Konu
:
Osmanlı Devleti - Osmanlı Devleti Hakkında Bilgi
Yalnız Mesajı Göster
Osmanlı Devleti - Osmanlı Devleti Hakkında Bilgi
09-11-2012
#
3
Prof. Dr. Sinsi
Osmanlı Devleti - Osmanlı Devleti Hakkında Bilgi
Yükseliş Dönemi
--------------------------------------------------------------------------------
Istanbul'un Fethi: II
Mehmet babasinin ölümü üzerine ikinci kez Osmanli tahtina oturdugunda devletin ortasinda bir ser adacigi hâlinde kalmis köhne Bizans'i ortadan kaldirmayi öncelikle hedef olarak belirlemisti
Böylelikle Osmanli devleti tam bir cihan devleti haline gelebilecekti
Hedefini gerçeklestirmek için ilkin Sirbistan ve Eflâk ile anlasma imzalayan Fatih Karamanoglu tehlikesini de geçici de olsa bertaraf etti
Bizans'a ulasabilecek muhtemel yardimi önlemek için Bogaz'in Avrupa yakasina Rumeli Hisar'ini yaptirarak kusatma hazirliklarini tamamladi
Nihayet kusatilan Istanbul'a karsi 6 Nisan 1453'te kara ve denizden saldiri baslatildi
II
Mehmet Edirne'de döktürdügü çaginin en güçlü toplariyla Istanbul surlarini karadan sarsarken 18 Nisan'da donanma bütün Istanbul adalarini ele geçiriyordu
Fakat Haliç'in zincirle kapatilmasi sebebiyle kara ve deniz birlikleri müsterek bir harekâta geçemiyor ve bu durum da kusatmanin basarisina gölge düsürüyordu
Nihayet 22 Nisan'da Osmanli donanmasinin karadan Haliç'e indirilmesi gibi müthis bir plânin gerçeklestirilmesi kusatmanin seyrini degistirmeye baslamisti
Seksen parçalik donanmayi bir anda karsilarinda gören Bizans'in direnme gücü artik kirilmisti
29 Mayis 1453'teki nihaî harekâtla Istanbul fethedildiginde II
Mehmet Peygamberimizin müjdesine mazhar oluyor ve "feth-i mübin" ile "Fatih"lik serefini elde ediyordu
Bizans'in ortadan kaldirilmasi hem Türk tarihi hem de dünya tarihi açisindan büyük bir öneme sahiptir
Bu fetihle Osmanli Devleti artik tam bir cihan devleti hâline gelmis Islâm dünyasi ve Avrupa içinde büyük bir prestij ve güç kazanmistir
Avrupa için bu fetih çag açip çag kapayan bir fetihtir
Katolik Avrupa'nin Ortadoks dünyasiyla bütünlesme çabalari Istanbul'un fethiyle önlenmis aksine Balkanlari da tamamen ele geçirmek suretiyle Fatih kisa zamanda Ortadokslari himayesi altina almistir
Nitekim Papa V
Nikola'nin Türklere karsi harekete geçilmesi fikri pek taraftar bulamamis aksine Ege adalarindaki halk Balkanlardaki bazi despotluklar ve prensler Fatih'i Istanbul'un fethinden dolayi kutlayan mektuplar yazmislardir
Papa'nin istegine sadece Almanya Napoli ve Venedik olumlu cevap vermis fakat onlar da kendilerinden ziyade Sirp Macar ve Arnavutlari kiskirtarak sonuç almaya çalismislardir
Fatih'in Bati Politikalar: Sirbistan Seferleri; Istanbul'un fethinden sonra Osmanlilara bagliligini bildiren ve ele geçirdigi bazi kaleleri geri veren Sirplar Macarlar ile is birligi yaparak yeniden düsmanliklarini göstermeye baslamislardi
Bunun üzerine 1454-1457 arasinda üç kez pespese Sirbistan'a sefer düzenlendi
Belgrat disindaki bütün Sirp topraklari ele geçirildi
Sirp Krali Bronkoviç'in ölümüyle baslayan taht mücadelelerinden faydalanan Osmanlilar Sirplari vergiye bagladilar
Taht kavgalarinin yeniden alevlenmesi üzerine Mora seferinde bulunan Fatih Sirp meselesine son verilmesini emretti
Mahmut Pasa 1459'da baskentleri Semendire'yi ele geçirilerek Semendire Sancakbeyligini olusturdu
Böylece Sirbistan'da 350 yil sürecek Osmanli hâkimiyeti baslamis oluyordu
Arnavutluk Seferleri; Papalik ve Napoli kralliginin destegi ve kiskirtmasiyla harekete geçen Arnavutluk hâkimi Iskender Bey vurkaç taktigi ile Osmanli kuvvetlerine baskinlar düzenlemekteydi
Bunun üzerine Fatih bizzat sefere çikmaya karar verdi
1465 yilinda gerçeklesen I
seferde Ilbasan Kalesi'ni yaptirip içine asker yerlestiren Fatih Balaban Pasa'yi bölge için görevlendirerek geri döndü
Ancak Papa ve diger devletlerden aldigi kuvvetlerle Türklere saldiran Iskender Bey Balaban Pasa'yi sehit etti ve Ilbasan kalesi'ni kusatti
Bunun üzerine Fatih II
Arnavutluk Seferi'ne çikti (1467)
Ele geçirilen topraklarda yeni garnizonlar olusturuldu
Bu sirada Iskender Bey ölmüs ve yerine oglu Jean geçmisti
Arnavutlukta baslayan kargasa sebebiyle Fatih 3
kez Arnavutluk seferini baslatti
Arnavutlarin elinde kalmis olan Kroya ve Iskodra kusatildi
Nihayet 1479'da Arnavutluk da bir Osmanli vilayeti haline gelmis oluyordu
Mora Seferleri; Istanbul'un fethinden sonra Bizans Imparatoru XII
Konstantin'in ogullari rakipleri Kantakuzen ailesine karsi Mora'da Osmanlilarin yardimini istemislerdi
Turahanoglu Ömer Bey akincilari ile duruma müdahale etti ve muhalifler bertaraf edildi
Fakat bu sefer iki kardes arasinda mücadele baslamisti
Bölge ülkelerinin Mora'yi istilâ niyetlerini bilen Fatih 1458'de harekete geçti
