Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....

Eski 09-10-2012   #13
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....



RE: Osmanlıca Sözlük (S Harfi) SEBAT Yerinden oynamamak, dayanmak Kararlı olmak * Sözde durmak, ahde vefâ etmek İman ve İslâmiyete hizmette, Allah'a ibadet ve taatta sâbit ve berkarar olmak * Bir meslekte, meşru bir kanaatte veya bir fikirde kararlı bulunmak, sağlamlık göstermek
SEBATA Saçın kıvırcık olmayıp sarkık olması
SEBATÎ Sebatlılık Sözünde ve kararında durma
SEBATKÂR f Sağlam, yerinden oynamaz * Ahdine, vefakârlığına sâdık ve sağlam olan
SEBAYA (Sebbî C) Harbde esir düşenler
SEBB Küfür, küfran Sövüp saymak
SEBBAB (Sebb den) Çok küfür eden Küfürbaz
SEBBABE Şehâdet parmağı Sağ elin baştan ikinci parmağı
SEBBABEGEZÂ f Şaşarak parmağını ısıran
SEBBAH (Sibahat dan) Suda yüzen, yüzücü * Yüzgeç
SEBBAHE Yüzücü kuşlar sınıfı
SEBBAK Eritip kalıba döken, eritici
SEBBETMEK Söğmek, sövüp saymak
SEBC (C: Esbâc) Orta vasat
SEBCA' (C: Sübuc) Karnı büyük olan kadın (Müz: Esbec)
SEBE' (Sebâ) Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm'ın mucizesi sonunda imana gelen ve onunla evlenen Belkıs'ın Yemen'de hükmü altında bulundurduğu mâmur şehrinin ismi * Bir Arab kavminin adı * Bir devlet ismi * Bir şahıs adı
SEBE' SURESİ Kur'an-ı Kerim'in 34 Suresi olup Mekkîdir
SEBE Yaşlılıktan dolayı bunamak
SEBEB Vâsıta Âlet * Alâka * Bahane * Edb: Harekeli bir harf ile sâkin bir harften veya iki harekeli harften meydana gelen parça (Bak: Esbab, Esbabperest)
SEBEB-İ HİLKAT Yaratılışa sebeb ve gaye, yaratılışa vâsıta ve âlet olan( Nasıl ki O Zât, hidayetiyle saadet-i ebediyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vüsulüdür Öyle de duasıyla, niyazıyla o saadetin sebeb-i vücudu ve vesile-i icadıdır S)
SEBEB-İ VÜCUD Varlık sebebi Var olmanın sebebi ve gayesi
SEBEBİYET İcab ettirme, sebep olma
SEBED Sepet * Az saç, kıl Başta az tüy olması
SEBEHLEL Bâtıl, boş, abes
SEBEL Tıb: Bulanık görme hastalığı * Göze inen perde * Buluttan çıkıp da henüz yere ulaşmamış yağmur * Buğday başı
SEBELE Bıyık
SEBENTA Çeri, öncü * Ayı
SEBET Kıvırcık olmayan saç
SEBET Hüccet, delil
SEBETE (C: Sebât) Ot, nebat, bitki * Otu çok olan yer
SEBG (SÜBUG) Nimet bolluğu * Olgunlaşmak, kemâle yetişmek Tamam olmak
SEBH Genişlik * Hafiflik
SEBH Atın seğirtmesi * Sür'atle gitmek * Maaşında tasarruf etmek * Suda yüzme
SEBHA Ot yetişmeyen yer * Şap taşının çıktığı yer * Tuzla
SEBHALE " Sübhânallah" demek
SEBİ (C: Sebâyâ) Savaşta esir düşen kimse
SEBİBE (C: Sebâib) Atın alın kılı, yele ve kuyruğu * İnce keten bezi parçası
SEBİC(E) Yatık veya sekik adı verilen, ağzı dar şarap testisi * Gecelik
SEBİD Başa yağ sürmeyi terketmek
SEBİH Kuş yeleğinin kopup düşeni * Pamuk ve yün atıldıktan sonra dürüp eğirmek için koydukları bez parçası
SEBİHA Gecelik Geceleyin giyilen elbise
SEBİKE Eritilerek kalıba dökülmüş şey, külçe Kalıba dökülmüş altın veya gümüş * Hafif, küçük
SEBİKE-İ HAK Hak külçesi * Mc: İşlenmemiş külçe halindeki altın kıymetinin zâhiren görünmemesi gibi; hakkın bâtıl ile mücadelesinin olmadığı zamanda, hakkın kıymet ve lüzumu derecesinin bir cihette bilinememesi
