Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (P Harfi)-Osmanlıca Sözlük (P Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #8
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (P Harfi)-Osmanlıca Sözlük (P Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (P Harfi) PİŞREV f Önden giden
PİŞTAHTA f Çekmece Küçük sandık * Mal serilen yer, vitrin
PİŞVA (Pişuva) f Reis, baş Hâkim * Mukteda, imâm
PİŞVAYAN (Pişvay C) Reisler, başkanlar Hâkimler
PİYADE Narin yapılı bir çeşit kayık adıdır Eskiden ekseriyetle İstanbul ve civarında kullanılan bu kayıklar, pek makbul gezinti vasıtası idi * Ask: Orduda tüfekle teçhiz edilmiş olan ve muharip sınıfların asli unsuru bulunan efrada da bu ad verilir Yaya askeri * Yaya
PİYALE f Kadeh Şarap bardağı
PİYAZ f Soğan * Zeytinyağlı ve sirkeli fasulye haşlaması
PLAN Fr Yapı, makine, binagibi yapılacak şeylerin ayrı ayrı parçalarını kâğıt üzerinde gösteren çizgilerin hepsi
POLAT (Pulat da denir) Çelik * Mc: Sağlam, sert
POLİTİKA İtl Memleket işlerini idare için tutulan ölçülü yol Siyaset
POST f Tüylü hayvan derisi * Mc: Makam, mevki
POSTA İtl Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emânetlerin hepsi * Bu emânetleri toplayan ve dağıtan idare ve onun yeri * Belli zamanlarda sefer yapan ve çok zaman posta taşıyan vasıta * Takım, kol * Hizmet nöbetinde bulunan er * Sefer
POSTİN f Kürk
POSTİNDUZ f Kürk diken
POSTİNPUŞ f Kürk giyen
POSTNİŞİN Posta oturan Daha evvelkinin yerine geçen
POT t Irmakları geçmek için kullanılan sal * Dikişin bir tarafında görülen kumaş kabarığı
POTA f Toprak veya mâdenden yapılmış, kimyacı, eczâcı, mâdenci veya kuyumcu âletlerindendir Altın, gümüş ve benzeri mâdenlerin eritilimesine mahsustur
POT KIRMAK Farkında olmıgirsin bir tarafına !!! karşısındakine dokunacak söz söylemek
POZ Fr Fotoğraf alınırken kendine düzen vermek, tavır takınmak Kımıldamadan durduğu halde kalmak
POZİSYON Fr Vaziyet, durum, duruş
POZİTİF Fr Tecrübe neticesine dayanan, müsbet, isbatlı Negatifin zıddı
POZİTİVİST Fr Fls: Pozitivizm taraftarı
POZİTİVİZM Fr Fls: Hakikatın yalnız tecrübe ve müşahede ile vakıalara istinaden tam olarak bilineceği iddiasında olan felsefe sistemi (Bak: İsbatiyecilik)
PRANGA İng Eskiden ağır cezalı mahkûmların ayaklarına takılan kalın zincir * Halkalarıyla beraber iki okka yüz dirhem ağırlığındaki demire verilen addır * Umumi hapishanelerde, hapishanenin iç nizamını bozan ve taşkınlık gösteren mahkûmların ayaklarına da pranga vurulurdu
PRENS BİSMARK (1815 - 1898) Meşhur Alman siyasilerinden ve Alman birliği için çalışanlardan birisidir İslamiyeti ve Hz Peygamber'i (ASM) medh ü sena ederek hayranlığını bildiren bir mütefekkirdir
PRENSİP Fr Umde İlk unsur Temel kanaat, temel düşünce Temel bilgi * Man: Her çeşit münakaşanın dışında olan
PROGRAM Fr Yapılacak işler için önceden hazırlanmış tasarı Plân
PROJE Fr Tasarlanan ilk şekil Tasarı Mütehayyel
PROJEKSİYON Fr Kuvvetli ışık âleti
PROPAGANDA Fr Bir fikri veya malı herkese bildirmek veya kabulü için yapılan ilân Çok kıymetli olduğu veya olmadığı hâlde bir şeyin kıymetini arttırmak maksadiyle yapılan konuşma veya ilânat
PROTEİN Lât Tıb: Albüminli besleyici madde
PROTESTANLIK (Prutluk) Papayı Hristiyanların başı olarak tanımayıp ruhaniyetini kabul etmeyen bir Hristiyanlık mezhebi (Bak: Nasraniye)
PROTON yun Atom çekirdeğinde pozitif yüklü zerrecik (Bak: Delil-i inayet)
PRUTLUK (Bak: Protestanlık)
PSİKOLOG Fr Ruhiyatçı, ruh ilmiyle uğraşan
PSİKOLOJİ Fr Ruhiyat, ruhî hâdiseleri tetkik eden ilim kolu
PSİKOZ Fr Tıb: Akıl hastalıklarının umumi adı
PU (Puy) f Araştırma, arama * Koşma
PUÇ f Kaba, çirkin * Boş ve faydasız şey * İçi boş
PUÇ-MAGZ f Boş kafalı
PUHTE (C: Puhtegân) f Pişmiş, pişkin Olgun, kâmil insan
PUHTEGÂN (Puhte C) Olgun kimseler, pişkin kişiler
PUHTEGÎ f Olgunluk, kemalât, pişkinlik
PUJİNE f Kantar
PUL f Para
PULAD f Çelik
PULADBÂZU f Çelik pazulu Kuvvetli, yiğit
PULADSENC f Güzel silâh kullanan, iyi dövüşen
PUR (C: Purân) Oğul Evlâd
PUR-İ DUHT Hemşirezâde, yeğen
PURÂN (Pur C) Oğullar, veledler
PURMEND f Evlâd sahibi
PUSİDE f Çürümüş, paslanıp çürümüş, çürük
PUŞ f "Örten, giyen, giyinmiş" mânasına birleşik kelimeler yapılır * Örtü, elbise, zırh
PUŞE (Bak: Puşide)
PUŞENDE f Örten Örtücü
PUŞENDE-İ HATÂ Ayıp örten
PUŞİDE (Puşe) f Örtülmüş * Örtü * Örtülü, gizli
PUŞİDE-ÇEŞM f Örtünecek, giyilecek şey * Örtü
PUŞİDENÎ f Örtünecek, giyilecek şey Örtü
PUŞİDE-RAZ f Sırrı gizli
PUŞİŞ f Örtecek şey Örtü
PUT Allah'tan başka tapılan herşey * Heykel Sanem Kendisinden medet beklenen veya lâyık olmadığı hürmet kendine yapılan maddi mânevi resim, heykel ve her çeşit cisim
PUTE Silâh veya ok atışlarında dikilen nişan tahtası * İçinde mâden eritilen tava
PUT-PEREST f Allah'tan başka şeyleri ilâh kabul eden, puta inanıp ona ibâdet eden Puta tapan (Bak:Büt-Perest)
PUYA(N) f Koşan Seğirten
PUYAN OLMAK Koşmak Batmak Dalmak
PUYE f Koşma, seğirtme
PUYEGER f Koşucu
PUYENDE f Koşan Seğirtici Koşucu
PUZEN f Nadas edilmiş, sürülmüş tarla

Alıntı Yaparak Cevapla