Yalnız Mesajı Göster

Almanya'nın Kültürel Zenginlikleri İle Türklerin Kültürel Zenginlikleri Nelerdir?

Eski 09-11-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Almanya'nın Kültürel Zenginlikleri İle Türklerin Kültürel Zenginlikleri Nelerdir?



Erken Alman Edebiyatı

MS100li yıllarda Germen kabileleri kuzey Avrupa üzerinden şimdiki Almanya'ya göç etmişlerdir Bu kabileler nesilden nesile besteledikleri baladları ve hikâyeleri anlatırlardıGöçler yaklaşık MÖ800 civarında sona erdiManastırlar o dönemde edebiyat ve eğitim merkezleri olarak kullanılmaktaydı ve merkezlerdiRahipler,İncil ve Hıristiyan felsefeleri üzerine kurdukları şiir ve hikâyeleri yayıyorlardıRahip Otfird von Weissenberg adıyla bilinen ilk Alman yazar şiir kafiyeleriyle ve The Book of Gospels adlı eseriyle karşımıza çıkarRahipler aynı zamanda eski kahramanlık destanlarını kaydetmeye başlamış bunun yanı sıra feodal lordları yücelten yeni yazılar da yazmışlardırBunların arasından günümüze kadar gelen Hildebrandslied bir baba ile oğlu arasındaki savaşı anlatırMS9yy'da,Germen destanı Güçlü Elli Walther sonradan bir Latin efsanesi olan WALTHARİUS'a dönüşmüştür

Barok (1600-1720)

1617'de Fruchtbringende Gesellschaft'ın kuruluşu mu?1624'de Opitizin Buch von der DTPoterey mi?Yoksa Goettsched ve Klopstock'un oraya çıkışı mı?Ya da 1570 ler mi?17yy edebiyatı büyük ölçüde GelehrtenrepubliktirAlim-şairler,şairler-alimler fikri sahada erken Avrupa Internatıonalizmini oluştururSaraylara yakın olduğunu için Saraye edebiyatı denegelmiştirGerçekten de saray,inisiyatifi ele almış ve bütün sanat faaliyetlerini yönlendirmiştirAlim edebiyatı olduğu için hitap ettiği grup uzunca bir süre küçük kalırİnce bir Alim tabakasıyla sınırlıdırGeniş bir burjuva tabanı eksiktirDiğer faktörler şöyledirers seviyesi yüksek okullar,Yayıncı-yayınevleri,Dil Cemiyetleri,mevcut sansür normativ üslüp idealini belirler
Dönemin imaji:17yy Alman edebiyatı zamanın hadiselerini fal olarak katılmadan müteakip dönemde (17de)alimane bir karakter kazanır,Fransız ve İtalyanların yolunu takipederek değişirAlmanya da ahlaka eğitime ve refaha ani bir son veren otuz yıl savaşlarının (1618-1648)edebiyatta da derin bir çöküşe yol açarBilim ve sanatta ki mutlu hayat donuklaşırMuzaffer Fransa Alman prenslere tesir etmekle kalmaz ,aynı zamanda alman halk ruhunu da sahiplenirHalk giyimde ,dilde ,adet ve geleneklerde Fransızları takip ederFransız Kralı 14Ludwigin Almanya'yı küstahça gasbetmesine cesaretsizlikten ses bile çıkarılmazAlman edebiyatı böyle durumlara ancak sancılı şikayet ,uyarı,tenkid ve alayla yer verirOtuz yıl savaşı esnasında ve sonrasında ,Alman ruhu bütünüyle kırılmayacak kadar güçlüdürBazı gayretli vatanperverler "hasta halkı "yılmadan tedavı etmeye çalışmaktadırlarReformasyon sonrası yeni bir dönem,sosyal politik iktisadi ve ilmi değişikliklerle kendını göstermektedirKopernik ismi yeni keşiflerin temsilcisidirBu yeni keşifler,ananevi dünya imajını sarsmaktadırlarMerkeziyetçi mutlakıyetçilik giderek güçleşir,Avrupanın modern milli devletler ile birlikte alman toprağında yabancı devletler arasında cereyan eden otuz yıl savaşı (1618-1648)Alman imparatorluğunu parçalanmışlığını tescil eder ve mutlakıyetçiliğin milli sahadan ziyade,küçük ve büyük sarayların çokluğunda gerçekleşmesini sağlar