Korent'i ele geçiren Fatih Mora'nin bir kismini merkeze baglayarak burada bir sancak olusturdu
Atina ve diger bölgeler ise Osmanli yönetimini kabul etti
Kardesi Dimitrios'a karsi Arnavutlarin destegini alan Tomas'in Osmanlilarla yapilan anlasmayi bozmasi üzerine 2
kez Mora'ya sefer düzenlendi
Tomas Papa'nin yanina kaçmak zorunda kaldi
Bölgeye çok sayida Türk yerlestirildi
Venedikliler bölge halkini Osmanlilara karsi ayaklandirmaya çalisiyorlardi
Ancak bunda basari kazanamayan Venedik Osmanli kuvvetleri tarafindan bozguna ugratildi (1465)
Eflâk ve Bogdan Seferleri; Yildirim zamaninda vergiye baglanan Eflâk Prensligi'nin basina Fatih tarafindan Vlad (Kazikli Voyvoda) getirilmisti(1456)
Osmanlilara bagli görünen Vlad aslinda gizliden gizliye düsmanlik ediyordu Vlad'in Fatih'in elçilerini kaziga oturtarak öldürmesi üzerine 1462 yilinda Fatih Eflâk'a bir sefer düzenledi
Bogdan'dan da yardim alan Osmanli kuvvetleri voyvodayi uzun süre takip etti
Neticede sigindigi Macarlarin Osmanlilarla yaptigi anlasma üzerine Vlad'i esir etmeleri ile mesele çözüldü
Fatih voyvodaliga Radul'u getirdi ve Eflâk bir Osmanli eyaleti hâline geldi
1455'ten itibaren Osmanli Hâkimiyetini taniyan Bogdan Prensligi'nin Kefe'nin fethinden sonra izledigi düsmanca siyaset üzerine Osmanli kuvvetleri 1476'da Bogdan'a girdi
Fatih'in bizzat basinda oldugu Osmanli kuvvetleri Bogdan ordusunu büyük bir bozguna ugratti
Böylece Bogdan da yeniden Osmanli hâkimiyetini tanimis oluyordu
Bosna-Hersek Seferleri; Osmanlilara vergi yoluyla bagli olan Bosna Kralinin anlasmalara riayet etmemesi üzerine Üsküp'ten harekete geçen Fatih Sadrazam Mahmut Pasa ve Turahanoglu Ömer Bey'e Bosna'nin tamamen fethedilmesi emrini vermisti
1463 yilindaki seferle Bosna Krali Osmanli hâkimiyetini yeniden tanidi
Ancak seyhülislamin da fetvasiyla sonra öldürüldü ve bu topraklarda Bosna Sancakbeyligi olusturuldu
Fakat ordunun Istanbul'a dönmesi üzerine ayni yil Macar krali Bosna'ya girdi
Ikinci kez düzenlenen seferle Osmanlilar Yayçe disindaki bütün kale ve sehirleri yeniden ele geçirdiler
Bosna seferleri esnasinda Hersek Krali Stefan da ülkesinin bir kisim topraginin Osmanlilara dogrudan baglanmasi sartiyla tahtinda birakilmisti
Ancak 1483 yilinda Hersek tamamen Osmanli topragi hâline gelecektir
Fatih Bosna'yi Osmanli topraklarina kattigi zaman "Bogomil" mezhebindeki Bosnalilara çok iyi davranmisti
Hem Katolik hem de Ortadokslarin kendi kiliselerine almak için baski yaptiklari Bogomiller bu sebeple Osmanli yönetimine sicak bakmislar ve kendilerine saglanan din ve vicdan hürriyetinden etkilenerek zamanla Müslüman olmuslardi
Iste bu Müslüman Bosnalilara "Bosnak" denilmektedir
Fatih devrinde Osmanlilarin karada en güçlü komsusu ve rakibi Macarlar denizde ise Venedik idi
Macarlar bu dönemde tek baslarina Osmanlilarla bas edemeyeceklerini bildiginden dogrudan bir savasi göze alamamis Fatih de tabiî sinir olan Tuna'yi geçmeyi düsünmemistir
Ancak akincilar vasitasiyla Macaristan'a güvenligin saglanmasina yönelik yüzlerce basarili akin düzenlenmistir
Keza Venedik Cumhuriyeti de Osmanlilarla dogrudan karsilasmaktansa Balkanlardaki diger devletleri kiskirtmayi yeg tutmustur
Güçlü donmasiyla Mora ve Ege'deki adalara sahip olmak isteyen Venedik Osmanlilar karsisinda istedigi sonucu alamamis aksine pek çok ada ve kiyi kaleleri Osmanlilarin eline geçmistir
Ege Adalarinin Fethi; Istanbul'u ele geçiren Fatih Bizans'a ait bütün topraklari hâkimiyeti altinda birlestirmek istiyordu
Böylece Bizans'in yeniden dirilmesini önleyecegi gibi iktisadî ve siyasî açidan da nüfuz alanini genisletebilecekti
Öncelikle Anadolu kiyisina yakin adalari hedef alan Fatih Bizans Venedik ve Cenevizlilerin elindeki bu adalardan Anadolu'ya yapilan korsan akinlarinin önünü kesmis olacakti
Ikinci olarak Orta ve Dogu Akdenizdeki adalar hedef alinmisti ki bu adalar Fatih'in Italya'ya yani eski Roma'ya geçisini kolaylastiracakti
( Nitekim Gedik Ahmet Pasa komutasindaki bir Osmanli donanmasi Napoli Kralliginin elindeki Otranto'yu fethetmis ve buradan Güney Italya'ya akinlar düzenlenmistir
(1480) Fakat Fatih'in ölümünden sonra basa geçen II
Bâyezid Gedik Ahmet Pasa'yi geri çagirinca sehir savunmasiz kalmis ve Italyanlar kaleyi tekrar ele geçirmislerdir)
1456 yilinda öncelikle Çanakkale Bogazi'na hâkim olan adalardan Gökçeada (Imroz) Tasoz Enez ve Semendirek adalari ele geçirildi
Ayni tarihlerde Limni ve Midilli halki Türk yönetimine girmek için Osmanlilara basvurmustu
Önce Limni ardindan uzun süren kusatmayi müteakip Midilli (1467) ele geçirildi
Venedikliler 264 yildir ellerinde tuttuklari Agriboz Adasi'ndan Mora ve Ege adalarindaki Türk birliklerine karsi saldirilarini yogunlastirmaktaydilar
