Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....

Eski 09-10-2012   #19
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....



RE: Osmanlıca Sözlük (S Harfi) SEVMELE Leğen
SEVR Öküz, boğa * Koz: Boğa burcu * Dünyaya müekkel melâikeden birisinin ismi (Bak: Sahretullah)
SEVRET Kızgınlık, hiddet, öfke * Hücum Dövüş * Hükümdarın şiddet veya kudreti * Tezlik
SEVS Arpaya, buğdaya ve ona benzer hububata bit düşmesi
SEVSEN Susam
SEVVA Seviyelendiren, düzelten * Doğruya götüren
SEVVAB Elbise satan, elbiseci
SEVVAM (Sâmme C) Akrep ve yılan gibi zehirli hayvanlar
SEVVİB Geri çekmek * Men'etmek, engel olmak
SEVZAK (SEVZENİK) Çakır doğan kuşu
SEY' Meme başında olan süt
SEYAHAT Yolculuk, gezi
SEYAHİN Basra ırmağının adı
SEYB (C: Süyub) Su akmak * Bahşiş, hediye, atâ * Medfun mal, gömülü mal
SEYDA Efendi, hoca, şeyh, seyyid mânasına talebelerin hocalarına karşı söylediği bir hürmet lâfzıdır
SEYEHAN Gezi, seyahat * Gölgenin güneşle birlikte dönmesi
SEYEHAN (Vapur vs) batma
SEYELAN Akma Cereyan * Sel felâketi
SEYELAN-I DEM Kan akma
SEYERAN (Bak: Seyran)
SEYF Kılıç
SEYF-İ HADİD Keskin kılıç
SEYF-İ MESLUL Kınından çıkmış kılıç
SEYF-İ SÂRİM Keskin kılıç
SEYFEDDİN (Seyf-üd din) Dinin kılıcı, dinin askeri
SEYFÎ (Seyfiye) Askerliğe ait, kılıçla alâkalı * Kılıç şeklinde
SEYF İBN-İ ZÎYEZEN Yemen padişahlarındandır Hz Muhammed'in (ASM) bi'setinden evvel onun evsafını evvelki mukaddes kitaplarda görmüş ve iman etmiş ve müştak olmuştu(Resül-i Ekrem'in (ASM) Ceddi Abdülmuttalib; Yemen'e kafile-i Kureyş ile gittiği zaman, Seyf İbn-i Zîyezen onları çağırmış, onlara demiş ki: "Hicaz'da bir çocuk dünyaya gelir Onun iki omuzu arasında hatem gibi bir nişan var İşte o çocuk umum insanlara imam olacak"Sonra gizli, Abdülmuttalib'i çağırmış: "O çocuğun ceddi de sensin" diye kerametkârane, bi'setten evvel haber vermiş M)
SEYFULLAH Allah'ın (CC) kılıcı, askeri *Ashab-ı Kiram'dan Hz Hâlid İbn-i Velid'e (RA) verilen ünvan
SEYH Yere batmak * Sefer * Akarsu * Dikilmiş aba * Atâ etmek, hediye vermek * Çizgili elbise
SEYH Helâk edici, mahveden * Ayağın batması
SEYHEC (Seyhuc) : Katı, şiddetli şedid
SEYHEK Katı yel Şiddetli rüzgâr
SEYİS Atın tımarına, yemine vesairesine bakan adam, uşak
SEYKANE İnce bellilik
SEYL Sel şiddetle gelen şey
SEYL-İ HURUŞÂN-I ZAMAN Zamanın gürültü ve coşkunluklarının seli
SEYL-İ ŞUUNÂT İcraat-ı Rabbaniyenin dâima görünmesi ve hakiki müessir olan Allah'ın (CC) iradesiyle devamlı olan, cereyan eden her çeşit hâdiseler Hâdiseler akıntısı, seli
SEYLAB (Seylâbe) f Taşkın su, sel
SEYLABE-İ HUN Kan seli
SEYLHİZ f Taşkın ve coşkun su
SEYNA' Bir ağacın adı * Ağaç, şecer
