Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (R Harfi)-Osmanlıca Sözlük (R Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #19
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (R Harfi)-Osmanlıca Sözlük (R Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (R Harfi) RUBUZ Koyun, sığır, at, katır ve köpeğin ayaklarını büküp yatması (Yattıkları yere "merbaz" derler)
RUBZ Her nesnenin ortası * Bazısı bazısının üzerine sağılmış süt
RUD f Irmak, çay * Saz teli, saz kirişi * Kemençe
RUD Yavaş yürümek
RUDA' Hastalığın insana yine dönmesi * Gövde ve beden ağrısının her birisi
RUDAA' (Radi C) Süt emen çocuklar * Süt kardeşler
RUDAB Ağızdan akan su
RUD-AVERD f Nehir sularının akarlarken etraftan sürükleyip getirdikleri ağaç, dal gibi şeyler
RUDBAR f Irmak kenarı * Büyük ırmak
RUDDA' (Râdı C) Süt emenler
RUDE (C: Rudegân) f Bağırsak
RUDHA Perde, setre
RUDSAZ f Çalgıcı
RUFSE Su nöbeti
RUFUD (Rifd C) Bahşişler
RUGA' Sada, ses * Deve, sırtlan ve deve kuşunun bağırması
RUGBA' Rağbet etmek, istemek, arzulamak
RUGERDAN f Yüz döndüren, yüz çeviren
RUGL Bir acı ot * Sünnetsizlik * Bol olmak, bolluk
RUH f Yanak, yüz, çehre * Arabçada: Efsânevi bir kuş (Bak: Ruhsâr)RUH : Can, nefes, canlılık * Öz, hülâsa, en mühim nokta * His * Kur'an * İsa (AS) * Cebrail (AS) * Korkmak (Bak: Vicdan)(Ruh, bir kanun-u zivücud-u haricîdir Bir namus-u zişuurdur Sabit ve dâim fıtrî kanunlar gibi, ruh dahi âlem-i emirden, sıfat-ı iradeden gelmiş, kudret ona vücud-u hissî giydirmiştir Bir seyyale-i lâtifeyi o cevhere sadef etmiştir Mevcud ruh, mâkul kanunun kardeşidir İkisi hem dâimî, hem âlem-i emirden gelmişlerdir Şâyet, nevilerdeki kanunlara kudret-i ezeliye bir vücud-u haricî giydirseydi, ruh olurdu Eğer ruh, şuuru başından indirse yine lâyemut bir kanun olurdu H)(Ruha bir derece müşabih ve ikisi de âlem-i emirden ve iradeden geldiklerinden masdar itibariyle ruha bir derece muvafık, fakat yalnız vücud-u hissî olmayan nevilerde hükümran olan kavânine dikkat edilse ve o namuslara bakılsa görünür ki: Eğer o kanun-u emrî, vücud-u haricî giyse idi, o nevilerin birer ruhu olurdu Halbuki o kanun dâima bakidir Dâima müstemir, sabittir Hiçbir tegayyürat ve inkılâbat, o kanunların vahdetine te'sir etmez, bozmaz Meselâ: Bir incir ağacı ölse, dağılsa; onun ruhu hükmünde olan kanun-u teşekkülâtı, zerre gibi bir çekirdeğinde ölmeyerek baki kalır İşte madem en âdi ve zaif emrî kanunlar dahi böyle beka ile devam ile alâkadardır Elbette ruh-u insanî, değil yalnız beka ile, belki ebed-ül âbâd ile alâkadar olmak lâzım gelir Çünki: Ruh dahi Kur'an'ın nassı ile: $ ferman-ı celili ile âlem-i emirden gelmiş bir kanun-u zişuur ve bir namus-u zihayattır ki: Kudret-i Ezeliyye, ona vücud-u haricî giydirmiş Demek, nasılki sıfat-ı iradeden ve âlem-i emirden gelen şuursuz kavânin, dâima veya ağleben baki kalıyor Aynen onların bir nevi kardeşi ve onlar gibi sıfat-ı iradenin tecellisi ve âlem-i emirden gelen ruh, bekaya mazhar olmak daha ziyade kat'idir, lâyıktır Çünki: Zivücuddur, hakikat-ı hariciye sahibidir Hem onlardan daha kavidir, daha ulvidir Çünki: Zişuurdur Hem onlardan daha daimîdir, daha kıymetdardır Çünki: Zihayattır S)
RUH-U REVAN Ruhun zuhuru Ruhun ferahlığı Ruhun akışı
RUH-ÜL EMİN (RUH-ÜL KUDÜS) Cebrail Aleyhisselâm'ın iki ayrı ismi Emin ve mukaddes ruh * Allah'ın ism-i azamı * İncil * Kur'an
