Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (R Harfi)-Osmanlıca Sözlük (R Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #18
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (R Harfi)-Osmanlıca Sözlük (R Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (R Harfi) RİVAYET Hikâye edilen hâdise veya söz * Bir hâdisenin başkalarına anlatılması * Peygamberimiz'den (ASM) işittiklerini veya sahabeden duyduklarını birisinin başkasına anlatması * Kuyudan halk için su çekmek(Eğer denilse : Resül-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın her hal ve hareketini kemal-i ihtimam ile Sahabeler muhafaza ederek nakletmişler Böyle mu'cizat-ı azime, neden on-yirmi tarik ile geliyor? Yüz tarik ile gelmeli idi Hem neden Hazret-i Enes, Câbir, Ebu Hüreyre'den çok geliyor; Hazret-i Ebu Bekir ve Ömer az rivayet ediyor?Elcevab: Nasılki insan, bir ilâca muhtaç olsa, bir tabibe gider; hendese için mühendise gider, mühendisten nakleder; mes'ele-i şer'iyye, müftüden haber alınır ve hâkezâ Öyle de, sahabe içinde, ehadis-i Nebeviyeyi, gelecek asırlara ders vermek için, ulemâ-i sahabeden bir kısım, ona mânen muvazzaf idiler Bütün kuvvetleriyle ona çalışıyorlardı Evet Hazret-i Ebu Hüreyre, bütün hayatını, hadisin hıfzına vermiş; Hazret-i Ömer, siyaset âlemiyle ve hilafet-i kübra ile meşgul imiş Onun için, ehâdisi, ümmete ders vermek için, Ebu Hüreyre ve Enes ve Câbir gibi zatlara itimad edip; ondan, rivayeti az ederdi Hem mâdem sıddık, saduk, sâdık ve musaddak bir sahabenin meşhur bir namdarı, bir tarik ile bir hâdiseyi haber verse; yeter denilir, başkasının nakline ihtiyaç da kalmaz Onun için bâzı mühim hâdiseler, iki-üç tarik ile geliyor M)
RİVAYET-İ SÂDIKA Senet ve delillerle sâbit, şüphesiz, doğru rivâyet
RİVAYETKERDE f Söylenilen Rivayet edilen
Rİ'Y Hey'et * Güzel halet, iyi hal * Güzel elbise
RİYA Özü sözü bir olmamak İnandığı gibi hareket etmeyiş İki yüzlülük etmek Gösteriş için yapılan hareket (Bak: İhlâs)
RİYAD Ot aramak
RİYAH (Rih C) Rüzgârlar, yeller * Letaif ve in'amlar * Mc: Galebe, kuvvet, rahmet, devlet * Mazarrat
RİYAKÂR Riya eden Adam kandırmak için yalan söyleyen Sahte iş yapan İki yüzlü
RİYAKÂRÂNE f İkiyüzlülükle Riyakârlıkla
RİYASET Reislik Bir işi idarede başta bulunmak Başkanlık
RİYASETPENAH f Başkanlık makamında bulunan Başkanlık eden, başkan olan Reislik yapan
RİYAZ (Ravza C) Bahçeler Ağaçlık, çimenlik yerler Yeşil bahçeler
RİYAZ-I CENNET Cennet bahçeleri
RİYAZAT (Riyazet C) Nefsi terbiye maksadıyla az gıda ile geçinmek, nefsini hevesattan men' ile faydalı fikir ve işle meşgul olmak
RİYAZET Nefsi kırma Fani şeylerden nefsini çekerek kanaat içinde yaşamak * Bir hastalıktan dolayı veya nefsini terbiye maksadıyla çok yemek ve içmeyi terkederek faydalı fikirlerle, ibadet ve ilimle meşgul olmak Az gıda ile yaşamak * İdman
RİYAZET-İ BEDENİYE Cimnastik Bedenî riyazet