Bunu önlemek maksadiyla Agriboz'un fethine karar veren Osmanlilar neticede 17 gün süren kusatmadan sonra amaçlarina ulastilar
Epir despotunun elindeki Zanta Kefalonya ve Ayamavra gibi adalar da Fatih'in saltanatinin son zamanlarinda Osmanli topraklarina dahil edilmistir
Ancak St
Jean sovalyelerinin elindeki Rodos'a karsi girisilen birkaç muhasara neticesiz kalmistir
Fatih'in Dogu Politikasi: Karadeniz Politikasi; Osmanlilar Anadolu'nun büyük bir kismini hâkimiyetleri altina almalarina ragmen kuzeyde Karadeniz kiyisindaki bazi yerler Trabzon Rumlari Cenevizliler ve Candarogullarinin elinde bulunuyordu
Anadolu Türk birliginin saglanmasi ve ticaret güvenligi açisindan bu bölgelerin ele geçirilmesi sartti
Iste bu sebeplerle Fatih karadan ve denizden kuvvetlerini harekete geçirdi
1461 yilinda Cenevizlilerin elindeki önemli bir üs olan Amasra teslim olmak zorunda kaldi
Seferin kendisine karsi yapildigini sanan Candaroglu Ismail Bey Kastamonu'yu terk ederek Sinop'a çekildi
Bursa'ya dönerek birliklerini takviye eden Fatih Trabzon seferine çikarken Sinop da dahil Candarogullarinin topraklarini savasmaksizin ele geçirdi
Fatih'in asil amaci 1204 yilinda Lâtinlerin Istanbul'u isgal etmesi üzerine Bizans hanedanina mensup Komnenlerin ayri bir devlet olusturduklari Trabzon idi
Osmanlilara vergi vermeyi kabul eden Trabzon Rumlari bir taraftan Fatih'in rakibi olan Uzun Hasan ile ittifak içine girmisti
Nihayet Fatih karadan birliklerini Trabzon'a gönderirken bir donanma da Sinop'tan kalkarak bölgeye yöneldi
Bu sirada Uzun Hasan'in Osmanli ordusunu arkadan çevirebilecegi ihtimaline karsi Fatih ordusunu Sivas'in güneyinden Yassiçemen'e çevirdi
Uzun Hasan'in annesi Sara Hatun'un ricasi üzerine Akkoyunlularla bir anlasma yapildi
Anlasmaya göre Akkoyunlular Trabzon Rumlarina yardim etmemeyi vaat etmislerdir
Anlasmanin akabinde kara ve denizden Trabzon yeniden kusatildi
Çaresiz kalan Trabzon Hâkimi David Komnen sehri teslim etmeyi kabul etti (26 Ekim 1461)
Böylece 258 yil devam eden Trabzon Rum Imparatorlugu da tarihe karismis oldu
Karadeniz'in Anadolu kiyilarini tamamen hâkimiyetine alan Fatih'in bundan sonraki hedefi önemli ticaret limanlari olan Ceneviz kolonilerini ortadan kaldirarak Karadeniz'i tam bir Türk gölü yapmak idi
Gedik Ahmet Pasa komutasindaki donanma 1475 yilinda Kefe Azak ve Menkup iskele ve kalelerini ele geçirdi
Böylece Osmanlilar Altinorda Hanligi'nin zayiflamasiyla ortaya çikan Kirim Hanligi ile komsu oldu
Azak Kalesi'nin düsürülmesi sonucunda bazi Cenevizliler ile birlikte Kirim hanlarindan Mengli Giray Han da esir edilmisti
Mengli Giray Han'in Istanbul'a getirilmesiyle Kirim Hanligi Osmanli hâkimiyetine girmis oldu
(1478)
Kirim hanlari 350 yil boyunca Osmanlilarin batiya karsi en güçlü müttefikleri olarak hizmet vermislerdir
Anadolu'da Türk Birliginin Gerçeklesmesi; Osmanlilarin kurulus devrinden beri en ciddî rakipleri durumundaki Karamanogullari Fatih'in politikalarina karsi Akkoyunlu ve Memlûklu devletlerinin destegini sagladigi gibi Venediklilerle de bir ittifak kurmakta sakinca görmemislerdi
Bu düsmanca tavir üzerine Fatih 1466 yilinda Karamanogullari üzerine yürümeye karar verdi
Beylik topraklarinin büyük kismi Osmanlilarin eline geçmesine ragmen Fatih Larende ve Silifke yörelerine çekilen Karamanogullarina karsi mücadeleyi Otlukbeli Savasi'nin sonrasinda da sürdürmüstür
Fakat Karaman Beyi Kasim'in ölümünden sonra (1483) beylik tamamen oradan kalkmis olacaktir
Akkoyunlu Beyi Uzun Hasan 1467 yilinda Karakoyunlu topraklarina sahip olunca Osmanlilar aleyhine hâkimiyetini genisletmeye baslamisti
Anadolu birligi yönündeki bu tehlike üzerine Fatih 1473'te harekete geçti
Otlukbeli mevkiinde yapilan savasta Osmanlilar büyük bir zafer kazandilar
Artik Akkoyunlular Osmanlilar için bir tehlike olmaktan çikmisti
Fatih bundan sonra Hicaz su yolllarinin onarimi hususunu bahane ederek Memlûklar'a karsi harekete geçti
Fakat bu dönemde Memlûklarla büyük bir savasa girilmemistir
Fatih'in 1481'de hazirlik yaptigi ve ölümüyle yarim kalan seferin ya Rodos'a ya da Misir'a yönelik oldugu söylenir
Fatih'in ölümü üzerine Osmanli tahtina büyük oglu Bâyezid geçmisti
Ancak diger oglu sehzade Cem Rodos sovalyelerinin eline düsmesiyle sonuçlanantaht mücadelesine girmisti
Bâyezid'in mütereddit ve ihtiyatli politikalari sebebiyle Akkoyunlularin yerini alan Safaviler güçlenerek Anadolu'da Sahkulu Isyani gibi ayaklanmalari kiskirtmis Memlûklara karsi basarisiz seferler düzenlenmistir
Buna ragmen Bâyezid döneminde Kili ve Akkerman ele geçirilerek Bogdan tamamiyla Osmanli hâkimiyetine girmis(1484) Venedik ve Haçlilara karsi denizlerde üstünlük kurulmus Modon Koron Inebahti ve Navarin gibi Mora kiyilarindaki kale ve limanlar zapt edilmistir(1502)
