Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (R Harfi)-Osmanlıca Sözlük (R Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #21
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (R Harfi)-Osmanlıca Sözlük (R Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (R Harfi) RÜBBA (C: Ribâb) Yakında doğurmuş koyun
RÜBBAH Erkek maymun
RÜBBEMA (Bak: Rubemâ)
RÜBD Kılıcın cevheri ve rengi
RÜBDE Siyaha yakın boz renk
RÜ'BE (C: Rüâb) Ağaç parçası
RÜBUBİYET (Bak: Rububiyet)
RÜBUD Dâim * Yüreğin oynaması * Durdurmak * Hapsetmek
RÜBUDE f Kapılmış, kapılan
RÜBYE (C: Rubâ) Arz haşeratından bir cins * Çok, ziyâde
RÜC'A Rücu' mânâsına mastar
RÜCBE Canavar avlamak için yapılan yer (İçine iple et bağlarlar ki canavar gelip yapıştığı gibi üzerine düşer)
RÜCEME (C: Rucâm-Rucum) Büyük taş
RÜCHAN Üstünlük, yükseklik, üstün olma Fazilet, haslet veya her hangi bir şey cihetiyle diğerinden üstün olmak
RÜCHANİYET Üstün oluş, rüçhanlık, daha mühim olma hali
RÜCU' Geri dönme, vazgeçme, cayma Sözünden dönme * Edb: Bir fikri daha kuvvetli anlatmak için söylenilen sözden caymış gibi görünmek
RÜCUM (Recm C) Taşa tutmalar, taşlamalar
RÜCUN Mahbus olmak, hapsolunmak * Bir yere durmak
RÜCZ (RİCZ) Devenin mak'adında olan bir hastalık * Pis, necis * Azap * Put, sanem
RÜDAB Ağızdan akan su, salya
RÜDN (C: Erdân) Kaftan ve gömlek yeninin koltuktan tarafı
RÜDUM (Redm C) Bendler, sedler
RÜESA (Reis C) Reisler, reislik yapanlar Başkanlar
RÜFAÎ Ahmed-i Rüfaî tarikatına mensub
RÜFAT Parçalanmış, dağıtılmış * Çürümüş
RÜFAZ Müteferrik dağılmış, parçalanmış
RÜFEKA (Refik C) Arkadaşlar
RÜFKA (C: Rifâk) Yoldaş olan, aynı fikirde olan cemaat
RÜFT f Süpürme
RÜFT Bir küçük canavar ("İnâk-ul arz" da derler)
RÜFUL Sallanmak * Gururlanmak, tekebbürlenmek
RÜHA Urfa şehri
RÜHAVÎ f Urfa'lı
RÜHŞUŞ Sütlü deve
RÜHUN (Rehin C) Rehinler
RÜHUS Çok yiyen obur, ekvel
RÜKAM Yığın Birbiri üzerine kat kat yığılmış olan
RÜKBAN (Râkib C) Biniciler, binenler, binmişler
RÜKBE (C: Rükeb-Rükebât) Diz Dizkapağı
RÜKEB (Rükbe C) Dizler, dizkapakları
RÜKKAB (Râkib C) Biniciler, ata binenler
RÜKN Direk Esas * Kuvvet * Bir şeyin en fazla sağlam olan tarafı veya köşesi veya temeli * Bir cemaatin ileri gelenlerinden olan * Nüfuzlu, kuvvetli ve ehemmiyetli kimse
RÜKN-Ü DÂHİLÎ İçteki esas unsur Namazın içindeki farz ve şart olan esas
RÜKÛ' Huzur-u İlâhîde eğilmek Namazda elleri dize dayamak suretiyle yere doğru eğilirken baş ile sırtı düz hale getirmek
RÜKUB Binme * Bir vasıtaya binme