SEBİKE-İ ZEHEBİYE Altun külçesi
SEBİL Açık ve büyük yol Büyük cadde * Allah rızası için su dağıtılan yer
SEBİLHANE f Sebil olarak su dağıtılan yer
SEBİLULLAH Allah (CC) yolu Karşılıksız Allah rızası
SEB'ÎN Yetmiş
SEB'ÎNE MERRE Yetmiş defa
SEBİN Bir dağın adı
SEBİR Mekke civarında bir dağın adıdır(Resul-i Ekrem (ASM), Mekke'den hicret ettiği ve küffarlar takibe çıktıkları vakit, Sebir namındaki dağa çıktılar Sebir dedi: "Yâ Resulallah, benden ininiz! Korkarım, benim üstümde sizi vururlarsa Allah beni tâzib eder Onun için korkarım" Cebel-i Hira çağırdı: "Yâ Resulallah ileyye: Bana gel" Bu sır içindir ki ehl-i kalb Sebir'de havf ve Hira'da da emniyeti hissederler Bu misalden anlaşılır ki: O koca dağlar birer müstakil abddir, müsebbihdir ve vazifedardırlar Peygambe'ri (ASM) tanır ve severler, başıboş değillerdir M)
SEBİR Suret * Renk * Asıl * Heyet
SEBİT Aklın sabit olması, aklın durması
SEBK İleri geçme, ilerleme Öne göçme * Vâki olma * Koşuda kazanan hayvan
SEBK Bir şeyi eritme Kalıba dökme * Edb: İbarenin tarz ve terkibi
SEBK-İ MEFSUL Edb: Ayrı ayrı, kesik kesik yazma tarzı
SEBK-İ MEVSUL Edb: Cümleleri bağlayarak birleştirme tarzı
SEBK-İ MÜREKKEB Edb: Hem kısa, hem uzun ifâde tarzı
SEBKAT Geçmek, ilerlemek
SEBLA' Uzun kirpikli göz
SEBLET (C: Sibâl) Bıyık
SEBR Denemek, imtihan * Yara, kuyu vesâirenin derinliğini anlamak için yoklamak
SEBR VE TAKSİM Mantıkta bir isbatlama tarzı ve usulüdür Bu iki kelime beraber kullanıldığı gibi, "delil-i taksim, delil-i münkasım" gibi tâbirlerle de söylenir Bu isbatlamada bir şeyin aslında bulunan vasıflar, illet olmaktan birer birer ibtal edildikten sonra, tam illet olmaya elverişli olan tesbit edilir (Lât: Residu: Arkada kalan, bâkiye) Taksim: Man: Bir bütünü hariçte hiç artmamak şartıyla bölmek
SEBR Men'etmek, engel olmak * Helâk etmek * Hapsetmek
SEBRE (C: Seberât) Pek soğuk olan erken vakit
SEBSEB (C: Sebâsib) Issız büyük çöl * Kâfirlerin bayramı
SEBT Yazma, deftere geçirme, bir yere kaydetme
SEBT-İ DEFTER Deftere geçirme, deftere yazma
SEBT (C: Esbât-Sübut-Esbüt) Rahat etmek * Boyun vurmak * Saç sarkıtmak Bir çeşit deve yürüyüşü * Cumartesi günü * Şaşırmak, hayrette kalmak * Çok zeki, dâhiye * Başı tıraş etmek
SEBTANE Tüfek
SEBTEL Çürük yumurta
SEBTEL Ot tohumundan bir tohum
SEBTEL Satıl adı verilen kab (At bakıcıları onunla davara su verirler) * Susak (Pınarlarda su içilir)
SEBU' (C: Sebâ') Yırtıcı hayvan Canavar
SEBU f Testi
SEBUÇE f Küçük testi * Küçük kap
SEBUH (Sibh den) Yüzgeç
SEBUHA Mekke şehri
SEBUİYE Yırtıcıya mensub, canavarlıkla ilgili
SEBUİYET Yırtıcılık, parçalayıcılık Yırtıcı hayvanın fıtri hassası
SEB'ÛN (Bak: Seb'în)
SEBÜK f Hafif Ağırbaşlılığı ve ağırlığı olmayan
SEBÜKBÂR f Yükü hafif Ağırlıksız, eşyası az olan * Derdi, düşüncesi olmayan
SEBÜK-ENDİŞ f Derin düşünmeyen, sathi düşünen
SEBÜKHÎZ f Çabuk kalkan, hareket eden
SEBÜKÎ f Hafiflik
SEBÜK-İNÂN f Çabuk koşan
SEBÜKMAĞZ f Hafif beyinli, düşüncesiz Ahmak Akılsız
SEBÜKMÂYE f İtibarsız, değersiz, kıymetsiz
SEBÜKMİZAC f Hafif mizaçlı
SEPÜKPÂY f Ayağına çabuk olan
SEBÜKREV f Çabuk giden
SEBÜKRE'Y f Düşüncesiz, hafif fikirli
SEBÜKRUH f Hafif ruhlu * Zarif ve şen olan Hoşa giden, hoş sohbet * Mc: Lâübâli
SEBÜKSER (C: Sebükserân) f Hafif düşünceli * Sefih, aşağılık
SE'BÜL (C: Sevâbil) Aş havucu * Pirinç, buğday, nohut, mercimek
SEB'-ÜL MESANİ İki defa nazil olan ve yedi âyetten ibaret bulunan Fâtiha Suresi * Mükerrer okunup tekrarlanan
SEBY Harpte esir alınma * Uzaklaştırma * Bir yerden başka bir yere sürüp giderme
SEBZ f Yeşil, yeşil renkli
SEBZEVAT f Yeşil bitkiler, yeşil nebatlar
SEBZEZAR f Çayırlık, çimenlik, yeşillik * Bostan, sebze tarlası
SEBZFAM f Yeşil renkli
SEBZİN f Rengi yeşil Yeşil renkli
SEBZPUŞ f Yeşil elbiseli, yeşil örtülü
SEC' (C: Escâ-Esâci) Kumru sesi * Kafiyeli söz
SECA' Yarasa
SEC'A Kuşların cıvıltısı gibi olan ses * Edb: Nesir hâlindeki kafiyeli yazı
SECAÂT Kuşların ötüşleri, sec'aları * Nesir halindeki yazının kafiyeleri
SECAH Letafet, güzellik Rıfk Adl * Yumuşak yer
SECAHAT Mülâyemet, rıfk Cemalin tenasüp içindeki kemali
SECAVEND f Kur'an-ı Kerim'de doğru okunması için yapılan işaretlerKur'an-ı Azîmüşşan'ı okurken durularak nefes alınacak yerler, âyet sonları ile secavend mahalleridir Secavend denilen huruf-u rumuziye ise şunları ifade ederler: $ Durmanın lüzumunu gösterir Bu lüzum şer'î bir lüzum olmayıp, ıstılahî bir lüzumdur Meselâ: $ Tilâvet eden $ da durur Sonra $ den devam eder
SECAYA (Seciye C) Karakterler, huylar, seciyeler, ahlâk ve tabiatlar
SECAYA-YI SÂMİYE Yüksek ve kıymetli seciyeler
SECC Gayet ince olan nesne * Duvar sıvamak * Hoş kokulu nesne ezmek
SECC (Sücuc) Akıcı bir şeyin kesretle dökülüp akması, akıtılması Su akmak
SECCAC Çağlayan Şarıltı ile akan
SECCAC Suyu çok olan süt
SECCADE Genellikle üzerinde secdeye varmakta yâni namaz kılmakta kullanılan küçük halı, kilim cinsinden sergi
SECCAN (Sicn den) Gardiyan, zindancı, hapishane memuru
SECDE Allah'ın (CC) huzurunda yere kapanış İbadet ve Allah'a (CC) memnuniyetini ve itaatini bildirmek veya şükretmek için yere kapanarak alın, burun ucu, eller, dizler ve ayak uçları yere gelecek şekilde yapılan en büyük tazim ifade eden hareket Namazın bir rüknü
SECDE-İ ŞÜKRAN Şükür secdesi Şükretmek maksadıyla yapılan secde
SECDE-İ ŞÜKÜR Bir lütf-u İlâhîden dolayı veya bir musibetin izn-i İlâhi ile kaldırılmasından sonra hamd ve şükür için edilen secde
SECDE-İ TİLÂVET Kur'an okurken veya dinlerken secde âyeti dinlenir veya okunursa secdeye kapanmak vâcibdir Okuma secdesi mânasiyle bu isim verilmiştir Abdestli ve bulunduğu yer temiz olmak şartiyle kıbleye müteveccihen secde edilir (Kur'an-ı Kerim'de, 7, 13, 16, 17, 19, 22, 25, 27, 32, 38, 41, 53, 84 ve 96 Surelerde olmak üzere 14 yerinde secde âyeti vardır)
SECDE SURESİ Kur'an-ı Kerim'in 32 Suresidir Mekkîdir
SECDE-BER-ZEMİN-İ HAYRET VE MUHABBET Hayret ve muhabbetle yere secde etmek
SECDEGÂH f Namaz kılınıp secde edilecek yer İbadet yapılacak yer
SECDETEYN Birbiri arkası yapılan iki secde
SECEC Dökülmüş su
SECEDE (Sâcid C) Secde edenler
SECEL Genişlik, vüs'at * Büyüklük, azamet
SECENCEL (Secencele) Ayna
SECER Yassı ve enli

Alıntı Yaparak Cevapla