Vanitas (Weltflucht)ünyayı boşveriş!Bütün bu değişiklikler derin bir güvensizlik hissi doğurur,Vanıtas,bütün dünyevi olanı karakterize eder görünür,insanlar dine sığınırlar Carpe diem (Pflücke den Tag):Gününü Gün et FelsefesiDevrin insanında bu iki hayat felsefesi yan yana görülürBir yandan dünyanın eziyetinden bıkan insan dine sarılırken,bir yandan da dünyaı kötülükler dünyası olarak bilen insan,gününü gün ederek,bu dünyanın eziyetinden kendini kurtarır ve nasıl olsa değişmeyecek olan bu durumdan sıyrılmayı arar
Büyük değişikliklerin her döneminde, alışılmadık ve tezad olan hususlar vardır ve insanlar bunun büyüsüne kapılırlarEdebiyat da buna uyarEdebiyatta Kahramanın kararlılığından sefaletten en sıcak aşktan bahsedilirEdebiyat bu dünya /öbür dünya ya da ölüm/hayat tezadına dayanırDaha sonraki dönemler bunu mübalağa kabul ederlerBunun için de Barock edebiyatı,eğri,muntazam olmamakla,yamuk olmakla aşağılarlarBarock:düzgün olmayan demektir
Barock kültürü iki temel ögeye dayanırBirincisi katolik mezhebi,ikincisi de prenslerin mutlak hükümdarlık istekleridirKatolik görüşe göre Tridentin Din Meclisinde hıristiyanlığın sınırları akılcı nedenlere dayandırılmıştıKatolik mezhebi kendini,geleneklerini ve yaptığı düzenlemeleri inananların kalple anmalarını kabul etmekle birlikte keyfiliğin kilisenin tamamını ya da bir kısmına zarar vermemesi için düzenleyici akla büyük değer veriyorduMutlakiyet de pek çok noktada Katolik mezhebi ile benzer özellikler gösteriyordu sadece hedefler farklıydıMutlakiyet bu dünyaya yönelikti ve devletlerle ilgiliydi,oysa Katoliklik öbür dünyaya yönelikti ve insanlara öteki dünyada mutluluk vaad ediyorduBarock devrinin Katolik edebiyatı da kilisenın didaktik amaçlarına uygun olarak geliştiTiyatro eserlerinde özellikle dini,tarihsel ve efsanevi konular işleniyorduBu eserler sanat bakımından zayıftıSanatsal değerlerden çok seyirciye bir mesaj iletmek amacını taşıyorduSadece ilahiler ve tasavvuf belli bir sanatsal düzey tutturabilmiştirProtestan olan Paul Gerhard'ın ilahileri bu alanda örnek gösterilebilirTassavufta ise Protestan olan Jakop Böhme ile Katolik olan Agelius Silesius ifade gücü ve içerik bakımdan aynı düzeyde eserler verdiler

Aydınlanma Çağı (1770-1850)
XVIIIyy Aydınlanma Çağı’dır Filozoflar çağı da denen bu çağda tüm önyargıları altüst eden yeni bir anlayış , dini hoşgörüsüzlükle savaşır, monarşilerin keyfi yönetimlerini sorgular ve böylece soluğunu Avrupa’nın tüm aydın ve bilgili çevrelerinde duyurur Aydınlanma , doğanın ve aklın , tüm dogmalar karşısında zafer kazanmasını sağlar, günümüzün modern, aydın dünyasının temellerini atar Cehalete ve fanatizme karşı ilk savaş silahı olan <Tarih ve Eleştiri Sözlüğü> (Dictionnaire Historique et Critique;1696-1697) adlı kitabı yazan Pierre Bayle şu öngörüde bulunmuştu: <Gelecek yüzyıl , günden güne daha aydınlık olacak> Bir eğretileme olarak aydınlanma kavramı, XVIIIyy Avrupası’nın belirgin özelliği olarak eleştirel entelektüel hareketi, yeni fikirlerin ortaya çıkmasını belirtir

Aydınlanma ve Aydınlanma Düşüncesinin Yayılması

Aydınlanma nedir?