SEYR Yürüyüş * Eğlenme ve ibret için bakma Gezip görme * Görülecek şey ve yer * Uzaktan bakıp karışmama * Yolculuk
SEYR-İ ÂFÂKÎ Terbiye ve mâneviyatta tekâmül yollarında, hariç âlemden, âfaktan başlamak suretiyle bulunan delillerle tekâmül edip nefsini ıslâh ve imâni ve Kur'âni hakikatlarda terakki etmek usulü(Tarikatta "seyr-i enfüsi" ve "seyr-i âfâki" tâbirleri altında iki meşreb varEnfüsi meşrebi; nefisden başlar, hariçten gözünü çeker, kalbe bakar, enaniyeti deler geçer, kalbinden yol açar, hakikatı bulur Sonra âfâka girer O vakit âfâkı nurâni görür Çabuk o seyri bitirir Enfüsi dairesinde gördüğü hakikatı, büyük bir mikyasta onda da görür Turuk-u hafiyyenin çoğu bu yol ile gidiyor Bunun da en mühim esası; enaniyeti kırmak, hevayı terketmek, nefsi öldürmektirİkinci meşreb; âfaktan başlar, o dâire-i kübranın mezâhirinde cilve-i Esmâ ve Sıfâtı seyredip, sonra dâire-i enfüsiyyeye girer Küçük bir mikyasta, dâire-i kalbinde o envârı müşahede edip, onda en yakın yolu açar Kalb, âyine-i Samed olduğunu görür, aradığı maksada vâsıl olurİşte birinci meşrebde süluk eden insanlar nefs-i emmareyi öldürmeye muvaffak olamazsa, hevâyı terkedip enaniyeti kırmazsa, şükür makamından, fahr makamına düşer; fahirden gurura sukut eder Eğer muhabbetten gelen bir incizab ve incizabtan gelen bir nevi sekir beraber bulunsa, "şatahat" nâmiyle haddinden çok fazla dâvalar ondan sudur eder Hem kendi zarar eder, hem başkasının zararına sebeb olur M)
SEYR-İ ENFÜSÎ Hafî tariklerin çoğunda takib edilen ve nefsinin iç âlemindeki delillerle, vasıtalarla tekâmüle gidenlerin usûlü (Bak: Seyr-i âfâkî)
SEYR-İ FİLMENÂM Uykudaki veya rüyadaki seyr (Bak: Seyr)
SEYR-İ ŞUUNÂT Kâinattaki hâdiseleri seyredip, görüp hakikatını anlamağa çalışmak * Hâdiselerin bir halde kalmayıp akışı, değişmesi
SEYR Ü SEFER Gidiş geliş Trafik
SEYR Ü SEYELÂN Devamlı akıp gitme ve değişme
SEYR Ü SÜLUK Tas: Takib edilecek usûl Bir terbiye yoluna girip devam etme Tarikata devam etme
SEYRAN (Aslı: Seyeran) Gezme, gezinme Bakıp görme * Hareket etme * Açılma, ferahlanma, teferrüc
SEYRANGÂH f Seyir yeri Gezme ve eğlenme yeri
SEYRURET Yürümek, gezmek
SEYTEL Vahşi sığır
SEYTERE Havâle olunmak
SEYYAD Avcı (Bak: Sayyad)
SEYYAF (Seyf den) Kılıçlı * Kılıç yapan, kılıççı * Cellât
SEYYAH (Siyâhat tan) Seyahat eden, dolaşan, gezen Turist, yolcu
SEYYAHÎN (Seyyahûn) Seyyahlar Gezip âlemi seyredenler Turistler, dolaşanlar, gezenler
SEYYAL(E) Akıcı şey, su gibi sıvı olup akan Çokça akan su * Yer değiştiren her şey
SEYYALÂT (Seyyale C) Akıcı olanlar, yerinde durmayıp gidenler, akanlar Seyyal maddeler
SEYYALE-İ BERKİYYE Şimşek akımı Elektrik akımı * Şimşek gibi akıcı ve parlak
