk kez kullanan Demokritus,

g) ünlü bir filozof olan Diyojen, tıbbın temellerini atan Hipokrat,

h) tarihin babası sayılan Heredot İyonyalıdır

İyonya'da özgür düşüncenin varlığı felsefenin doğmasını sağlamıştır

3 İyonlarda mimari oldukça gelişmişti MÖ VI yüzyılda İyon nizamı adı verilen bir yapı tarzı ortaya çıkmıştır Artemis ve Apollo tapınakları İyon mimarisinin en güzel örneklerindendir

4 İyonlar heykeltıraşlıkta da büyük bir başarı göstermişler, mermerden güzel ve gerçekçi bir stille heykeller yapmışlardır

URARTULAR-Bilim ve Sanat

1 Urartular mimarlıkta çok ileri bir düzeye ulaşmışlardı Özellikle sarp kayalara oyulmuş kaleler, saraylar, tapınaklar ve su kanalları günümüze kadar gelmiştir Van'da Van Kalesi, Çavuştepe, Erzincan'da Altıntepe bu kalelerde bazılarıdır

6 - MS 11 YY ARASINDA ANADOLU

Anadolu MÖ VI Yüzyıldan MS XI Yüzyıla kadar, Pers (İran),İskender(Makedonya),Roma ve Bizans hâkimiyetinde kalmıştır

PERSLER DÖNEMİ: Anadolu’nun doğusunda bulunan İran'da kurulan uygarlıklar 3 devletten oluşmaktadır: Medler, Persler ve Sasaniler

İRAN MEDENİYETİ

İran’da ilk Partlar, sonra Medler yaşamıştır MÖ 6 yyda Persler Medler'i yıkmışlardır Çok büyük bir imparatorluk kurmuşlardır (İndus Nehri'nden Ege Denizi'ne, Kafkaslar'dan Basra Körfezi'ne kadar)

MEDLER

İran'ın batısı ile GD Anadolu arasında kalan dağlık ve yaylalık bölgede yaşamışlardır Bölgenin koşulları gereği hayvancılıkla geçinmişlerdir Babillilerle ittifak yapıp Asur devletini yıktılar Böylece Mezopotamya'da toprak kazandılar Anadolu’ya egemen olmak için Lidyalılarla savaştılar Savaşlar sonunda Kızılırmak’ı sınır yaptılar Medlerin bağımsızlığına Persler isyan ederek son vermişlerdir

PERSLER

Anadolu MÖ 543–333 yılları arasında İran’da kurulan Pers imparatorluğunun hâkimiyetinde kaldı

1 Medleri yıkarak tarih sahnesine çıktılar Persler MÖ 550 yılında İran’da büyük bir imparatorluk kurmuşlardır Dağınık Pers boylarını Kral Kiyrus bir yönetim altında topladı Büyük bir orduyla Medler üzerine yürüdü ve Med Krallığına son vererek Pers Krallığını kurdu

2 Mezopotamya'daki II Babil devletine son verdiler

3 Persler MÖ 543'te Lidyalıları mağlup ederek Anadolu’nun tümüne egemen oldular Batı Anadolu'daki Lidya devletine ve İyon şehir devletlerini egemenliklerine aldılar Anadolu MÖ 543–333 yılları arasında Pers hâkimiyeti altında kalmıştır

4 Kafkasya'daki İskitleri yenilgiye uğrattılar

5 Ege denizi ile Karadeniz arasında yapılan Boğazlar ticaretini ele geçirmek için Yunanistan'daki Atina devletiyle savaştılar Başarılı olamadılar Bu savaşlardan biri olan Maraton savaşını kaybettiler

6 Perslerin egemenlik alanı doğuda Maveraünnehir'den ve Hindistan'dan başlayarak Trakya'ya ve Mısır'a kadar genişlemiştir Bu toprakları kolay yönetebilmek için "Satraplık" denilen vilayetler kurmuşlar ve buralara valiler (satraplar) atamışlardır Valiler Anadolu’da bağımsız bir kral gibi hareket ettiler Ayrıca güçlü ordular kurmuşlardır