Barbaros kardeslerin denizlerdeki zaferlerine ragmen özellikle dogudaki olumsuz gelismeler ve Sahkulu Isyani(1511) devlet islerinden elini çeken Bâyezid'in sagliginda sehzadeler arasindaki taht mücadelesinin kizismasina vesile olmustur
Nitekim Sehzade Selim'in mücadeleyi kazanmasi üzerine 1512 yilinda II
Bâyezid tahttan feragat etmistir
Yavuz Sultan Selim Devri; Henüz Trabzon'da vali iken Dogu'da Safavilerin nasil güçlendigini gören ve onlarla basarili bir mücadeleye giren Selim tahta çiktiktan sonra Anadolu'daki mezhep mücadelesine bir son vermek için Safavilerle dogrudan savasa girmeyi kaçinilmaz görmekteydi
Nihayet ordusunun basinda Dogu seferine çikan Yavuz Selim Çaldiran Ovasi'nda Sah Ismail'in ordusuyla büyük bir meydan muharebesi yapti
Iki Türk hükümdarinin mücadelesinden Selim üstün çikti (23 Agustos 1514)
Dogu Anadolu topraklari Osmanlilarin eline geçti
Yavuz Tebriz'e kadar Sah Ismail'i takip etti
Dulkadirogullari beyligi Osmanli yönetimine alindi ve sonra ilhak edildi (1515)Babasi döneminde Memlûklara karsi yapilan seferlerin çogu kez basarisizlikla neticelenmesi Osmanlilarin dogu'da ve Islâm dünyasinda üstünlük kurmalari önündeki en büyük engel idi
Bu sebeple Safavi tehlikesini bertaraf ettikten sonra Yavuz Memlûklara karsi büyük bir ordu hazirladi
Misir Memlûk Sultani Kansu Gavri Osmanli ordusunu Halep'in kuzeyinde karsiladi
Ancak Mercidabik Savasi Osmanlilarin zaferiyle son buldu (24 Agustos 1516)
Kansu Gavri savas sirasinda öldü
Malatya'dan Sina yarimadasina kadar olan topraklar Osmanlilarin eline geçti
Kisi Sam'da geçiren Yavuz tekrar Misir'a yöneldi
Yeni Memlûk Sultani Tomanbay ile Kahire'nin kuzeyindeki Ridaniye mevkiinde yapilan savasi da Osmanlilar kazandi
(22 Ocak 1517)
Bu savas Memlûk Devleti'nin sonu oldu
Suriye Filistin Misir ve Hicaz Osmanli hâkimiyetine girdi
Hülagû'nun Bagdat'i isgal etmesiyle Memlûk himayesine giren halifelik müessesesi de böylece Osmanlilara geçmis oluyordu
Nitekim Mekke serifi sehrin anahtarini Yavuz Sultan Selim'e sunarak itaatini bildirmisti
Yavuz dönemi Osmanlilarin dogu'da ve Islâm dünyasi'nda en büyük güç haline geldigi bir dönemdir
Yavuz Sultan Selim'in sekiz yil süren hâkimiyet devrinden sonra Osmanli tahtina oglu I
Süleyman geçti (1520)
I
Süleyman'in 46 yillik saltanatinda Osmanli Devleti siyasî askerî ve iktisadî açilardan zirveye ulasmistir
Bu sebeple dost düsman ona Kanuni Muhtesem Büyük Türk gibi lâkaplarla hitap etmis ve tarihe de böyle geçmistir
Avrupa'daki Gelismeler; Kanuni döneminde özellikle Avrupa'da önemli dinî ve siyasî degisiklikler söz konusudur
Güçlü Macar kralliginin Osmanli hâkimiyetine girmesinden sonra Kutsal Roma-Cermen Imparatoru Sarlken en ciddî rakip hâline gelmis onun olusturdugu imparatorlugun uzantisi durumundaki Avusturya Arsidükaligi Osmanlilara sinirdas olmustur
Bu devlet ile Avrupa'nin en güçlü hanedani olacak olan Habsburglar Avrupa'yi âdeta parselleyeceklerdir
Bu dönemde güçlenmeye baslayan Protestanlik Avrupa'da mezhep çatismalarinin siddetlenmesine sebep olmustu
Dogu Avrupa'da da Lehistan ve Ortadoks Rusya güçlenmeye baslamisti
Kanuni Avrupa'daki siyasî ve dinî çekismelerden faydalanarak onlarin birlesmemesine özen göstermis ve bunu bir devlet politikasi hâline getirmistir
Yine bu dönemde Akdeniz'de ve Okyanuslarda güçlü bir ticarî ve iktisadî filo olusturan Ispanyol ve Portekiz donanmalari Venedik'in yerini almis görünüyordu
Belgrat'in Fethi ve Macaristan Seferi; Fatih'in Sirbistan seferinde ele geçirilemeyen Belgrat Avrupa içlerine yapilacak akinlar için bir siçrama noktasi idi
Bu sebeple Kanuni Macaristan seferine çiktiginda ilkin Belgrat'i kusatti ve ele geçirdi(1521)
Burayi bir üs olarak kullanan Osmanlilar artik rahatlikla Avrupa içlerine sefer yapabilecekti
Nitekim Sarlken'e tutsak olan Fransa Krali Fransuva'yi kendisinden yardim talep etmesi üzerine kurtarmayi amaçlayan Kanuni 1526 yilinda karsisindaki ittifaki parçalamak amaciyla yeniden Macaristan üzerine bir sefer düzenledi
29 Agustos 1526'da Mohaç Meydan Muharebesi ile Macar ordularini imha eden Kanuni Budin'i (Budapeste) ele geçirdi
Macaristan'in bir bölümü ilhak edildi ve kalan kismi Erdel Kralligi olusturularak Osmanli hâkimiyetine alindi
Avusturya Seferleri; Macaristan'in ele geçirilmesi üzerine ölen Macar krali ile akrabaligini öne süren Avusturya Arsidükü Ferdinand Macar topraklarinda hak iddia etmis ve Budin'i isgal etmisti
Bunun üzerine Kanuni yeniden Macaristan'a sefer düzenledi
Budin kurtarildi
Ancak Kanuni'nin asil maksadi Viyana idi
Osmanli ordusu sehri kusatti ise de ele geçirmeye muvaffak olamadi(1529)
I
Viyana Kusatmasi'nin sonuçsuz kalmasindan cesaretlenen Ferdinand Budin'i tekrar isgal etti
Kanuni ünlü "Alman Seferi" ile mukabele ederek isgal edilen yerleri geri aldi
