|
90burcu
|
Dikkat Bebekler herşeyi anlıyorlar !!!
Almanya’daki Heinrich Heine Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikosomatik ve Psikoterapi Kürsüsü ile halen çalıştığı Düsseldorf Psikanaliz Enstitüsü kurucularından Doç Dr Celal Odağ, İzmir’de kurduğu Halime Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Vakfı’nda, bebeklik çağına ilişkin araştırmalar hakkında bilgi verdi
Bu dönemin, 30 yıl öncesine kadar “duymaz, duyumsamaz, anlamaz” şeklinde düşünüldüğünü belirten Dr Odağ, 1970’li yıllardan bugüne yapılan araştırmaların, bebeklerin birçok mesajı son derece iyi şekilde duyumsadığını, çok duyarlı olduklarını, duygular arasındaki farklılıkları ayrımsadıklarını ortaya koyduğunu kaydetti
Bebekler verilen ve verilmeyen, sömüren ve sömürmeyen, özerklik tanıyan ve tanımayan sevgi arasındaki farklılığı algılayabiliyor
Bebeklerin, verilen ve verilmeyen sevgi arasındaki farklılığı algılayabildiklerini belirten Dr Odağ, “Sömürenle sömürmeyen, özerkliği tanıyanla tanımayan sevgiler arasındaki farkları tanıyabiliyorlar Yalnız bu farkları tanımakla kalmayıp, bunun sınırlarını da tanıyorlar” dedi
Son 30 yıldaki araştırmalara göre, bebeklerin en azından anne kadar etkin canlı varlık olduklarının belirlendiğini ifade eden Dr Odağ, anne ve bebeğin sürekli etkileşim içinde bulunduklarını, bebeğin hiç bir zaman edilgen, pasif varlık şeklinde görülemeyeceğini vurguladı Dr Odağ, anne bebek ilişkisinde, bebeğin de etkin olduğunu belirtti
Dr Celal Odağ, “Bebeklerin de dürtüleri ve sevilme, korunma, beslenme, sıcaklık alma gibi gereksinimleri var Bütün bu gereksinimlerindeki her türlü dengesizlik, bebek tarafından engellenme olarak anlaşılır ve bu aynı zamanda şiddetin de kaynağıdır” dedi
Dr Odağ, bu dönemin özelliklerinin çok iyi bilinmesi gerektiğini, bebek ve çocukların haklarına dikkat edilmediği yerlerde oyun oynamasını, içinde bulundukları dönemi öğrenememelerinin, en önemli şiddet nedenleri arasında sayılabileceğini kaydetti
Bebek koltuğu arka ortada olmalı
Almanya’da Berlin Teknik Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, arabalardaki bebek koltuğunun yaygın düşüncenin aksine arka koltuğun sağına ya da soluna değil, tam ortaya konulmasının daha güvenli olduğu sonucunu ortaya koydu Araştırma, 4 yıl boyunca yaklaşık 100 çarpışmanın test edilmesiyle gerçekleştirildi
Araştırmaya göre, arka koltuğun orta kısmı camlara ve kenarlara uzak olduğu için bebeğin kazayı, hasarsız ya da az hasarla atlatması mümkün Ağır kazalarda dahi bebeklerin en az zarar gördükleri yer arka koltuğun tam ortası
Berlinli araştırmacıların tezini Türk uzmanlara sorduk Doğuş Otomotiv Eğitim Şefi Engin Bekem bebek koltuklarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı
Arka koltuğun ortası neden güvenli?
Çünkü bu bölge tehlikelerden uzak bir bölge Ortada oturan bebeğin çarpma anında camdan fırlayacağı yönünde yanlış bir kanı vardır Eğer bebek koltuğu arka ortaya doğru bir teknikle monte edilir, emniyet kemeriyle doğru sabitlenirse çocuğun kaza esnasında ön camdan fırlaması söz konusu olmaz Bu açıdan bebek koltuğunun ortada olması daha güvenlidir Ancak koltuğun çok iyi monte edilmesi ve emniyet kemerinini doğru bağlanması gerekir Çünkü arka ortada ISOFIX yani sabitleme kancası yoktur, bebek emniyet kemeriyle sabitlenir Ancak iki çocuk varsa o zaman ISOFIX kancası ile sabitlenebilir Çünkü bebek koltuğunu bu kancalara çok iyi oturtalabiliyorsunuz
Türkiye’de bebek koltuklarına yeterince önem veriliyor mu?
Hayır, bebek koltuğu satanlar bile bilinçsiz Zaten ülkemizde çocuk koltuğu kullanımı da yeterli değil Örneğin, Amerika’da doğum yaptığınız hastaneden çıkarken aracınızda ana kucağı yoksa sizi taburcu etmiyorlar, Türkiye’de ise böyle bir şey sözkonusu bile değil
Türkiye’de bu konuda bilincin ne düzeyde olduğunu anlamak için seyir halindeki araçlara bakmak yeterli oluyor Bir bakıyorsunuz bir adam kucağına çocuğunu almış, ona araba kullandırıyor Geçtiğimiz günlerde böyle bir kaza yaşandı ve çocuk hayatını kaybetti Çocuğunu kucağına oturtarak araba kullandıran baba, bu davranışının bedelini çocuğunun canıyla ödedi
Bebek koltuğu arka ortaya nasıl bağlanır?
Tekniğine uygun bağlamak gerek, aksi halde bu durum, çok daha büyük tehlike yaratır Çünkü doğru bağlanmayan arka orta koltuk, çocuğun ön cama doğru fırlamasına neden olur Ailelere bebek koltuğu satanlar tarafından eğitim verilmeli Bu eğitimlerde çocuğun kaç yaşına kadar ön koltuğa oturtmaması gerektiği de anlatılmalı Ailelere uygulamalı olarak nasıl bağlayacakları ve nelere dikkat etmeleri gerektiği öğretilmeli
Bebek Yada Çocuklarda Ateşlenme
Bebeğin Yahutta Çocuğun Rahatsızlanması Durumunda Yapılması Gerekenler
Bebeklik ve çocukluk çağında anne ve babaları en çok endişelendiren durumların başında ateş geliyor
Acıbadem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr Murat Kandemir "Ateş, vücudun farklı virüs, bakteri ve diğer mikroorganizmaları tanımlama ve onlarla savaşın nedeni ile ortaya çıkar" diyor Ateşin en sık görülen sebebi enfeksiyonlardır
Ateşten şüphelenildiğinde, çocuğun mutlaka vücut ısısı ölçülmelidir Alnına dokunularak hissedilen vücut ısısı güvenilir değildir, bu yüzden termometre kullanmak gerekir
Dr Kandemir "Eğer çocuğunuzun vücut ısısı makattan 38 C üzerinde, kulaktan 37 8 C, koltuk altından 37 2 C üzerinde ise, ateşli kabul edilebilir" diyerek aileleri uyarıyor
Ne yapabilirsiniz?
- Susuzluğu engellemek için, vücut sıvısını eksik bırakmamak gerekir Su, çorba, meyve suları verilebilecek iyi seçeneklerdir
- Okula giden çocuklar ateş 24 saat yükselmeyinceye dek evde istirahat etmelidir
- Alın, şakaklar, koltuk altı, kasıklar ve bacak arkalarına ıslak ve ılık kompres uygulanması, ateşi düşürmede oldukça etkili bir yöntemdir Soğuk su ve alkol, ateşte daha fazla yükselmeye sebep olabilecek titreme yaratacağından, kullanılmamalıdır Uygulanan kompresler sık sık deşiştirilmelidir
- Aşırı kıyafet giydirme, ateşin daha fazla yükselmesine neden olabileceğinden, çocukları çok az giydirmeli, uyuturken giysiler daha da azaltılmalıdır
- Reye sendromu olarak bilinen ani karaciğer ve beyin hasarı ile seyreden hastalığa neden olduğu için, 12 yaş ve altındaki çocuklarda aspirin, ateş düşürücü olarak önerilmemektedir
- Doktora danışmadan ilaç verilmemelidir
Bebekte otistik Bozukluk
Otistik bozukluğun genel anlamda belirgin belirtileri olmasına karşın, bazı durumlarda anne babalar tarafından geç farkedilebilmektedir Otistik bozukluk, ilk 36 ayda bazı belirtiler vererek yavaş yavaş kendini göstermeye başlar Normalde bebeklerin gelişim dönemleri içerisinde bebeklerin anne veya diğer insanlar ile iletişim ve etkileşim şekli önemlidir Bebek ilk doğduğu andan itibaren etrafı ile iletişim ve etkileşime girmek ister Bu iletişim ve etkileşim; göz ile nesneleri ve insanları takip ederek, agulama ile sinyal vererek, karşısındakine gülümsemede bulunarak, göz kontağı kurarak olabilir Otistik bozukluğun başlangıcının, ilk 36 aydaki belli bir normal gelişim döneminden sonra görülebileceği gibi, doğumdan itibaren bazı belirtiler ile birlikte de görülebilir
Otistik bozukluğu olan çocuklarda üç temel belirti vardır Bunlardan birincisi iletişim alanındadır Yani konuşma, jest ve mimikler vb, araçlar ve etraf ile iletişimin olmaması veya çok kısıtlı ve sınırlı olmasıdır Aileler çoğunlukla çocuklarını ''konuşmuyor'' diye kulak-burun-boğaz hekimine veya çocuk hastalıkları hekimine götürürler Daha sonra da, yapılan tetkiklerin normal çıkması ile çocuk psikiyatristlerine giderler İkinci bozulan alan ise çevre ve diğer insanlar ile etkileşim alanıdır Yani çocuk başkaları ile duygularını, başarılarını, sevinçlerini paylaşmaz ve etrafındaki insanlar ile karşılıklı etkileşime girmek istemez Zaten otizmin kelime anlamına uygun olarak '' kendi halinde, kendi kabuğunda” davranır İnsanların duygusal değişiklikleri ve sinyalleri onları etkilemez veya çok sınırlı olarak etkileşim görülür Yaşıtlarının yanına gitmez, onlar ile ilgilenmezler Üçüncü temel bozulma alanı ise ısrarla tekrarlayan davranışlar ( dönme, sallanma, zıplama vb ) ve çok sınırlı olan ilgi alanıdır Bu durumdaki bir çocuk çamaşır makinasının dönen merdanesi karşısında saatlerce oturup bakabilir veya bir arabanın tekerleğini saatlerce çevirebilir veya bir eşyanın parçası ile saatlerce oturup uğraşabilir
Ek olarak ayak ucunda yürüme, yandan bakış, ağrıya dayanıklılık, yemek konusunda gıda seçimi vb belirtiler ile otistik çocuk diğer çocuklardan kolaylıkla ayırt edilir Otizmin temel tedavisi eğitim olmakla birlikte erken tanı ve hastalığa başka sorunların eşlik edip etmediği önemlidir
Önemli olan anne babaların bu konuda uyanık olarak erken tanı ve tedavi açısından bilgili olmalarıdır
Milyonlarca bebekte 'ciddi' doğum kusuru
Doğum kusurunda, annenin bebeğin sağlığıyla yeterince ilgilenmemesi de rol oynuyor
Dünyada her yıl yaklaşık 8 milyon bebeğin doğum kusurlarıyla dünyaya geldiği belirtilinmekte Doğumunda kusur görülen bebeklerin birçoğu ölüyor ya da sakat kalıyor
Doğumdan gelen kusurların yüzde 70'inin önlenebilir, tedavi edilebilir ya da düzeltilebilir olduğu beliliniyor
Yılda 7 9 milyon bebek, kısmen genetik nedenler, gebelik sırasında annenin geçirdiği rahatsızlıklar ve alkol kullanımı gibi faktörler nedeniyle kusurlu doğuyor 5 yıl süren araştırmalarda, her yıl beş yaş altında 3 3 milyon çocuğun doğum kusuru nedeniyle öldüğü, 3 2 milyonunun da zihinsel veya bedensel engelli kaldığı ortaya çıktı
Doğum kusurunda, annenin bebeğin sağlığıyla yeterince ilgilenmemesi, yaşı büyük anneler ve akraba evliliği gibi faktörlerin önemli rol oynadığı bilinmekte
Afrika, Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, Akdeniz anemisi ve Glikoz 6 Fosfat Dehidrogenaz Eksikliği (G6PD) gibi ortak miras olan hastalıklar nedeniyle daha fazla risk altında oldukları, ciddi bir doğum kusuruna sahip bebek dünyaya getirme oranının her anne adayı için yaklaşık yüzde 5 olduğu da bilinmektedir   
Çocuğunuzun Omurga Gelişimine Dikkat Ediyormusunuz?
SKOLYOZ : Omurga 3 boyutlu eğimidir Normal omurga önden veya arkadan bakıldığında düzdür Yine normal olarak yanlardan bakıldığında omurga göğüs bölgesinde, arkaya “kifoz” bel bölgesinde öne “lordoz” doğru eğimlidir Skolyozda yukarıdan aşağıya bakıldığında tüm vertebralar sırt veya bel bölgesinde bir yöne doğru eğilmişlerdir Omurganın merkezinden üstten aşağıya bakıldığında omurgaların bir kısmı bükülmüşlerdir Bu da “genelde sağ” kaburgaların çıkınıtılı olması sonucunu doğurur Skolyoz ailenin birden fazla üyesinde aynı veya farklı kuşaklarda ortaya çıkabilir “skolyoz, çocuğun veya ailesinin yaptığı veya yapamadığı bir şey nedeni ile gelişemez” Kötü vücut postürü veya ağır çanta taşımak Skolyoza neden olmaz Skolyoz genelde buluğ çağında ortaya çıkan bir omurga deformitesidir Nasıl Fark Edilir?Skolyozun en çok görülen bulgularından birisi sağ tarafta belirginleşen kürek kemiği çıkıntısıdır Bir omuz diğerinden daha yüksek olabilir ve çocuk bir tarafa eğilmeye eğilimlidir Kalça kemikleri simetrik olmayabilir ve biri diğerinden daha yüksekmiş gibi görünür Skolyozu bozuk duruş ile karıştırmamak gerekir Sıklıkla skolyozun ilk belirtilerinden biri daha önce giyilebilen giysilerin vücuda tam oturmamasıdır Bu kızlarda eteğin veya giysinin çizgilerinin asimetrik olması ile belirginleşir En çarpıcı bulgulardan birisi skolyozlu bir çocuğun öne eğilmesi ile ortaya çıkan kaburga çıkıntısının ortaya çıkmasıdır
Skolyoz Tedavi Edilebilir mi?
