Yalnız Mesajı Göster

Türk - İslam Astronomi Bilginleri Hangi Koşullarda Eserlerini Ortaya Çıkarmışlardır?

Eski 09-11-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türk - İslam Astronomi Bilginleri Hangi Koşullarda Eserlerini Ortaya Çıkarmışlardır?



Ali Kuşçu
Türk - İslam astronomi bilginleri hangi koşullarda eserlerini ortaya çıkarmışlardır?
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Ali Kuşçu



Türk gökbilimci, matematikçi ve dilbilimci
Doğumu 1403
Semerkant Ölümü 16 Aralık 1474
İstanbul İmzası [[Resim:{{{imza}}}|none|180px| ]] Ali Kuşçu asıl adı Ali Bin Muhammed (d 1403, Semerkant - ö 16 Aralık 1474, İstanbul), Türk[1] gökbilimci, matematikçi ve dilbilimci
Gökbilimci ve kelam alimi olan Ali Kuşçu, 15 yüzyıl'da Semerkant'ta doğdu Babası Muhammed, Timur İmparatorluğu Sultanı ve astronomu Uluğ Bey'in kuşçusu olduğu için, ailesi "Kuşçu" lakabıyla meşhur oldu Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşçu, Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersi aldı Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman'a gitti Burada Hall-ü Eşkâl-i Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazdı Ali Kuşçu, Semerkant ve Kirman'da eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey'e yardımcı ve rasathanesine müdür oldu 1449'da hacca gitmek istedi Tebriz'de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterdi ve Osmanlı Devleti ile barış görüşmelerinde yardımını istedi Ali Kuşçu, Uzun Hasan'ın sözcülüğünü yaptıktan sonra II Mehmed'in davetiyle İstanbul'a geldi Osmanlı - Akkoyunlu sınırında II Mehmed'in emriyle büyük bir törenle karşılanan Ali Kuşçu, Ayasofya medresesine müderris oldu Ali Kuşçu, 16 Aralık 1474 tarihinde İstanbul'da vefat etti

Osmanlı kültüründe ve uygarlığında önemi



Ali Kuşçu'nun bir süre yönetici olarak da görev yaptığı Semerkand - Uluğ Bey Rasathanesi'nden bir ayrıntı

Osmanlı Devleti padişahı II Mehmed adına kurulan müessir ilk Osmanlı Üniversitesi olan Fatih Medresesinin (Sahn-ı Seman) kuruluş akademik müfredatını kaleme aldı
Hoca Sinan Paşa, Molla Lütfi, Mirim Çelebi (Mahmud B Muhammed B Muhammed B Musa Kadızade), gibi alimler onun derslerinde bulundular ve yetiştiler
Ali Kuşçu'nun soyundan olanlar 18 yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devletinde önemli devlet görevlerinde bulundular Torunlarından olan Ebussuud Efendi ve Mirim Çelebi ile onların çocukları şeyhülislam, kazasker, müderris gibi görevlere gelmişlerdir
Ali Kuşçudan sonra Osmanlı Türkçesi dil olarak tüm islam dünyası için bilim dili olmuştur Farsça ve Arapça önemini bu dönemden sonra kaybetmiştir
Risale Fi'Hey'e: (1457 yılında Semerkand'da, Farsça olarak yazmıştır) Osmanlı İstanbul Mühendishanesinde (İstanbul Teknik Üniversitesi) XIX yüzyıl başlarına kadar temel ders kitabı olarak okutulmuştur
Osmanlı Medreselerinde matematik ve diğer fen bilimleri derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur

Matematik ve Astronomi Alanındaki Yaptığı Çalışmalar



Ali Kuşçu'nun çalışmalarından 542 nüsha



Ali Kuşçu'nun çalışmalarından 542 nüsha

Astronomi
  • Risâle Der İlm-i Hey’e (Gökbilim Risâlesi, Farsça): Bir giriş ve iki makaleden oluşmuştur ve Fethiyye’nin temelini oluşturur
  • Fethiyye (Arapça)
  • Risâle fî Asl el-Hâric Yumkinu fî el-Sufliyyeyn (İç Gezegenlerde Eksantrik Kuralı, Arapça): Batlamyus’un Merkür ve Venüs gezegenlerinin hareketleri konusundaki görüşlerinin eleştirildiği bir makaledir
  • Risâle fî enne Hükm el-Hâric, Hükm el-Tedvîr bi Aynihi fî Vukûf el-Kevâkib (Gezegenlerin Durma Anlarında Eksantriğin Episikl ile Aynı Olması Üzerine, Arapça): Gezegenlerin durma anlarında eksantriğin hükmünün episiklin hükmü gibi olduğunu savunan bir makaledir
  • Risâle fî Hall Eşkâl Muaddil li’l-Mesîr (Ekuant Probleminin Çözümlenmesi Üzerine, Arapça): Merkür gezegeninin hareketlerine ilişkindir
  • Şerh el-Tuhfe el-Şâhiyye fî el-Hey’e (Gökbilimde Hükümdarlığın Hediyesi’ne Yorum, Arapça): Kutbeddîn el-Şîrâzî’nin (ö 1311) el-Tuhfe el-Şâhiyye fî el-Hey’e (Gökbilimde Hükümdarlığın Hediyesi) adlı meşhur gökbilim eserinin yorumudur
  • Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey (Uluğ Bey Zîci’ne Yorum, Farsça): Zîc-i Uluğ Bey üzerine yapılmış bir yorumdur

Alıntı Yaparak Cevapla