SEYYAR(E) Bir yerde durmayıp yer değiştiren * Gökte veyâ güneş etrâfında dolaşan yıldız Gezegen * Kervan, kafile * Otomobil
SEYYARAT (Seyyare C) Seyyareler, gezegenler
SEYYİ' Kötü, fena
SEYYİAT (Seyyie C) Kötülük, günahlar, suçlar Kötülüğe karşı çekilen sıkıntılar(Kur'an-ı Kerim tahliye-i seyyiatı üç mertebesi ile zikretmiştir Birincisi şirki terk, ikincisi maasiyi terk, üçüncüsü mâsivâullahı terk) (İİ)
SEYYİB(E) Kadın görmüş erkek, erkek görmüş kadın Dul kadın
SEYYİBÂT (Seyyib C) Dul kalmış kadınlar
SEYYİD Efendi * Hazret-i Muhammed'in (ASM) soyundan olan, onun izinden giden * Temiz ve fazilet sâhibi Müslüman zât * Resül-i Ekrem (ASM) herkesin imamı, büyüğü, önderi olduğundan kendisine bu isim de verilmiştir (Bak: Sâdât)
SEYYİD-ÜL BEŞER İnsanların seyyidi, efendisi olan Hz Muhammed (ASM)
SEYYİD-ÜL ENAM Bütün mahlukatın efendisi Muhammed (ASM)
SEYYİD-ÜL KEVNEYN İki âlemin efendisi, seyyidi Hz Muhammed'in (ASM) bir nâmı
SEYYİD-ÜL MÜRSELÎN Resüllerin Seyyidi (Bak: Fahr-i âlem, Muhammed (ASM), Münacat, Resül)
SEYYİDE Peygamber (ASM) sülâlesinden gelen ve O'nun izinden giden temiz kadın, hanım
SEYYİD ŞERİF-İ CÜRCANÎ (Bak: Cürcanî)
SEYYİE Kötülük, günah, suç Yaramazlık, fenâlık
SEZA f Lâyık, münasip
SEZA-YI TAKRİZ Övmeye, medhetmeğe lâyık
SEZA-YI TEZLİL Tahkir edilip alçak görülmeğe lâyık olan
SEZAB Sedef otu
SEZASE Kötü huylu ve yaramaz dirlikli olmak
SEZAVAR f Münâsib, uygun, lâyık, şâyân
SEZZE Seyâ denilen gün Keferenin ateş gecesi günü
SIAB (Sa'b C) Güçlükler, zorluklar Zor ve çetin şeyler
SIBA' Tulu etmek, doğmak * Kalbin meyli
SIBAG (C: Esbiga) Boya * Yaradılış
SIBAH Güzel şeyler Güzel olanlar şule
SIBGA Boya, renk, levn * Din, mezheb
SIBGATULLAH Cenab-ı Hakk'ın dilediği tarz, manevî renk, biçim ve şekilde yaratması İslâmî ahlâk ve karakteri halketmesi * Allah'ın dini
SIBHAL Şişman, büyük keler * Deve * Kırba * Câriye
SIBHALE Azası iri ve uzun olan
SIBR (C: Esbâr) Beyaz bulut * Taraf, yön, cânip * Çoğul, cemi
SIBT (C: Esbât) Torun
SIBTEYN İki torun
SIBTIR (C: Sibetrât) Uzun, tavil * Uzun boyunlu bir kuş
SIBYAN (Sabi C) Çocuklar, sabiler
SIDAK Kadın eşe verilen nikâh parası Nikâh akçesi
SIDAR Küçük gömlek * Başa örttükleri bez, baş örtüsü * Devenin göğsünde olan nişan ve alâmet
SIDDÎK Çok samimi, dâimâ doğruluk üzere ve Allah'a ve Peygamberine çok sâdık olan erkek Sözü ile işi bir olan
SIDDÎKA Doğruluk ve samimiyette çok sâdık olan kadın * Allah yolunda çok sâdık olan Hazret-i Aişe (RA) vâlidemiz ve Hazret-i Meryemin vasıf ve isimlerdir
SIDDÎKÎN Sıddık olanlar, Hazret-i Ebubekir (RA) gibi olanlar Hazret-i Ebubekir (RA) gibi olanlar ve Onun izini takib edenler Allah yolunun sadakatte en ileri olanları
