|
Prof. Dr. Sinsi
|
Robert Doisneau Hakkında
Robert Doisneau Hakkında
Robert Doisneau Hakkında
Robert Doisneau Kimdir
Robert Doisneau Hakkında Türkçe Yazılmış En İyi Makale
Robert Doisneau Ve Fotoğrafçılık

İkinci Dünya Savaşı sonrası Paris’i fotoğraflayan sanatçılarla ilgili yazı serisine, bu kez ‘sıradan insanların, sıradan anlardaki, sıradan davranışlarını’ tesbit eden ünlü bir fotoğrafçıyla devam etmek istedim
Robert Doisneau, hakkında hayli yazılmış, spekülasyon yapılmış bir Fransız fotoğrafçısı 68 yıl boyunca hiç bilet almadan dünyanın en güzel görüntülerini bedavaya seyreden, arada bir de, fırsat çıktığında, bir ‘görüntü saklayan kişi’ olarak tanımlıyor kendisini Böylece yılların nasıl geçtiğini anlamamış Bazı eleştirmenlerin olumsuz yaklaştığı hümanist fotoğrafçılığın önderlerinden Robert Doisneau, kim ne derse desin, fotoğraf tarihine, hepimizin hayranlıkla seyrettiği ölümsüz kareler bırakmıştır
Doisneau’nun karelerinde duygular, espri anlayışı ve şiirsel yaklaşımın uyum ve bütünlüğü öne çıkar Şiirsel yaklaşımı, Jaques Prevert’le arkadaşlığın da anlamlı kılar
1912’de Paris yakınlarında Gentille ‘de doğar Ölene kadar Paris banliyösünde yaşar Mesleğe litografi ile atılır, desinatörlükten fotoğrafa geçişi kısa sürede olur
Utangaç bir kişiliğe sahiptir Ünlü fotoğrafçı Andre Vignean’nın yanında asistanlığa başlar Ustasının teorilerden yararlanır Döneminin Kertesz, Man Ray, Brassai gibi fotoğrafçıların çalışmalarından çok etkilenir
1932’de ilk makinesi Rolleiflex ‘e sahip olur Önce Paris ve banliyölerinde çocuk ve insan fotoğrafları çekmeye başlar Utangaçlığı, konulara ve kişilere mesafeli duruşu arka plana önem kazandırır Excelsior gazetesinde yayınlanan bir dizi bit pazarı fotoğrafı ile güzel bir çıkış yakalar Ardından askerlik ve Renault fabrikasında fotoğrafçılık işleri gelir O yıllarda evlenir ve işe sık sık geç kalma nedeniyle kovulur
İtaatsizliğin yaşamsal bir işlev olduğunu düşünmektedir Bu yaklaşımı ona işini kaybettirmiş, ama sanat dünyasının kapılarını açmıştır Fotoğraf ajansı Rapho ile çalışmaya başlar Savaş yılları kötü geçer Napolyon kartpostalları satarak geçimini temin eder Direnişçilere sahte belge düzenlemek de kazanç kapılarından biridir Bu arada bu dönemi simgeleyen bir kaç kareyi de fotoğraf tarihine armağan bırakır Örneğin ‘Düşmüş at’ fotoğrafı günün koşullarını çok güzel göstermektedir
Paris’in kurtuluşu sonrasında Doisneau yayından kurtulmuş gibi fotoğraf çekmeye başlar Bu çalışmaları Henri Cartier Bresson ve Capa’nın kurduğu ADEP veya Alliance Photo adlı ajansa kabul edilmesine yardımcı olur
Bu dönemde Paris’te, habere acıkmış halka hitabeden 34 günlük gazete yayımlanmaktadır Bu da çok sayıda fotoğraf ve ilustrasyon ihtiyacı demektir Bu dönem fotoğrafcılığına, diğer incelediğimiz ve inceleyeceğimiz fotoğrafçılarda da göreceğimiz bazı özellikler damgasını vurur: Hümanizm, şiirsellik ve optimizm
Brassai ve Willy Ronis’i bünyesinde bulunduran Rapho ajansına geçer Le Point dergisi için çalışır Braque ve Picasso gibi ünlülerle fotoröportajlar gerçekleştirir Çok sabırlı bir yapısı vardır Banliyösünde mucize anlar bekler ve yakalar Biz de bugün o güzel fotoğrafları büyük bir zevkle izliyoruz 15 sene boyunca biriken bu fotoğraflar güzel bir kitaba dönüşür Aragon bu fotoğrafları “populist” diye damgalar Oysa bu fotoğraflar diğerlerinden farklıdır
Doisneau’nun Paris’i
Robert Doisneau savaş sonrası gece hayatı ve marjinal kesimle tanışır Bir taraftan şehir hayatını fotoğraflarken diğer taraftan Paris’te moda fotoğrafçılığından para kazanmaya başlar Moda fotoğrafçılığı burjuva kesimini ve tanınmış kişileri daha yakından tanıma fırsatı verir Geceleri Saint-Germain ve Montparnasse’de dolaşır Arkadaşları Greco, Dubuffet, Albert Camus, Brassens, Simone de Beauvoir olmuştur
Life dergisinin Rapho ajanstan istediği bir seri fotoğraf Doisneau’nun hayatını iyice değiştirir Tüm fotoğrafseverlerin yakından tanıdığı ‘Le Baiser’ (Öpücük) adlı fotoğrafı çeker Bu, milyonlarca kez çoğaltılmış bir fotoğraftır Paris Belediye Saray’ını arka plana alan romantik bir Fransız genç çiftinin öpüşürken bir kafeden çekilmiş bu fotoğrafın da ilginç bir öyküsü vardır 1950 yılında çekilmiş bu fotoğraf aleyhine 1993’te dava açılır Denis ve Jean Louis Lavergne adlı çift Doisneau’yu özel yaşama tecavüz gerekçesiyle mahkemeye verir Dava kısa sürede düşer Çünkü Doisneu bu fotoğrafın kurmaca olduğunu mahkemede kanıtlar