Bu soruya Kant’ın 1784 yılında verdiği ünlü cevabı biliyoruz: <Aydınlanma, insanın kendi kusuru nedeniyle içinde bulunduğu erginlik öncesi durumdan çıkışı olarak tanımlanır Ergin olmayış, insanın bir başkası tarafından yönetilmeksizin kendi aklını kullanma yeteneğinden yoksun olması durumudur Bu durum , akıl yetersizliğinden değil de , insanın başkasının yönetmesine gerek kalmadan kendi kendini yönetecek kararlılık ve yüreklilik eksikliği sonucu ortaya çıkıyorsa , bütünüyle bizim hatamız sonucu ortaya çıkıyor demektir SAPERE AUDE! Kendi aklını kullanma yürekliliğini göster! İşte Aydınlanma’nın sloganı> XVIIIyy aydınları için insanın belirgin özelliği bilme ve öğrenme yetisidir; insanlar yetisini önyargılara ve kör inançlara karşı kullanmak zorundadır Bu anlamda yüzyılın aydınları , ilk kez ilahi esine ve dini otoriteye karşı önceliği akla ve deneyime vermiş olan Galilei ‘nin , Descartes’in ve Newton’un mirasçılarıdır O yüzyılın aydınları, John Locke ve Pierre Baylei izleyerek ermişlerin yaşamı gibi sözde ilahi gerçekleri veya doğaüstüne dayalı açıklamaları çürütmek amacıyla, eleştirel bir yöntem belirlediler Aynı süreçte ilahi hukuka dayanan monarşiyi eleştirmeye başladılar Aydınlanma sınır tanımaz Kozmopolitliği , insan durumunun evrenselleğinden kaynaklanır Bu hareket , Avrupa'nın tüm seçkinlerini etkiler;diliyse , uluslararası dil olarak Latincenin yerini alan FransızcadırViyana ve Sen-Petersburg sarayında Fransızlar el üstünde tutulur, yazdıkları kitaplar moda olur Bu hegemonya, XIVLouis'den beri Fransa'nın Avrupa'da kazandığı ağırlıktan kaynaklandığı gibi , yabancıların gözünde Fransız yazarları ve bilginleri aracılığıyla bu ülkenin sunduğu modernlik örneğinden de kaynaklanırGerçekten de Aydınlanma harketinin en geniş okuyucu ve dinleyici kitlesine Fransa'da ulaşmakla birlikte, Kıta Avrupası'nın diğer ülkelerinde , seçkinlerin sadece bir bölümünü saflarına çekebilmiştir İngiltere ise özel bir durum gösterir: bu ülkedeki Aydınlanma, Fransız Aydınlanma hareketinden önce başlayıp onu etkilemekle birlikte, buradaki aydınlar , hükümetlerin veya kilisenin yerine kendisini koyma iddiasında bulunmamış, Püritenlikten esinlenen yönetici sınıfsa felsefeden çok ticaretle uğraşmış, 1689'da yaptığı devrimin kazanımlaryıla yetinmişti Bu dönemde Euler ve Lagrange integral ve diferansiyel hesabına ilişkin on yedinci yüzyılda başlayan çalışmaları sürdürmüş ve bu çalışmaların gök mekaniğine uygulanması sonucunda fizik ve astronomi alanlarında büyük bir atılım gerçekleştirilmiştir Mesela Lagrange, Üç Cisim Problemi'nin ilk özel çözümlerini vermiştirRönesans'ın habercilerinin başında gelen Leonardo da Vinci (1452-1519) sistematik bir eğitim görmemiş olmasına karşın, bilgi dağarcığını iyi geliştirmiş ve bilim ve teknolojiye önemli katkılarda bulunmuş ansiklopedik nitelikte bir bilim adamıdır Leonardo, öncelikle bir ressam olarak ad yapmıştır; onun muhteşem yapıtları bazı kiliselerin duvarlarını; günümüzdeki önemli müzeleri süslemektedir Ancak resim çalışmalarını sağlıklı bir şekilde yürütebilmek için bir seri anatomi ve perspektif