@ Anadolu’nun imarı için gayret gösteren valiler, Anadolu uygarlığına müdahalede bulunmamışlardır

@ Persler Anadolu'da siyasi istikrarı sağladılar, ticaret yollarını yeniden işlek hale getirdiler Bu da ticaretin gelişmesini sağlamıştır

@ Manyas Gölü kıyısındaki Daskyleion (Daskilyon/Ergili) bu dönemin en önemli kültür merkezi olmuştur

@ Bodrum’daki Mausaleum (Mozale:Kral Mezarı) dünyanın yedi harikasından biri sayılmıştır

7 Tarihin ilk düzenli posta teşkilatını ve ilk istihbarat teşkilatını kurdular

8 İmparatorluğu kapsayan ticaret yollarına önem verdiler Ayrıca imparatorlukta sadece Pers parasının geçerli olmasına önem vermişlerdir

9 Zerdüşt dinine inanmışlardır Bu dinde cennet ve cehennem anlayışları bulunmaktaydı Ateş kutsal sayılmıştır Persler önceleri çok tanrılı dine sahiptiler

10Pers devletine Makedonya kralı Büyük İskender düzenlediği Asya seferinde son vermiştir (MÖ 333)

@ Anadolu'da çok önceden itibaren kurulmuş yüksek ve kalıcı uygarlık, Pers etkisini azaltmış; Pers kültürü Anadolu'ya egemen olamamıştır

@ Sasaniler, İslam'dan önce İran'da egemen olan son devlettir Hz Ömer döneminde yıkılmış ve bölge İslamlaşmıştır

HELLEN (BÜYÜK İSKENDER ) DÖNEMİ

VII yy da Yunanistan'ın kuzeyinde kurulan Makedonya Devleti, II Philip döneminde Balkanların büyük bir kısmını ve Yunan şehir devletlerini egemenliği altına alarak Hellen birliğini kurmuştur

Doğu (Asya) seferi: Makedonyalı Philip'in oğlu Büyük İskender ı İskender, İyonya şehir devletlerini Pers istilasından kurtarmak için MÖ 334 yılında Doğu (Asya) seferine çıkar

Temel Nedeni: Büyük İskender'in tek dünya devleti kurmak

Seferin Sonuçları:

1) Anadolu, İran, Mezopotamya ve Mısır ele geçirilerek Persler'e son verilmiştir MÖ: 331 yılında Gavgamela savaşında Pers kralı Darius’u üçüncü kez yenerek Anadolu, Suriye, Mısır ve İran’a hâkim oldu

2) Mısır'a geçerek İskenderiye şehrini kurdu,

3) Hayber'i geçip Hindistan'a ulaştı MÖ: 327 yılında Hindistan seferine çıkıp, Pencap bölgesine kadar olan yerleri ele geçirdi

4) Ordunun geri dönmek istemesi ile seferi yarıda bıraktı

5) Doğu ve batı kültürünün karışmasıyla "Hellenizm" doğmuştur

6) Doğu - Batı ticareti ve kültürel etkileşimi artmıştır

7) Önemli kültür ve ticaret merkezleri kurulmuştur, (İskenderiye, İskenderun)

8) Doğu'nun dini anlayışından etkilenilmiştir(rahip-kral)Doğudaki Tanrı- Kral anlayışı benimsenmiş

9) Demokrasiden dönülmüştür

İskender MÖ: 323 yılında Babil’de öldü Büyük İskender’in ölümü üzerine ülke, komutanları arasında bölüşüldü Buna göre;

1) Mısır'da- Ptolemeler Krallığı (MÖ 231–30)

2) Avrupa’da (Makedonya'da) Antigonitler (Makedonya) Krallığı kuruldu (MÖ 279–168)