Ferdinand ile Istanbul'da bir anlasma yapildi
Bu anlasmaya göre Ferdinand Macaristan üzerinde hak talep etmeyecek ve Osmanli hâkimiyetini taniyacak ve elinde bulundurdugu Macaristan'a ait topraklar için de Osmanlilara vergi verecekti
(1533)
Ferdinand'in Macar kralinin ölümünü firsat bilerek anlasmayi bozmasi üzerine Kanuni yeniden sefere çikti
1562'deki bu sefer sonucunda Macaristan'da Erdel Beylerbeyligi olusturuldu
Avusturyalilar firsat buldukça Macar topraklarina tecavüz etmisler ve her seferinde de Osmanlilardan gerekli cevabi almislardir
Nitekim Kanuni'nin son seferi de Avusturya'ya karsi olmus ve Zigetvar Kalesi kusatilmistir (1566)
Fransa ile Münasebetler ve Ilk Kapitülâsyon; Avrupa birligini saglamak isteyen Roma-Cermen Imparatoru Sarlken bu maksatla Fransiz Krali Fransuva'yi esir etmisti
Kendisinden yardim isteyen kral ile iyi iliskiler kuran Kanuni böylece Sarlken'e karsi bir müttefik kazanmis oluyordu
1535 yilinda iki ülke arasinda ticaret ve dostluk anlasmasi imzalandi
Anlasma ile her iki ülke serbest ticaret hakki elde edecek ve bu haklar iki hükümdarin yasadigi sürece geçerli olacakti
Lâkin kapitülasyon adiyla tarihe geçecek olan bu ticarî imtiyazlar sürekli hâle getirilmis sonraki devlet adamlarinin basiretsizligi sebebiyle tek tarafli islemeye baslamis ve baska devletlere de imtiyazlarin taninmasiyla Osmanli ekonomisi giderek disa bagimli hâle gelmistir
Iranla Münasebetler; Sah Ismail'in yerine geçen oglu I
Sah Tahmasp babasi gibi Osmanlilarin düsmani olan Venedik ve Avusturya ile ittifak kurmakta bir beis görmüyordu
Osmanli ordusu Avrupa'ya sefere çiktiginda Safaviler Dogu Anadolu topraklarina karsi saldiriya geçiyordu
Bu sebeple Kanuni Irakeyn (iki Irak; Irak-i Acem ve Irak-i Arap) seferi diye bilinen bir sefere çikti (1534-35)
Tebriz ve Bagdat Osmanli topraklarina katildi
Osmanlinin Avrupa ile ilgilenmesinden yararlanan Safaviler firsat buldukça yeniden harekete geçtiklerinde bölgeye 1555 yilina kadar Nahcivan ve Tebriz üzerine birkaç kez sefer düzenlenmistir
Osmanlilar karsisinda fazla bir varlik gösteremeyen Sah Tahmasp nihayet baris anlasmasi imzalamayi kabul etmek zorunda kalmis ve Amasya Antlasmasi (1555) ile Osmanli üstünlügünü kabul ederek Bagdat Tebriz ve Dogu Anadolu'nun Osmanli hâkimiyetinde oldugunu tasdik etmistir
Deniz Seferleri ve Fetihler; Kanuni devri karada oldugu gibi denizlerde de büyük bir üstünlügün saglandigi bir devirdir
Fatih'in alamadigi St
Jean sövalyelerinin elindeki Rodos ve çevresindeki adaciklar basarili bir kusatma sonunda ele geçirilmis(1522) II
Bâyezid zamanindan beri Akdeniz'de serbestçe faaliyet gösteren Barbaros kardeslerin devlet hizmetine alinmasiyla deniz ve kiyilarda pek çok yer Osmanli hâkimiyetine dahil olmustur
Cezayir'i ellerinde bulunduran ve Osmanlilar adina 1492 yilinda Ispanya'da soy kirima ugrayan Musevîleri Istanbul'a gemilerle nakleden Barbaros kardesler hakli bir üne sahip olmuslardi
1533 yilinda Cezayir'i Osmanlilara birakarak kaptan-i deryalik görevini kabul eden Barbaros Hayrettin Pasa (Hizir Reis) 1538 yilinda Andrea Doria komutasindaki Haçli donanmasini Preveze'de büyük bir bozguna ugratarak Osmanlilardin Akdeniz'in tek hâkimi oldugunu bütün dünyaya kabul ettirdi
Barbaros'un ölümünden sonra yerine geçen Turgut Reis de fetihlere devam etti
Nitekim St
Jean sövalyelerinin elinde bulunan Trablusgarp onun tarafindan fethedilmis (1551) Preveze'den sonraki en büyük deniz zaferi sayilan Cerbe Savasi sonunda Haçli donanmasi bir kez daha hezimeti tatmistir
Sadece Akdeniz'de degil Kizil Deniz ve Hint Okyanusunda da Osmanli donanmasi faaliyette bulunmustur
Uzak denizlerde istenilen sonuçlar elde edilememisse de bu dönemde Yemen ve Arabistan'in güney kiyilari ile Habesistan ele geçirilmistir
Kanuni'nin Ölümü ve Sonrasi; Zigetvar Muhasarasi esnasinda hastalanan Kanuni kalenin fethini göremeden 66 yasinda öldü (1566)
Siyasî askerî ve iktisadî bakimlardan Osmanliyi zirveye çikaran bu büyük hükümdarin yerine geçen ne II
Selim (1566-1574) ne de III
Murat (1574-1595) ayni evsafta kisiler degillerdi
Ancak Kanuni devrinde baslayan fetih rüzgârlari o derece siddetliydi ki bu hükümdarlar devrinde de hizini devam ettirebildi
Süphesiz bu basarilarda sadrazam Sokullu Mehmet Pasa'nin dirayetli siyasetinin de rolü büyüktür
Anadolu'nun Akdeniz'e bakan kiyilarinda bir çiban basi gibi duran Venedik'in elindeki Kibris bu fetih rüzgâriyla kusatildi
Lala Mustafa Pasa komutasindaki Osmanli donanmasi adayi ele geçirir geçirmez (1571) buraya Anadolu'nun çesitli sancaklarindan Türkler yerlestirildi
Artik Kibris da Türk olmustu
Bu durumu hazmedemeyen Venedik Ispanyol Malta donanmalari papa ve diger bazi Avrupa devletlerinin de destegi ile harekete geçerek büyük bir savas filosu olusturdular