RİYAZİ Hesap ve hendeseye dair Matematiğe dair
RİYAZİYAT Matematik ilmi, hesap-hendese ilmi Aritmetik-geometri
RİYAZİYAT-I ÂLİYE Yüksek matematik
RİYAZİYE Hesap ilmi Matematik bilgisi Hesapla alâkalı * Bir yazı çeşidi
RİYAZİYYUN (Riyazî C) Matematik âlimleri
Rİ'YE (C: Riin) Sihir
RİYEB (Ribet C) Şüpheye düşmeler
RİZ f Döken, saçan, akıtan
RİZAM Serkeş adam veya at
RİZAM Kabile, kavim, topluluk
RİZAN f Akan, dökülen
RİZE f Döküntü, kırıntı Ufak parça
RİZEÇİN f Kırıntı ve döküntü toplayan
RİZEHÂR f Kırıntı ve döküntü yiyen
RİZEHOR f Kırıntı, döküntü yiyen
RİZE RİZE f Parça parça, ufak ufak
RİZİŞ f Akış, dökülüş
RİZME Esvap koyulan bohça
RİZNE Su toplanacak yer
RİZZ Gizli ses
ROBOT Fr Elektrikle veya mekanik yollarla hareket ettirilerek çeşitli işler yaptırılabilen otomatik cihaz
ROL Fr Oyun Sahnede gösterilen oyun hareketlerinden her bir oyuncuya düşen kısım
ROMAN Hayalî veya hakiki, kitap halinde yazılmış büyük hikâye * Eski Roma devletinin diline de Roman denirdi(Edebsizlenmiş edeb, "müsekkin hem münevvim" hakiki fayda vermez Tek bir ilâcı bulmuş o da romanları imişKitab gibi bir hayy-ı meyyit, sinema gibi bir müteharrik emvat! Meyyit hayat veremezHem tiyatro gibi tenasuhvari, mâzi denilen geniş kabrin hortlakları gibi şu üç nevi romanları ile hiç de utanmaz Beşerin ağzına yalancı bir dil koymuş Hem insanın yüzüne fâsık bir göz takmış Dünyaya bir alüfte fistanını giydirmiş Hüsn-i mücerred tanımaz Lemaat)
ROMAN-VÂRİ f Roman gibi hayalî olabilen Hakikatla alâkası olmayan veya az olan
ROMÖRK Fr Denizde veya karada başka bir vasıta tarafından çekilen motorsuz taşıt
ROTA Vapur ve gemilerde istikamet yolu Geminin seyir yolu
ROVELVER Fr (Aslı: Revolver-Lüverver) Tabanca Küçük silâh Toplu tabanca Altı patlar denilen, altı mermi alan tabanca
RÖNTGEN Röntgen adında bir Alman âliminin 1896' da keşfettiği ışıklar Bunlar gözle görülmediği halde fotoğraf camına tesir eder, vücuddan, tahta, kâğıt gibi maddelerden bu ışık geçebilir Bazı hastalıkların teşhis ve tedavisinde de kullanılır * Vücuddaki iç uzuvların filmini çekmek
RÖPORTAJ Fr Bir gazete muharririnin gördüklerini anlatan yazısı
RU' Kalb, fuad Kalbde korku ârız olacak yer * Zihin ve akıl
RU f Olan, biten manalarında birleşik kelimeler yapılır Meselâ: Hod-ru: Kendiliğinden
RU (RUY) f Yüz, cihet Sebep Çehre
RUY-İ DERYA Denizin yüzü
RUY-İ HUB Güzel yüz
RUY-İ ZEMİN Yeryüzü
RUY-İ ZİŞT Çirkin yüz
RUAF Burun kanaması
RUAM Burun suyu, sümük * Sakağı (mankafa) hastalığı
RUAMA Çekirge çokluğu
RUAT (Râî C) Çobanlar
RU'B Korku, havf Korkudan dolayı iş ve hareketten kesilmek Korkutmak * Kesmek * Sihir, büyü, efsun
RUB f Süpürge * Süpürme
RU'B Sütün yoğurt olması
RUB' Dörtte bir Bir şeyin dört kısmından bir kısmı
RUB'-I DAİRE Dairenin dörtte biri
RUB'-İ MESKÛN Dünyanın kara olan dörtte bir kısmı
RUBA (Bak: Rüba)
RUBAH (Rubeh) f Tilki * Mc: Kurnaz, hilekâr
