Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....

Eski 09-10-2012   #27
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....



RE: Osmanlıca Sözlük (S Harfi) SÜCUD Secdeye varmak Cenab-ı Hakk'ın huzurunda hiçliğini, aczini bilip teslimiyetle yere kapanıp duâ ve tesbih etmek (Bak: Secde) * (Sâcid C) Secde ederek yere kapananlar, secde edenler
SÜCUF (Secf C) Perdeler, örtüler
SÜCUL (Secl C) Büyük su kovaları
SÜCUN (Sicn C) Hapishaneler, zindanlar, ceza evleri * Mc: Dünyanın sıkıntıları
SÜCV Gece sükuneti, gecenin sessizliği * Zulmet istikrarı
SÜDA Kendi kendine çobansız gezen hayvan * Bir şeyi kendi kolayına bırakmak
SÜDA' Bir otun adı
SÜDA' Geçmek
SÜDASÎ Altılı Altılık Altı harfli
SÜDD Dağ * Bulut * Mâni, engel
SÜDDE (C: Süded) Kapı, eşik
SÜDED (Südde C) Kapılar, eşikler
SÜDG (C: Esdâg) Göz ile kulak arası ve onun üzerine sarkan zülüf
SÜDS (Südüs) Altı kısımda bir kısım
SÜEBA' Esnemek
SÜEDA (Bak: Suedâ)
SÜF'A Kırmızılığa yakın olan siyahlık
SÜFAE (C: Süfâ) Bir ot cinsi
SÜFAL Yavaş giden deve Geç yürüyüşlü deve
SÜFEHA (Sefih C) Sefihler İçkici, müsrif ve günahkâr kimseler
SÜFELA (Sefil C) Sefiller
SÜFERA (Sefir C) Sefirler, elçiler
SÜFERA-Yİ ECNEBİYE Yabancı devlet sefirleri Yabancı devlet elçileri
SÜFFAR (Sâfir C) Yolcular
SÜFL Tortu, çöküntü
SÜFLA (Sâfil den) Daha alçak, adi * Günah ve basit işlere mahsus * Kılıksız, kıyafetsiz
SÜFLÎ Aşağıda bulunan * Alçak, pek aşağı olan
SÜFLİYAT Fâni dünya ile alâkalı işler Nefsâni, heva ve hevese tabi olan kimselerin işleri
SÜFLİYYET Alçaklık, bayağılık, âdilik
SÜFRE Sofra, mâide * (C: Süfür) Misafire yolda yemesi için hazırlanan azık
SÜFTE f Delinmiş, delikli
SÜFTECE (C: Süfâtic) İçi kovuk boş cisim * Bir yerden bir yere armağan olarak gönderilen şey * Yol korkusundan emin olmak için tâcirlere borç olarak verilen para
SÜFTE-GUŞ f Kulağı delinmiş olan Kulağı delik
SÜFUL Alçaklık * Alçaklığa meyil ve teveccüh etmek Alçaklığa yönelmek
SÜFÜL (C: Esfâl) Her şeyin köpüğü ve tortusu * Örtmek * Yemek
SÜFÜN (Bak: Sufun)
SÜFÜVV Yürümeye ve uçmaya başlamak
SÜFYAN Âhir zamanda geleceği ve ümmetin karanlık günler yaşamasına vesile olacağı sahih hadislerle bildirilen dehşetli dinsiz ve münâfık bir şahıs (Bak: Deccal)(Rivâyetler, deccalın dehşetli fitnesi, İslâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet istiâze etmiş $ Bunun bir te'vil şudur ki: İslâmların deccalı ayrıdır Hattâ bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali'nin (RA) dediği gibi, demişler ki: Onların deccalı Süfyan'dır, İslâmlar içinde çıkacak aldatmakla iş görecek Kâfirlerin büyük deccalı ayrıdır Yoksa, büyük deccalın cebr ve ceberut-u mutlakına karşı itaat etmeyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz Belki günahkâr da olmaz ş)