Korent Körfezi yakinlarinda Inebahti önlerinde yapilan deniz savasini Osmanlilar kaybetti (1571)
Ancak kendileri de oldukça fazla zaiyat verdiginden Haçli donanmasi Osmanli kadirgalarini takip edecek durumda degildi
Sokullu kisa zamanda donanmayi yenileyerek yeniden Akdeniz'e indirdi
Venedik bu durum karsisinda yeni bir savasi göze alamadi ve Osmanlilara vergi vermeyi kabul etti
Kiliç Ali Pasa komutasindaki donanma Tunus'u yeniden Osmanli topraklarina katti (1574)
Bu esnada II
Selim ölmüs ve yerine III
Murat geçmisti
Bu padisah devrinde Sah Tahmasp'in ölümüyle çalkanan Iran'a savas açildi (1576) Gürcistan ve Azerbaycan'in büyük bir kisminin ele geçirilmesiyle neticelenen ilk seferden sonra savas 15 yil sürdü
Bu uzun savas ile daha fazla yipranmak istemeyen Osmanli Devleti ile Iran arasinda 1590'da bir baris anlasmasi yapildi
Yine bu dönemde baslayan Türk-Macar Savasi I
Ahmet devrine kadar devam etti
Don ve Volga nehirlerini birlestirmeyi amaçlayan kanal projesi ile Süveys kanali tesebbüsünün mimari olan Sokullu'nun 1579'daki ölümü ile Osmanli Devleti büyük bir yara almistir
Özellikle III
Murat'in oglu III
Mehmet'in (1595-1604) hükümet islerini annesine birakip bir köseye çekilmesi Osmanli'yi XVII
yüzyilda daha kötü yillarin bekleyeceginin âdeta habercisi idi
Duraklama Dönemi
--------------------------------------------------------------------------------
III
Mehmet zamaninda Avusturya'ya karsi devam ettirilen savaslarda Egri Kanije ve Haçova zaferleri elde edilmisse de I
Ahmet (1604-1617) Zitvatorok Antlasmasini imzalayarak (1606) Osmanlinin Avrupa'daki üstünlügünün sona erdigini bir anlamda kabul ediyordu
Her ne kadar ele geçen topraklar bu anlasmayla Osmanlida kaliyorsa da artik iki devletin "esit" sayildigi hükme baglanmisti
XVI
yüzyil baslarindan itibaren Avusturya ve Iran'la girilen uzun savaslar ehliyetsiz idareciler liyakatin yerini iltimas ve rüsvetin almasi buna bagli olarak devletin askerî ve iktisadî düzeninin temelini olusturan timar sisteminin bozulmaya baslamasi devletin güç ve otoritesini halkin huzur ve asayisini güvenligini sarsmistir
XVII
yüzyila girilirken bu olumsuz sartlar anarsinin artmasina sebep olmustur
Merkez ve tasra teskilâtinda görülen bozulmalar pek çok isyanin çikmasini ve dolayisiyla devlet nizaminin sarsilmasini beraberinde getirmistir
Bu isyanlari üç grupta toplamak mümkündür; Tasrada çikan Celalî Isyanlari Eyalet isyanlari ve Istanbul merkezli kapikulu isyanlari
Celalî isyanlarinin en önemli sebepleri yukarida da belirttigimiz gibi devletin uzayan savaslara bagli olarak azalan gelirlerini karsilayabilmek için vergileri artirmasi timar sistemindeki bozulmalar ve köylünün artan vergilere karsi huzursuzluklari idi
Halkin devlete olan güveninin sarsilmasi isyancilarin gücünü daha da artiriyordu
Kalenderoglu Karayazici Deli Hasan gibi Celâlîlerin isyanlarina medrese ögrencisi suhteler ve basibos leventlerin isyanlari da eklenince devlet isyanlari bastirmada oldukça zorlandi
Bu isyanlar yüzünden özellikle Anadolu'da dirlik ve düzenlik kalmadigi gibi iktisadî durum da oldukça bozulmustur
Yine bu otorite boslugu nedeniyle Erzurum ve Sivas gibi yerlerin valileri ile Yemen Bagdat Eflâk Bogdan gibi bagli eyaletlerin yerli yöneticileri de isyan etmislerdi
Istanbul'daki yeniçerilerin ulûfelerini zamaninda alamamalarini bahane ederek çikardiklari isyanlar dogrudan sarayi hedef almistir
Fesat yuvasi hâline gelen Yeniçeri Ocagi'ni düzenlemek isteyen II
Osman (1618-1622) yeniçerilerin hismina ugramis isyancilar sarayi basmistir
Yeniçeriler Genç Osman'i tahttan indirerek yerine III
Mehmet'in kardesi I
Mustafa'yi getirmisler ve bununla da kalmayarak Genç Osman'i Yedikule Zindanlarinda katletmislerdir
Bu olay yeniçerilerin bir padisahi tahttan düsürüp katletmelerinin ilk örnegi olmasi açisindan dikkat çekicidir
Yeniçerilerin basa geçirdigi I
Mustafa'nin bir yil sonra ölmesiyle Osmanli tahtina IV
Murat geçer (1623-1640) genç padisah hâkimiyetinin ilk on yilinda devlet idaresindeki inisiyatifi valide Kösem Sultan'a birakmis ve güçlenene kadar fesat çikaranlara karsi tedbirli davranmistir
Ancak saraydaki huzursuzluk ve Anadolu'da yeniden patlak veren isyanlarin tehlikeli boyutlara ulasmasi üzerine 1632'de duruma müdahale eden IV
Murat kisa zamanda otoriteyi tesis etmistir
Sert tedbirlerle nifak çikaranlari seyhülislâm ve kardesleri de dahil öldürtmekten çekinmemis bosalan devlet hazinesini yeniden çeki düzene koymustur
Toparlanan Osmanli Devleti Bagdat'i ele geçiren Iran'a savas açti
IV
Murat ünlü seferiyle Bagdat'i geri aldi (1638)
Iran ile yapilan Kasr-i Sirin Antlasmasiyla (1639) bugünkü sinirlara yakin olan Türk-Iran siniri yeniden çizildi