RÜKUD Durgunluk Durgun olma
RÜKUD-İ HEVA Havanın durgun olması
RÜKUDET Durgunluk, durulma
RÜKUN Bir şeye samimi olarak meyletme Can ve gönülden meyil
RÜKUNET Ağırbaşlılık Vakar ve temkin sâhibi olma
RÜKUZ Seğirtmek, koşmak
RÜKÜB (Rikâb C) Üzengiler
RÜKÜN (Bak: Rükn)
RÜMAM Kuru ot
RÜMH (C: Rimâh) Mızrak, kargı, süngü * Mc: Yoksulluk, fakirlik
RÜMİS Sözüne güvenilmeyen kimse Verdiği söze itimad edilmeyen kişi
RÜMLE (C: Ermal-Rumul) Siyah hat
RÜMMAN Nar denilen yemiş
RÜMMANE Kapan taşı * Kırkbayır
RÜMME (C: Rumem-Rumam) Eskimiş urgan parçası
RÜMUK Durmak * İkamet etmek, oturmak, mukim olmak
RÜMYE Ağaçtan nakşolmuş bir suret
RÜS' Göz kapağında olan hastalık
RÜSELA (Resül C) Resüller, peygamberler
RÜSG (C: Ersâg) Bilek * Hayvanların tırnağıyla baldırı arasında olan incecik yer
RÜSTA-HİZ f Mahşer, kıyamet
RÜSTAÎ (Rüstâyi) f Köyle ilgili * Köylü
RÜSTAK (C: Resâtik) Büyük köy
RÜSTE f "Çıkmış, bitmiş, yetişmiş" anlamlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır Meselâ: Nev-rüste $ : Yeni yetişmiş bitki
RÜSTEM f Şark edebiyatında kuvvet ve cesaretin timsali olarak bilinen ve Zaloğlu Rüstem diye veya "Rüstem-i Sistanî" nâmiyle meşhur İran'lı bir kahramandır
RÜSTÎ f Üstünlük, muvaffakıyet * Yiğitlik * Kuvvet
RÜSUB Kab içinde kalan su * Suyun dibine batmak * Tortu, dibe çöken, çöküntü
RÜSUBAT Çöküntüler, tortular
RÜSUH İlim ve fennin derinliğine vukufiyet Sağlamlık Devamlılık Yerinde, sağlam, sâbit ve devamlı olmak * Meharet, meleke
RÜSUHİYET Rüsuhluluk, rüsuhlu oluş
RÜSUM Resimler, şekiller Âdetler Vergiler, gümrükler, gümrük vergisi * Merasim, usûl
RÜSUMAT (Rüsüm C) Gümrük idâresi
RÜSÜL (Resül C) Peygamberler, resüller Bir kitapla gelen nebiler
RÜSVA (Rüsvay) f Rezil, kepaze, maskara, ayıpları meydana çıkarılmış
RÜSVA-YI ÂLEM En aşağılık ve âdi adam
RÜSVAYÎ f Rezillik, itibarsızlık, haysiyetsizlik
RÜSVE Muhkem ve sağlam olmak * Sâbit olmak
RÜŞA (Rişvet C) Rüşvetler
RÜŞD Doğru yol bulup bağlanmak Hak yolunda salabet, metanet ve kemal-i isabetle dosdoğru gitmek * Hayra isabet etmek * Büluğa ermek * İstikamette olmak Dinine ve malına zarar gelecek şeyi bilmek, doğru düşünmek * Kişinin akıl ve idraki kavi ve tedbiri metin olmak (Bak: İrşâd)
RÜŞDÎ Rüşdle ilgili Olgunluğa dair
RÜŞDİYE Eskiden orta tahsil derecesindeki mektep * Rüşde dair
RÜŞD Ü İRŞAD Rüşd ve irşad Doğru yola sevketmenin mükemmeliyeti İslâmiyeti en mükemmel şekilde öğretmek
RÜŞEDA (Reşid C) Reşid olanlar Rüşd, olgunluk sâhibleri

Alıntı Yaparak Cevapla