RUHA Ferahlık * Yumuşak rüzgâr
RUHAM Mermer
RUHAM-I HÂM İşlenmemiş mermer
RUHAMA (Rahim C) Rahim olanlar
RUHAMÎ Mermerden yapılmış Mermerle ilgili
RUHANÎ Cisim olmayıp gözle görülmeyen cin ve melâike gibi bir mahluk Ruha ait Ruhtan meydana gelmiş, melek * Madde ile alâkalı olmayan, mânevi, ruh âlemine mensub olan
RUHANİYYAT Madde âleminden başka olan ruh âlemleri, ruhaniler (Bak: Cinn, Melek)(Şu nihayetsiz feza-yı âlem ve şu muhteşem semavat; burçları ile, yıldızları ile; zişuur, zihayat, ziruhlarla doludur Nârdan, nurdan, ateşten, ışıktan, zulmetten, havadan, savttan, rayihadan, kelimattan, esirden ve hattâ elektrikten ve sâir seyyâlât-ı lâtifeden halk olunan o zihayat ve o ziruhlara ve o zişuurlara şeriat-ı garra-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm, Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan, "Melâike ve cânn ve ruhaniyattır" der, tesmiye eder Melâikenin ise, ecsamın muhtelif cinsleri gibi, cinsleri muhteliftir Evet, elbette bir katre yağmura müekkel olan melek, şemse müekkel meleğin cinsinden değildir Cin ve ruhaniyat dahi, onların da pek çok ecnas-ı muhtelifeleri vardır S)
RUHANİYYET Yalnız ruhtan ibaret olan şeyin hali Ölmüş bir kimsenin devam etmekte olan ruhi kuvveti * Ruhanilik
RUHANİYYUN (Ruhanî C) Ruh âlemine mensub olanlar Âlem-i gayba nüfuz eden çok nuraniyet kazanmış zâtlar
RUHAS (Ruhsat C) İzinler, ruhsatlar, müsaadeler
RUHASA' Sıtma teri
RUHB Genişlik, vüs'at
RUH-BAHŞ f Ruh veren, ruh bahşeden
RUHBAN Korkmak, çekinmek, yılmak * Rahib, Hristiyan din adamı (Bak: Rehbaniyyet)(Hâsıl-ı kelâm; biz Kur'an şâkirdleri olan Müslümanlar, bürhana tâbi' oluyoruz Akıl ve fikir ve kalbimizle hakaik-i imaniyeye giriyoruz Başka dinlerin bazı efradları gibi, ruhbanları taklid için bürhanı bırakmıyoruz Onun için akıl ve ilim ve fennin hükmettiği istikbalde elbette, bürhan-ı aklîye istinad eden ve bütün hükümlerini akla tesbit ettiren Kur'an hükmedecek Hutbe-i Şâmiye)
RUHBANİYET (Bak: Rehb, Rehbaniyet)
RUHDA' Sıtma
RUH-EFZA f Cana can katan Canlılık veren (Ruhfeza da denir)
RUHÎ Ruha ait, ruhla ilgili Ruhça
RUHİYAT Ruh ilmi, psikoloji
RUHLET Göçüp giden kimseler
RUHPERVER f Ruha ferahlık ve kuvvet veren
RUHS Ucuzluk * Hafif pahalı olmak
RUHSAR (RUH) Yanak Çehre Yüz
RUHSAT (C: Ruhas-Ruhsat) İzin, müsaade * Genişlik * Kolaylık * Fık: Kulların özürlerine mebni, kendilerine bir suhulet ve müsaade olmak üzere, ikinci derecede meşru' kılınan şeydir Sefer halinde Ramazan-ı Şerif orucunun tutulmaması gibi Vuku' bulan ikraha mebni, birisinin malını itlaf etmek de bu kabildendir ki, bu halde bu itlaf hakkında bir ruhsat-ı şer'iyye bulunmuş olur Bir hâdisede, azîmet ile ruhsat içtima' edince, azîmet tarikını iltizam etmek, bir takva nişanesi sayılır (Bak: Azîmet)
RUHSÂT (Ruhsat C) Ruhsatlar, müsaadeler, izinler
RUHSATİYYE San'at veya ticaret için verilen izin kâğıdı
RUHSATNAME f İzin kağıdı
RUHSATYÂB f İzin ve müsaade alma
RUHUD Etli, besili, şişman, semiz (Müe: Ruhude)
RUHUL Binmek için kullanılan deve
RUHULLAH Allah'ın emriyle meydana gelen * İsa Aleyhisselâm'ın bir lakabı
RUHUM Esirgemek, korumak, rahmet
RUHVE (Bak: Rihve)
RUK'A (C: Rıka'-Ruka') Kısa mektub * Üzerine yazı yazılan kâğıt veya deri parçası * Dilekçe * Yama
RUKABA' (Rakib C) Bekçiler
RUKAD Uyku, nevm Uyuma
RUKAK Yufka ekmeği

Alıntı Yaparak Cevapla