1640'ta IV
Murat'in ölmesi üzerine yerine kardesi I
Ibrahim geçti(1640-1648)
Fakat onun sekiz yillik saltanatinda devlet her açidan kötülemeye baslamisti
Sonunda 1648 yilinda o da öldürüldü ve çocuk yastaki IV
Mehmet Osmanli tahtina çikarildi (1648-1687)
Harem ve Yeniçeri Ocagi devlet islerine istedikleri gibi müdahale eder olmuslardi
Bu kötü gidis 1656'da Köprülü Mehmed Pasa'nin sadrazamlik vazifesine getirilmesine kadar devam etti
Köprülü Mehmet Pasa ve onun ailesinden olan diger sadrazamlar XVIII
yüzyil baslarina kadar Osmanli Devleti'nin idaresinde belirleyici bir rol oynamislardir
Köprülüler Devri olarak bilinen bu dönemde geçici de olsa bir istikrar saglanmis ve Osmanlilar son fetihlerini bu devirde gerçeklestirebilmislerdir
Köprülü Mehmet Pasa içerde sükûneti sagladigi gibi Venediklilerin eline geçmis olan Bozcaada ve Limni'yi geri alip Çanakkale Bogazi'ni ablukadan kurtardi
Köprülü Mehmet Pasa öldügünde padisah yine genis yetkilerle oglu Köprülü Fazil Ahmet Pasa'yi sadarete getirdi(1661)
Erdel islerine karisan Avusturya'ya karsi baslatilan savasta Fazil Ahmet Pasa Uyvar'i fethetti
Avusturya yapilan anlasmayla Erdel ile Uyvar ve Neograt kalelerinin Osmanli hâkimiyetinde oldugunu kabul etti
Uzun süredir kusatilan Venedik'in elindeki Girit Kandiye Kalesi'nin düsmesiyle Osmanli hâkimiyetine girdi(1669)
Lehistan'a yapilan sefer sonucunda Podolya da Osmanli topraklarina katildi (1676)
Büyük basarilara imza atan Fazil Ahmet Pasa'nin genç yasta ölmesi üzerine IV
Mehmet Köprülü'nün damadi Kara Mustafa Pasa'yi sadrazamliga getirdi(1676)
Kara Mustafa Pasa Çehrin'i ele geçirdi (1678)
Bu zaferden sonra Ruslar Dinyeper nehrinin saginda kalan topraklari Osmanlilara birakmak zorunda kaldiklari ilk anlasmayi Türklerle yapmistir (1681)
Zaferlerin devami getirerek Osmanli'yi yeniden Avrupa'daki en genis sinirlara ulastirmak isteyen Kara Mustafa Pasa Orta Macaristan'da Katolik Avusturya'ya karsi isyan eden Protestan Macarlari himayesine aldi
Imre Tököli Osmanlilar tarafindan Orta Macaristan krali olarak tanindi
Mustafa Pasa büyük bir orduyla Viyana'ya sefer düzenledi
Kanuni'nin ele geçiremedigi Avusturya'nin merkezi Viyana'ya karsi baslatilan bu ikinci sefer boyunca Osmanlilar hiçbir direnmeyle karsilasmadilar
1683'te kusatma basladiginda Avusturya imparatoru çoktan sehri terketmisti
Ancak kusatmanin uzun sürmesi Lehistan ve Alman askerlerinin sehrin imdadina yetismesiyle neticelendi
Iki ates arasinda *****an Kara Mustafa Pasa büyük bir bozguna ugradi
(12 Eylül 1683)
Osmanlilar Belgrat'a kadar geri çekilmek zorunda kaldi
Viyana bozgunu sadrazamin Belgrat'ta hayatina mal olmustu
Osmanli devletine karsi Avusturya Lehistan Malta Venedik ve son olarak Ruslarin katildigi(1696) büyük bir ittifak olusturuldu
Osmanlilar dört cephede bu ittifaka karsi mücadele verdigi sirada içte de huzursuzluk artmaktaydi
IV
Mehmet tahttan indirilmesiyle yerine II
Süleyman (1687-1691) II
Ahmet (1691-1695) devirlerinde huzursuzluk devam etti
Bu dönemde yine bir Köprülüzade olan Fazil Mustafa Pasa ordu ve maliyeyi düzene koymaya yönelik basarili icraatlerde bulunmus ise de ayni aileden Hüseyin ve Nu'man Pasalar sadaret makaminda basari saglayamamislardi
I
Mustafa (1695-1703) Viyana bozgunu ve ardindan gelen toprak kayiplarini önlemek amaciyla üç kez Avusturya'ya sefer düzenledi ilk iki seferde kismen basari saglandiysa da son seferde Osmanli ordusu Zenta denilen yerde bozguna ugradi
Bunun üzerine Ingiltere'nin araya girmesiyle Osmanlilar ittifak güçleriyle Karlofça Antlasmasi'ni imzalamak zorunda kaldi (26 Ocak 1699)
25 yil için geçerli olacak bu anlasma sonunda Avusturya'ya Macaristan'in büyük bir bölümü ve Erdel Venediklilere Dalmaçya kiyilari ve Mora Lehistan'a ise Podolya ve Ukrayna birakiliyordu
Rusya ile yapilan üç yillik ayri bir anlasma ile de Azak Kalesi Ruslara terk ediliyor ve onlarin Istanbul'da daimî bir elçi bulundurmalari kabul ediliyordu
Karlofça Antlasmasi Osmanlilarin toprak kaybiyla neticelen simdiye kadar imzaladiklari en agir anlasma idi
I
Edirne Vakasi adi verilen bir ayaklanma ile Osmanli tahtina III
Ahmet geçirildi (1703-1730)
Rusya bu dönemde hem Dogu Avrupa hem de Karadeniz istikametinde topraklarini genisletme gayesini gütmekteydi
Poltova yenilgisinden sonra Osmanlilara siginan Isveç Krali XII
Sarl iki ülke arasinda yeniden bir savasin baslamasi için bir vesile oldu
Bu savas ile Osmanlilar Karlofça Antlasmasi Osmanlilarin toprak kaybiyla neticelen simdiye kadar imzaladiklari en agir anlasma idi
I
Edirne Vakasi adi verilen bir ayaklanma ile Osmanli tahtina III
Ahmet geçirildi (1703-1730)
Rusya bu dönemde hem Dogu Avrupa hem de Karadeniz istikametinde topraklarini genisletme gayesini gütmekteydi
