|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....
RE: Osmanlıca Sözlük (S Harfi) SİDRE AĞACI "Arabistan kirazı" denen bir ağaç
SİDRET-ÜL MÜNTEHA Mahlukat ilminin ve amelinin kendisinde nihayet bulup kevn âlemini hududlandıran bir işaret Yedinci kat gökte olduğu rivayet edilen ve Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'ın ulaştığı en son makam
SİF (C : Esyâf) Deniz sahili * Hurma lifi
SİF' Toprak * Buhmâ otunun dikeninin az olması
SİFAD Hayvanların çiftleşmesi
SİFAH Zina
SİFAL (Sifâle) f Topraktan yapılmış (çanak, çömlek, testi gibi) şey * Orak * Fıstık, ceviz, bâdem kabuğu
SİFAL Değirmen altına döşenen deri * Değirmen süpürgesi
SİFANET Marangozluk
SİFAR Deveye burunduruk yapılan demir * Sefer Islâh, düzeltme * Misafirlik
SİFARE Habercilik
SİFF Kuru deri
SİFLE Adi, alçak, zelil, terbiyesiz
SİFLEKÂM f Adi kişilerin işine yarayan
SİFLEPERVER f Alçak ve âdi kimseleri koruyan ve kullanan
SİFR Yazılmış nesne, mektup
SİFSİR (C : Sefâsir-Sefâsire) Simsar Bir şeyi alıp satan * Zarif, zerâfetli * Hizmetçi, hâdim * Tabi, itaat eden, uyan
SİGA Gr: Fiilin tasrifinden (çekiminden) meydana gelen çeşitli şekillerden her biri Kip
SİGA-İ MÜBÂLAĞA Bir şeyin pek çok, pek büyük, pek ileri olduğunu gösteren kelime hâli Fiilin mübâlağalı çekimi Hallâk, Rezzak, Kahhar, Rauf gibi (Bak: Mübâlağa)
SİGAL f Düşünce, fikir * Kuruntu, endişe
SİGALİŞ f Düşünüş, kuruş
SİGAR (Bak: Sıgar)
SİGAR Ü KİBAR Küçükler ve büyükler
SİH f Demir şiş * Kebap şişi
SİHAB Miskten ve karanfilden yapılan gerdanlık
SİHAE (C : Sihâ-Eshiye) Nâme bağı
SİHAM (Sehm C ) Oklar * Sehimler, hisseler
SİHAM-I KAZA Kaza okları * Şâir Nefi'nin eserinin ismidir
SİHAN Kalınlık * İçi boş zarf * Soba borusu gibi bir şeyin kalınlığı * Sımsıkı madde
SİHLE İri taneli kum
SİHR (Sihir) Büyü, gözbağıcılık, büyücülük, hilekârlık * Aldatmak * Haktan uzaklaşmak Bâtıl şeyi hak diye göstermek * Lâtif ve dakik olan şey Büyü kadar te'siri olan şey * Şiir ve güzel söz söyleme gibi, insanı meftun eden hüner (Buna sihr-i helâl da denir)Sebebi gizli olan ince şey Örf-i şer'îde sihir: Sebebi gizli olmakla hakikatın hilâfına tahayyül olunan, yaldızcılık, şarlatanlık, hilekârlık yolunda cereyan eden herhangi bir şey Bunda esrarengiz bir surette bâtılı hak, hakkı bâtıl göstermek vardır Mukayyed olarak memduhu olan ve hakkı izhar için kullanılan lâtif hususâttaki istimali vardır Buna sihr-i helâl denir Sebebi herkes için bilinmediğinden hârika telâkki olunur (E T )
SİHR-İ BEYANÎ Beyanın büyü gibi olan tesiri (Hadis-i Şerife telmih var )
SİHİR-ÂMİZ f Sihir gibi tesir eden, büyüleyici
SİHİRBÂZ Büyü yapan, büyücü Sâhir, neffase
SİKA (C : Sikat) (Vüsuk dan) İnanç, güven, itimad, emniyet * Güvenilir ve inanılır kimse
SİKA' (C : Eskiye-Eskıyât-Esâk-Esâki) Su kurbağası
SİKA' Devenin burnuna bağladıkları nesne * Kadınların örtündükleri peçe
SİKA (C : Sıyak) Yel, rüzgar, riyh * Ses
SİKA' Sakaların içine su doldurdukları köseleden yapılmış kap, kırba
SİKAB Su çeken Su çekici
SİKAF Rende * Süngü ağacını düzeltecek ağaç
SİKAL Ağır olan, ağır şeyler (Bak: Sekal)
SİKALİŞ (Bak: Sigâliş)
SİKAT (Sika C ) İnanılır kimseler İtimad edilen, kendilerine güvenilen kimseler
SİKAYE Su içilen kap Maşraba * İçme suyunun toplanması için yapılan yer
SİKAYET Birine içecek su verme
SİKBAC Ekşi aş
SİKEC Başı kızıl olan zehirli bir yılan
SİKEK (Sikke C ) Sikkeler
SİKKE Damga Nereye ve kime ait olduğunun bilinmesi için konulan işaret, mühür Umumi damga * Dirhem * Para üstüne vurulan damga * Düz, doğru yol * Mevlevilerin keçe külâhlarının ismi * Basılmış madeni para
SİKKE-İ EHADİYET Her şeyin bir elden çıktığını gösteren damga, işaret (Bak: Ehadiyyet)
SİKKEHANE f Para basılan yer
SİKKEZEN f Madeni para basan
SİKKÎN Bıçak
SİKKÎR Devamlı sarhoş kimse
SİKR Rüzgârın eserken dinmesi
SİKSAK Hamâkat, ahmaklık
SİL' (c : Eslâ) Dağ yarığı
SİL'A Bedende olan ur * Ticaret malı * Sülük
SİLA' Arınmış, temizlenmiş nesne
Sİ'LA' (C : Seâli) Helâk * Cin sâhirleri
SİLAB (C : Sülüb) Kara mâtem donu
SİLAHDAR Tar: Sarayın ileri gelen erkânından birinin ünvanıdır "Silahdar-ı şehriyarî" de denilirse de mâruf olan "Silahdar Ağa"dır
SİLAHENDAZ Silah atan * Tüfekli piyade neferi, harp gemilerinde gemicilik ile mükellef olmayıp silah taşıyan bahriye askerleri
SİLAHHANE f Askerî depo Silahların saklandığı yer
SİLAHŞÖR Silahları karıştırıcı, silahlarla oynayıp uğraşıcı * Eski zamanda bir sınıf silahlı asker, hususiyle muhtelif silahları kullanmakta fevkalâde meleke ve maharet ile mümtaz olup, maiyyette istihdam olunanlara verilen addı Yeniçeri Ocağı zâbitlerinin bir takımı hakkında da kullanılır bir tabirdi Padişahın maiyyetinde muhafız olarak kullanılanlara da bu ad verilirdi
SİLAL (Selle C ) Sepetler, seleler
SİLİ f Tokat Şamar
SİLİF Bacanak
SİLİZEN f Tokat vuran, şamar atan, döven
SİLAK Diş dibinde olan kabarcıklar * Belâgatla okuyan hatip
SİLAM Hamd, şükür * Taş * Su
SİLAN Sapına girmiş olan kılıç ve bıçak ucu
SİLB (SELEBE) (C : Silebe) Dişleri kütelmiş ve kuyruğu dökülmüş yaşlı deve
SİLFED Ahmak kimse * Kurt
SİLHEM Bir kimsenin cisminde değişiklik olması
SİLK Dizi, sıra * Yol, tarik * İplik, hayt
SİLK(A) Çöğenler adı verilen havuç * Pancar * Kurt, zi'b * Şerli, ahlâksız kadın
SİLKA' Arkası üstüne yatmak
SİLL Bir çıban * Sırtmadan zayıflamak Erime * Verem
SİLLE f Tokat Şamar
SİLM Barışmak, sulh, barışıklık * İtaat İslâm, müslim olmak
SİLSİL Kapı halkası
SİLSİLE Birbirine bağlanan, bir sıra meydana getiren şey Zincir Zincir gibi birbirine ekli ve bitişik olan * Soy, sop * Sıradağ * Seri Dizi * Ard arda gelen şeylerin meydana getirdiği sıra
SİLSİLE-İ CİBAL Dağ silsilesi Sıra dağlar
SİLSİLE-NAME f Meşhur ve mühim kimselerin soyunu, silsilesini gösteren cetvel
SİLV Gamdan, tasadan ve aşktan hâli olmak
SİM f Gümüş Gümüş para * Gümüşten Sırmadan
SİM Ü ZER Gümüş ve altın
SİMA Yüz, çehre Beniz * Eser, alâmet
SİMA' Dinlemek, kulak vermek İşitmek * Çalgı dinlemek * Herkesin işitmesi istenilen güzel zikir ve sözler * Mevlevilerin ve sair dervişlerin "ney" veya "def" ile berâber ilâhi okuyarak raksları ve nağme terennüm etmeleri, dönmeleri (Bak: Semâ')
SİMAD Az su
SİMAH (Bak: Sımah)
SİMAK (Semek C ) Balıklar * Parlak yıldız * İki parlak yıldızdan birisi * Bir şeyi yükseltip kaldıracak âlet
SİMAL Medet etmek * Medetçi, yardımcı ve mutemed kişi
SİMAM (Semm C ) Zehirler
SİMAN (Semin C ) Semizler, besililer, yağlılar
SİMAR (Semere C ) Meyveler, yemişler * Mc: Faydalar
SİMAT (C : Sümut) Sofra Yemek masası * Yemek * Ziyâfet
SİMAT Damga, iz Nişan, alâmet
SİMATOĞRAF (Bak: Sinematoğraf)
SİMAVÎ Çehreye ait, yüz şekline dair * Simavlı
SİME (C : Simât) Damga, alâmet, nişan
SİMEN Semizlik, yağlılık, besililik (Bak: Semen)
SİMENDUD (Sim-endud) f Gümüş kaplı Gümüş yaldızlı
SİMER (SEMER) (C : Esmâr) Kıssa, hikâye * Akşamdan sonra olan
SİMİN f Gümüşten * Gümüş gibi, gümüşe benzer
SİMİN-TEN f Gümüş tenli Gümüş gibi beyaz ve parlak vücutlu
SİMK Yüce olmak, yükselmek
SİMM (SEMM-SÜMM) (C : Simâm-Sümum) Küçük dar delik * İğne deliği * Ağu, zehir *Kast * Düzeltme, ıslah * Set
SİMMÎ (C : Esmiyâ) Adaş, isimleri aynı olan kişilerin herbiri
SİMN (Simâne) : Semizlik, yağlılık, besililik, şişmanlık
SİMSAR (C : Semâsire) Komisyoncu, tellâl, aracı
SİMSİM Susam
SİMT (C : Sümut) Boncuk veya inci dizilmiş iplik
|