SIDDÎKİYET Sadâkat ve doğrulukta en ileri oluş Çok sâdık olma hâli Velilik mertebesinin nihâyeti Peygamberlik mertebesinin bidâyeti olan makam * Aşere-i Mübeşşere'nin birincisi ve ilk halife olan Hz Ebubekir'in (RA) nâmı ve sıfatıdır * Çok doğru olup, hiç yalan söylememek
SIDK Doğru söz Hakikata muvâfık olan Bir şeyin her hususu tam ve kâmil olması * Ahdinde sâbit olmak * Peygamberlere mahsus en mühim beş hasletten birisi * Kalb temizliği(İslâmiyetin esası sıdktır İmanın hassası sıdktır Bütün kemâlâta îsal edici sıdktır Ahlâk-ı âliyenin hayatı sıdktır Terakkiyatın mihveri sıdktır Âlem-i İslâmın nizamı sıdktır Nev-i beşeri kâbe-yi kemâlâta îsal eden sıdktır Ashab-ı Kiramı bütün insanlara tefevvuk ettiren sıdktır Muhammed-i Hâşimî Aleyhissalâtü Vesselâm'ı meratib-i beşeriyenin en yükseğine çıkaran sıdktır İİ)
SIDK-I CENAN Kalblerin sâdık oluşu, sadakatlı
SIDK-I DERUN Kalb temizliği
SIDK U SELÂMET Doğruluk ve selâmetlik için oluş
SIFAT Bir kimse veya şeyin hal ve vasfı, keyfiyeti * Suret, çehre, yüz Nişan, alâmet * Bir şeyin keyfiyetini izah için kullanılan kelime
SIFAT-I AYNİYE Sadece zâta mahsus olan sıfat Zatî sıfat Lafza-i Celalin sadece Cenab-ı Vâcib-ül Vücud olan Rabbimize mahsus olması gibi (Bak: Sıfât-ı selbiye ve Sıfât-ı sübutiye)
SIFAT-I SEMÂİYE Gr: Kelimeye ait, kaideye, gramere uygun olmaksızın işitilmekle öğrenilen sıfat
SIFÂT (Sıfat C) Sıfatlar, vasıflar
SIFÂT-I ADEDİYE Sayı sıfatları
SIFÂT-I CEMALİYE Lütuf ve merhamet ile daha ziyade alâkalı olan vasıflar (Bak: Celâl)
SIFÂT-I FİİLİYE Cenab-ı Hakk'a (CC) mahsus fiilî sıfatlar (İhyâ, icad, in'âm, tasvir, tezyin, terzik gibi)
SIFÂT-I HÂSSA Hususi sıfatlar, şahsa ait sıfatlar
SIFÂT-I İLÂHİYE Allah'a aid sıfatlar Kendisini ve mânasının zıddını Cenab-ı Hakk'a nisbet caiz olan vasıflar (Rıza, Rahmet, Gazab gibi)
SIFÂT-I İŞARİYE İşaret sıfatları
SIFÂT-I SELBİYE Cenab-ı Hakk'ın vahdaniyet, kıdem, beka, kıyam-ı binefsihi, muhalefetün-lilhavâdis gibi sıfatlarıdır Mânalarında nefiy olduğu için "Selbî" denir Meselâ: Vahdaniyet, çokluğun; kıdem, fâniliğin nefyi olduğu gibi (Bak: Sıfât-ı zâtiye)
SIFÂT-I SÜBUTİYE Cenab-ı Hakk'ın sıfatları: Hayat, İlim, Sem', Basar, İrade, Kudret, Kelâm, Tekvin sıfatları Bunlara "Sıfât-ı semaniye" de denir
SIFÂT-I ZÂTİYE (Sıfât-ı lâzime - Sıfât-ı vâcibe) Allah'ın zatından ayrılması mümkün olmayan ve zatına lâzım ve vâcib olan sıfatlar * Tecvidde: Harflerin zâtından ayrılması mümkün olmayan sıfatlarıdır (Bak: Sıfât-ı ayniye)
