|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (S Harfi)-Osmanlıca Sözlük (S Harfi)İle İlgili Kelimeler....
RE: Osmanlıca Sözlük (S Harfi) SÜKNA Oturacak yer Mesken
SÜKNE Kuş sürüsü * Boyna takılan heykel ve halka Boyna vurulan demir
SÜKTE Çocukları avutup susturmada kullanılan şey
SÜKUB (Sakb C ) Delikler
SÜKUB (Sekub) Kendi kendine dökülen su Suyun dökülmesi
SÜKUB Yetişmek
SÜKUK (Bak: Sukuk)
SÜKUL (SÂKİL) Evlâdı ölüp yalnız kalan kadın
SÜKÛN Durgunluk Sâkin olmak Hareketsizlik * Dinmek, kesilmek * Gr: Bir harfin (a,e,i,o) okunmayıp yalnız ses vermesi, harfin harekesiz olarak kendi sesi ile okunması (Bak: Cezm)
SÜKÛN-İ DEM Soğukkanlılık
SÜKÛN-İ MU'TADÎ Her zamanki sessizlik
SÜKÛNET Vakarlılık, ciddiyet * Durgunluk Rahatlık * Hareketsizlik
SÜKÛNETGÂH f Dinlenme yeri * Mc: Kabir, mezar
SÜKÛNETPERVER f Dinlendirici, rahatlandırıcı
SÜKÛNETYÂB f Durgunlaşan, sükûnet bulan, duran
SÜKUREDYUN Yaban sarmısağı
SÜKÛT Susma Konuşmama
SÜKÛT-İ İSTİFHAM İstifham sessizliği
SÜKÛTÎ Sessizlikte olan Çok ses çıkarmayan Az konuşan
SÜLAE Hurma yaprağının, başında olan dikeni
SÜLAH Necis, pis
SÜLAL İshal olmak
SÜLALE Soy, sop Bir kimsenin soyu
SÜLALE-İ TÂHİRE Temiz sülale olan Hazret-i Muhammed'in (A S M ) soyu
SÜLALE Sıkınca parmakların arasından dışarı çıkan safi balçık * Meni akıntısı
SÜLAM El arkası
SÜLAMA Parmak kemiği * Küçük içi boş kemik
SÜLAS Akıl gitmek * Delirmek
SÜLASA' Salı
SÜLASÎ Üçlü Üçe mensub * Gr: Harf-i aslîsi üç harf olan kelime
SÜLASÎ MEZİD Esası, kelime kökü üç harften ibaret olduğu halde, başka harfler ilâvesiyle, başka masdar teşkil edilmiş olur Aslı üç harfli masdar demektir
SÜLASÎ MEZİDÜN FİH Gr: Zaid harf almış ve kökünde üç aslî harf bulunan kelime
SÜLASÎ MÜCERRED Gr: Üç harfli aslî kelime kökü
SÜLEHFAT (C : Selâhıf) Kaplumbağa
SÜLEK (C : Sülekân) Keklik kuşunun erkeği (Müe: Süleke)
SÜLEK Cemaat, topluluk
SÜLEYMAN (A S ) Beni İsrail Peygamberlerindendir Davud (A S ) ın oğludur Babasının vasiyyeti üzerine Beyt-ül Makdisi yedi senede inşa ettirdi Kudüste büyük bir hükümet sarayı yaptırdı Şark ve garb melikleri kendisine itaate geldiler Kırk sene hem peygamberlik, hem padişahlık yaptı Beni İsrailden Yahuda ve Bünyamin oğulları kendi hâkimiyeti altındaydılar Diğer on kabile diğer İsrail Devletini teşkil ettiler Yahuda Devleti Süleyman (A S ) oğulları elinde ve merkezi Kudüs idi (Bak: Belkıs, Davud)(Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm, cin ve şeytanları ve ervah-ı habiseyi teshir edip, şerlerini men' ve umûr-u nâfiada istihdam etmeyi ifade eden şu âyetler: $ ilâ âhir  $ ilâ âhir  âyetiyle diyor ki: Yerin, insandan sonra, zişuur olarak en mühim sekenesi olan cin, insana hizmetkâr olabilir Onlara temas edilebilir Şeytanlar da düşmanlığı bırakmaya mecbur olup, ister istemez hizmet edebilirler ki Cenab-ı Hakk'ın evamirine musahhar olan bir abdine, onları musahhar etmiştir Cenab-ı Hak mânen şu âyetin lisan-ı remziyle der ki: "Ey insan! Bana itaat eden bir abdime cin ve şeytanları ve şerirlerini itaat ettiriyorum Sen de benim emrine musahhar olsan, çok mevcudat, hattâ cin ve şeytan dahi, sana musahhar olabilirler "İşte beşerin, san'at ve fennin imtizacından süzülen, maddi ve manevi fevkalâde hassasiyetinden tezahür eden ispirtizma gibi celb-i ervah ve cinlerle muhabereyi şu âyet, en nihayet hududunu çiziyor ve en faideli suretlerini tâyin ediyor ve ona yolu dahi açıyor Fakat şimdiki gibi; bazan kendine emvat nâmını veren cinlere ve şeytanlara ve ervâh-ı habiseye musahhar ve maskara olup oyuncak olmak değil, belki tılsımat-ı Kur'aniye ile onları teshir etmektir, şerlerinden kurtulmaktır S )
SÜLEYMAN ÇELEBİ İlk mevlid yazan ve bunda en çok muvaffak olan ehl-i velâyet bir zât olup, hicri 780'de Bursa'da vefat etmiştir "Vesilet-ün Necât", meşhur mevlid kitabının esas adıdır
SÜLFE Kişinin aceleyle hazırladığı yemek
SÜLLAF (Selef C ) Selefler Önce gelip geçmiş olanlar
SÜLLE Cemaat, topluluk, çok cemaat * Çok para
SÜLLEM Merdiven, basamak * Derece * Tıb: Kulağın içindeki içiçe daireler şeklinde olan boşluğun adı
SÜLME Çatlak, gedik
SÜLT Hububattan buğdaya benzer bir tanenin adı
SÜLTA Uzun ok
SÜLTAH Düz kaypak taş
SÜLUC (Selc C ) Karlar
SÜLUK (Silk den) Belli bir gruba girme Bir yolu takib etme Bir tarikata bağlanma Mânevi terakki mertebelerinde devam etme
SÜ'LUL Meme başı * Vücutta meydana gelen siğil, sivilce
SÜLÜS Üçte bir Üç parçadan biri * Bir yazı çeşidi
SÜLÜSAN Üçte iki Üç kısımdan iki kısım
SÜLÜSEYN Üç parçada iki parça, üç kısımda iki kısım Üçte iki
SÜLÜSÎ Sülüsle, yani üçte birle ilgili * Bir yazı sitili
SÜM f Dört ayaklı hayvanların tırnağı
SÜM'A (Bak: Sum'a)
SÜMAK Hâlis, sâfi
SÜMAME (C : Sümâm) Bir zayıf ot * Cem etmek, toplamak, biriktirmek
SÜMANAT (C : Sümâni-Sümâniyât) Bıldırcın kuşu
SÜMENİYYE Puta tapanlardan bir fırka
SÜMKAT Kızıl, kırmızı, ahmer
SÜMM Kumaş * Şey * Atıf harflerinden bir harf
|