|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....
RE: Osmanlıca Sözlük (S Harfi) SÜCUD Secdeye varmak Cenab-ı Hakk'ın huzurunda hiçliğini, aczini bilip teslimiyetle yere kapanıp duâ ve tesbih etmek (Bak: Secde) * (Sâcid C ) Secde ederek yere kapananlar, secde edenler
SÜCUF (Secf C ) Perdeler, örtüler
SÜCUL (Secl C ) Büyük su kovaları
SÜCUN (Sicn C ) Hapishaneler, zindanlar, ceza evleri * Mc: Dünyanın sıkıntıları
SÜCV Gece sükuneti, gecenin sessizliği * Zulmet istikrarı
SÜDA Kendi kendine çobansız gezen hayvan * Bir şeyi kendi kolayına bırakmak
SÜDA' Bir otun adı
SÜDA' Geçmek
SÜDASÎ Altılı Altılık Altı harfli
SÜDD Dağ * Bulut * Mâni, engel
SÜDDE (C : Süded) Kapı, eşik
SÜDED (Südde C ) Kapılar, eşikler
SÜDG (C : Esdâg) Göz ile kulak arası ve onun üzerine sarkan zülüf
SÜDS (Südüs) Altı kısımda bir kısım
SÜEBA' Esnemek
SÜEDA (Bak: Suedâ)
SÜF'A Kırmızılığa yakın olan siyahlık
SÜFAE (C : Süfâ) Bir ot cinsi
SÜFAL Yavaş giden deve Geç yürüyüşlü deve
SÜFEHA (Sefih C ) Sefihler İçkici, müsrif ve günahkâr kimseler
SÜFELA (Sefil C ) Sefiller
SÜFERA (Sefir C ) Sefirler, elçiler
SÜFERA-Yİ ECNEBİYE Yabancı devlet sefirleri Yabancı devlet elçileri
SÜFFAR (Sâfir C ) Yolcular
SÜFL Tortu, çöküntü
SÜFLA (Sâfil den) Daha alçak, adi * Günah ve basit işlere mahsus * Kılıksız, kıyafetsiz
SÜFLÎ Aşağıda bulunan * Alçak, pek aşağı olan
SÜFLİYAT Fâni dünya ile alâkalı işler Nefsâni, heva ve hevese tabi olan kimselerin işleri
SÜFLİYYET Alçaklık, bayağılık, âdilik
SÜFRE Sofra, mâide * (C : Süfür) Misafire yolda yemesi için hazırlanan azık
SÜFTE f Delinmiş, delikli
SÜFTECE (C : Süfâtic) İçi kovuk boş cisim * Bir yerden bir yere armağan olarak gönderilen şey * Yol korkusundan emin olmak için tâcirlere borç olarak verilen para
SÜFTE-GUŞ f Kulağı delinmiş olan Kulağı delik
SÜFUL Alçaklık * Alçaklığa meyil ve teveccüh etmek Alçaklığa yönelmek
SÜFÜL (C : Esfâl) Her şeyin köpüğü ve tortusu * Örtmek * Yemek
SÜFÜN (Bak: Sufun)
SÜFÜVV Yürümeye ve uçmaya başlamak
SÜFYAN Âhir zamanda geleceği ve ümmetin karanlık günler yaşamasına vesile olacağı sahih hadislerle bildirilen dehşetli dinsiz ve münâfık bir şahıs (Bak: Deccal)(Rivâyetler, deccalın dehşetli fitnesi, İslâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet istiâze etmiş $ Bunun bir te'vil şudur ki: İslâmların deccalı ayrıdır Hattâ bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali'nin (R A ) dediği gibi, demişler ki: Onların deccalı Süfyan'dır, İslâmlar içinde çıkacak aldatmakla iş görecek Kâfirlerin büyük deccalı ayrıdır Yoksa, büyük deccalın cebr ve ceberut-u mutlakına karşı itaat etmeyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz Belki günahkâr da olmaz ş )
SÜFYAN-I SEVRÎ (Hi: 91-161) Büyük âlim ve müçtehidlerdendir Kûfe'de doğmuştur