çalışmaları yapmak ihtiyacını hissetmiştir Bu çalışmalardan perspektifle ilgili olanını Leon Battista Alberti ve Pietro della Francesco gibi devrinin matematikçileriyle birlikte yürütmüştür Bunlardan Francesco matematiğin yanı sıra resimle de ilgilenmiştirDiğer yandan Leonardo, yapı bilgisine gereksinme duymuş ve başta insan yapısı olmak üzere bazı canlı yapıları kapsayan bir anatomi çalışması yürütmüştür Bu çalışmalarında enjeksiyon tekniğini uygulayarak, yani dokular arasına kısa zamanda donan bir maddeyi zerk ederek, yapıyı tespit edip, onu en ince ayrıntısına kadar, en doğru şekilde belirlemeye çalışmıştır Bu gayretleri sonucunda, özellikle kalp, mide, muhtelif damarlar ve kasların yapısını günümüze uygun olarak belirlemeyi başarmıştır Kalbin kapakçıkları ve hareketi üzerinde dikkatini yoğunlaştırarak, kalbin adeta bir tulumba şeklinde çalıştığını belirtmiştir
/> Aydınlanma:Aufklärung ve Sturm und Drang
XVIIIyy'da özellikle şairler ve oyun yazarları arasında bir Alman kimliği belirmeye başladı:Gallert'in masalları ve komedileri tam anlamıyla AlmandırHer tür milliyetçiliğe yabancı aristokrasinin karşısında yükselen burjuvazinin desteklediği Lessing, Almanlığın savunucusu olduGottsched ve dostları gibi Fransız kültürünü savunanlara karşı mücadeleden vazgeçmeyen Lessing,Milton'ın eserlerini çeviren Bodmer ve Breitinger gibi Almanca konuşan İsviçrelilerin İngiliz hayranlığını da eleştirdiXVIIyy'ın ortasında birbirleriyle taban tabana zıt iki akım gelişti:duyguya ve manevi hayata öncelik veren Protestan piyetizm hareketi ve rasyonalizm (akılcılık) Böylece Alman burjuvazisi, kendini,Lessing'in hocalarından Diderot ve filixof Kant'ın hayranlık duyduğu Rousseau gibi, hem aklın hem de erdemin cazibesine kapılmış oldu
XVIIIyy'ın ikinci yarısında Klopstock'un Mesih'i(Der Messias) , Wieland'ın 'Agathon'un Tarihi'(Geschichte des Agathon) ve Lessing'in Hamburg Dramatürjisi'(Hamburgische Dramaturgie)'( Nathan der Weise) gibi çok sayıda popüler filozof yetişti
Bununla birlikte akılcıların iyimserliği ve hoşgörüsü, adını Klinger'in bir trajedisinden alan Sturm und Drung (Fırtına ve Atılım) grubunun dahileri tarafından tartışmaya açıldı Bu şairler başkaldırıya ve ölçüsüzlüğe , akıldan daha fazla inanıyorduAlman edebiyat tarihinin bu önemli akımı ,1769'dan 1774'e kadar sürdü Hareket, Aufklärung'un çizdiği yolu,yani bireyin kurtuluşu ve Alman kimliğinin ortaya konması çizgisini izlediAlman inancının ve değerlerinin ateşli bir savunucusu olan Hamann'ın ardından,Lavater, Lenz, Jacobi Kardeşler, Heinrich Leopold Wagner ve Schiller de Sturm und Drang'a katıldıGoethe'nin 1774'te yayımlanan Genç Werther'in Acıları (Die Leiden des Jungen Werther) adlı, mektuplardan oluşan romanı, Sturm und Drung'ın özeti gibidir Roman büyük başarı elde etti ve bir intihar dalgasına yol açtı Goethe'nin 1773'te yazdığı Demir Elli Şövalye von Berlichingen (Götz von Berlichingen) adlı tarihi dram, o tarihe kadar başlıca estetik kaynak olan Fransız trajedi kurallarının karşısında yer alan ve Shakespeare'den esinlenen yeni bir dramatürjiye temel oluşturdu Sturm und