Poltova yenilgisinden sonra Osmanlilara siginan Isveç Krali XII
Sarl iki ülke arasinda yeniden bir savasin baslamasi için bir vesile oldu
Bu savas ile Osmanlilar Karlofça'da kaybettikleri topraklari tekrar kazanma firsatini bulacakti
Nitekim Prut'ta *****tirilan Ruslar (1711) anlasma yaparak Azak'i terk etmek zorunda kaldilar
Karadag'da isyan çikartan Venedik'e karsi açilan savaslarda ise isgal altindaki Mora kurtarildi
(1715)
Bu basarilar üzerine siranin kendisine geldigini düsünerek harekete geçen Avusturya Osmanlilari yenilgiye ugrattilar
Temesvar ve Belgrat düstü
Osmanlilar Pasarofça Antlasmasini imzalayarak (1718) Temesvar ve Belgrad ile birlikte Küçük Eflâk ve Kuzey Sirbistan'i Avusturya'ya birakti
Dalmaçya kiyilarindaki bazi kalelerin Venedik'e terki mukabilinde Mora muhafaza edildi
Osmanlilardin Balkanlar ve Orta Avrupa seferleri için staratejik bir mevkiide olan Belgrat'in düsmesi agir sonuçlar dogurmustur
Avusturya Belgrat'tan Balkan içlerine sarkmakta daha basarili olacaktir
Lâle Devri: Pasarofça Antlasmasi neticesinde ortaya çikan barisi iyi kullanmak isteyen Osmanlilar artik Avrupa karsisinda savunma durumunda kalacagini anladigindan Balkanlardaki sinir kalelerini tahkim etme bölge halkini yaninda tutmak için vergileri azaltma siyaseti uygulamaya agirlik vermekteydi
Damat Ibrahim Pasa Osmanlilara üstünlük kurmus olan Avrupa'yi her yönüyle tanimak için Avrupa baskentlerine elçiler göndertti
1718-1730 yillari arasindaki bu dönem sanatta lâle motifinin islenmesi sebebiyle "Lâle Devri" adiyla anilmaktadir
Bu dönemde matbaa açilmasi çini ve kumas fabrikasi kurulmasi gibi bazi müspet yenilikler yapilmissa da III
Ahmet ve saray çevresinin sasali eglenceleri ve harcamalari huzursuzlugu artirmaktaydi
Damat Ibrahim Pasa'nin Iran'a karsi baslatilan savasta (1722) kesin netice alamamasi ve uzayan savas esnasinda Tebriz'in sadrazamin gizli emriyle Iran'a terk edildigi haberi muhalefetin harekete geçmesine yetti
Patrona Halil Ayaklanmasi'nin patlak vermesiyle bu dönem sona eriyordu
Damat Ibrahim Pasa ve yakinlariyla Sultan III
Ahmet asiler tarafindan katledildiler (1730)Bu olayin ardindan III
Ahmet'in yegeni I
Mustafa hükümdarliga getirildi
(1730-1754)
Kafkaslardaki sinir olaylarini bahane eden Rusya Kirim Tatarlarina karsi büyük bir saldiri baslatti
Azak ve Bahçesaray Ruslarin eline geçti (1739)
Fransa'nin da tesvikiyle Osmanlilar Rusya'ya karsi savas ilân etti
Rusya'nin yaninda savasa katilan Avusturya da Eflâk ve Bogdan'a girmisti
Osmanlilar iki cephede de büyük basarilar kazandilar
Prusya Fransa ve Isveç'in Osmanlilara yakinlasmasi Osmanlilar karsisinda ummadiklari bir yenilgi tadan Rusya ve Avusturya'yi baris yapmaya zorladi
Bu savas sirasinda tekrar Osmanlilarin eline geçen Belgrat'ta bir anlasma imzalandi (18 Eylül 1739)
Belgrat Anlasmasiyla Avusturya Pasarofça barisiyla elde ettikleri tüm topraklardan geri çekildiler
Ruslar da Azak'i terkederek bölgedeki kiyi ve deniz ticaretinin Osmanli gemileriyle yapilmasini kabul etti
Bu anlasma geçici de olsa Osmanlilarin toparlanmasini saglamistir
Savasta Türklerin tarafini tutan Fransa'yla Kanuni döneminde taninan imtiyazlari genisleten ve süre tahdidi koymayan yeni bir kapitülâsyon antlasmasi imzalanmistir (1740)
Damat Ibrahim Pasa zamaninda baslayan Iran savaslari Lâle Devri'nden sonra da devam etmekteydi
Ruslar çöküs dönemine giren Safavilerin elindeki Azerbaycan ve Dagistan'i isgal etmislerdi
Sirvan halkinin talebi üzerine Osmanlilar duruma müdahale etmis iki ülke arasinda çikabilecek savas Fransa'nin araya girmesiyle önlenmisti
Rusya'nin kuzeydeki isgaline karsin Osmanlilar da Güney Azerbaycan'i topraklarina kattilar
Sah Tahmasp 1732'de Osmanlilar ile baris yapti
Bu durumu kabullenemeyen Afsar Nadir Bey Sah Tahmasp'i devirerek kendi hâkimiyetini ilan etti (1736)
Osmanlilar bazi topraklari Nadir Han'a birakmaya razi oldu
Her iki taraf için de yipratici olan bu uzun savaslar Kasr-i Sirin antlasmasiyla çizilen sinirlarin aynen kabul edildigi 1746 anlasmasiyla son bulmustur
I
Mahmut döneminde basarili savaslarin yani sira ordu içinde de yeni düzenlemelere gidilmistir
Aslen Fransiz olup Osmanli hizmetine girerek beylerbeyi olan Ahmet Pasa Humbaraci Ocagi'ni kurarak (1734) bati savas tekniklerini burada hayata geçirmis idi
I
Mahmut'un üvey kardesi III
Osman'in (1754-1757) yerine geçen amcaoglu III
Mustafa (1757-1773) zamaninda da ordu içerisinde bazi islahatlar devam ettirilmistir
Nitekim onun döneminde Tophane islah edilerek yeni ve güçlü toplar dökülmüs donanma yenilenmistir
Ancak Rusya ile baslayan harpler bu yeniliklerin yeterli olmadigini gösterecektir
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul