Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....

Eski 09-10-2012   #10
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....



RE: Osmanlıca Sözlük (S Harfi) SANAYİ-İ LAFZİYE Söz ile, lâfızla yapılan san'at şekilleri (Cinas, tenasüb ve tezad gibi)
SANAYİ-İ MANEVİYE Mâna delâletiyle olan san'at (Teşbih ve istiâre gibi)
SANAYİ-İ NEFİSE Güzel san'atlar insanın çok hoşuna giden ve çok üstün san'atkârlıkla yapılmış eserler
SANBUR Yalnız olan hurma ağacı * Oğlu, kızı, kavmi ve kabilesi olmayan kişi
SANC Zil
SANCAK BEYİ Eyalet teşkilâtıyla timar usulünün cari olduğu zamanlarda beş on kazalık yerin mutasarrıfı ile sipahisinin kumandanına verilen addır Osmanlıların ilk zamanlarında beylere yahut hükümdar evlâtlarına has olarak verilen mıntıkalara "Sancak" denilir, bu sancaklara tasarruf edenlere de "Sancak Beyi" adı verilirdi
SANCAKDAR f Sancak taşıyan Alemdar
SANCE (C: Sanecât) Terazi * Taş
SAND Bendetmek, bağlamak
SANDAL (C: Sanâdil) Büyük başlı deve * Güzel kokulu bir ağaç
SANDİD Bela * Meşakkat, zahmet * Şiddetli yağmur ve rüzgâr
SANDUK (C: Sanadik) Sandık
SANDUKA Türbelerde mezarların üzerine tahtadan sandık şeklinde yapılan ve üstüne yeşil çuha örtülen yerin adıdır Kadın sandukaları düz olduğu halde, erkek sandukalarının baş tarafına bir ağaç konarak üzerine kavuk, taç, sikke gibi sağlığında giydikleri başlık konurdu Açık mezarlıklarda sandukalar taştan yapılır, baş ve ayak uçlarına taş dikilerek baştakinin üzerine kitabe yazılırdı (OTDS)
SANDUKÇE f Küçük sandık
SANDUKKAR Veznedar
SA'NEB Başı küçük olan kimse Küçük başlı kişi
SANEM Kâfirlerin, önünde ibadet ettikleri heykel, put * Mc: Çok güzel olan * Putperestlerin İlâhı
SANEM-HANE f Tapınak, puthane
SANEM-PEREST f Puta tapan(Sanem-perestliği şiddetle Kur'an men'ettiği gibi, sanem-perestliğin bir nevi taklidi olan suret-perestliği de meneder Medeniyet ise; suretleri kendi mehasininden sayıp Kur'ana muaraza etmek istemiş Halbuki gölgeli, gölgesiz suretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riya-yı mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki; beşeri zulme ve riyaya ve hevaya, hevesi kamçılayıp teşvik eder S)
SA'NET Et yağı * Yağ
SANEVBER (Bak: Sanavber)
SANEVÎ İkinci İkinci derecede
SANİ' (Sun' dan) Sanatkârca yapan Yaratan San'at eseri olarak meydana getiren İşleyen, yapan (Allah)
SANİ'-İ HAKİKÎ Doğrudan doğruya, hiç bir şeye muhtaç olmadan her şeyin aslını, esasını ve teferruatını yapan, yaratan Allah (CC)
SÂNİ'-İ HAKÎM Hikmet sâhibi olan yaratıcı Allah (CC)
SANİ' Görülen iş
SANİ İkinci
SÂNİ AŞER Onikinci
SANİA Uydurma, düzme Tuzak, hile * İş, amel, fiil
SANİFE Bez kenarı
SANİH Mübarek fiil, iyi iş
SANİHA Zihne gelen fikir Mütâlâa Çok düşünmeden gelen fikir
SANİHA-ÂRÂ f Hatıra gelen, akla gelen
SANİHÂT (Sâniha C) Çok düşünmeden akla, fikre gelen şeyler (Bak: Sünuh)
SANİ'İYYET Ustaca ve tertibli yapıcı oluş Sâni'lik(Eğer eşya kendi nefislerine isnad edilirse, herbir zerreye bir uluhiyet lâzımdır Meselâ, Ayasofya'nın bânisi inkâr edildiği takdirde her bir taşı Mimar Sinan olması lâzım geliyor Öyle ise kâinatın Sânia olan delâleti, kendi nefsine olan delâletinden daha vâzıh, daha zâhir, daha evlâdır Öyle ise kâinatın inkârı mümkün olsa bile, Sâniin inkârı mümkün değildir MN)
SANİYE Dakikanın altmışta birisi Çok kısa bir zaman
SA'NİYE Takkenin tepesi
SANİYE (C: Sevâni) Su taşıyan deve Su yükledikleri ve su çektirdikleri deve
SANİYEN İkinci olarak İkinci derecede
SANSÜR Fr Neşr olacak şeylerin (kitap, film veya mektubların) hükümetçe kontrol edilmesi işi
SANTİT Ulu, kerim kişi
SANTRİFÜJ yun Merkezden uzaklaşan kuvvet Merkezkaç kuvvet (Bak: Kuvve-i an-il merkeziye)
SANVAN (Sunvân) (C: Esvane) Kaftan * Giyecek eşyaların muhafaza edildiği dolap veya sandık
SAR f Yer, mekân bildiren, birleşik kelimeler yapılan bir ek'tir Bir şeyin kesretle bulunduğunu gösterir Meselâ: Kühsar $ : Çok dağlık yer
SAR İntikam, öç
SAR' Düşmek * Yıkıp yere çalmak * Edb: Şiirin beytini iki mısra' veya iki kafiyeli yapmak * Tıb: Bir hastalık ki, teneffüs cihâzını his ve hareketten meneder
SA'R Katil zehiri * Kısa boylu adam * Küçük hıyar * Yaban soğanının kökü
SA'R Ateşin alevlenmesi
SARA f Hâlis, saf, katıksız *Hz İbrahim'in (AS) birinci zevcesinin ismi
SAR'A Tıb : Bir nevi baygınlık hastalığı
SARA Rengi değişmiş olan su
SARA' Sararmış hanzal otu
SARAD Yer bağırsağı
SARAH Her şeyin hâlis ve safisi
SARAHAT Sarih olmak, zâhir olmak Açıklık * Kaymağı alınmış süt
SARAHATEN Açık ve sarih olarak Açıktan açığa
SARAMET Yiğitlik, mertlik
SA'RAN (SA'REVÂN) Koyunun memesinin etrafında olan ve memeye benzeyen sivilceler
SARARÎ (C: Sarariyyûn) Gemici
SARASIR (Sarsar C) şiddetli ve gürültülü rüzgârlar
SARASIRA Şam vilâyetinde yetişen bir otun adı
SARAT Suyun çok durmaktan dolayı renginin ve kokusunun değişmesi
SARAY (Seray) f Büyük kimselerin veya padişahların oturduğu yüksek ve büyük bina Büyük, muntazam ve tantanalı konak, ev
SARB (SAREB) Sütü birbiri üstüne sağmak * Bevlini hapsetmek * Çok ekşimiş süt * "Zamk-ı talh" denilen ağaç sakızı
SARBAN f Deve sürücüsü Deveci
SARD Nüfuz etmek, sözü geçer olmak * Katıksız, saf, hâlis * Soğuk
SARDAH (SIRDÂH) Düz yer * Sahrâ, çöl
SARE (Sayr : Olmak dan) Oldu (meâlinde fiil)
SARE Cemaat, topluluk
SARE (C: Savâr) Hâcet, ihtiyaç * Susuzluk
SARF (C: Süruf) Harcama, masraf, gider * Fazl * Hile * Men etme Bir kimseyi yolundan ve işinden ayırıp başka tarafa yöneltme * Farz * Gr: Bir lisanı meydana getiren kelimelerin değişmesinden, birbirinden türemesinden bahseden ilim şubesi Kelime bilgisi Kelime şekli bilgisi Morfoloji Tasrif çeşitlerini, isim ve fiil nevilerini öğreten ilim * Para bozma
SARF-I MEHÂRET Maharet sarfetme
SARF-I NAZAR Bir şeyden vazgeçme, cayma * Nazar-ı itibare almama
SARF-I ZİHN Akıl sarfetme, akıl harcama
SARFE Boncuk * Nurlu bir yıldız ismi
SARFE MEZHEBİ Kur'an-ı Kerim'in mu'cize olduğuna dair ikinci mercuh bir mezheb ismi(İ'caz-ı Kur'an'da iki mezheb var Mezheb-i ekser ve râcih odur ki, Kur'an'daki letaif-i belâgat ve mezaya-yı meâni, kudret-i beşerin fevkindedirİkinci mercuh mezheb odur ki:Kur'an'ın bir suresine muâraza, kudret-i beşer dâhilindedir Fakat Cenab-ı Hak, mu'cize-i Ahmediye (ASM) olarak men etmiş Nasıl ki bir adam ayağa kalkabilir, fakat eser-i mu'cize olarak bir Nebi dese ki: "Sen kalkamıyacaksın" O da kalkamazsa, mu'cize olur Şu mezheb-i mercuha, Sarfe Mezhebi denilir Yâni Cenab-ı Hak cin ve insi men'etmiş ki; Kur'an'ın bir suresine mukabele edemesinler Eğer men'etmeseydi, cin ve ins bir suresine mukabele ederdi İşte bu mezhebe göre "Bir kelimesine de muâraza edilmez" diyen ulemânın sözleri hakikattır Çünkü mâdem Cenab-ı Hak i'caz için onları men'etmiş, muârazaya ağızlarını açamazlar Ağızlarını açsalar da, izn-i İlâhî olmazsa, kelimeyi çıkaramazlar M)

Alıntı Yaparak Cevapla