Drang döneminin genç kuşağı aydınlanmanın medeniyet,kitap bilgisi,aklın eğitimi gibi ilkelerine karşı olarak savaş açmıştırHer türlü kurala,yasaya karşı baş kaldırma şeklinde kendini gösteren bu yeni yaşam felsefesi ortaya çıkmıştırSturm und Drang dönemini,Aydınlanma'nın tutarlı bir devamı niteliğinde yorumlayan edebiyat tarihçileri de olmuşturBunlar çağın başkaldırıcı ruhunu,Aydınlanma'nın eleştirici aklıyla bağdaştırma yoluna gitmişlerdirFakat,Sturm und Drang dönemi,genel özellikleriyle Aydınlanma Devri'nin hayat anlayışına,değer yargılarına karşı olan bir savaştırSturm und Drang'çıların temel ilkesi Aydınlanma Devri'nde tanrılaştırılmış olan akıl karşısında irrasyonel güçleri savunmak,hisleri,sezgileri ve içgüdüleri tüm gücüyle ortaya koymaktırSturm und Drang insanının hayat anlayışı (Lebensgefühl) bir çelişki içindedir:Bir taraftan gerçekliğe ,yani geçici realiteye karşı anlayışlı olmak,diğer taraftan doğa ve hayatın ölümsüzlüğüne karşı sezgili olmakSturm und Drang'da,artık sanat amaca götürecek bir araç olarak görülmezSanat bir çeşit vahi (Offenbarung) olarak görülürBu dönemin diğer bir özelliği de milliyetçi olmasıdırKlasik örnekleri hiçbir şekilde kabul etmemektedirHerder Yunan eserlerindeki olağanüstü yaratıcılık ve orijinalliğiyle,Yunan eserlerinin büyüklüğünü görmüştürBu dönemin şiiri,önceki devrin edebiyat şiirine karşılık yaşantı liriği niteliğiyle kendisini göstermiştirBu tarz özellikle Goethe'de yoğun bir şekilde belirmiştirOde ve Hymne duygu ve yaşantıyı temel almaya başlamıştır,balad türü yeniden ortaya çıkmıştırNesir türüne ilgi gösterilmemiştirNesir tarzı belli bir objektifliği içerdiği için dönemin coşkun ruhuyla bağdaşmamıştır
Aydınlanma Düşüncesinin Yayılması
Aydınlanma hareketi, amaçladığı hedef bakımından daha önce ortaya çıkmış olan entelektüel hareketlerden ayrılır Bu hedef kamuoyudur Voltaire, Diderot ve arkadaşları fikir kışkırtıcılarıdır İnsanlarla tartışmak , onları ikna etmek isterler XVIIIyy Avrupası'nda , okuma yazma konusunda görülen ilerleme, <kamusal alan> olarak adlandıracağimiz şeyin gelişmesini sağlar:Entelektüel ve siyasi fikir tartışmaları, yönetim kesimini oluşturanların ve seçkinlerin dar sınırını aşarak, toplumun daha geniş kesimlerini bu tartışmalrın içine giderek daha fazla sokar Felsefe , Kant'ın da dediği gibi, iki yanlı olarak <aklın kamu yararına kullanması>dır: Bira yandan özgürce tartışma imkânlarıyla zenginleşen, halka açık çelişkileride içeren tartışma niteliği taşırken,öte yandan yeni fikirleri kabul ettirmek ve yaymak için yapılan ajitasyon,propagandadır Salonlar
Aydınlanma Çağı, kamuoyu oluşmasına elverişli mekanları ya yeniden yarattı veya var olanları yeniledi Bu gibi yerlerib başında kahveler geliyordu İnsanlar buralarda okuyor, tartışıyordu Mesela, Paristeki Procepe Kahvesinde Voltaire, Diderot, Marmonte , Vontenelle gibi düşünürler toplanıyordu, kahveler aynı zamanda, başarı kazanan son tiyatro oyunlarını , son çıkan kitapları ateşli bir biçimde tartışan genç şairlerin ve eleştirmenlerin gece bir araya geldikleri yerlerdi Kahvelerin dışında, insanların en