3) Asya’da (Trakya- Batı Anadolu ve Hindistan arasında) Selevkoslar Krallığı (MÖ 321–64) Bu krallığın yıkılmasından sonra küçük krallıklar kuruldu Bunların başlıcaları;

a) Bitinya Krallığı: Kuzeybatı Anadolu'da

b) Pontus Krallığı: Karadeniz’in güney kıyılarında

c) Kapadokya Krallığı: Orta Anadolu’da

d) Bergama Krallığı: Batı Anadolu'da kurulmuştur

Bergama ve Bitinya Krallıkları Yunan, Pontus Krallığı da doğu uygarlıklarının temsilcisi olmuştur

Bunların en önemlisi Bergama krallığıdır Bergama, Asklepeion Sağlık Merkezi ve 200000 cilt kitaba sahip kütüphanesiyle dünyanın önemli sağlık ve kültür merkezlerinden biri olmuştur Ayrıca, Koyun ve keçi derisinden Parşömen adlı bir kâğıt yaparak birçok eser günümüze ulaşmıştır Önemli sanat eserleri yaptılar En önemlisi de Zeus Tapınağı’dır

Hellenistik Dönem boyunca (M Ö 300 – 30) Bergama, Milet ve Efes dünyanın başlıca kültür merkezleri durumuna gelmiştir

Helenizm dönemi; Roma’nın MÖ 30 yılında Mısır’ı alması ile son buldu

Kültürel Özellikleri

Helenizm: Doğu ve batı kültürünün Büyük İskender’in Asya seferi sonucunda kaynaşması ile oluşan medeniyete denir

1 Büyük İskender; doğu ile batıyı kaynaştırmaya çalıştı

2 Yeni yollar ve şehirler kurdu Büyük İskender’in kurduğu şehirlere İskenderiye denildi

3 Mısır’da İskenderiye fenerini yaptı

4 İskenderiye’de bir kütüphane kurdu

5 Doğu’da İran’ın yönetim şekli olan Satraplıklar, batıda ise şehir devletlerini benimsedi

6 Bergama'daki Zeus Tapınağı ve Asklepion Sağlık Merkezi önemli gelişmelerdendir

7 Bu dönemde bilim de gelişti Önemli bilim adamları şunlardır Felsefe; Diyojen ve Zenon, Matematik; Arşimed ve Öklid,Coğrafya; Batlamyus

Helenizm medeniyetinin doğmasında Yunan, Anadolu, İran, Mezopotamya ve Mısır medeniyetlerinin etkisi olmuştur

Helenizm, Roma ve İslâm medeniyetini etkilemiştir

ROMA İMPARATORLUĞU DÖNEMİ

İtalik, Etrüsk ve Latinlerce oluşturulup, İtalya' da kurulmuştur Bugünkü İtalya’da kurulmuş olan Roma Medeniyetini oluşturanlar, Anadolu’dan geldikleri varsayılan Etrüskler ve bölgeye sonradan gelen İtalikler olmuştur

Roma, Etrüsk krallar zamanında bayındırlık alanında çok gelişti Etrafı surlarla çevrildi

Roma, MÖ X yüzyılda Tiber ırmağı kıyısında Latinler tarafından kuruldu Roma devletini Etrüskler’in hâkimiyetine son veren Romalus (Romulus)tarafından kuruldu (MÖ 753)

Romalılar, önce Latinlerle savaştılar Etrüskleri egemenlikleri altına aldılar Roma üzerine saldıran Gal’lere mağlup oldular Gal’ler istilasının sarsıntısı giderildikten sonra fetihlere devam edildi İtalya’nın güneyindeki Yunan kolonileri ele geçirildi

MÖ 275 yılında Romalılar, İtalya birliğini kurmayı başardılar

Batı Akdeniz hâkimiyeti için Romalılarla Kartacalılar arasında Pön Savaşları başladı MÖ 264–164 yılları arasında devam eden savaşlar, Romalıların üstünlüğü ile sona erdi

Romalılar bundan sonra Doğu Akdeniz hâkimiyeti için Makedonyalılarla savaştılar

Balkanlar, Anadolu, Suriye, Mısır ve Kuzey Afrika'nın fethi ile Akdeniz bir Roma gölü halini aldı

Roma siyasi tarihi 3 döneme ayrılır:

1 Krallık (MÖ: 753–510):

Bu dönemde krallar soylulardan oluşan "Sena*to" tarafından teklif edilir, "Kuria" denen halk meclis*leri tarafından seçilirdi Kral bütün işlerini Senatus'a danışarak yapardı Kral en yüksek yönetici, yargıç ve en büyük rahipti Bu nedenle krallık hanedan yö*netimine dönüşmemiştir Özellikle VI yüzyılda çok güçlenen Aristokratlar krallığı tamamen yıkıp Cum*huriyet yönetimini başlatmışlardır

Roma'nın ilk anayasası yapılmış, halk sınıflara ayrılmıştır: Patriciler: Asiller ve siyasi hakları olanlar, Plebler: Küçük toprak sahipleri ve tüccarlar, Köleler: En alt sınıf Barbarlar: Vatandaş olarak kabul edilmeyenler

2 Cumhuriyet (MÖ: 510–27):

Aristokratik (asillerin üstünlüğüne dayanan) demokrasiye geçilmiştir Ülke, meclisin (senatonun) seçtiği iki Konsil tarafından yönetilirdi Olağanüstü durumlarda Diktatörler başa geçmiştir Bu dönemde Roma'nın sınırları Doğu Akdeniz'e kadar uzandı Sezar'ın, monarşik bir yönetim kurma girişimi üzerine ölmesi ve yerine geçen Oktavianus'un Augustus (kutsal) unvanını almasıyla bu devir sona erdi

Adı cumhuriyet olan ilk yönelim şekli Roma'da görülür

3 İmparatorluk (MÖ: 27–395/1453) :

Demokratik kurumlar kaldırılmaya başlandı ve demokrasiden vazgeçildi MS III yüzyılda zayıflayan Roma, Kavimler Göçü'nden sonra 395'te Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı Batı Roma 476'da yıkılırken Doğu Roma (Bizans) 1453'e kadar varlığını devam ettirdi Roma ordusu Lejyon adı verilen paralı askerlerden oluşmaktaydı Roma'nın en eski kanunu On İki Levha kanunlarıdır Bu kanunlar günümüzde birçok devlet hukukunun temelidir

Pön Savaşları: Romalılarla Kartacalılar arasında Batı Akde*niz egemenliği yüzünden çıkan savaşlardır Kartaca Tunus'ta kurulmuş bir Fenike kolonisiydi Ro*ma'nın gittikçe güçlenmesi Kartacalıları kuşkulandırıyordu Kartacalılarm İtalya’daki Messina'nın içişlerine karışmaları yüzünden başlayan savaşlar 100 yıldan fazla sürdü Üç Pön savaşı yapıldı Bu savaşlarda gücünü yitiren Kartacalılar Roma'ya bağlı bir devlet haline geldiler Böylece Batı Akdeniz'de hâkimiyeti sağlayan Romalılar Doğu Akdeniz'e yöneldiler Bu arada İskender İmparatorluğu parçalanmış yerine krallıklar kurulmuştu Pön Savaşları sırasında Makedonyalılarla da savaşa girişilmiş ve Makedonya, Roma egemenliği*ne alınmıştır Bunun ardından Helenizm Krallıkla*rından olan Suriye Krallığı da Roma'ya bağlanmıştır Bu iki önemli yerin alınmasıyla Doğu Akde*niz'de Roma'nın hâkimiyet alanı içine girdi Sıra Mı*sır Krallığını almaya gelmişti Bir süre sonra Mısır*da Roma'ya bağlandı

Helenizm Krallıklarının (Makedonya, Suriye ve Mısır) alınmasıyla Roma'nın sınırları genişler*ken hayat tarzında da büyük değişiklikler olmuştur Yunan yaşayış ve gelenekleri böylece Roma'ya gir*miş oldu Cumhuriyet döneminde Patricı ve Plepler arasındaki hukuki ayrıcalıklar da ortadan kaldırıl*mıştır

İmparatorluk döneminde sınırlar daha hızlı ge*nişledi Fakat bununla birlikte yeni birtakım prob*lemler baş gösterdi Çok tanrılı dine inanan Romalı*ların bütün karşı koymalarına rağmen Hıristiyanlık hızla yayılmakta ve devlet otoritesini sarsmaktaydı Kuzeyden gelen barbar kavimlerin Roma sınırları*na girmesi merkezi yönetimi çok güç duruma sokmuştu