Şu anda ne skolyoz başlangıcını önleyecek ne de skolyozu cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilebilecek bir yöntem mevcut değil Skolyoz tespit edildiğinde doktor hastayı değerlendirme ve tedavi için ortopedik spinal cerrah göndermelidir Böylelikle hasta ayakta çekilen omurga röntgeni ve periodik kontrol muayeneleri şeklinde takibe alınır Eğer skolyoz erken teşhis edilirse büyük eğilimler bile Breyslerle önlenebilir Ciddi eğimler cerrahi gerektirebilir
Skolyozun Değişik Tipleri Var mıdır?
Skolyozun pek çok nedeni vardır Hastaların %80-85’inde idiopatik tip skolyoz mevcuttur İdiopatik kelimesinin anlamı belirli bilinen bir nedeni olmayışıdır İdiopatik skolyoz sıklıkla aileseldir Ve genetik (kalıtsal) faktörlere bağlı gibi gözükmektedir Asıl anlamadığımız, eğimin gelişmesini tetikleyen faktörlerdir Diğer bir deyişle neden bazı eğimler hızla ilerler de bazıları yavaş ilerler Skolyoz tam anlamıyla sağlıklı çocuklarda gelişebileceği gibi, beyin felçli (serebral palsi) kas hastalıklı, çocuk felçli, çocuklarda oluşabilir Doğumsal omurga anormallikleri ve bağ dokusu hastalıkları da sebebler arasındadır Mongolizm (Down) sendromu da sebebler arasındadır Skolyozun nedenini erken teşhis, uygun tedaviye yardımcı olabilir
Buluğ çağında skolyoz ağrı yapmaz ve tespit edilmesi zordur ve skolyozun fark edilmesinden birkaç yıl önce başlamış olabilir Skolyozun tespitindeki en kolay yollardan biri öne eğilme muayenesidir Çocuğun omurgasını büyüme tamamlanıncaya kadar düzenli olarak kontrol etmelidir Çünkü skolyoz buluğ çağ içindeki herhangi bir zaman diliminde ortaya çıkabilir
Skolyozun Erken Tesbiti İçin Basit Ev Testi :
Evet Hayır
Bir omuz diğerinden yukarıda mı?Kürek kemiklerinden biri diğerinden belirgin mi?Kalça kemiklerinde asimetri var mı?Kollar yavaşça öne sarkıtıldığında, bir taraf diğer tarafla karşılaştırıldığında kol ve vücut arasında daha fazla mesafe mi mevcut? Çocukta abartılı bir artmış bel öne eğimi mevcut mu?Çocukta abartılı bir sırt kamburu mevcut mu? Belin bir tarafında diğer tarafa nazaran daha büyük bir doku kıvrımı mevcut mu?Çocuk bir tarafa doğru eğik mi görülüyor?Çocuğu muayene ederken diz seviyesinde ellerin ve avuç içlerinin birbirine değecek şekilde kolların gevşekçe yanlara sarkmasını sağla Bu pozisyonda iken;Kaburgalarda bir çıkıntı var mı?Kalçada veya belde bir asimetri var mı?
Eğer bir tane bile evet yanıtı var ise veya çocuğun ağabeyi, kız kardeşi, ailesi veya diğer yakın akrabalarından bir tanesinde skolyoz mevcutsa aile doktorunuz veya ortopedistiniz ile görüşün
Normal : Üst ve alt sırt her iki tarafta eşit ve simetrik
Muhtemel Skolyoz : Üst ve alt sırt veya her ikisinin birden asimetrisi
Ayrıca Kifozda (Kanburluk) araştırılmalı
Normal : Düzgün, simetrik, sırt kavsı
Muhtemel Kifoz : (Aşırı Kamburluk) Muhtemel sırt kavsinin olmayışı ile beraber omuzların belirginleşmesi ve kamburluk
Skolyoz Araştırması : Eğer bir veya daha fazla fiziksel özellik skolyoz veya kifoz düşündürüyorsa profesyonel kişiler ile görüşmeli
|