çok bir araya geldikleri yerlerse kibar çevrelerin devam ettiği salonlardı Buralara, yalnızca boy göstermeye gelenlerden başlıyarak her türlü insan geliyorduNe varki buralara girebilmek için ,tanıdık biri tarafından tavsiye edilmek gerekiyordu Ünlü hanımlar salonlarında sanatçıları ,bilginleri ve filozofları kabul ediyordu Her salon sahibesi ziyaretçilerini haftanın belirli bir gününde kabul ediyordu Bu salonların en ünlü örneği , yüzyılın başında ziyarete açılmış olan Lambertmarkizinin salonuydu Daha sonraları , Madam de Tençin , Saint-Honore Sokağındaki salonunda Marivaux ve daha birçok yazarı kabul etti Madam Geoffrin, Madam du Defvant, Julie de Lespinasse daha sonra da Madam Necker , Ansiklopedicileri salonlarında kabul ettiler Yetenekli kişiler , düşüncelerini başkalarının düşünceleriyle karşılaştırmak veya yazdıkları son dizeler hakkında zevk sahibi kişilerin fikrini almak için, buralarda sık sık boy gösteriyordu Bu salonları kibar, görgülü ve iyi eğitim görmüş kişileri , akşam toplantıları düzenliyor, yetenekli çekingen kişileri yüreklendiriyor ve süregiden bazı tartışmaları sonuçlandırıyordu Bu kadınlar o dönemde hem cinslerine kıyasla güçlü kişilikleri olan, oldukça özgür , çoğu kez de kendileride yazar ve ileride <mektup edebiyatı> alanında ünlenecek kişilerdi

XVIII yy’ın entelektüel hareketi
Bordeaux Parlamentosu’nun başkanı ve İran Mektupları adlı eserin yazarı Baron Montesquieu(1689-1755) Avrupa’ da (özellikle İngiltere’de) yaptığı bir yolculuktan sonra, yeni bir tarih felsefesi formüle etti:^Her monarşi yönetiminde , gerek ahlaki, gerek maddi birtakım genel nedenler vardır Bu nedenler o monarşiyi yükseltir, destekler veya yıkılıp gitmesine neden olur;meydana gelen bu olaylar bu nedenlerin etkisiyle gerçekleşir^ (Romalıların Azamet ve İnhitatları Hakkında Mülazat *Considerations sur les Causes de la Grandeur des Romains et de Leur Decadence* , 1734) 1748 yılı , Kanunların Ruhu Üzerine ( Del’ Esprit des Lois) adlı eserin yayımlanıp, büyük başarı kazanmasıyla bir dönüm noktası oldu Montesquieu bu eserinde bütün siyasi düzenlerini analiz ediyor ve bir ülkenin yasalarını , onun törelerine , iklimine ve ekonomisine bağlayan kaçınılmaz ilişkileri gözler önüne seriyordu Böylelikle Monarşik düzenin göreceliği açık seçik ortaya çıkıyordu Ertesi yıl Diderot , Görenlerin Yararına Körler Hakkında Mektup (Lettre sur les Aveugles a L’usage de Ceux Qui Voient, 1749) adlı eserini , Buffon da Genel ve Özel Doğa Tarihi (Histoire Naturelle Generale et Particuliere,1749) adlı eserinin birinci cildini yayımladı;1751’de ise Diderot ve D’Alambert hazırladığı ‘ Ansiklopedi’nin(Encyclopedie) birinci cildiyle , Voltaire’in XIV Lois Asrı ( Le Siecle de Louis XIV) adlı eseri yayımlandı 1750-1775 yılları arasında Aydınlanma Çağı’nın temel düşünceleri billurlaştı ve yayıldı O dönemde Fransız Aydınlanması , Avrupa’nın kültürlü kesimini fethetmiş durumdadır ‘ Akıllarda bir devrim gerçekleşti(…) Aydınlanmanın her köşeye yayıldığına kuşku yok’ diyor Voltaire 1765’te Bundan böyle tanrıtanımazlık, kendini göstermekten çekinmez Bu düşüncenin