Tabii ki bu durum Doisneau’nun fotoğrafçı olarak prestijini sarsar, ama bu fotoğrafın satışlarında patlama yaşanır Bir orjinalini hediye ettiği fotoğraftaki genç kız Françoise Bornet de, elindeki fotoğrafı müzayedeye koyarak 150 000 euroya satar
Benzer fotoğraflar Paris serisi olarak Fransa ve Amerika”da büyük başarı yakalar Otantik dekorlar önünde sıradan yaşamın görüntüleri insanların çok hoşuna gitmiştir Paris bu görüntülerle hayalleri süslemeye başlamıştır Bu başarıyı fotoğraflarının Ronis ve İzisin fotoğraflarının yanında sergilenmek üzere New York Modern Sanatlar Müzesi”ne kabulü takip eder
1955’te Paris Jacque Prevert’in önsözünü yazdığı gece hayatı görüntülerinden oluşan ‘Le vin des rues’ adlı kitabı yayımlanır ‘Le Rectangle’ adlı grubun ardından ‘Onbeşler’ grubunun kurucu üyesi olur 1952’de dünyayı dolaşan Edward Steinchen’in sergisinde de fotoğrafları yerini bulur 60’lı yıllarda foroğraf sanatında bir çökme yaşanır Dekoratif fotoğraflar ön plana geçmiş, sergiler kitaplar iyice azalmıştır Televizyonun yaşama girmesi de fotoğrafı olumsuz etkilemiştir İhtisaslaşmış genç fotoğrafçılar, Doisneau ve arkadaşlarının dönemini kapatmışlardır Bundan sonraki dönemde Doisneau yine Paris sokaklarında sürtmeye devam eder, ama karanlık yılların önüne geçemez Eşinin hastalığı 60″lı yılları çekilmez hale getirmiştir
70’li yıllarda önemli bir çıkış yakalar Halen Fransa’nın en önemli fotoğraf etkinliği olan, tüm ağustos ayı boyunca süren ‘Renconrtes d’Arles’ı Lucien Clergue ile birlikte yaşama geçirir Bundan sonra şans yine Doisneau’dan yana döner Yeni kuşaklar onu ve fotoğrafçılığını tanımak istemektedir Sergiler kitaplar ününe ün katar, mediatik olur Milyonlarca satış yapan fotoğraflartan bir başarı öyküsü oluşturur Cavanna’nın metinleriyle yayınladığı ‘Parmaklarında mürekkep’ adlı kitabı bir fotoğraf kitabında görülmemiş satış rakamlarını bulur: 300 000
Tüm bu başarılar Doisneaunun mütevazı kişiliğini değiştirmez O hala, “Çok sevdiğim bu küçük dünyadan birkaç anı bırakmak istemiştim” demeyi sürdürmektedir 90’lı yıllarda tekrar karamsarlık kaplar bünyesini, “Paris değişti, fotoğraf çekene şüpheyle bakılmaya başlandı, sihir bitti, içim sıkılıyor” demeye başlar Ama bu durum kendisine gösterilien ilgiyi azaltmaz Tv”de röportajlar, hakkında yapılan fimler sürer gider Sabine Azema “Bonjour Monsieur Doisneau” adlı filmi çeker Bu arada sinemayla da ilgilenir Doisneau, François Truffaut ile birlikte “Piyaniste ateş edin”, Bertrand Tavernier ile birlikte “Un dimanche a la campagne” adlı filmleri yönetir
“Bir dünya düşlüyorum, insanların sevimli olduğu, bana sevgiyle baktıkları fotoğraflarım da böyle bir dünyanın var olduğunu göstermeyi amaçlamıştır hep Bu fotoğraflar hem objektif hem de sübjektiftir Tabii ki dünyayı tam da olduğu gibi göstermek mümkün değildir” dedikten bir süre sonra, 1 nisan 1994’te bu dünyadan göç eder
Yazan Mehmet ÖMÜR
MEHMET ÖMÜR KİMDİR
Mehmet Ömür 1951 yılında İstanbul’da doğdu
İlk öğrenimini İstanbulda, orta öğrenimini Saint Joseph ve Ankara Fen Liselerinde tamamladı
1977 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu
1981 yılında Bursa Uludağ Üniversinde uzmanlığını tamamladı ve ardından Paris’te çeşitli hastanelerde çalıştı
1986 yılında Doçentlik, 1996 yılında ise Profesörlük ünvanlarını aldı 1988 yılında Haseki Hastanesi 1994 yılında ise Amerikan Hastanesi KBB bölüm şefi oldu
Çok sayıda bilimsel yayını vardır ve çeşitli ulusal ve uluslar arası bilimsel derneğin üyesidir Üç bilimsel kitabı dışında Sesin peşinde, Oyuncaşkçı, Horlama Kitabı adlı kitapları da basılmıştır
Son yıllarda hobi olarak başladığı fotoğraf sanatı yanında şarap tadımına merak sarmış ve bir süreTempo dergisi ve Vatan gazetesine “ Şarabi” köşesini yazmıştır
2003 yılında Bozcaada’da açtığı ilk fotoğraf sergisini, daha sonraki yıllarda Paris Petite Galerie, İstanbul Oda Galeri ve Galeri Kent’teki sergileri takip etmiştir
Halen serbest hekim olarak çalışmaktadır
Evli, bir çocuk sahibidir İngilizce ve Fransızca bilmektedir
|