Roma'nın bu kadar geniş sınırlara yayılmasın*da en önemli etken olan ordusu "Lejyon" denen paralı askerlerden oluşurdu Hareketli bir orduya ve gelişmiş savaş araçlarına sahiptiler

Mimaride Yunanistan'dan etkilenmişlerdir En önemli eserleri anfitiyatrolar, heykeller tapınaklar ve su kemerleridir Bunlar, Zafer Takı, Gerda Köprüsü, Augustus Tapı*nağı, Ankara Roma Hamamı, Valans (Bozdoğan) Su Kemeri Aspendos Tiyatrosu, Çemberlıtaş ve Dikilitaş'tır

Diğer Gelişmeler:

Milano Fermanı (MS: 313): İmparator Constantin’in yayınladığı bu ferman ile Hristiyanlara özgürlük verildi

MS330 yılında Constantin İstanbul şehrini kurdu ve burayı devletin başkenti yaptı

MS 391 yılında Roma Hıristiyanlığı resmen kabul etti

MS395 yılında Kavimler göçünün etkisi ile Roma Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı

MS 476 yılında Kavimler göçünün etkisi ve Germen kavimlerin saldırısı sonucu Batı Roma İmparatorluğu yıkıldı

313 tarihinde Milano Fermanıyla Hristıyanlık resmi din olarak kabul edildi, fakat "Kavimler Göçü"nün olumsuz etkileri silinemedi Bu nedenle 395'te imparatorluk; "Doğu Roma" ve "Batı Roma" adıyla ikiye bölündü, 476'da ise Batı Roma İmparatorluğu parçalanarak feodalite yönetimleri Avrupa'ya hâkim oldu Doğu Roma ise "Bizans" adıyla 1453'e kadar varlığını sürdürdü

Devlet Yönetimi: Roma, önceleri krallıkla yönetilmekteydi Kralların emretme yetkilerine imperium denirdi Krallar, Halk Meclisi tarafından seçilirdi Halk Meclisi, kanunların hazırlandığı önemli işlerin görüşüldüğü bir meclisti Halk Meclisi'nde oylar; fert olarak değil, topluluk oyu olarak verilirdi Ayrıca danışma meclisi olarak İhtiyarlar Meclisi (Senatus) vardı

Krallık Devrinde Meclisler

1 Sonotus (İhtiyarlar Meclisi):Kral tarafından seçilir, ölünceye kadar gö*revlerinde kalırlardı Kralın bir danışma meclisi konumunda*dır Cumhuriyet döne*minde önem kazan*mıştır Senato üyeleri Roma'da Jens baş*kanlarıydı

2 Comitia Curiata (Halk Meclisi): Patricilerin toplanma*sıyla kurulan meclis*tir Plepler bu mecli*se giremezlerdi Bu meclis bir yasama organı durumundadır Oylar Küriya sayısı*na göre verilirdi Her Küriya'nın bir oyu vardı

Cumhuriyet döneminde Senato aynı yetkilerini korumuştur Konsüller, eskiden krallara ait olan hak ve yetkilere ve buyurma gücüne ve ortak bir iktidara sahiptirler Senato ülkeyi yönetecek olan ' "Konsül" ü seçmekteydi Konsül her yıl yeniden seçilirdi Konsül'ün devlet hakkında her türlü yetkisi vardı

Konsüllerin Görevleri: Ordulara komuta etmek, Senatus ve Halk Meclislerini toplantıya çağırmak, Savaş vergisi koymak ve toplamak, Bütün devlet işlerini sırasıyla ve ortaklaşa olarak yürütmek, birbirlerini kontrol etmek

Bu durum, onların gittikçe daha otoriter olma*sı sonucunu doğurmuş ve MÖ 56'da konsül seçi*len "Sezar" idareyi tek başına ele geçirerek Cum*huriyet rejimine ve kanunlarına hiç dokunmadı Meclisleri olduğu gibi bıraktı Başrahipliği üzerine aldı Sezar, Roma'da çok kalmayarak devamlı sa*vaşlarla uğraştı Mısır takvimini kabul etti Toprak*ları genişletti Sezar'ın ölümünden (MÖ44) sonra Roma'da büyük karışıklıklar çıktı Bu karışıklıklar Augustus'un idareyi ele almasına kadar sürdü Bu dönemde büyük tapınaklar ve tiyatrolar yapıldı Augustus devamlı "Tuğladan bir şehir buldum, mer*merden bir şehir bırakıyorum" derdi

Cumhuriyet döneminde yönetim yetkileri bir yıllığına seçilen konsüllere verildi Sayıları iki tane olup, dokunulmazlıkları vardı Yaptıkları işlerden dolayı ancak görevden ayrıldıktan sonra hesap verirlerdi Bir konsül, diğerinin aldığı kararı veto edebilirdi

MÖ 44 yılında Sezar'ın öldürülmesi ile iç karışıklıklar başladı Octavianus'un iktidarı ele geçirmesi ile cumhuriyet dönemi sona erdi İmparatorluk dönemi başladı

Krallık döneminde, kralın yanında asillerden oluşan bir senato ve Kuriya denilen halk meclisince yönetilirdi Cumhuriyet devrinde kralın yerini iki konsül aldı Olağanüstü durumlarda diktatörler yönetimi ele geçirirdi İmparatorluk döneminde senatonun önemi azaldı

Dil ve Edebiyat: Konuşulan dil Latince’dir Edebiyatta Yunan edebiyatının etkisi altında kaldılar Söz sanatı (hitabet) ve tarih yazıcılığında büyük bir başarı gösterdiler

Güzel Sanatlar: Yapı nizamları ve sütun başlıklarında Yunan mimarisi taklit edildi Yapı sanatında kubbe ve kemeri kullandılar Bu sayede çok büyük anıtlar yapabildiler Cumhuriyet devrinde başlayan gelişme imparatorluk döneminde ülkenin her bir yanına yayıldı

Din: Yunan etkisinde kalmış, Yunan tanrılarının adları değiştirilmiş ve kendilerine göre yorumlanmıştır Tanrılarının "Kapitol" de*nen bir dağda yaşadığını kabul etmişlerdir Ancak, 313'te Hıristiyanlık resmi din olarak kabul edilmiştir

Yahudilikten sonraki tek tanrılı bir din olan Hıristiyanlık ilk önce baskılara uğradıysa da daha sonra Romalıların resmi dini olmuştur Hıristiyanlığın resmi din olarak benimsenmesi, bu dinin daha çok yayılmasındaki başlıca etkenlerdendir

Bilim ve Sanat: Fenikelilerin alfabesi, İyonlar ve Yunanlıların geliştirmesinden sonra Romalılar tarafından Latin Alfabesi'ne dönüştürülmüştür Mısırlıların keşfettiği ve güneş yılı esasına dayanan takvimi Romalılar geliştirmiş ve bugünkü Miladi Takvimi oluşturmuşlardır Romalılar Anadolu'da; yollar, köprüler, stadyumlar, tiyatrolar, belediye binaları, hamamlar, kütüphaneler ve agoralar (meydanlar) yaptılar Ancak, Anadolu'ya yerleşmedikleri için, Anadolu'nun yerli kültürü yaşanmaya devam etmiştir Bu nedenle Roma, Anadolu'da kültür birliğini sağlayamamıştır İstanbul'da Valens (Bozdoğan) ,Çemberlitaş Ankara’da Augustus Tapınağı, Roma Hamamı önemli eserlerdendir

Krallık döneminde halk başlıca üç tabakaya ayrılmıştır:

1- Patriciler: Toprak sahibi soylulardır Roma’yı yöneten sınıf bunlardır Tüm vatandaşlık haklarına sahiptiRoma’nın ilk yerlileri olup, soylular sınıfını meydana getirirlerdi Patriciler Jens denilen aile bir*likleri (klan) halinde toplanmışlardı Kan bağıyla bir*birlerine bağlıdırlar Patriciler Senatus Meclisi'ni teşkil ederlerdi Patricilerde Jens, Küriya ve Tribus şeklinde bir örgütlenme vardır Eski Roma'da Jenslerin birleşmesiyle daha büyük bir topluluk meydana gelmiştir Buna da Küri*ya denirdi Kuriyalarm toplanmasıyla Comitia Curia-ta (Halk Meclisi) adıyla bir meclis oluşurdu Bu meclis Senato'dan sonra gelirdi Patriciler, Roma'yı yöneten kimseler olup me*murluk ve askerlik yaparlardı Her türlü gelirlere sahiptiler

2- Plepler: Küçük çiftçilerdir Siyasal haklardan yoksundurlar Oy kullanamaz ve Patricilerle evlenemezlerdi Askere alınmayan ve oy hakkı olmayan plebler ise ticaret ve mülkiyet gibi haklara sahipti Genel olarak tarım, ticaret ve sanatla uğraşır*lardı Gittikçe çoğalan bu sınıf patriciler için büyük bir sorun haline geldi Özellikle Cumhuriyet devrin*de Patrici-Plep mücadelesi Roma'nın en büyük iç sorunu haline geldiRoma’ya sonradan gelip yerleşmiş, Roma egemenliğini kabul etmiş kimselerdi

3- Client (Yanaşma): Patricilerin himayelerinde bulunan arazi kiracıları veya zanaatçılardır Siyasal haklardan yoksundurlar

Köleler(Servi): Özgürlükleri olmadığı gibi eşya gözü ile bakılırlardı Bu sınıf savaşlarda esir edilenlerle köle bir ai*leden gelmiş olanlardan oluşurdu Patricilerin işle*rinde çalışırlardı

Tarihteki ilk köle isyanı Roma’da çıktı Bu isyanın adı Spartaküs’dür (MÖ: 71)

Bu sınıflar dışında imparatorluk sınıfları içinde yaşayan ancak vatandaş kabul edilmeyen "Barbarlar" vardı

Roma’da Partici ve Pelepler arasındaki bu çekişmeler, Roma hukukunun oluşmasını sağlayarak, Oniki Levha yasaları ortaya çıktı

İlkçağ Roma Medeniyetinde oluşturulan "12 Levha Kanunları" aynı zamanda günümüz Avrupa hukukunun da temelini teşkil eder Bu kanunlar Patrici ve Plepler arasındaki çekişmeleri sona erdirmek için oluşturulmuştur

BİZANS İMPARATORLUĞU DÖNEMİ (395–1453)

Siyasi Tarihi: Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasından sonra merkezi İstanbul olan doğu kısmına Bizans İmparatorluğu denilmiştir

Bizans zaman içinde Helenistik doğu kültürünü benimsedi Katolik mezhebine bağlı Batı Roma'nın aksine Ortodoks mezhebini benimsemesi Batı ve Doğu Roma'nın birbirlerinden uzaklaşmalarına yol açtı Ortaçağ boyunca varlığını sürdüren tek devlet olan Bizans'ta sülaleler yönetimi görüldü,12 değişik sülale tarafından yönetildi İmparator başkomutan, baş yargıç ve yasa koyucu idi Kilise imparatora bağlı idi En parlak dönem Justinianus zamanında yaşanmıştır Akdeniz ve çevresinin tamamına yakın bölgeler Bizans egemenliğine girdi Ayasofya da bu dönemde yapılmıştır (532–539) Kuzey Afrika, İspanya’nın kıyı bölgeleri ve İtalya’nın fethi ile en geniş sınırlara ulaşıldıVII yüzyıldan itibaren Türk ve Müslümanlarla ilişkiler başladı Emeviler zamanında İstanbul iki kez kuşatıldı X yüzyıldan itibaren Türkler, Anadolu'ya girmeye başladılar Bizanslılar, Malazgirt'te Türklere yenilerek Anadolu üzerindeki hâkimiyetlerini kaybettiler (1071) İmparatorluğun son zamanlarında din kavgaları önemli bir sorun halini aldı İmparatorluk devamlı toprak kaybına uğradı Venedik ve Cenevizliler Bizans'ın durumundan yararlanarak sömürgelerini genişlettiler İmparatorun İstanbul dışında kalan şehirler üzerinde nüfuzu kalmadı Tekfurlar bölgelerini diledikleri gibi yönetmeye başladılar Sonunda Anadolu ve Rumeli'yi eline geçiren Osmanlılar tarafından yıkıldı (1453)

Devlet Yönetimi: Düzenli bir veraset sistemi yoktu Kuvvetli olan herkes, imparator olabilirdi Bu yüzden Bizans'ta devamlı taht kavgaları vardı Geniş bir teşkilata sahip olan Bizans sarayı, sıkı bir düzene ve törene bağlı idi Din işleri, patrik tarafından yönetilirdi Patriklerin görevlerine atanmaları ve görevden alınmaları imparatorun elinde idi Bizans İmparatorluğu'nda, yönetimde imparatora danışmanlık yapan bir senato vardı

Bizans döneminde Tema adı verilen ve başlarında geniş yetkileri bulunan generallerin bulunduğu eyaletlere bölünmüştür

Ülke Yönetimi: İmparatorluk valiler tarafından yönetilen büyük eyaletlere (temlere) ayrılmıştı Sınırda bulunan temler, dük adı verilen askeri valilerin yönetimi altında idi Bunlar diğer temlerden daha fazla önem taşımakta idi En önemli temler, Asya ve Kuzey Afrika temleri idi Bizans İmparatorluğunda ilk zamanlar, Roma kanunları uygulanmakta iken, Jüstinyen devrinde yeni kanunlar düzenlendi

Din ve İnançlar: Bu devletin resmi dini Hristıyanlığın Ortodoks mezhebiydi Roma’nın bu mezhebe bağlı olması nedeniyle Katolik Avrupa ile arası açıktı Hıristiyanlık, çıkışından itibaren birçok ayrılıklar gösterdi Hz İsa’nın kişiliğinden ileri gelen bu ayrılıklar, yeni mezheplerin ortaya çıkmasına sebep oldu

Ortodoksların dini lideri patrik imparator tarafından atanıyordu Bu durum Avrupa'daki kilise ve papanın krallar üzerindeki baskısının tersine imparatorun patrik ve kilise üzerindeki baskısını göstermektedir

Güzel Sanatlar: Bizans sanatı, eski Yunan, Helenizm ve doğu sanatlarının karışmasından doğmuştur Bizans mimarisi de, kubbelerde doğu sanatının, yapıların iç süslemelerinde batı sanatının etkileri görülür Bizans mimarisinin en güzel örnekleri kiliseler ve saraylardır

İstanbul, Bizans Dönemi'nde önemli bir kültür ve sanat merkezi haline geldi 532 – 539 yılları arasında inşa edilen Ayasofya Kilisesi dünya tarihinin önemli eserleri arasında yer aldı Aya İrini, Hora (Kariye Camii), Sergios ve Baküs Kiliseleri, Binbirdirek ve Yerebatan Sarnıçları İstanbul'daki Bizans eserleridir

Roma Medeniyetinin Özellikleri

1- Roma, Hristiyanlığı resmen kabul eden ilk devlettir

2- Roma, Hristiyanlığı kabul etmeden önce çok tanrılı bir dini inanışa sahipti

3- Yunanlılardan Fenike alfabesini alarak Latin alfabesini oluşturdular

4- Mısır’dan güneş yılına dayalı takvimi alarak Julyen takvimini oluşturdular Daha sonra Papa Xlll Gregor bu takvimi geliştirerek günümüz miladi takvimini oluşturacaktır

5- Oniki levha yasalarını çıkırarak, günümüz Avrupa hukukunun temelini oluşturacaktır

6- Gelişmiş ve güçlü bir orduya sahipti Ayrıca, Lejyon adı verilen paralı askerler de kullanılmaktaydı

Alıntı Yaparak Cevapla