belli başlı savunucuları, ‘Zihin Üzerine’ (Del’Esprit,1758) adlı eseriyle Helvetius ve ‘Doğa Sistemi’yle (Systeme de la Nature, 1770) d’Holbach’tır 1775’ten sonra büyük yazarların arka arkaya ölmesine rağmen , Aydınlanma düşüncesi artık, coğrafi ve toplumsal olarak yayılabileceği en geniş sınırlara yayılmıştır; düşünce politize olur: felsefe artık halk katına inmiştir Papaz Raynal’in despotluğu , fanatizmi ve sömürgeciliği mahkum eden eseri ‘ Avrupalıların Amerika ve Hindistan’daki Kurum ve Ticaretlerinin Felsefi ve Siyasi Tarihi (Histoire des Deux Indes 1770)’ büyük başarı kazanır
Aydınlanma Hareketinin Yankıları
XVIII yy'a özgü entelektüel bir hareket olan aydınlanma hareketinin , yaşanılan çağın sanatını da etkilememiş olması düşünülemez Bununla birlikte sanat çevrelerine belirli, bir estetiği dayatmazken özel bir şehircilik anlayışı getirdi Aydınlanma düşüncesinin tasarladığı şehir , halk güçleriyle halkın çıkarlarına duyarlı mimarların birlikte gösterdikleri bir çabanın ürünüdür:şehir aydınlık, havadar, sağlığa uygun ve işlevsel olmalıdır Mimar Claude Nicolas Ledoux (1736-1806) , bütünüyle işlevsel ve yararlı konut ütopyasını en uç noktasına götürmüş kişidir Bu mimar, 1775 yılından başlayarak Juralardaki ünlü Tuz şehri Chaux'yu hiçbir fantaziye veya doğaçlamaya kaçmadan, gerçek bir fabrikalar şehri olarak gerçekleştirmiştirAydınlanma hareketinin taşıdığı duyarlılık, genel olarak ahlaki bir duyarlılıktır:Voltair'e özgü taşlamaların zamanı geçtiğinde insanlar Rousseau ile birlikte Yeni Heloise ( la Nouvelle Heloise, 1761) veya Greuze 'ün tabloları karşısında diz çöküp sonsuza kadar kalıcı olacak güzeli ve iyiyi araştırırAydınlanma düşüncesi, militan iradesine rağmen, yalnızca burjuvazinin yükselen kesimlerini de kaplar hale gelmiş seçkinleri etkiledi Bu egemen çevrelerdeki yankıları , İngiltere ve Fransa'da çok büyük olmakla birlikte, Almanya ve İtalya'da sınırlı kaldı Aydınlanma'nın etkisinin çok sınırlı olduğu İspanya ve Rusya'da ise yalnızca birkaç aydın, yüksek dereceli memurlar ve büyük aileler bu harekete katıldıAydınlanma hareketi her şeye rağmen, o dönemde herkesin kesin gözüyle baktığı gerçeklikleri temelinden sarstı Bu sarsılma, toplumsal ve siyasi alanlarla da sınırlı kalmadı:Aydınlanma hareketi, devrimci kuşağa esin kaynağı olmuştur; ancak bu Aydınlanmacıların 1789 Fransız Devrimi'ni bilinçli olarak isteyip hazırladıkları anlamına da gelmez
Aydınlanmanın doğuşuna ve gelişmesine neden olan bazı isimler
Newton, Kopernik, Galileo, Laplace, Dekart, Jean-Jacques Rousseau, Francis Bacon, David Hume, Immanuel Kant, Claudie Andrien Helvetius, Ettienne Bunnot de Condillac, Lois Rene de Caradeux de la Chalotais, Gothold Ephraim Lessing, Julien Offrey de Lamettrie, Thomas Hobbes, John Locke, Berkeley, Leibniz, Denis Diderot, dalambert, Voltaire, Montesquieu gibi ilk büyük eserler doğduAydınlanma Döneminde ,Lessing , Kant, sanat tarihçesi Winckelmann ve pedagog Basedow dışında katı bir akılcı ve dergi yayımcısı olan Friedrich Nicaolai veya Moses Mendelssohn (Lessin'in ünlü Bilge Nathan'ının


Alıntı Yaparak Cevapla