SÜFYAN-I SEVRÎ (Hi: 91-161) Büyük âlim ve müçtehidlerdendir Kûfe'de doğmuştur
SÜFYANÎ Süfyan'dan olan, Süfyan'a mensub, Süfyan'a müteallik Zübdet-ül Buharî Tercemesine göre, Süfyanî: Müslümanlara kötülük eden, sefil, kötü, alçak olan kimse demektir
SÜFYAN İBN-İ UYEYNE (Bak: İbn-i Uyeyne)
SUGUR Düşmana yakın hududlar, serhadler * Mağara * Ön dişler * Ağızlar
SÜHA Bir yıldız ismi Dübb-ü ekber (Büyük Ayı) yıldız kümesinden gözü kuvvetli olan kimselerin görebileceği en küçük yıldız
SÜHAD Uyanıklık
SÜHAF Verem hastalığı
SÜHAL Çocuk doğunca beraber çıkan su * Zayıf adamlar
SÜHALE Küçük tavşan
SÜHAM (Sühamî - Sühamiye) Lezzetli, sindirici, hoş içilecek şey * Kuş yelekleri arasındaki yumuşak tüyler * Yumuşak kumaş, elbise
SÜHAM Yabanda biten ot * Yaz ısısı * Sıcak yel * Tegayyür, değişme * Ziyan, zarar
SÜHAN f Söz, kelâm Kavl, lâfz
SÜHAN-ÂRÂ f Düzgün ve güzel söz söyleyen
SÜHAN-ÇİN f Söz getirip götüren, söz toplayan, dedikoducu
SÜHAN-DÂN f Güzel söz söyleyen
SÜHAN-FEHM f Sözün, kelâmın değerini takdir eden
SÜHAN-GÛ f Söz söyleyen, söz söyleyici
SÜHAN-GÜZAR f Güzel konuşan, güzel söz söyleyen
SÜHAN-PERDAZ f Güzel ve düzgün söz söyleyen
SÜHAN-PİRA f Süslü konuşan, süslü söz söyleyen
SÜHAN-RÂN f Güzel söyleyen, güzel konuşan
SÜHAN-SENC (C: Sühansencân) f Hesaplı ve ölçülü konuşan, lüzumsuz konuşmayan
SÜHAN-ŞİNAS f Söz bilen, sözün kıymetini takdir eden
SÜHAN-VER f Fasih bir şekilde ve düzgün konuşan
SÜHBE Derin
SÜHEYL Kolay, uygun ve yumuşak * Semânın güney tarafında ve Yemenden daha iyi görülen bir yıldız adı (Bunun için buna Süheyl-i Yemâni denir Kuzey kutup yıldızının naziri, benzeridir)
SÜHEYLA Yumuşak huylu kadın
SÜHL Eşeğin göğsünden çıkan hırıltı
SÜHME Nasip * Hısımlık, akrabalık, karâbet
SÜHNUN Rüzgârın ve yağmurun evveli
SÜHRE Seher vaktinin evveli * Fecr-i kâzib zamanı
SÜHUD Uyanıklık
SÜHUH(A) Dökülmek * Semiz ve besili olmak
SÜHUK Kaftanın eskimesi
SÜHUK(E) Şiddetli rüzgâr Katı yel
SÜHULET Kolaylık Kolaylık vasıtası * Yavaşlık Nâzik muamele * Elverişli Kullanışlı * Paraca kolaylık (Bak: Suhulet)
SÜHULET-BAHŞ f Kolaylık veren Kolay kullanılan Pratik
SÜHUM Demirci çekici
SÜHUMET Akrabalık, hısımlık
SÜHUNET Sıcaklık, hararet Hararet derecesi
SÜHUNET Katılık, peklik
SÜHUR Uyanık olmak
SÜHÜD Uyanıklık
SÜHVE Yumuşak Sükun, sessizlik
SÜKALA' (Sakil C) Ağırlar Kabalar Çirkinler Sözü sohbeti çekilmeyen kimseler
SÜKARA (Sekren C) Sarhoşlar
SÜKAT Yüksek yerden düşen nesne
SÜKK Meşhur bir Arap tabibin adı * Ağzı ve dibi dar olan kuyu
SÜKKÂN (Sâkin C) İkamet edenler, oturanlar * Gemi kuyruğu
SÜKKÂN-I BELDE Şehirde oturanlar Şehir sâkinleri
SÜKKÂN-I HÂNE Evde oturanlar Hâne sâkinleri
SÜKKER şeker
SÜKKERÎ şekerden yapılma tatlı * Şekerle alâkalı
SÜKL Kadının çocuğunu kaybetmesi
SÜKN Yolun ortası

Alıntı Yaparak Cevapla