RUBAÎ (Bak: Rübaî)
RUBB Meyva suyu
RUBBAN Kaptan
RUBBE Gr: Harf-i cerdir, nekre ile beraber olur Çokluk veya azlığa işaret eder "Öylesi var ki" mânâsındadır
RUBBEMA (Rubbe-mâ) Bâzan, bâzı kere
RUBEHANE f Kurnazca, tilkicesine
RUBEHÎ f Kurnazlık Tilkilik
RUBERAH f Gitmeğe hazır, yüzü yola doğru
RUBERU f Yüzyüze
RUBH Deve yavrusu * Bir kuşun adı * İç yağı
RUBU' (Rub' C) Dörtte birler * Metrenin kabulünden evvel ipekli, yünlü, basma ve emsali kumaş, bez ve sairenin ölçülmesinde kullanılan çarşı arşınının kesirlerinden birinin adıdır
RU'BUB Zayıf, korkak kişi
RUBUBİYET Cenab-ı Hakk'ın her zaman her yerde her mahluka, muhtaç olduğu şeyleri vermesi, terbiye ve tedbir etmesi ve mâlikiyyeti ve besleyiciliği keyfiyyeti * Artırmak Ziyade kılmak(Ey gözleri sağlam ve kalbleri kör olmayan insanlar, bakınız! İnsan âleminde iki daire ve iki levha vardır Birinci daire: Rububiyyet dairesidir İkinci daire: Ubudiyyet dairesidir Birinci levha, hüsn-ü san'attır İkinci levha ise tefekkür ve istihsandır Bu iki daire ile iki levha arasındaki münasebete bakınız ki, ubudiyet dâiresi bütün kuvvetiyle rububiyyet dairesi hesabına çalışıyor Tefekkür, teşekkür, istihsan levhası da bütün işaretleri ile hüsn-ü san'at ve nimet levhasına bakıyor Bu hakikatı gözün ile gördükten sonra rububiyet ve ubudiyyet dairelerinin reisleri arasında en büyük bir münasebetin bulunmamasına aklınca imkân var mıdır? Ve Sâniin makasıdına kemal-i ihlas ile hizmet eden ubudiyet reisinin Sâni' ile azîm bir münasebatı ve kavi bir intisabı ve o intisab ile her iki daire reisleri arasında bir muârefe ve mükâleme ve alış verişin olmamasına ihtimal var mıdır? Öyle ise, bilbedahe tahakkuk etti ki; Ubudiyyet Reisi, Rububiyyetin hâss mahbub ve makbulüdür MN)
RUBUBİYYET-İ MUTLAKA Herşeyi kaplayan ve idaresi altına almış olan Allah'ın rububiyeti(Evet bütün kâinatta hususan zihayatlarda ve bilhassa terbiye ve iaşelerinde her tarafta aynı tarzda ve umulmadık bir surette beraber ve birbiri içinde hakimâne, rahimâne bir dest-i gaybi tarafından olan bir tasarruf-u âmm elbette bir Rububiyyet-i mutlakanın tereşşuhudur ve ziyasıdır ve tahakkukuna bir bürhan-ı kat'îdir Madem bir Rububiyyet-imutlaka vardır; elbette şirk ve iştirâki kabul etmez Çünkü, o Rububiyyetin kendi cemâlini izhar ve kemâlâtını ilân ve kıymetli san'atlarını teşhir ve gizli hünerleri göstermek gibi en mühim maksad ve gayeleri cüz'iyyatta ve zihayatta temerküz ve içtimâ' ettiğinden en cüz'i bir şeye ve en küçük bir zihayata kendi başı ile müdahale eden bir şirk, o gayeleri bozar ve o maksatları harab eder Ve zişuurun yüzlerini o gayelerden ve o gâyeleri irade edenden çevirip esbaba saldığından ve bu vaziyet Rububiyyetin mahiyetine bütün bütün muhâlif ve adavet olduğundan elbette böyle bir Rububiyyet-i mutlaka hiçbir cihetle şirke müsaade etmez ş)

Alıntı Yaparak Cevapla