SÜFYANÎ Süfyan'dan olan, Süfyan'a mensub, Süfyan'a müteallik Zübdet-ül Buharî Tercemesine göre, Süfyanî: Müslümanlara kötülük eden, sefil, kötü, alçak olan kimse demektir
SÜFYAN İBN-İ UYEYNE (Bak: İbn-i Uyeyne)
SUGUR Düşmana yakın hududlar, serhadler * Mağara * Ön dişler * Ağızlar
SÜHA Bir yıldız ismi Dübb-ü ekber (Büyük Ayı) yıldız kümesinden gözü kuvvetli olan kimselerin görebileceği en küçük yıldız
SÜHAD Uyanıklık
SÜHAF Verem hastalığı
SÜHAL Çocuk doğunca beraber çıkan su * Zayıf adamlar
SÜHALE Küçük tavşan
SÜHAM (Sühamî - Sühamiye) Lezzetli, sindirici, hoş içilecek şey * Kuş yelekleri arasındaki yumuşak tüyler * Yumuşak kumaş, elbise
SÜHAM Yabanda biten ot * Yaz ısısı * Sıcak yel * Tegayyür, değişme * Ziyan, zarar
SÜHAN f Söz, kelâm Kavl, lâfz
SÜHAN-ÂRÂ f Düzgün ve güzel söz söyleyen
SÜHAN-ÇİN f Söz getirip götüren, söz toplayan, dedikoducu
SÜHAN-DÂN f Güzel söz söyleyen
SÜHAN-FEHM f Sözün, kelâmın değerini takdir eden
SÜHAN-GÛ f Söz söyleyen, söz söyleyici
SÜHAN-GÜZAR f Güzel konuşan, güzel söz söyleyen
SÜHAN-PERDAZ f Güzel ve düzgün söz söyleyen
SÜHAN-PİRA f Süslü konuşan, süslü söz söyleyen
SÜHAN-RÂN f Güzel söyleyen, güzel konuşan
SÜHAN-SENC (C : Sühansencân) f Hesaplı ve ölçülü konuşan, lüzumsuz konuşmayan
SÜHAN-ŞİNAS f Söz bilen, sözün kıymetini takdir eden
SÜHAN-VER f Fasih bir şekilde ve düzgün konuşan
SÜHBE Derin
SÜHEYL Kolay, uygun ve yumuşak * Semânın güney tarafında ve Yemenden daha iyi görülen bir yıldız adı (Bunun için buna Süheyl-i Yemâni denir Kuzey kutup yıldızının naziri, benzeridir )
SÜHEYLA Yumuşak huylu kadın
SÜHL Eşeğin göğsünden çıkan hırıltı
SÜHME Nasip * Hısımlık, akrabalık, karâbet
SÜHNUN Rüzgârın ve yağmurun evveli
SÜHRE Seher vaktinin evveli * Fecr-i kâzib zamanı
SÜHUD Uyanıklık
SÜHUH(A) Dökülmek * Semiz ve besili olmak
SÜHUK Kaftanın eskimesi
SÜHUK(E) Şiddetli rüzgâr Katı yel
SÜHULET Kolaylık Kolaylık vasıtası * Yavaşlık Nâzik muamele * Elverişli Kullanışlı * Paraca kolaylık (Bak: Suhulet)
SÜHULET-BAHŞ f Kolaylık veren Kolay kullanılan Pratik
SÜHUM Demirci çekici
SÜHUMET Akrabalık, hısımlık
SÜHUNET Sıcaklık, hararet Hararet derecesi
SÜHUNET Katılık, peklik
SÜHUR Uyanık olmak
SÜHÜD Uyanıklık
SÜHVE Yumuşak Sükun, sessizlik
SÜKALA' (Sakil C ) Ağırlar Kabalar Çirkinler Sözü sohbeti çekilmeyen kimseler
SÜKARA (Sekren C ) Sarhoşlar
SÜKAT Yüksek yerden düşen nesne
SÜKK Meşhur bir Arap tabibin adı * Ağzı ve dibi dar olan kuyu
SÜKKÂN (Sâkin C ) İkamet edenler, oturanlar * Gemi kuyruğu
SÜKKÂN-I BELDE Şehirde oturanlar Şehir sâkinleri
SÜKKÂN-I HÂNE Evde oturanlar Hâne sâkinleri
SÜKKER şeker
SÜKKERÎ şekerden yapılma tatlı * Şekerle alâkalı
SÜKL Kadının çocuğunu kaybetmesi
SÜKN Yolun ortası
|