SIFAT TERKİBİ Sıfat tamlaması Meselâ: "Kâmil insan" kelimeleri bir sıfat terkibidir Burada Türkçe ifâdeye göre "kâmil insan" terkibinden birinci kelime sıfat (belirten), ikinci kelime ise mevsuf (belirtilen) dir Farsça kâideye göre "insan-ı kâmil" diye söylenir
SIFFÎN Hazret-i Ali (RA) ile Hazret-i Muaviye (RA) arasında vuku bulan muharebelere meydan olmakla şöhret bulmuştur Sıffîn muharebesinde Hazret-i Ali'nin maiyyetinde 120000 Hazret-i Muaviye'nin maiyyetinde 90000 kişi vardı Hazret-i Ömer'in (RA) oğlu Hz Abdullah da şehid olanların arasında idi Sıffîn vak'ası 110 gün sürmüş ve doksan muharebe olmuştur(Hazret-i İmam-ı Ali'nin Vak'a-i Sıffîn'de, Hazret-i Muaviye'nin taraftarlariyle muharebesi ise, hilafet ve saltanatın muharebesidir Yâni: Hazret-i İmam-ı Ali ahkâm-ı dini ve hakaik-ı İslâmiyeyi ve âhireti esas tutup, saltanatın bir kısım kanunlarını ve siyasetin merhametsiz mukteziyatlarını onlara feda ediyordu Hazret-i Muaviye ve taraftarları ise; hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeyi, saltanat siyasetleriyle takviye etmek için azimeti bırakıp, ruhsatı iltizam ettiler, siyaset âleminde kendilerini mecbur zannedip ruhsatı tercih ettiler, hatâya düştüler M)
SIFIR Hiç Olmayan bir şeyin ismi * Hiç bir sayı olmamak * Müsbetle menfi ortası, eksi ile artının arası * Fiz: Suyun donma derecesi
SIFIR-ÜL YED (Sıfr-ül yed) Mahrum, eli boş
SIFRİD (C: Safârid) Toygar adı verilen küçük kuş
SIFSIL Bir ot cinsi
SIFTİT (SIFTÂT) Kavi, kuvvetli, iri yarı, cesim kimse
SIGAR Küçükler
SIGAR Çocukluk hali Küçüklük Zelli oluş
SIGAR-I NEFS Zelil ve hakir olma hali Küçüklük, kıymetsizlik
SIGREB Küçük dişler
SIHAF (Sahfe C) Geniş düz kaplar
SIHHAT Sağlamlık Doğruluk Sağlık * Edb: Sözün yanlış ve eksik olmamasıdır (Sözün sağlamlığı diye tercüme edilebilen sıhhat-ı ifade: Bir ibarede zâf-ı te'lif, ta'kid, garabet, tetabu-u izafet, tekrar, tenafür, şivesizlik vs gibi kusurlar bulunmamakla tahakkuk eder)
SIHHÎ Sıhhata, sağlamlığa, doğruluğa dâir ve müteallik
SIHHİYE Sağlık ve hekimlik işleriyle uğraşan dâire * Sağlık işleri
SIHLE (C: Sehil) Yoğun, büyük nesne
SIHNA' (Sıhnat) Balık yahnisi
SIHR Damat yahut enişte * Huk: Karı-kocadan biri ile diğerinin kan hısımları arasındaki akrabalık
SIHRE Kaynana, kayınvâlide
SIHRÎ Evlenmelerden meydana gelen akrabalık
SIHRİYET Evlenmek suretiyle meydana gelen akrabalık
SIHRİZ Kızıl hurma
SIHTİT Katı, şiddetli, şedid * Çok yükselen toz * Katıksız kavut denilen kavrulmuş un
SIHVE (C: Sahevât) Dağ üstünde yapılan burc
SIKA' Kadınların, kirlenmemesi için başörtülerinin üstüne örttükleri ikinci örtü
SIK'AL Suda ıslanmış kuru hurma
SIKKE Bağlamak, sağlamlaştırmak, muhkem etmek * Ulaştırmak
SIKKİF Çok keskin sirke
SIKLET Ağırlık Mânevi sıkıntı

Alıntı Yaparak Cevapla